27 Mayıs 2008 Salı

Savunma Olmadan Asla

Geçen maçın kopyası gibiydi aslında. Tek fark vardı. El-Amin'in bu maçta 30 küsür sayı atmış olması. Hatırlayacağınız üzere ilk maçta 10'larda kalmıştı.

Ya bilmiyorum da iki maçta 199 sayı yiyen bir takımın şampiyonluktan bahsetmesi ne derece doğru olur ki? Basketbolun doğasına aykırı bu. Her yönüyle daha iyi takım olan Fenerbahçe Ülker, ilk 2 maçta rahatça 2-0 yaptı seriyi. Ercüment Sunter'in bu zamana kadar hiç ortaya çıkarmadığı, gizli bir B planı ya da C planı yoksa, bu şekilde gider ve biter seri.

Bakmayın bu maçta skorun ilk maça göre daha yakın oluşuna. El-Amin'in insanüstü performansı olmasa tıpatıp aynı skoru da görebilirdik. Şimdi bir dahaki maçta Tutku Açık da yok. Bu maçta faul olmayan bir pozisyona (topu almak için screenden çıkarken faul vardı ama atış esnasında faul yoktu) gösterdiği aşırı tepki nedeniyle diskalifiye edilmiş olması, ona bir dahaki maçı tribünden izleme zorunluluğu getirirken, takım arkadaşlarını ve koçunu da deriiin bir düşünceye salıverdi.

Zaten sadece 2 kişiyle döndürdükleri 1-1,5 rotasyonuna ister istemez Bekir ve Barış'ı da kaydıracaklar. Bu sefer 2-3 oynayan isimlerin sürelerinde bir artış olacak. Muratcan ve Mutlu süre almak zorunda kalacak. Hepsinden önemlisi saha içi dengeler bozulacak. El-Amin hem top getirip, hem sayı atmaya çalışacak. Daha çabuk yorulacak.

Bekleyelim bakalım, bu seri Ankara'dan nasıl bir sonuçla çıkacak.

Ha bir de unutmadan, geçen maç ne kadar etkisiz hale getirildiklerini yazdığım Bekir - Haluk - Barış üçlüsüne bakar mısınız bi? 3 adam, toplam 1 sayı. O da Haluk'tan. Bu 3 adam ki; GS ve BJK'yi yıkmışlardı. Şimdi 2 maçta tuz buz oldular.

Ne demişler? Kısa savunması. Her evin ihtiyacı.

Henüz Yorum Yapılmamış