29 Ağustos 2008 Cuma

Efes Cup - 2. Gün

Dünkü maçları izleyememiştim. Bugün bizim maçı izledim. Çok öyle aman aman bir top oynamadık aslında. Özellikle de defansta. Bir kere herşeyden önce Fatih Solak hakkında bir şeyler yazayım istiyorum. Bir yandan da düşünüyorum, 'Adama Allah vurmuş bir de sen vurma' diye. Ama yok yani, yok. Bu adamdan Milli Takım oyuncusu olmayacağını ne zaman anlayacağız çok merak ediyorum. Tamamen blok istatistiklerine kanalize olmuş bir adam düşünün. Her feykte havalara zıplayan, iner inmez bir daha havalanan falan. Olmuyor yani, olmaz da zaten. Adam gelmiş 28-29 yaşına. Hani gelişebileceğine dair umut verici bir yaşta da değil. Bırakın takılsın orta halli takımlarda. Almayın A Milli Takım'a. Adam maçın ilk 7 dakikasında oynadı. O kadarı bile yetti yine yeniden onun hakkında bir şeyler yazma isteği duymama.

Maça Engin - Sinan - Hidayet - Barış - Fatih beşiyle başladık. Barış bana hayli umut veren bir oyuncu ve yavaş yavaş ısındırılmasında da hiçbir sakınca görmüyorum. Ama 4 numarada değil. Mümkünse 3 numarada oynasın. Oranın adamı çünkü. Sinan Güler çok iyi, çok gelişiyor ama bu gelişim esnasında şutunu da geliştirirse çok daha iyi olacak. Düşünsenize, bu kadar doğruları yapan bir adam, takımı için önemli bir oyuncu. Ama şut atamıyor. Onu savunan adam gerektiğinde onu bırakabilir bile şu haliyle. Mutlaka gelişmeli şut konusunda. Bu beş tamamen Hido'nun eline bakıyordu. Aslında takım her halikarda onun eline abkıyor ama oyuna Ersan ve Oğuz girince. Hatta bir de Kerem Gönlüm eklenince takımın zenginlikleri epey bir arttı hücumda. Oğuz'u zaten hep beğeniyorum. Değişik bir yapısı var. Çok büyük bir pivot olamayacak belki ama her zaman çeşitlilik sağlayan bir oyuncu olacak benim için. Ben koç olsam sürekli çağırırım onu mesela kadroya. Keza Kerem Gönlüm. Müthiş bir rol oyuncusu. Herşeyi yapıyor sahada. Şut atmasın, gerek yok. Şut atacak adamları o kadar rahatlatıyor ki, anlatamam.

Bugünün en iyisi Ersan'dı kesinlikle. O böyle oynamalı. Biz ondan bunu istiyoruz. 4 oynadığı zaman skoru biraz düşüyor ama bugün Kerem Gönlüm'le beraber oynayıp da 3 numaraya kaydığı zamanlarda çok daha gözüme hoş geldi benim. Zaten Ersan konusunda ileri derecede fetişistliklerim var. O benim ideal 3 numaralarımdan biri. Hele ki Japonya'daki hali. Of of offff.

Bugünün en zayıf halkası ise Kerem Tunçeri idi. Sanki maça gelmemiş gibiydi. Tanjevic onu önce Engin'le beraber sonra da Ender'le beraber oynattı. 2 numara gibi oynadı. Ama pek oynayamadı. Aklı sahada değildi dedim ya. Arada olur öyle. Dert değil. Ama Tanjevic'in 2 numarada onu denemesi de Hido dışında potaya bakan adamımız olmadığı sıkıntısına bir kanıttır benim gözümde. Peki biz bu işi yapsın diye almadık mı kadroya Ersin Görkem'i ve sonradan da Murat Kaya'yı? Neden oynamadılar hiç? Ersin kadroda bile yoktu, Murat da son 2 dakika oynadı öyle göstermelik. Kocaman bir soru işareti.

Takımda göze çarpan en büyük sorun defanstaki problemler. Koordine olamıyoruz. Portekiz'in ilk çeyrek sonunda 6 saniye içinde tek bir adama topu verip, onun boydan boya bütün sahayı kat etmesiyle bulduğu basket bunu anlatmak için küçük bir örnek sadece.

Yazının başına Fatih Solak ile girdik. Bitirirken de Ender Arslan ile bitirelim. İzlemeye tahammülümün kalmadığı isimlerden biri de o. Başı kesik danalar gibi gitmeleri, 24 saniyenin 20 saniyesini elinde eritmeleri, o göğe kadar yükselen şut denemeleri falan artık benin benden alıyorlar. Litvanya'ya attığı mucize üçlük ve bize kazandırdığı maçın borcunu hala ödemedik mi? Yani o maça karşılık çekilen bunca eziyet hala sildiremedi mi ona olan borcumuzu?

Kaç yıldır Milli Takım'da bu adam? Ne koydu basketbolunun üstüne? Tanjevic'in basketbol doğrularına göre bunca yıldır bir şeyler koyması gerekmez miydi? Koymadı, koyamadı, koyamayacak. Neden kadroda ısrarla? Başka birini dene. Hakan Demirel'i kestiğin gibi Ender'i de kes. Al Derya'yı dene ne bileyim. Başka birine yatırım yap. Olmuyor çünkü net belli.

Keza Cemal Nalga. Ne işi var bu adamın Milli Takım'da yav?

Neyse neyse biz yazdık yazacaklarımızı bugünkü maçla ilgili. İyi yanlarını kötü yanlarını. Gözümüze çarpanları. Fazlasına girmeyelim. Maçın detaylarına şuradan bakabilirsiniz.

Günün ilk maçında da şirkette öyle bir baktıydım canlı skordan, Bosna Hersek farklı öndeydi ilk 15 dakikada. Hiç tahmin etmezdim İngiltere'nin o maçı alacağını. Helal olsun adamlara. O maçın detaylarına da buradan ulaşabilirsiniz.

İki kelam da Konya'ya gitsin. İlk maçta skorbord bozulmuş, 24 saniye cihazı bozulmuş. Bizim maçta da şak dedi elektrikler kesildi. Kısa bir süre durdu maç. Sonra mum ışığı tadında bir ışıkta devam edildi bir kaç dakika. Hoş olmadı tabii.

Henüz Yorum Yapılmamış