17 Mayıs 2008 Cumartesi

Aynı Nakarat

Aynı nakarat, hep aynı aynı..

Değişen bir şey yoktu Abdi İepkçi'de bugün. Efes Pilsen Fenerbahçe Ülker karşısında yine aynı sonla karşılaştı, final umutlarını iyiden iyiye Kaf Dağı'nın ardına attı.

Hani bir tabir vardır ya, 'Elini kolunu sallaya sallaya kazanmak' diye. Cuk oturuyor bugünkü maça işte. F.Bahçe Ülker ilk yarıda hem içeriden hem dışarıdan belki de sezonun en düzenli, en sistematik basketbolunu oynadı. Sonra ikinci yarıda yine klasik dış şut zorlamalı hücum düzenine geçip, başarısız olsa da, Efes Pilsen'in bunu değerlendirecek mecali bile yoktu.

Boyalı alanda bariz bir kalite farkı oluştu. Ömer Aşık önüne geleni bloklarken, Mirsad iyi bir şut yüzdesi yakalayamamasına rağmen ribaundlarda oldukça iyiydi. Semih keza maça çok konsantreydi. Oğuz Savaş maçın başında içeride oynanan oyunların baş aktörüydü. Ve Vidmar, benchte oturması bu takıma sağlayabileceği en büyük yarar. Neyse ki Tanjevic son maçlarda onun üzerindeki ısrarından vazgeçti de, takımın boyalı alan gücü ortaya çıkmaya başladı.

Efes Pilsen de ise hiç bir şey yoktu. Dişe dokunur, yazmaya değer tek bir şey yok. Ne oynanan oyun belli, ne çizilen taktik. Penn ve Ender'in Solomon karşısında ezilişlerini yazabiliriz, ki Solomon bu maçta çok da iyi değildi, kafası tamamen dağınıktı, bir sürü top kaybetti. Yine de Ender & Penn ikilisine şöyle bir 3-4 boy büyük geldi bu haliyle bile.

Seri 2-0 oldu ama ondan önemlisi F.Bahçe Ülker - Efes Pilsen arasındaki genel serinin 9-0 olması. 10-0 ile biter mi bu sezon Efes Pilsen için derseniz, 'Büyük Olasılıkla' derim size.

Henüz Yorum Yapılmamış