30 Eylül 2008 Salı

Bayram

Mübarek Ramazan Bayramı'nızı en içten dileklerimle kutlarım efenim. Nice nice sağlıklı, sevdiklerimizli, ailelerimizli ve basketbollu bayramlar dileğiyle diyelim.

29 Eylül 2008 Pazartesi

Efes & Pana 2 Kez Kapışacak

Efes Pilsen ve Panathinaikos hazırlık kapsamında 3 günde 2 hazırlık maçı yapacaklar. Biri orada biri burada. 2 Ekim Perşembe saat 21:00'de Atina'da, 4 Ekim Cumartesi ise saat 18:00'de Ayhan Şahenk'te kapışacaklar. İstanbul'daki maçı SkyTürk verecek. Buradaki maçın Ayhan Şahenk'te olması işi biraz tatsızlaştırsa da idare edeceğiz artık. :)

İmaj

Savunma hiçbir şeydir, imaj her şey.

28 Eylül 2008 Pazar

F.Bahçe Ülker: 82 - Panathinaikos: 74

Union Olimpija'nın düzenlediği dörtlü turnuvadaki son maçını bugün Yunan devi Panathinaikos ile oynayan F.Bahçe Ülker sahadan 82-74'lük skorla galip ayrılarak büyük bir başarıya imza attı. Obradovic ilk 2 maçtan galibiyetle ayrılmasına rağmen, takımının oyunundan memnun olmadığını, Yunanistan'a dönüşte bir çok radikal kararlar alabileceğini belirtmişti. Hatta bazı isimlerin bu formaya layık olmadığını bile söylemişti. Bu çıkış biraz ters tepmiş gibi sanki.

Ribaundlarda Yunan ekibinin 33-19 gibi ezici bir üstünlüğü (Pekovic 10-15 arası ribaund aldı tek başına) olmasına karşın, tam 23 top kaybı yaparak bu avantajı da kendi elleriyle eritmiş oldular. Sarı lacivertli ekip ise sadece 12 top kaybı yaptı maç boyunca.

(16-21) (25-18) (26-22) (15-13)

Fenerbahçe Ülker: Green 13‚ Mirsad 8‚ Rasim 4‚ Giricek 12‚ Mrsic 6‚ Vidmar 7‚ Hakan 5‚ Oğuz 16‚ Smith 7‚ Preldzic 4

Panathinaikos: Kecman 5‚ Perperoglou 10‚ Batiste 12‚ Hatzivrettas 6‚ Nicholas 8‚ Tsartsaris 7‚ Diamantidis 1‚ Pekovic 16‚ Sakota 3‚ Verginis 0‚ Jasikevicius 6


Green nihayet çift haneyi görmüş bu maçta. Bu arada turnuvanın son maçında eğer Maccabi Tel Aviv, evsahibi Union Olimpija'yı yenerse F.Bahçe Ülker turnuvayı şampiyonlukla kapayacak. Ama ilk yarı sonunda skor 48-29 ile Olimpija lehine.

Türk Telekom: 77 - Efes Pilsen: 79

Güzel maç olacak dedik, nitekim de oldu. Saha içi doğrular, yanlışlar, acemilikler hepsi bolca vardı. Telekom'un istediği ritmde gitmedi maç. Hızlı hücumlar olmadı onların adına pek. Zaten Efes de bunu istemişti ve maçı kazanacak takımın Efes olduğu çok belliydi ilk 30 dakika sonunda. Ama Efes de maşallah öyle bir son periyot oynadı ki, rakibi elleriyle ortak etti maça. İlk çeyrekte 4 dakika içinde 3 faul alıp kenara gelen Vujanic sayesinde (son çeyrekteki 15 sayının 10'u ondan geldi) maçı alabildiler. O da olmasa uçup gidecekti yani maç.

Maçın ilk periyodu karşılıklı basketlerle kafa kafaya gitti. Telekom tipik her maçın ilk başları gibi Dudley'i kullandı, o da bu kullanımı karşılıksız bırakmayıp sayılarını üretti. Efes ise Kasun ve Shumpert ile etkili oldu. Özellikle Kasun üzerinden oynanan ikili oyunlar gelecek adına ümit vericiydi Efes adına. İkinci çeyrekte ise Telekom'un malum tıkanıklığı baş gösterdi. Şutlar girmedi, e içeriyi kullanmak da unutuldu çoğu zaman olduğu gibi ve Efes Pilsen farkı açtı. Bu çeyrekte Smith ve Kaya da devreye girmeye başladı.

İlk yarıyı 9 sayı farkla önde bitiren Efes Pilsen üçüncü çeyreğe kötü başladı. Ama bunu değerlendiremedi Telekom. Öyle ki ilk 5 dakika geçildiğinde oluşan skor Efes lehine 5-4 idi. Bu 5 dakikada Efes'in hücumda sadece üçlük denemesi ve onları da sokamayışını değerlendirebilseydi Telekom, farklı bir ritim bulabilirdi maç. İlk 5 dakikadaki kötü oyunu bozan ve takımını ayağa kaldıran isim ise tecrübeli Charles Smith oldu. Onu izlemek gerçekten muazzam. Sadece sayı atmıyor, defansta da en baba savunmacılara taş çıkartıyor. Alkışlamamak mümkün değil.

Smith sayesinde paçayı kurtaran Efes Pilsen, son çeyreğe de 13 sayı farkla girmişti. Ama çeyrek başı sendromuna bu çeyrekte de yakalandılar. Bu kez de ilk 4 dakikada sadece 2 sayı bulabildiler. O da Vujanic'in işisel gayretiyle yaptığı penetre sayesinde idi. Telekom bu kez boş durmadı ve bu kısırlığı değerlendirip farkı 4-5 sayı civarına çekip maça tutunuverdi. Efes'i üçüncü çeyrekte Smith kurtarmıştı ama bu defa bir kurtarıcı yoktu sahada onların adına. Yani Vujanic bu çeyrekte atılan sayıların çoğunu atıyordu ama farkın eriyip gitmesine engel olamıyordu. Vujanic'in kritik dip üçlüğüne Serkan Erdoğan da aynı kritiklikteki üçlüğüyle karışılık verdi ve takımını daha da umutlandırdı galibiyet adına. Yapılan taktik faullerden Kerem Gönlüm ve Vujanic ile %50 oranında yaralanabilen Efes Pilsen yine de son 9 saniyeye 3 sayı farkla önde girmişti. Bu sırada Blakney kendisine yapılan faulden doğan atışların ilkini sokup, ikincisini kaçırdı ama Dudley mucizevi bir şekilde ve epey de bir bal ile topu tipledi ve skora dengeyi getirdi.

Alınan molanın ardından tıpkı Banvit TÜBAD Turnuvası'nda Ender'in Beşiktaş Cola Turka'ya attığı penetre basket gibi, Vujanic dalıp sayıyı buldu bu kez de. Tutku'nun bu pozisyondaki savunma yetersizliği de gözlerden kaçmadı tabi. 3 saniye kala bu kez Telekom denedi mola alarak şansını ama topu potaya dahi gönderemeden o 3 saniyeyi eritince maçı kazanıp turnuvanın üçüncüsü olan taraf da Efes Pilsen oldu. 77-79. İlk çeyrekte 4 dakika içinde 3 faul alıp kenara glen ve bir daha oyuna girmeyen Vujanic son 10 dakikada takımının üretebildiği 15 sayının 10'unu atarak, en önemlisi maçı getiren basketi bularak günün adamı oldu. Ama Smith'in muazzam oyununu atlamayalım Vujanic'e dalıp. Asıl günün adamı oydu çünkü.

Telekom'da Winston dünden daha etkili gözükmesine rağmen yine bana pek ışık vermedi. Dün 30 dakikaya yakın oyunda kalmıştı, bugün de epeyce bir sahadaydı ama ondan çok çok daha az süre alan Bekir çok daha efektifti en basiti. Telekom'un en büyük sıkıntısı savunma. Geçen yıl da böyleydi, bu yıl da böyle. Birinci skor opsiyonu olan üçlük atışlarda da bugün sadece 5 kez başarıyı bulmaları (ki bu 5 üçlüğün 2 tanesi son 2 dakikada geldi) onların hücumda tıkanmalarının başlıca nedeni. Wright yine yoktu. Ayrıca Dudley'nin alternatifsizliği bir tek benim mi dikkatimi çekiyor. Orada Dudley'i yedekleyecek iyi bir 4 numara eksikliği bas bas bağırıyor. Şu anda bu işi Mutlu Akpınar yapmaya çalışıyor, düşünün artık.

Efes Pilsen yeni bir takım olmasına rağmen sahada doğruları yapan taraftı. Son çeyreği saymaz isek, hücumda hep çizili oyunlar oynamay gayret ettiler. Boyalı alanı Telekom'a oranla çok daha fazla kullandılar. Efes'in de savunma iyi değildi ama Telekom'u durdurmak için en gerekli şeyi (kısa savunmasını) iyi yaptılar. Yoksa onların boyalı alana inen topların da çoğu sayı oldu. Ama işte karşılarındaki takım sürekli kısaları düşünen bir takım olunca Smith, Shumpert, Sinan gibi savunmacıların biraz vites yükseltmeleri işlerin kolaylaşmasını sağladı onlar adına.

Güzel maç oldu, keyifli maç oldu. Telekom Wright'ın da takıma katılmasından sonra içeriyi kullanmayı daha çok düşünecektir muhtemelen. Ama savunma konusundaki sıkıntıya bir çözüm bulmaları şart. Bir de şu Dudley'nin alternatifsizliği olayı var. Efes biraz daha umut verici Telekom'a göre. Telekom'da Dudley için geçerli olan durum (biraz daha az hasarlı olabilecek şekilde) Efes'te de Kasun için geçerli. Kerem - Kaya - Kakiouzis - Shumpert dörtüsünden oluşturulabilecek herhangi bir ikilinin 5 numarada sırıtması oldukça olası.

Son olarak maçın sayı dağılımını da verip, uzayalım:

Türk Telekom: Roderick Blackney 5 (1 ribaund, 6 asist), Serkan Erdoğan 17 (2 ribaund, 4 asist), Bekir Yarangüme 4 (2 ribaund, 2 asist), Tutku Açık 7, Barış Özcan (1 ribaund, 1 asist), Kennedy Winston 10 (4 ribaund, 1 asist), Mutlu Akpınar (8 ribaund, 1 asist), Erwin Dudley 16 (8 ribaund, 1 asist), Kristoffer Lang 12 (7 ribaund, 2 asist), Asım Pars 6 (8 ribaund)

Efes Pilsen: Mario Kasun 17 (6 ribaund, 4 asist), Charles Smith 22 (8 ribaund, 5 asist), Preston Shumpert 6 (5 ribaund), Marvis Thornton 3 (2 ribaund, 1 asist), Kerem Gönlüm 4 (4 ribaund, 3 asist), Milos Vujanic 10 (1 ribaund), Kaya Peker 4 (3 ribaund, 2 asist), Engin Atsür (2 ribaund, 1 asist), Sinan Güler 1, Ender Arslan 12 (1 ribaund, 2 asist)

Efes Pilsen 2008-09

Maccabi Tel Aviv fanları, Efes Pilsen'i tanıtırken bu resimi kullanmış.

27 Eylül 2008 Cumartesi

F.Bahçe Ülker: 85 - Maccabi Tel Aviv: 67

Slovenya'daki turnuvanın ikinci gününde karşılaştığı güçlü Maccabi Tel Aviv'i farklı bir skorla mağlup eden F.Bahçe Ülker böylece dünkü ağır yenilginin de yaralarını sarmış oldu. Maçın tamamını önde götürdü F.Bahçe Ülker ve rahat bir galibiyete imza attı. Devin Smith'in performansı ve Rasim'in ekstra oyunu sarı lacivertli takım adına sevindiriciydi ama Marques Green 3-5 sayı atmaya devam etti yine.

(19-17) (17-13) (19-16) (30-21)

Fenerbahçe Ülker: Smith 19, Preldzic 12‚ Rasim 12‚ Giricek 10‚ Mirsad 10‚ Oğuz 8‚ Mrsic 6‚ Vidmar 3‚ Green 3‚ Hakan 2

Maccabi Tel Aviv: Williams 16‚ Simmons 13‚ Eliyahu 9‚ Fischer 7‚ Casspi 6‚ Batista 6‚ Burstein 4‚ Arroyo 4‚ White 2

Efes Pilsen: 82 - Unics Kazan: 92

Naklen yayın olmadığından maçı izleyemedik ama güzel olmuş. Niye güzel olmuş? Yarın güzel bir Türk Telekom - Efes Pilsen maçı izleyeceğiz de ondan. Tabii SkyTürk, aptallık edip diğer maçı vermezse final ayağına.

Buyrun maçın detayları: (21-24) (22-17) (24-30) (15-21)

Efes Pilsen: Mario Kasun 7 (5 ribaund), Charles Smith 18 (3 ribaund, 3 asist), Preston Shumpert 4 (1 ribaund), Marvis Thornton 8 (1 ribaund, 3 asist), Kerem Gönlüm 11 (7 ribaund, 3 asist), Milos Vujanic 7 (2 ribaund, 3 asist), Kaya Peker 8 (1 ribaund, 1 asist), Michalis Kakiouzis (2 ribaund, 2 asist), Engin Atsür, Sinan Güler (2 ribaund), Ender Arslan 19 (1 ribaund, 3 asist),

Unics Kazan: Marko Popovic 16 (1 ribaund, 3 asist), Igor Zamanskiy 26 (4 ribaund, 3 asist), Artem Kuzyakin 11 (3 ribaund, 1 asist), Petr Samuelenko (2 asist), Vladimir Veremeenko 9 (6 ribaund, 3 asist), Andrey Tsypachev (1 ribaund), Kresimir Lonchar 13 (3 ribaund, 3 asist), Evegeny Voronov 3 (1 asist), Dmitry Sokolov 12 (1 ribaund), Tariq Kirksay 2 (5 ribaund, 6 asist)

Türk Telekom: 92 - Benetton: 95

Sonda yazacağımı başta yazayım, Banvit Turnuvası'nda izlediğim maçlardan sonra ilaç gibi geldi bu maç. İki takım da sağolsunlar varolsunlar. Şimdi başlayalım bakalım maç hakkında bir şeyler karalamaya.

Telekom bildiğiniz Telekom. Geçen yıldan çok bir farklaı yoktu. Hızlı hücum üzerine kurulu bir anlayış, bolca dış şut ve Dudley'nin yüksek & alçak posttan bulduğu sayılar. Savunma mı? O da ne ola ki? Şutlar girdiği sürece Telekom'dan iyisi yok. Nitekim ilk yarıda muazzam bir yüzdeyle oynadılar, tam 8 üçlük attılar, Dudley'nin yarı üçlük sayılabilecek uzak mesafeli şutları da cabası olunca fark da aldı başını yürüdü tabii. Benetton maçın ilk yarısında Wallace ve Renzi'nin hücum ribaund arkası kolay basketleriyle ayakta dururken Gary Neal 0 sayıyla soyunma odasına gidip, en büyük hayal kırıklığı oldu takımı adına. İlk yarı bittiğinde işler Telekom'un istediği gibi gitmişti anlayacağınız. Zaten bu da skora fazlasıyla yansımıştı. 55-41.

İkinci yarıya Barış Ermiş ile başladılar ve peşpeşe yapılan top kayıplarıyla Benetton'a 7-0'lık bir seri verdiler. Kendilerine güveni gelen Benetton, ilk yarıda hücumda doğruları yapmalarına rağmen şutları sokamayışları nedeniyle epeyce bir geriye düştükleri skor tabelasında yavaş yavaş Telekom'un yanına sokulmaya başladı. Rancik, Lorvek ve Neal'ın da Wallace & Renzi ikilisine katılmasıyla, e birazcık da savunma gayretiyle Telekom'u kilitleyiverdiler. Tıpkı geçen yıl olduğu gibi Telekom yine hücumda B planı olmayışının ceremesini çekip, cepten yemeye devam etti. Bir yerden sonra da (maçın bitimine 4,5 dakika kala) skor üstünlüğünü rakibine teslim etti. Son dakikalarda daha aklı selim oynayan Oktay Mahmuti'nin öğrencileri Barış Özcan'ın son saniyede yolladığı üçlük de girmeyince, sahadan 95-92 galip ayrıldılar.

Telekom'da ilk yarı & ikinci yarı farkı neydi peki? Hızlı hücum yapamadılar, sete set kaldılar, şutlar girmedi ve savunma yapmayışları iyice ayyuka çıktı. Benetton sinsi sinsi gelip önce farkı eritti, sonra da maçı aldı. Yeni transferlerden Blakney, Tutku'nun süresinden epeyce bir çaldı ama Tutku ondan daha iyiydi bence. Skor olarak Blakney daha önde olabilir ama takım adına Tutku'nun sahada olduğu dakikalar daha verimliydi. Serkan Erdoğan takımının şut anlamında birinci silahı konumunda direkt olarak, istekli ve yüzdeliydi bugün. Kennedy Winston sessizdi, idare etti diyelim. Asım Pars ise ilk yarıda iyi, ikinci yarıda kötüydü. İyiydi dediğim de skora bir katkısı yoktu, içeriden oyun kurma işini iyi yaptı.

Takımın en iyisi yine Dudley'di. İlk yarıda ikinci yarıda her an o sivrildi. Şut yolladı, içeriden zorlamalarla extra sayılar buldu, ribaundlara saldırdı. Hele ilk yarıda bir pozisyon vardı ki, Dudley pota altında peşpeşe 5 kez hücum ribaundu alıp şansını denedi 2 Benetton uzununun arasında, en sonunda yere düştüler orada da topu bırakmadı, topu çekip dışarı Barış Özcan'a çıkardı yerdeyken ve Barış da üçlüğü yazdı. İzlenmeye değer bir sahneydi. Maç zaten genel olarak keyifliydi. Dedim ya Banvit Turnuvası'ndan sonra bünyeye ilaç gibi geldi. Benetton'u da çok beğendim. Oktay Mahmuti (ki kendisi Efes'teki son yıllarını 'Ver Prkacin'e, karışma gerisine' taktiğiyle geçirmişti) kendinden beklenmeyen zenginlikteki hücum setleriyle ve kurduğu genç ekibiyle bu yıl keyifli bir sezon geçirtecektir taraftarlarına.

Buyrun bu da maçın sayı dağılımı:

Türk Telekom: Roderick Blackney 10 (2 ribaund, 3 asist), Serkan Erdoğan 22 (5 ribaund, 2 asist), Barış Ermiş 2, Tutku Açık 9 (1 ribaund, 5 asist), Barış Özcan 15, Kennedy Winston 2 (4 ribaund, 3 asist), Mutlu Akpınar 4 (2 ribaund, 1 asist), Erwin Dudley 22 (12 ribaund, 3 asist), Kristoffer Lang 4 (1 ribaund), Asım Pars 2 (6 ribaund, 2 asist)

Benetton Treviso: Dashaun Wood 2 (4 ribaund, 3 asist), Matteo Soragna 4 (2 ribaund, 1 asist), Domen Lorbek 19 (3 ribaund, 1 asist) , Roberto Rullo 5 (1 ribaund, 2 asist), Radoslav Rancik 24 (5 ribaund, 1 asist), Gery Neal 14 (4 ribaund, 4 asist), Charles Wallace 14 (4 ribaund, 3 asist), Andrea Renzi 13 (3 ribaund, 1 asist)

Telekom'da Wright İtalya'daki bir maçta dizini yere vurduğu için riske edilmedi, yine Bekir Yarangüme de kadroda değildi. Konuk Benetton'da ise tanıdık isim Nicevic ve takımın oyun kurucusu Markovic hastalıkları nedeniyle kadroda yer almadılar. İlgi & Bilgi.

Ankara Cup

Türk Telekom'un aylar önceden planladığı turnuva, bugün başlıyor. İlk günün programı şöyle:

16:00 Türk Telekom - Benetton Treviso
18:30 Efes Pilsen - Unics Kazan

Türk Telekom - Benetton Treviso maçını SkyTürk'ten naklen seyredebilirsiniz. Efes maçını ise vermiyorlar. Yarın bu iki maçın galipleri finalde karşılaşacak, mağlupları ise 3.'lük mücadelesi verecek. Telekom'u da seyretme şansımız olacak böyle kupa maçları öncesinde.

Burak Çıdamal

video

Burak Çıdamal. Belki kendisini tanırsınız, belki adını dahi duymadınız. SkyTürk'de basketbol maçlarında yaptığı muhteşem röportajlarla tanıyorum ben kendisini. Banvit TÜBAD Turnuvası'nda da özellikle yabancı oyuncularla yaptığı röportajlarla öne çıktı. :) Adama öyle bir İngilizce ile soru soruyor ki, oyuncu önce 'eee ne demeye çalıştı bu' diye bir bakıyor, kilitleniyor, sonra soruda geçen bazı kelimeleri kafasında birleştirip, uygun bir cevap veriyor. Bizim Burak Çıdamal da o cevabı, lambur lumbur çevirerek, alakasız bir biçimde izleyiciye Türkçe olarak naklediyor. Ve hiç bir zaman ikinci bir soru sormuyor. Röportajın verdiği bilgi sıfır. Yanyana bir kare yakalamaktan başka bir işe yaramıyor ne yazık ki. Eğer izlediyseniz maçları Douthit, Karasev, King, Crispin ile yapılan röportajları mutlaka hatırlayacaksınızdır. Hele Douthit'in o olayları çözmeye çalışan bakışları gerçekten pek bir hoştu.

SkyTürk daha çok maç yayınlar, siz de eğer hiç dikkat etmediyseniz kendisine, bundan sonra bolca dikkat edersiniz.

Yukarıdaki videoda ise Burak Çıdamal'ın geçen sezon öncesinde oynanan Opel Türkiye Kupası maçlarından birinde yaptığı efsane Yunus Çankaya röportajı var. Yaptığı hatanın ardından verdiği mimiklere ve girdiği triplere bir bakın hele.

Seviyoruz seni Burak Çıdamal, iyi ki varsın. :)

Mustafa Erkoç Turnuvası - Son Gün

Ankara'da Mustafa Erkoç anısına düzenlenen turnuvanın üçüncü ve son gününde oynanan maçlarda şu sonuçlar alınmış;

Darüşşafaka Cooper Tires: 70 - M.A. Selçuk Üniversitesi: 78
Casa Ted Kolejliler: 68 - Kepez Belediyesi: 73

Böylece genç Darüşşafaka Cooper Tires son maçını kaybetmesine rağmen turnuvanın şampiyonu olurken, son 2 maçını kazanan Kepez Belediyesi ikinci, evsahibi Casa Ted Kolejliler ise üçüncü olmuşlar. Bize bu turnuva maçlarını detaylarıyla ulaştıran arkadaşım Çağlar'a da kocaman teşekkürler tekrardan.

26 Eylül 2008 Cuma

F.Bahçe Ülker Farklı Mağlup

F.Bahçe Ülker Slovenya'da katıldığı turnuvanın ilk maçında farklı mağlup olmuş. Evsahibi Union Olimpija ile karşılaşan sarı laciverliler, ilk yarıyı önde kapamalarına rağmen ikinci yarıda sahadan silinip maçı kaybetmişler.

Union Olimpija: 74 - F.Bahçe Ülker: 57
(17-10) (13-23) (23-10) (21-14)

Union Olimpija: Wallace 3, Ilievski 12, Golubović 2, Crawford, Rudež 12, Milič 18, Hukić 14, Begić 11, Sarajlija 0, Sirnik 0, Zupan 2, Ožbolt 0

F.Bahçe Ülker: Green 5, Mirsad 7, Rasim 5, Giriček 15, Mršić 3, Vidmar 6, Hakan 0, Oğuz 10, Smith 6, Serhat 0, Preldžič 0, Orhan 0.

Orhan Demir 1990 doğumlu ve 2.10 boyunda, F.Bahçe Ülker genç takım oyuncusu. Pivot mevkiinde oynuyor. Geçen yıl bir süre A takımla idmanlara da çıkmıştı. O bölgedeki eksiklikten dolayı mecburen götürülmüş belli. Turnuvanın diğer maçında ise Panathinaikos, Maccabi'yi 80-79 ile geçmiş.

Aliağa'ya Tanıdık Bir Yabancı Daha

Aliağa Petkim, dördüncü yabancı hakkını da yine ligimizde oynamış bir isimden yana kullandı. 2004-05 sezonunda Tuborg Pilsener forması giyen ve o dönemde Mete Babaoğlu'nun öğrencisi olan Aerick Sanders Aliağa Petkim ile anlaşmış. 26 yaşında ve 2.03 boyundaki Sanders hem 3 hem de 4 numaralarda oynayabiliyor.

Geçtiğimiz sezonu ASK Riga'da geçiren oyuncunun kariyer istatistiklerine şuradan ulaşabilirsiniz.

Triumph Lyubertsy: 74 - Antalya BŞB: 54

Banvit TÜBAD Turnuvası finalinde Antalya BŞB'yi rahat bir şekilde geçen Triumph Lyubertsy şampiyon oldu. 74-54. Özellikle ilk ve son periyotlardaki etkili oyunları bu galibiyeti oldukça kolay hale getirdi. Antalya BŞB istediklerini yapamayan takım görünümündeydi. Douthit dışında bu maçı isteyen bir adam da yoktu zaten ellerinde.

Triumph Lyubertsy: Alexander Miloserdov 8 (1 ribaund, 1 asist), Egor Vyaltsev (1 ribaund, 2 asist), Kerem Tunçeri (1 ribaund, 2 asist), Valery Likhodey 2 (2 ribaund), Fedor Dimitrev 10 (4 ribaud, 1 asist), Ognjen Askrabic 9 (6 ribaund, 5 asist), Sergey Toporov 4 (3 ribaund, 2 asist), Nenad Kristic 15 (4 ribaund), Ernest Bremer 7 (2 ribaund, 4 asist), Alan Anderson 11 (5 ribaund, 2 asist), Marcus Gore 6 (7 ribaund, 1 asist), Pavel Sergeev 2 (1 ribaund, 1 asist)

Antalya BŞB: Nedim Yücel 8 (6 ribaund), Hadi Doğan, M.Kemal Bitim 3 (4 ribaund), Ümit Türkoğlu, Marcus Douthit 12 (4 ribaund, 1 asist), Ersin Görkem (3 ribaund, 1 asist), Michael Green 15 (3 ribaund, 3 asist), Bernand King 7 (2 ribaund, 3 asist), Marcus Melvin 8 (8 ribaund, 1 asist)

Beşiktaş Cola Turka: 77 - Efes Pilsen: 79

İstediğim bir eşleşmeydi Efes Pilsen - Beşiktaş Cola Turka eşleşmesi. Ben finalde olur diye ummuştum ama 3.'lük maçına nasip oldu. Keyifle oturdum ekran başına. Ama daha dakika 1 gol 1 hesabı, Efes'te Shumpert, Kasun, Thornton ve Smith'in tribünde olduklarını gördüm. Tadı kaçtı ister istemez maçın hafiften. Sonra aklıma geldi. Efes Bandırma'dan direkt olarak Ankara'ya geçecek ve Telekom'un düzenlediği turnuvaya katılıp yarın ve öbür gün de peşpeşe 2 maç oynayacak. Hak verdim oyuncuların nefeslenmeleri için bugün dinlendirilmelerine.

Neyse hafif moralsiz başladım ben maça. Beşiktaş Cola Turka maçın başını iyi oynadı. Mümkün olduğunca topu içeriye indirdiler, Stanojevic ve Austin'i kullandılar. Chatman deliciliğiyle bir çok kez rahat turnikeler buldu. Özellikle Efes'te Kasun harici gerçek bir 5 numara olmayışının ne gibi sorunlar yaratabileceğini çok da üst seviye uzunlar olmayan Stanojevic & Austin ikilisi bile gösterdi rahatça. Efes bir çok maçta bu konuda başağrısı yaşayabilir.

Beşiktaş Cola Turka'da ise eldeki kadro en verimli şekilde kullanılmaya çalışılıyor. Stanojevic etkili ve basketbolu bilen bir adam ama o kadar ayaklarını yerden kesmeden oynuyor ki, 2 pozisyonda üstüste tam 5 blok falan yedi pota altında. Ama ribaundları da çekiyor mübarek mıknatıs gibi. Komik bir görüntüydü ilk çeyrekteki o iki hücum.

Genel bir yorum yapalım, iki takımın da özellikel savunmaları çok düşüktü. Ne yapmak istediklerini falan da anlayamadım. İkinci yarı bir ara zone'a döndü Beşiktaş Cola Turka, zaten o sırada da Kaya ile çok etkili oldu Efes yüksek posttan. Stanojevic biraz yavaş kaldı o bölgede. Austin'in de şutu iyi eyvallah ama bazen o kadar abes şutlar deniyor ki, insan yaka silker yani. Zone'daki başarısızlığın üstüne Austin'in bu saçma şutları ve Mehmet Yağmur'un gereksiz zorlamaları gelince maç da Efes lehine döndü. Ama Efes de al birini vur ötekine misali öyle berbat bir son 3-4 dakika oynadı ki, elleriyle ortak etti rakibini maça. En sonunda 4 saniye kala Chatman faul atışlarını sayıya çevirip skora dengeyi getirdi ama son sözü Ender Arslan söyledi. 4 saniye kala molasını alan Ergin Ataman topu yarı sahaya taşıdı. Cenk Ender'e verdi topu, Ender de olduğu yerde dönüp ters taraftan penetre etti ve yüksekten bıraktığı panyalı turnikesiyle maçı ve haliyle üçüncülüğü Efes'e getirdi. 79-77. Tamamen dış atışlara kanalize olan Beşiktaş savunmasının Ender'in topu eline aldığında pas vermeyeceğini, kafasını önüne eğip dribbling yapacağını hesaplayamaması ve o koridoru bomboş bırakması da ilginç bir detaydı tabii.

Beşiktaş Cola Turka: Mehmet Yağmur 12 (3 ribaund, 1 asist), Muratcan Güler (2 ribaund, 1 asist), Marcus Faison 17 (3 ribaund, 1 asist), Jovo Stanojevic 10 (7 ribaund, 2 asist), Ömer Ünver 6 (1 asist), Adem Ören 1 (3 ribaund), Mire Chatman 10 (5 ribaund, 3 asist), Cevher Özer

Efes Pilsen: Barış Hersek (3 ribaund), Mustafa Abi, Kerem Gönlüm 6 (2 ribaund, 2 asist), Milos Vujanic 9, Kaya Peker 18 (5 ribaund, 3 asist), Mİchalis Kakiouzis 5 (5 ribaund ,2 asist), Engin Atsür 12 (3 ribaund, 3 asist), Sinan Güler 16 (2 ribaund, 2 asist), Ender Arslan 8 (1 asist), Cenk Akyol 5 (2 ribaund, 3 asist)

Banvit: 111 - Aliağa Petkim: 75

Banvit TÜBAD Turnuvası'nın beşincilik maçında evsahibi Banvit ligin yeni ekibi Aliağa Petkim'e acımamış. 36 sayı farkla maçı alarak, turnuvayı beşincilikle kapamış. 111-75.

Naklen yayın yoktu maça, bakamadık. Ama istatistiklere bakınca (özellikle Dalron Johnson'ın yanındaki rakamları görünce) geçen yılki Darüşşafaka geldi aklıma. Johnson ikinci yarıda katılmıştı Daçka'ya ve her maç buna benzer performanslar sergiliyordu. Genç İbrahim'in 11 sayısı da sevindirici onlar adına. Aliağa ise tahminimce yine kişisel becerilere bırakmıştır takımın tüm hücum setlerini. Mete hocanın çok çalışması lazım çok. (Mete hoca iki teknik faul alarak diskalifiye olmuş bu arada, tıpkı dün Beşiktaş Cola Turka coachu Hakan Demir'in olduğu gibi)

Banvit: Joseph Crispin 11 (3 ribaund, 3 asist), Erkan Veyseloğlu 9 (3 ribaund, 4 asist), Mutlu Demir 3 (1 ribaund), Lance Williams 12 (4 ribaund), Caner Topaloğlu 5 (3 ribaund), Erol Can Çinko 6 (2 ribaund, 4 asist), Yiğitcan Turna (2 ribaund, 2 asist), Dalron Johnson 30 (9 ribaund, 1 asist), Antonie Marcus Agudio 8 (1 ribaund, 3 asist), Kerem Umut Yenice 4 (3 ribaund, 2 asist), Yunus Çankaya 12 (2 ribaund, 2 asist), İbrahim Yıldırım 11 (1 ribaund, 1 asist)

Aliağa Petkim: Aubrey Reese 19 (4 ribaund, 4 asist), Charles Edward Davis 18 (9 ribaund, 3 asist), Levent Demirci (2 ribaund, 2 asist), Reha öz 5, Fatih Solak 10 (6 ribaund, 1 asist), Eren Beyaz 1 (2 ribaund), Hakan Yapar 6 (2 ribaund, 1 asist), Roberto Bergersen 9 (6 ribaund, 1 asist), Ceyhun Altay (1 ribaund), Barış Güney 7 (2 ribaund, 7 asist), Bora Sancar (1 asist)

Kupa Programı

Federasyon, Teknosa Türkiye Kupası'nın 6 günlük eleme grupları maç programını açıklamış. Programa buradan bakabilirsiniz.

Bir de şu naklen yayın konusunu açıklasalar. Kupa maçlarını kim verecek, verecek mi? Hadi bunu geçtim lig maçlarını da Digiturk aldı ama TBF'den yine tek bir açıklama yok. Ne olacak, ne bitecek insan bir açıklama bekliyor.

Maarty Leunen Daçka'da

Daçka kaşla göz arasında Cliff Hammonds'un ardından ikinci yabancı oyuncusunu (Russell Carter) getirmiş de haberimiz olmamış diyorduk ki, üçüncü yabancı ismi de düşüvermiş ajanslara. Gerçi Carter belki deneme süresindedir sözleşme yapılmamıştır bilemem ama Leunen geliyor ciddi ciddi.

Houston Rockets tarafından bu yıl 54. sıradan draft edilen Maarty Leunen'in Daçka ile anlaştığını Rockets GM'i Daryl Morey'in açıklamalarından kaptık hemen. 'Leunen, Efes Pilsen'le birleşen bir takımla sözleşme imzalayacak. Bu onun için iyi bir durum. Denizaşırı bir kıtada güzel bir organizasyonda mücadele edecek ve bu da onun gelişimi için oldukça iyi olacak' sözleriyle durumu netleştirmiş kendisi.

1985 doğumlu ve 2.05 boyundaki Oregon Ducks mezunu genç oyuncunun kolej kariyerindeki istatistiklerine şuradan bakabilirsiniz. Sayı ve ribaund istatistikleri hoş ve dikkat çekici. 3-4 oynar bizim ligde. Daçka'ya faydalı olacağı kesin, gelsin de bir görelim hele.

Umana Reyer: 73 - G.Saray Cafe Crown: 79

G.Saray Cafe Crown hazır İtalya'da iken bir hazırlık maçı daha yapmış. İtalya 2.Lig'i takımlarından Umana Reyer Venezia takımını 79-73 devirmiş. Aslında çok daha farklı bitebilirmiş maç, zira sarı kırmızılı ekip son periyoda 67-50 önde girmiş İtalyan ekibinin kendi sitesinde girdiği habere göre. Son periyotta son 4 dakikaya 69-62 geride giren Umana Reyer, bitime 1 dakika kala farkı 3'e kadar indirmiş (73-70). Ama son dakikayı tecrübesiyle daha iyi oynayan G.Saray Cafe Crown maçı almayı da becermiş.

G.Saray Cafe Crown: Erdem 7, Strickland 3, Zizic 7, Polat 0, Murat 9, Cüneyt 16, Milojevic 12, Gurovic 0, Teoman 0, Graves 11, Alican 0, Cemal 14

Bu arada ekstra bir not, İtalyan ekibinde takımın guardı Rodolfo Rombaldoni ve takımın 4 numarası Otis Michael George oynamamışlar. G.Saray Cafe Crown'da ise Hüseyin Beşok forma giymemiş.

Mustafa Erkoç Turnuvası - 2. Gün

Fotoğraf: www.Die4You.org

Ankara'da düzenlenen Mustafa Erkoç Turnuvası'nın ikinci günü de oynanan iki maçla geçildi. Maçları yerinde izleyen sevgili dostum Çağlar'dan aldığım bilgileri paylaşalım hemen;

Kepez Belediyesi: 81 - M.A. Selçuk Üniversitesi: 75
(25-11) (21-22) (20-26) (15-16)

İlk maçta Kepez Belediyesi ve Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi karşılaşmış. Maçın ilk 10 dakikasında 15 sayılık farkı cebine koyan Kepez, maçın sonuna kadar da bu üstünlüğünü devam ettirmiş. İlk yarıda toplam 46 sayı yedikleri rakiplerini maçın son 3 dakikasına girilirkern 70 sayıda tutmayı başaran Selçuk Üniversitesi, son dakikalarda İlker Türel ile kaçırdığı iki şut ile rakibini yakalama fırsatını kaçırıvermiş. Ama her iki şut da gayet doğru oynanmış hücumlar sonucunda ortaya çıkan doğru şutlarmış. Girmemiş.

Selçuk Üniversitesi'nde Alex Dunn dünkü güzel oyununun ardından bugün de gayet istekliymiş. Konya ekibinin savunmada özellikle de alan savunmasında sıkıntılar yaşadığı görülmüş. Zone'a geçtiklerinde Kepez sürekli diplerden sayıları bulmuş. Beykoz'dan hatırladığımız Saunders'ı ise pek verimli kullanamadıklarını gözlemlemiş Çağlar. Zaten koç da bu durumdan fazlaca rahatsızmış. Set oyununda eline top bile değmiyormuş çoğu zaman Saunders'ın.

Kepez'de ise Edin Bavcic tıpkı dün olduğu gibi yine en fazla sivrilen isimmiş. Şuta dayalı oyunları bugün de devam etmiş. Bu defa ilk yarıda şutlar girince ve toplam 46 sayı üretilince maç da gelmiş haliyle. Yine de sağlam savunma gördüklerinde sudan çıkmış balığa dönmeleri gözden kaçmamış.

Casa Ted Kolejliler: 65 - Darüşşafaka Cooper Tires: 66
(19-17) (13-14) (15-19) (18-16)

Günün ikinci maçında ise evsahibi Casa Ted Kolejliler ile Efes Pilsen'in pilot takımı olarak ligde mücadele edecek olan Darüşşafaka Cooper Tires karşı karşıya gelmişler. Her iki takım da dünü galibiyetle tamamlamışlardı. Bugün kıran kırana geçen bu maçı, son topu iyi kullanan Darüşşafaka Cooper Tires kazanmış.

Maça Kolejliler; Bell - Polat -Caner - Prowell - Hansen beşiyle başlarken, Daçka sahaya Soner - Hammonds - Bora - Carter - Emre beşiyle dizilmiş.

Ted Kolejliler'de Bell ve Prowell potaya kolayca yönelebilmeleri nedeniyle sayıya en yakın isimler. Dün Bell biraz tutukmuş ama bu kez de Hansen öne çıkmış biraz. Daçka'nın genç uzunlarını dün Bavcic zorlamıştı, bugün de Hansen baya tırtıklamış. Prowell da son 3 hücumda 3 üçlük bularak takımına maçı getirme konusunda epey çabalamış. Ama olmamış. Baktığımız zaman Prowell 19, Hansen 15, Bell 9, Caner 9, Polat 5, Özgür 4, Önder 2, Deniz 2 şeklinde bir sayı dağılımı görüyoruz.

Daçka ise ilk yarıyı 3 sayıyla tamamlayan Emre Bayav'ın ikinci yarıdaki etkili oyunuyla maçı kazanmış. İkinci devreye 7-0'lık bir seri ile başlayan genç ekipte Emre Bayav bu seriye 3 asistle katkıda bulunmuş. Ardından gelen molaya rağmen seri 14-2'ye taşınırken skor da 45-34'e gelmiş. Çağlar'ın dediğine göre Emre'nin dün yediği fırça bugün epey bir etkisini göstermiş, özellikle ikinci yarıda maçı getiren adam olmuş. Keza takımın en önemli isimlerinden Hammonds bu maçta epey bir süre kenarda oturmasına rağmen yine en skorerlerden biri olmuş. Diğer yabancı Carter ise 2 sayı atmasına rağmen kıpır kıpır görüntüsüyle umut vermiş Çağlar'a. Onlarda oluşan sayı dağılımını da verelim; Emre 18, Hammonds 17, Kadir 14, Soner 6, Şahin 4, Melih 2, Burak 2, Carter 2, Bora 1.

Görüldüğü üzere Daçka Efes'in pilot takımı olmakla kalmamış, Blatt öncesindeki Efes kültürünün can bulduğu gencecik bir takım da oluvermiş. Küçük bir Efes yani. Hani şu savunmasıyla meşhur Efes. Biraz daha gözlemleyelim bakalım onları, bu yıl can yakacak gibi duruyorlar. Bir yabancı daha almışlar bu arada. Houston Rockets'ın bu yıl draftta seçtiği Marty Leunen ile anlaşmışlar. Detaylı bilgi içerecek bir post atarım bugün Leunen ile ilgili.

Banvit TÜBAD'da Son Gün Programı

3 gündür oynanan grup maçlarıyla devam eden Banvit TÜBAD Turnuvası'nda dün gruplardaki sıralamalar netleşti. Ve son günün programı da ortaya çıkmış oldu böylece. Grup birincileri Antalya BŞB ve Triumph Lyubertsy'nin finalde karşılaşacağı turnuvanın son gün planı şöyle:

11:00 BC Kiev – Ural Great (7.'lik maçı)
13:15 Banvit – Aliağa Petkim (5.'lik maçı)
15:30 Efes Pilsen – BJK Cola Turka (3.'lük maçı)
17:45 Triumph Lyubertsy – Antalya BŞB (Final maçı)

Aliağa Petkim: 90 - Ural Great: 82

Günün ve grupların son maçında Aliağa Petkim, Ural Great'i 90-82 ile geçince grubu üçüncü sırada tamamlayıp 5.lik maçı yapmaya hak kazandı. Tabii bu skor grup liderinin de Antalya BŞB olmasını sağladı. Dün finale Beşiktaş Cola Turka ve Efes Pilsen kalsın da güzel bir maç izleyelim demiştim ama Efes yenilince bu plan biraz zora girmişti. Sağolsunlar B grubunda tüm olasılıklar benim plan doğrultusunda sonuçlandı ve final olmasa da 3.lük maçında bu iki takım karşı karşıya gelme hakkı kazandılar. :) Son günün fikstürünü birazdan veririm, önden bir şu maçın sayı dağılımını koyalım:

Aliağa Petkim: Aubery Reese 20 (4 ribaund, 2 asist), Charles Edward Davis 16 (13 ribaund, 2 asist), Reha Öz 6 (8 ribaund), Fatih Solak 17 (5 ribaund, 3 asist), Eren Beyaz 4, Hakan Yapar 2 (5 ribaund, 2 asist), Roberto Bergersen 21 (2 ribaund, 3 asist), Ceyhun Altay 4 (1 ribaund, 2 asist), Barış Güney (1 ribaund), Bora Sancar (1 ribaund, 1 asist)

Ural Great: Fedor Likholitov 14 (2 ribaund), Alexander Bashminov 5 (1 ribuand) Ralph Biggs 19 (6 ribaund, 3 asist), Roman Khamitov 9 (4 ribaund, 2 asist), Sergey Varlamov 6 (2 ribaund, 1 asist), Sergey Chernov 12 (4 ribaund, 3 asist), Jumaine Jones 15 (6 ribuand, 4 asist), Dmitry Khomyakov 2 (1 ribaund, 1 ribaund)


Tövbe tövbe Fatih Solak neler yapmış yine öyle. :) Naklen yayın yoktu göremedik. Nasıl etti, nasıl yaptı. Şahit olamadık. Sayı dağılımına bakıyorum da, Aliağa'nın esas 4 oğlanı birden iyi oynayıp toplamda 74 sayı atınca galibiyet de kolay gelmiş tabii. Zaten onların kilit noktası Reha'yı da katarsak bu beşlinin üreteceği rakamlar. En azından bu turnuvada şu ana kadar bende kalan intiba bu.

25 Eylül 2008 Perşembe

Beşiktaş Cola Turka: 78 - Antalya BŞB: 84

B Grubunda üçüncü günün ilk maçı 2 maçını da farklı ve rahat kazanan Beşiktaş Cola Turka ile Antalya BŞB arasındaydı. Antalya BŞB oyuna ilk periyottan itibaren ağırlığını koyarak maçı önde forse etti. Beşiktaş Cola Turka'da tüm setler Stanojevic üzerinden şekillendi. Basketbolu yalayıp yutmuş bu tecrübeli pivot, her hareketiyle bu bilgisini belgeliyor. Doğru zamanda doğru yerlerde geziniyor, dün de belirttiğim gibi Prkacinvari oyunlarla içeriden takımının ikinci bir guardı oluyor. Zaten Beşiktaş Cola Turka da ilk yarıdaki sayılarının çoğunu Stanojevic menşeili hücumlar sayesinde buldu. Buna karşılık Antalya BŞB her zaman olduğu gibi (Orhun Ene nedeniyle) setlere sadık biçimde sahadaydı. Ersin'in geçen yıl üzerindeki yük çok fazlaydı. Takım boyalı alanda Marsh'ın eline bakarken, dışarıdaki ihale sadece Ersin'e kalıyordu. Bu da zaman zaman zorluyordu takımı. Şimdi o işi yapabilen bir King de var ellerinde. Bu Ersin'i rahatlattığı gibi saha içi opsiyonları da fazlalaştırıyor güney ekibi adına.

Maçın ikinci yarısında hakemlerin kararlarını hatalı bulan Beşiktaş Cola Turka benchi tepkilerini biraz fazlalaştırınca, koç Hakan Demir teknik faul aldı. Daha sonra bir başka pozisyonda ise Hakan Demir kendini tutamayarak hakemlere küfretti. Gerçi sonra bunu pozisyona edilmiş bir küfür olarak yorumlasa da, genç koç ikinci teknik faulünü alıp diskalifiye edildi. Hakem Erşan Kartal olunca bu tip olaylar normal geliyor, alıştık zaten. :)

Velhasıl kelam bu tip bir sinir harbi sayesinde Antalya BŞB farkı 10 sayı civarına çekip son dakikalara böyle girdi. Ancak sonlarda Beşiktaş Cola Turka özellikle Austin'in dış atışlarıyla farkı kapadı ve 2 sayıya kadar indirdi. Bu dakikadan sonra ise Douthit sahneye çıktı yine ve tıpkı dün olduğu gibi kritik sayılara imza atıp takımını rahatlattı. Böylece Antalya BŞB maçı zora soksa da kazanmasını bildi (78-84) ve grup iyice karışık hale geldi. Grubun son şekli Aliağa Petkim - Ural Great maçından sonra belli olacak. Buyrun maçın istatistikleri:

Beşiktaş Cola Turka: Mehmet Yağmur 3 (1 ribaund), Muratcan Güler 2 (5 ribaund, 1 asist), Marcus Faison 10 (3 asist), Jovo Stanojevic 15 (6 ribaund, 2 asist), Ömer Ünver 9 (4 ribaund), Adem Ören 2 (1 ribaund), Mire Chatman 18 (3 ribaund, 7 asist), Mario Austin 19 (7 ribaund, 4 asist)

Antalya BŞB: Nedim Yücel 8 (6 ribaund), Mustafa Kemal Bitim (2 ribaund), Ümit Türkoğlu, Marcus Douthit 21 (12 ribaund), Can Akın 9 (3 ribaund, 1 asist), Ersin Görkem 12 (3 ribaund, 3 asist), Michael Green 14 (4 ribaund, 5 asist), Bernard King 9 (4 ribaund, 6 asist), Marcus Melvin 11 (6 ribaund, 1 asist)

Banvit: 86 - B.C. Kiev: 84

Günün ikinci maçında evsahibi Banvit ve Ukrayna temsilcisi B.C. Kiev grup üçüncülüğü için kapıştılar. Maçı son saniyede Agudio'nun basketiyle Banvit kazandı. 86-84.

Maçın başında ve genel olarak ilk yarıda Banvit rahattı aslında. Özellikle ilk çeyrekte Lance Williams'ın oyunu domine etmesi ile çok rahat götürdüler olayı. Lance Williams için bir parantez açalım. Zaten KK Bosna takımı ile müthiş bir yıl geçirmiş ve takımının Partizan önünde kazandığı şampiyonlukta büyük bir pay sahibi olmuştu. Skorer bir uzun olduğu, bu işi iyi yapan bir adam olduğu, geçen yıl Uleb Cup'ın en skorer beşinci ismi olmasından da kolayca anlaşılabilir. Topu içeride aldığında rakibini sırtına alıp (genellikle kendi sağından dönerek) kendi sayısını yaratabiliyor. Ve bunu peşpeşe 4-5 hücum yapabiliyor istisnasız. İlginç bir oyuncu kesinlikle. İzlemeye değer.

Bandırma temsilcisinin öyle bir guardı var ki (Crispin); çok ama çok değişik bir oyuncu. Yani oyun kurma yetileri pek yok ama muazzam bir bileği var. Bazen çok dengesizce şutlar deniyor ve bu Selçuk Ernak'ı çıldırtıyor. Ama şutlar girdiği zaman da ondan mutlusu olmuyor. Yine de ben sanki bir takımın guard bölgesinin bu denli teslim edilebilecek bir guard olmadığı fikrindeyim. Sezon içinde size 5-6 maç kazandırabilir tek başına ama dediğim gibi tam bir play-maker değil. Hatta play-maker'dan ziyade pure-shooter. :) Ve bir diğer eksik nokta da takımda onun yedeğinin Yiğitcan ve İbrahim gibi iki genç oyuncunun olması. Geçen yıl o bölgede Derya Yannier opsiyonu vardı ama İTÜ'ye gitti Derya bu yıl. Yiğitcan ve İbrahim tecrübelenene kadar biraz sancı çekebilirler o bölgede.

Banvit farkı ilk yarıda aha da açabilirdi aslında ama buldukları boş üçlükleri değerlendiremediler. Bu noktada kesinlikle doğru hücumlar yapıp doğru adamları bulup, doğru şutlar denediler ama bunları deneyen kişi genellikle Yunus ve bazen de Erkan olunca olmadı tabii. Takımın geçen yıl çektiği en büyük sıkıntı skorer bir 2-3 numara bulamamaktı. En son Mike Jones'u almışlardı ama o da randıman vermemişti. Bu yıl bu sıkıntıyı çözmesi için Agudio alındı. Ama şu ana kadar o da beklenen çizgide değil ve ister istemez o bölge yine Caner, Yunus, Erkan gibi isimlere teslim durumda.

İkinci yarıda rakip toparlandı. Savunma biraz iyileşti. Zaten hücumda yüzdeli atıyorlardı. Yüzdeli sokmaya devam ettiler. (Tucker'ı çok beğendim. Skorer bir 2 numara arayan her takım onu bal gibi alabilir. Soruna kökünden merhem olur diye düşünüyorum.) Son çeyreğe girerken ve son çeyreğin başında fark çift hanelere yaklaşsa da Ukrayna takımı dış atışlarda iyice vites yükseltip maçı kafa kafaya getirdi. 82-82 ve 84-84. Ama son hücumda Agudio takımı adına fırsatı iyi değerlendirip maçı getiren basketi bulmayı başardı. Böylece Kiev takımı grup maçlarını galibiyet alamadan bitirirken, Banvit 2 galibiyet almasına rağmen üçüncü sırada kalıp yarın 5.lik 6.lık maçı oynamaya hak kazandı. Buyrun maçın bilgileri:

Banvit: Joseph Crispin 12 (2 ribaund, 3 asist), Erkan Veyseloğlu 7 (1 ribaund, 3 asist), Lance Williams 26 (5 ribaund, 3 asist), Caner Topaloğlu, Erol Can Çinko 3 (1 ribaund), Yiğitcan Turna, Dalron Johnson 8 (11 ribaund, 3 asist), Antonie Agudio 4 (2 ribaund, 1 asist), Kerim Umut Yenice 13 (4 ribaund), Yunus Cankaya 11 (2 asist), İbrahim Yıldırım 2

B.C. Kiev: Brent Wright 10 (2 ribaund, 1 asist), Scoonie Penn 16 (4 asist), Goran Jeretin 10 (2 ribaund, 2 asist), Oleg Saltovest 1 (7 ribaund), Viacheslav Kravstov (2 asist), Ryan Stack 3 (2 ribaund), Kenan Bajramovic 14 (7 ribaund, 2 asist), Clay Tucker 27 (3 ribaund, 1 asist), Maksym Pustozvonov (3 ribaund, 1 asist), Marko Cvetkovic 3

Efes Pilsen: 80 - Triumph Lyubertsy: 91

Efes Pilsen - Beşiktaş Cola Turka finalini izleriz diye umutlandıydık ama nasip olmadı. Kerem Tunçeri'li Triumph Lyubertsy, hazırlık maçlarının fiyakalı delikanlısı Efes Pilsen'in cakasını bozmuş. Böylece onca hazırlık maçı içerisindeki ikinci yenilgisini almış oldu Efes Pilsen. Diğeri de Siena'ya karşıydı zaten.

Maçın son bölümüne göz gezdirebildim biraz, o sırada da zaten iş bitmiş Rus takımı top döndürüyordu. Maçın istatistikleri ve bilgileri geldi mailime. Triumph baya baya hükmetmiş maça. Baştan sona maçı önde götürmüş, ve finişi de galibiyetle yapmış. 91-80. Bu sonuçla Rus ekibi grubu lider bitirmeyi garantiledi ve yarınki finale adını yazdırdı. Efes Pilsen de grubun ikincisi oldu. Skor dağılımını da verip bu grubun üçüncüsünü belirleyecek olan Banvit - Kiev maçı için uzayalım bakalım ekran başına:

Efes Pilsen: Mario Kasun 7 (5 ribaund), Charles Smith 15 (2 ribaund, 1 asist), Preston Shumpert 6 (1 asist), Bootsy Thornoton 2 (2 ribaund, 4 asist), Kerem Gönlüm 6 (5 ribaund, 2 asist), Milos Vujanic 7 (1 ribuand, 5 asist), Kaya Peker 16 (3 ribaund, 1 asist), Michalis Kakiouzis 10 (6 ribaund), Engin Atsür 8 (1 ribaund, 1 asist), Sinan Güler 3 (3 ribaund, 3 asist),

Triumph Lyubertsy: Alexander Miloserdov 20 (2 ribaund, 2 asist), Kerem Tunçeri 8 (2 ribaund, 3 asist), Ognjen Askarbic 11 (3 ribaund, 3 asist), Sergey Toporov 11 (3 ribaund, 4 asist), Nenad Kristic 10 (4 ribaund, 2 asist), Ernest Lennel Bremer 12 (4 ribaund, 2 asist), Pavel Sergeev 3 (1 ribaund, 1 asist), Markus Goree 14 (6 ribaund, 4 asist)

Fatih Solak & F.Bahçe Ülker

Mutlaka kulağınıza gelmiştir, ya da bir yerlerde okumuşsunuzdur ya da hiç bilmiyorsanız da birazdan öğreneceksinizdir. Bogdan Tanjevic, Ömer Aşık ve Semih Erden'in sakatlıkları nedeniyle F.Bahçe Ülker için Fatih Solak'ı düşünüyormuş. Ve bu iş öyle kuru kuruya bir düşünme olarak kalmamış, kendisine iletilen resmi bir teklif ile de hayat bulmuş. Fatih'in cevabı 'Hocam kulübümle anlaşın, ben seve seve gelirim' olmuş.

Bildiğiniz üzere Aliağa Petkim ile anlaştı bu yıl Fatih Solak. Kendisini Pınar Karşıyaka da istiyordu ama sanırım Aliağa biraz daha fazla para teklif edince orayı seçti. Ve şu anda da Banvit TÜBAD Turnuvası'nda Aliağa formasıyla boy göstermekte. Bu işin olabilmesi için Aliağa yönetiminin izni olmalı. Çünkü sözleşmeli oyuncuları. Ama onlar bu işe pek sıcak bakmıyorlar. Zira her ne kadar akıl karı bir iş olmasa da onlar bu yıl Fatih Solak'ın üzerine bir takım kurdular. Bir zamanlar Efes Pilsen'in Tamer Oyguç'u kullandığı şekilde kullanmak amacındalar Fatih'i.

Fatih Solak bundan önceki 2 transfer döneminde de F.Bahçe Ülker gündemine gelmişti. Aydın Örs de istemişti onu. Acaba herkesin görüp de bizim göremediğimiz bir şey mi var diye düşünüyorum ama yaptıkları ya da yapabilecekleri belli bir oyuncu. Zaten maksimum noktasına da son Fransa maçında ulaştı kendisi. Aslında FBTV'de geçen gün Tanjevic'in yardımcısı Ertuğrul hocanın açıklamalarını dinlerken şaşırmıştım. Milli Takım'ın başarısından bahsederken birden konuyu Fatih Solak'a getirmişti. Hayırdır inşallah demiştim. Hayırı buymuş işte.

Antu'da Fatih Solak ismi üzerine dönen muhabbetler pek bir komik. Epey farklı yerlerden yaklaşanlar var olaya. Bir kesim G.Saray'lı olmasından girmiş olaya. Ama bu bence en ciddiyetsiz olanı. Zira tüm takım taraftarlarımız (futbolda özellikle) bu tip transferlere önce büyük tepkiler verip, sonra paşa paşa kabullenmişlerdir. Hatta 'x oyuncu x takımının anasını s.k' tarzında bağıra basışlar da yaşanmıştır bolca. O nedenle bu yaklaşımı geçtim hemen. Olaya mantık yürüterek yaklaşan bir kesim var. Ömer Aşık neredeyse sezon boyu sakat, Semih Erden ne zaman dönecek belirsiz. Ve o bölgede Oğuz, Mirsad, Vidmar, Rasim dörtlüsü var elde. Enes var bir de. Bu rotasyonu zayıf bulup Fatih Solak'ın alınıp bu ilk dörtlüden 10-15 dakika süre çalıp takıma sertlik getirmesinin faydalı olacağını savunuyorlar. Mantıklı. Bir diğer kesim ise Fatih'i ağaç, kütük, kereste gibi sıfatlarla adlandırıp ondan gelecek hayırın Allah'tan gelmesi yolunda temenni içerisinde. Ha bir de şöyle diyen var, aynı işi yapan Vidmar'ı gönderip Fatih Solak'ı alalım. Sonra da açılan yabancı kontenjanıyla sağlam bir pivot alalım. Fena öneri değil aslında. :)

Benim yorumum nedir peki bu konuda? Önce Fatih'le ilgili yorumumdan başlayayım. Az çok bu blogu takip ediyorsanız Fatih'in basketbolunu beğenmediğimi biliyorsunuzdur. Aslında yeteneklerinin kısıtlılığından dolayı değil onun isminin üzerini kendimce çizmem, mental eksikliğinden hatta eksiklik de demeyelim mental açıdan sıfır oluşundan kaynaklanıyor ona olan antipatim. Yani bir oyuncu maç içinde yaptığı her bloktan sonra işaret parmağını havaya kaldırıp gol atmışçasına seviniyorsa, maç içinde sürekli benche dönüp 'Kaç blok oldu?' diye soruyorsa, yine maç içinde sırf blok vurur muyum acaba diye rahatça engelleyebileceği bir adama geçiş izni verip; blok vuramadığı zaman da sayı imkanı tanıyorsa, sırf blok sevdası uğruna kendi adamını bırakıp olmadık double-team'lere gidiyor ve kendi adamından bir araba sayı yediriyorsa bu adam sıfırdır benim kafamda. Ağzıyla kuş tutmasını geçtim, ağzıyla kuş sürüsü tutsa yine de bana yaranamaz. Bu işin mental kısmına fazlaca önem verdiğimden dolayıdır belki bu tavrım ama mantıklı olan da benim dediklerimdir kendi nazarımda.

Peki Fatih Solak gelirse ne olur F.Bahçe Ülker'e? Aslında yukarıda yazılanların hepsinin ortak bir paydası olur. Vidmar & Fatih Solak ikilisi bir takım için fazla olur bence. Aynı tip oyuncular çünkü. Yine de Fatih Solak tıpkı Milli Takım'da olduğu gibi Oğuz'un, ekstra olarak Mirsad'ın sürelerinden çalarak onları rahatlatabilir, saha içi sertlik katabilir takıma. Buna da katılmamak elde değil. Sonuçta Tanjevic onu tutuyor ve Milli Takım'a aldığı gibi F.Bahçe Ülker'e de bal gibi alabilir. Ve eğer başarı gelirse tıpkı 6'da 6 nedeniyle tüm spor yazarlarının bir anda sesinin kesildiği gibi bu transfere tepki verenlerin de sesleri kesilebilir. Çünkü asıl olan başarıdır. Başarı herşeyin susturucusudur. Özellikle de Türkiye'de.

Bekleyelim görelim. Neler olacak, neler bitecek.

Benetton: 88 - G.Saray Cafe Crown: 74

Benetton Treviso ile hazırlık maçı yapmak amacıyla İtalya'da bulunan G.Saray Cafe Crown, Oktay Mahmuti'nin çalıştırdığı İtalyan ekibine 88-74'lük skorla mağlup olmuş. Bilgileri Benetton'ın kendi sitesinden aldım.

İlk yarıyı iki sayı farkla temsilcimizin önce kapadığı maçta en büyük dengesizlik faul atışlarında yaşanmış. G.Saray Cafe Crown maç boyunca sadece 2 kez faul çizgisine gidip onların her ikisini de kaçırırken, evsahibi takım 17/22'lik bir yüzde yakalamış. Ve epey bir ekstra sayı bulmuş. Üçlüklerde ise 11/22 ve 10/20'lik yüzdeler yakalamış takımlar.

Benetton Treviso: 88 - G.Saray Cafe Crown: 74
(20-13) (15-24) (28-21) (25-16)

Benetton Treviso: Wood 12 (2s: 3/6, 3s: 1/2), Neal 23 (2s: 2/4, 3s: 6/9), Lorbek 7 (2s: 1/1, 3s: 1/2), Wallace 8 (2s: 1/1), Nicevic 13 (2s: 6/8), Soragna 5 (2s: 1/2, 3s: 1/3), Rancik 18 (2s: 4/7, 3s: 1/4), Markovic 0, Renzi 2 (2s: 1/1)

G.Saray Cafe Crown:
Erdem 0, Strickland 5 (2s: 1/3, 3s: 1/2), Zizic 13 (2s: 5/9, 3s: 1/1), Polat 2 (2s: 1/2, 3s: 0/1), Murat 2 (2s: 1/1, 3s: 0/1), Cüneyt 8 (2s: 1/2, 3s: 2/5), Milojevic 6 (2s: 3/6), Gurovic 5 (2s: 1/3, 3s: 1/4), Teoman 0, Graves 25 (2s: 5/11, 3s: 5/5), Alican 0, Cemal 8 (2s: 4/8)


Yalnız bakıyorum da Gary Neal yine döktürmüş. 6 tane üçlük yollamış, toplamda 23 sayı üretmiş. Benetton'ın en sivrilen ismi zaten kendisi hazırlık döneminde de. Tebrikler cidden. G.Saray'da Graves'in performansını da atlamayalım. 5/5 isabetle üçlük atmak sağlam iş. Genelde çift hanelerde gördüğümüz Gurovic'in ve 20 üstü yaptığını gözlemlediğimiz Zizic'in skorları ise biraz ortalama altı kalmış. Cüneyt oynamış, Hüseyin oynamamış. Milli Takım'dan dönen Murat ve Cemal de sahada yer almış.

Ben daha hiç izleyemedim G.Saray Cafe Crown'u. Ama hazırlık maçlarından gözüme çarpan geçen yılki savunma dirayetinin biraz düştüğü gibi. Oluşan skorlar epey yüksek çünkü. Ayrıca 1 numaradaki performansı da merak ediyorum. Graves orada oynarken takımı yönetmekten çok Reese tarzında kendine oynar gibime geliyor. Burada da devreye Strickland ve Cüneyt'in performansları giriyor. Merak ediyorum işte. Kupada izleyeceğim onları.

Mustafa Erkoç Turnuvası - 1. Gün

Casa Ted Kolej'in düzenlediği Mustafa Erkoç Turnuvası'nda ilk gün maçları oynandı. