2 Ağustos 2008 Cumartesi

Rezalet !!!!!!

Slam'in Temmuz-Ağustos aylarını kapsayan iki aylık özel yaz sayısını bugün okuma fırsatını buldum. Önden TBL yazılarını okumak için ne var ne yok diye karıştırdım sayfaları. İlk karşıma çıkan yazı, İhsan Bayülken'in kaleminden çıkan ve TBL final serisini anlatan 'Finalin Öyküsü..' başlıklı yazıydı.

1 ay gecikmeli olarak okuyorum diye bana özel bir sayı mı diye düşündüm önce. Ama yok yani, değildi. İhsan abimizin klavyesinde 'J' tuşunun olmayabileceği ihtimalini düşündüm sonra, ama o da olamazdı çünkü 'avantaj' kelimesi geçiyordu yazıda 4-5 kez.

E peki neydi yazıda Tanjevic yerine 'Tanyevic' yazmasının nedeni? Hem de bir kere de değil.

Nedeni yok. Olamaz da.

Sonra yazıyı detaylıca okudum. Kıllandık ya bir kere. Ve şu hataları, devrik cümleleri, anlatım bozukluklarını buldum. Noktasına virgülüne dokunmadan yazıyorum.

- 'Bu sezonda şampiyonluğun adı Fenerbahçe oldu.' (Daha bismillah yazının ilk cümlesi.)
- 'Final serisinde Fenerbahçe evinde maç kaybetmeyeceğini belli edince; serisinin gidişi Ankara'da oynanacak maçlara göre şekillenecekti.' (Bu da yazının ikinci cümlesi. Bir şey anlayabilen beri gelsin.)
- 'Çeyrek finalde Solomonsuz oynamaları işleri zorlaştırsa da..' (Özel isimlerden sonra gelen ekler üstten virgülle ayrılır hocam.)
- 'Finalin ilk iki maçı İstanbul'da mental yönü daha kuvvetli olarak oynandı.' (Devrik hocam bu cümle.)
- 'Vidmar ve Emir'ın oynama süreleri..' (Evet bu sefer özel isimden sonra gelen ek ayrılmış, ama ek yanlış. Emir'in olması gerekmez mi hocam orasının?)
- 'İki takımında unutmaması gereken..' (Bu -da bitişik yazılan -da değil hocam, ayıralım onu.)
- 'İki takımında unutmaması gereken yabancı oyuncuların performansı belki maç kazanmayı sağlayabilirdi ama serinin galibi yani şampiyonluğu kucaklamak tamamen Türk oyuncuların performansı ile doğru orantılıydı.' (Hocam bu nasıl cümle, ne diyorsun sen?)
- 'Ömer Onan bütün sezon istediği sürelerde oynamasa bile Tanyevic'in onun dakikalarını..' (Tanjevic hocam, okunduğu gibi değil yazıldığı gibi.)
- 'Serinin beşinci maçı ise fiziksel avantajını sürdürmenin yanında ev sahibi konumundaki Fenerbahçe adına gelişti.' (Yine zırvalamışsın be hocam, olmuyor işte. En iyisi kurma sen 5 kelimeden fazlasını içeren cümle falan)
- 'El-Amin ile direnmeye çalışan ama takım olarak yakaladıkları çizginin uzağına taşınan Türk Telekom maç içinde ivmeyi kazandığı dakikalar olsa bile maçın kontrolü hep Fenerbahçe'de oldu.' (Al işte, ya ne diyorum hocam kurma sen cümle falan.)
- 'Türk Telekom finale gelerek yakaladığı başarısında dış adamlarının istenen çizgide kalamaması ve belki de en önemlisi bu seriye gelene kadar çok iyi oynayan (şutu zayıf olmasından dolayı) Williamsın skorer kimliğini yansıtamaması ile sıkıntı yaşadılar.' (Hocam ben pes ettim, sen etmedin hala. Williams bu seriye kadar çok iyi oynadı ve bunun nedeni şutunun zayıf olması yani öyle mi? Bunu mu demeye çalıştın? Cümle zaten devrik, bir el at da bari orayı kurtaralım.)
- 'Türk Telekom genele bakıldığında başarılarla dolu bir sezon geçirdiğini söyleyebiliriz. (Vallahi çözdüm artık bu dili, devrik olsa da anlayabiliyorum anlatmak istediklerini.)
- 'Fenerbahçe ise üst üste iki sezon şampiyon olmayı başarırken bunun en büyük nedeni diğer takımlar kadrolarını yeniden oluştururken onların iskelet kadroyu tutmaları (Türk Telekom takımı da iskelet kadrosunu koruyan ikinci takımı!) ve final serisinde Tanyevic'in yerinde bir karar ile tecrübeli oyuncular ile oynaması bu başarıyı getirdi.' (Bu da Fatality oluyor herhalde. Zira bittim ben.)

Şaka gibi değil mi? Türkiye'nin en çok satan basketbol dergisinde İhsan Bayülken isimli zat alenen Türkçe'ye tecavüz ediyor. Bu kadar hata (ki yazı sadece bir sayfa) ancak bu şekilde tarif edilir. İşin bir başka garip tarafı bu derginin genel yayın yönetmeni (ki saygı duyarım Erkan Arseven'e), bu derginin editörü, bu derginin yayın kurulu da göremiyor bu rezaleti. Dergide yayımlanacak yazıları kontrol etmekle yükümlü bir grup yok mu?

Biz de dergi tecrübesi yaşadık, bizim de yazı yetiştireceğiz diye sabahladığımız geceler oldu. Ama hiçbir zaman böyle ağır saçmalamadık. Hele Türkçe'ye tecavüz hiç etmedik. Kaldı ki biz ne yazarsak yazalım, ne kadar dikkat edersek edelim, yazdığımız yazılar son bir kez kontrolden geçerdi. O adamların ne suçu vardı o zaman? Onlar niye sabahlıyorlardı? Okuyucun senin müşterinse ve sen onlara hitap ediyorsan, biraz özverili olman gerekir. Bu kadar basit bir konuda bu denli büyük bir hata yapılmaz. Ben derginin içinde yazan mail adresine konuyla ilgili bir mail attım. İnşallah bir cevap gelir. Bekliyoruz bakalım.

İhsan Bayülken de yazı mazı yazmaz inşallah bir daha. Bizimki de can yani. Dayanmıyor bir yerden sonra bünye.

12 Yorum Yapılmış:

Cenky dedi ki...

Sevgili salsa yemin ediyorum sırf bu değil, önceki sayıları da dikkatlice incelersen benzer bir çok hata bulabilirsin. Gerek çeviriler gerekse Türk yazarların yazıları bunlarla dolu, sadece Slam'de değil piyasadaki bir çok dergide. Spor dergiciliğinde son dönemde Türkçemiz'i ve imla kurallarını en iyi kullanan ekip Four Four Two idi (Gerçi derginin adı Türkçe değil ya neyse), o ekip de dergiden büyük oranda ayrılmış. Spor dergiciliği layıkıyla yapılmıyor bu ülkede. Yaklaşık 3 senedir NBA yazıları yazıyorum internette, virgülü veya ünlemi yanlış kullandığım zaman kızıyorum kendime, ama şu hale bak.

Gel biz kendimiz bir dergi çıkaralım hocam, bunlar kof :D

Adsız dedi ki...

kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş ...

Ahmet M.SUBAŞI dedi ki...

Eline sağlık Anıl. Yani harbi gına geldi bu adamdan yeter gayri. Şu memlekette herkes işini yapsın kardeşim ya , koçsan git koçluğunu yap be adam. Yok yorumcu olacağım yazar olacağım diyorsan da adam gibi yap şu işi , okuyucuna da yazar adayına da iyi örnek ol.

Okumadan etmeden koç mantalitesiyle yazarlık , yorumculuk yapılmaz. Her ikisi de birer zanaattir , böylesine ayağa düşürülemez !

Hele yazarlık , hiç düşürülemez !

TV'de saçma sapan telaffuzlar , komik hatalar yetmiyor bir de dergi keyfimizin içine ediyorlar.

Zaten memlekette basketbol dergisi kalmadı , ele avuca gelen 1-2 dergiden birinin de seviyesini böylesine düşürmesi hakikaten trajikomik bir durum. Tanyevic , Dıvayn , Danliy nedir yahu ? Hiç mi bir yerde okumadın , hiç mi duymadın ?

Evet biz de yazdık , günlerce , gecelerce , haftalarca , aylarca ... Gerek dergide gerek sitede , gerek bloglarda gerek çeşitli basketbol yayın organlarında ... Raflarım Anıl AKSAÇ,Ahmet M.SUBAŞI imzalı yazılardan oluşan dergilerle dolu , bir tanesinde dahi bir tane imla veya yazım hatası bulan , devrik cümle veya anlatım bozukluğu tespit edebilen beri gelsin, en kral restoranda yemek ısmarlayacağım buraya yazıyorum :)

Şaka bir yana layıkıyla yapılması gerekir yazarlığın , böyle ayağa düşürülmemesi gerekir.

Hiç yakışmadı SLAM'e , görülüyor ki Slam'de tüm yazılar tamamlandıktan sonra profesyonelliğe yaraşır bir edebi tavırla yazıları elekten geçiren bir kişi ya da kişiler yok.

Yazık , bu memlekette herkes kendi işinden başka bir şeyler yaptı diye bu hallere geldik zaten , çok yazık ...

Kedi erişemediği ciğere mundar dermiş diyen , isimsiz (!) arkadaşa da gülüp geçmek lazım.

Youtube'a Anıl AKSAÇ yazsın , bir kaç arşiv 6.adam sayısı alsın , hiç hiç olmadı şu salsabasket.net'i karıştırsın,BasketbolTurkiye.com/forum'u gezsin , TBL'e netten canlı skoru kim ya da kimler getirmiş bir araştırsın ... Falan filan işte , daha sayayım mı ?

Vesselam ..

Adsız dedi ki...

Açıkcası bu kadar ayrıntılı olarak cumleleri bu kadar dikkatli incelenmesine şaşırdıgım için boyle bir yorum yaptım. Yoksa salsabasket i severek takip ederim.

Adsız dedi ki...

Anıl kardesim, haklisin tabiki cok haklisinda, burda ihsan abinin bi hatasinin oldugunu zannetmiyorum.Neden? dersen eger, o derginin editörü nerde hocam?, o derginin yazi işlerine bakan vatandasi nerde hocam? O dergiyi en son kalite kontrol den gecirip de matbaaya yollayan nerde hocam?? Bence bunlari sormak gerekir.Adam bilmek zorunda degil. Sen inaniyormusun ki bu ülkenin basbakani bile demeclerini kendi hazırliyor??:D Bence Slam gibi bu işi prof.ca hapmaya calisan kuruluslarin daha dikkatli olmasi gerekir.

Saygilar,ayrietten öperim.
Sinan Tellioglu, Viyana.

saLsa dedi ki...

Vay Sinan ne haber yahu?

Ya baba öyle zaten, İhsan Bayülken 1 suçluysa o derginin editörü, yazı işleri sorumlusu, yazıları kontrol eden merciisi 5 kere suçlu.

Ama İhsan Bayülken'in de yazı yazmaya zorlanmaması gerekiyor bence daha fazla. Boş yani, sayfa doldurtmak için yazdırıyorlar adama. Net belli.

Döngü halinde suçlular abi, kimisi fazla kimisi az. Toplamına rezalet diyorum ben. Tüketici gözüyle bakıyorum olaya, ben eğer para verip dergiyi alıyorsam, ve sen bu ülkenin en çok satan basketbol dergisiysen, az biraz özeneceksin.

