25 Mayıs 2008 Pazar

100 100 100 !!!!!

Sarıyer Büyükdere'de annemin amcasının müstakil, deniz manzaralı, dut ağaçlı, bahçeli.. Süper ötesi evindeydik ailemizle, sevdiklerimizle. Mangal temalı hoş bir pazar günü yaşamak için. (Yaz aylarında çoğu pazar bunu yaparız.) Yaktık mangalımızı, attık etlerimizi, bir yandan misss gibi temiz hava, bir yandan deniz manzarası, bir yandan da basketbol sefası. Çoğunuzdan farklı bir ortamda seyrettim yani maçı.

Maçtan önce kilit noktanın Solomon & El-Amin kapışması olduğunu ama en az onun kadar önemli bir noktanın da kısalara yapılacak savunma olduğunu belirtmiştim. Beklediğim gibi, Fenerbahçe Ülker fazlasıyla konsantreydi bu konuya. Hatta o kadar konsantreydiler ki, uzun oyuncuları boşlamaları nedeniyle Dudley ve Lang bir araba dolusu sayı attılar maçın başında. Ama sonra? Ağır abi uzunlar da girdi oyuna, onlar da kararttılar içeriyi. Tüm yollar tıkandı başkent ekibi adına.

Dersine iyi çalışan taraf Fenerbahçe Ülker'di. Takdirle bitirdiler ilk maçı. Rakibin en önemli sayı opsiyonlarına bakıyorum; El-Amin 11, Bekir 0 ve Haluk 3 sayıyla oynamışlar. E bi zahmet bu son da geliversin değil mi bu tablonun üstüne.

Çok değil 1 sene öncesine gidelim. Fenerbahçe Ülker - Efes Pilsen finalinin ilk maçına. 30 sayı farkla bitene. Daha ilk 40 dakikanın bitimiyle rakibinin üzerine karabasan gibi çökmüştü sarı lacivertliler. Aklıma o maç geldi birden bu maçın bitimiyle. Bakalım sonları da aynı olacak mı?

Kendi açımdan fazlasıyla keyifli bir gündü. Hem böyle keyifli bir maç, hem de hiç bir şeye değişmeyeceğim deniz manzaralı mangalımız. He bir de 100 100 100 sesleri eşliğinde gelen Rasim'in üçlüğü.

Henüz Yorum Yapılmamış