7 Temmuz 2008 Pazartesi

Gözler Bayram Etti

Öğlene kadar fazlasıyla sıkıcı geçen bir Pazar gününün, öğleden sonrasının bu kadar müthiş geçmesi ancak böyle bir finalle olabilirdi. Saatlerce sürdü belki ama bir kişi de çıkıp şikayetçi olmamıştır bu durumdan. Final bitip de koltuğumdan kalktığımda saat 11 buçuğu geçmiş 12'ye doğru yol almıştı.

İki tane insanüstü varlığın 08 Wimbledon finalinde sergiledikleri bu performansın nasıl bir tarifi olabilir acaba literatürde? Maçtan sonra yaptıkları açıklamalarla ne kadar sağlam karakterlere sahip olduklarını göstermeleri de cabası. Seviyoruz ikisini de. Hem de çok.

Böylesi unutulmaz bir finale tanıklık etmek ise Tanrı'nın ayrı bir lütfudur herhalde bizlere. Tekrardan sağolun iki insanüstü varlık. Gözlerimize bayram yaşattınız.

Maçtan arda kalan ve yüzümde tebessüm oluşturan bir nokta ise babaannemin Nadal için söylediği ''Bu adamın eli niye sürekli kıçında?'' lafıydı. Aaa bir de unutmadan, Federer'in ödül töreninde giydiği kendi isminin markasını taşıyan hırka da 10 numaraydı. Çıksın hele bir piyasaya da, en tezinden temin edelim bir tane.

(edit: CNN Türk'te maçı yorumlayan arkadaşlar hafiften İhsan Bayülken'i hatırlattılar bana. Malum İhsan Bayülken bu yıl yorumladığı TBL maçlarında taraflı yorumlar yapması nedeniyle epeyce bir eleştirilmişti. Hatta Ayhan Şahenk Spor Salonu'na giremez olmuştu falan. Dünkü yorumcuların da Nadal hayranlıklarını ve sempatizanlıklarını farketmemek için kör olmak lazımdı heralde. Federer'ci olsam kırıp atardım TV'yi.)

Henüz Yorum Yapılmamış