Bu işin mutfağını da bilince az çok, bilinçli tüketici moduna geçiyoruz. Biz de yazdık dergide, sabahlara kadar oturup yazı kontrol eden bir grup vardı, onların suçu neydi?

Değil mi ama? :)

Ahmet M.SUBASI dedi ki...

Bu arada yanlış anlaşılmasın ; İhsan Hocayla bireysel hiç bir problemim yok , olamaz da. Hatta Beykoz'da koçken bir kaç muhabbetimiz dahi olmuştur. Ya hani iyi adamdır hoş adamdır belki orasını bilmem ama bu tepkimiz İhsan Hocanın şahsına ya da kişiliğine değil bunu belirtmek isterim.

Şu hale Murat Murathanoğlu bile düşse aynı tepki gelir benden. Kimin düştüğü pek önemli değil kısacası , Ahmet , Mehmet , İhsan , Osman farketmez , o koltukta oturup şu rezaleti kim yaparsa yapsın benden bu tepki gelir.

Biri de çıkıp bana dese ki ulan çok biliyorsan gel sen yap.

Yıllardır bekliyorum o fırsat için , haberiniz olsun :)

Yorumculuğa girişemem Allah var , teknik bilgim yetmez o işe.

Ama biri bana çıkıp '' gel be kardeşim şu Cemis Vayt diyen adamın yerine bir kere de sen maç anlat bakalım , en azından şu stüdyoda bir demo alalım bakalım neymişsin sen '' dese hiç hiç pişman olmayacak ya neyse :o

Anıl'ın da dediği gibi işin mutfağında olunca çorbada sinek gibi oluyor bu tip şeyler.

Cenky dedi ki...

Subaşı özledik seni güzel kardeşim, şöyle başbaşa bir görüşemedik Adapazarı'nda, yenge de mezun olduysa artık gelmezsin buralara:) Her dediğinin altına imza koyarım, hatta ve hatta sen maç anlat, Anıl biraderimiz maç esnasında yorumlasın, ben devre arası ve maç sonu yorumlarıyla katkıda bulunayım. Sonra da hep beraber yazarız dergiye :D

Umarım hak ettiğiniz yerlere gelirsiniz gerek Anıl gerek sen yaptığı işi yaptığı işi çok iyi yapanlardansınız.

franchi dedi ki...

ihsan bayülken, yani, ntv ve ntvspor'da maçları sunarken fenerbahçe'den "biz" rakipten "onlar" diye bahseden adam.. daha baska yorum yapmak istemiyorum kendisi hakkında.. olur da denk gelir okur, ağır hakaret ettik diye suclu sayılırız ugrasırız..

scragnoth dedi ki...

gerçi hepsine bakmadım ama genel olarak doğru tespitler. fakat tek biri hariç

Tanyeviç yazabilir ve yanlış olmaz. nedeni de sırp alfabesinde yazılmış olmasından dolayı. Türkçe yazıldığı gibi okunan (ya da tersi herneyse :) ) bir dil olduğu için, yunan, rus, sırp, gürcü gibi farklı harfler kullanılan alfabelerden dilimize geçiş yapan isimlerde nasıl okunuyorsa öyle yazılıyor. nasıl ki şota bizim için shota değilse, nasıl ki yorgos bizim için georgios değilse, tanyeviç yazmasında da bir hata yoktur diye düşünüyorum.

Ahmet M.SUBAŞI dedi ki...

@ cenky : Teşekkürler. Kapımız açık gel İstanbul'da maç yapalım ;) Adapazarında beni sana bırakmazlar :)

@ scragnoth : Güzel tespit ama emin ol şu çarşaf çarşaf rezalete imza koyan , TV'de saç baş yolduran İhsan Hoca senin şu dediğin sebebi bilerek Tanyevic yazmıyordur :)

scragnoth dedi ki...

@ahmet subaşi: evet doğru diyorsun, farkında olmadan yapmıştır büyük ihtimal, yazılanlara bakılacak olursa :)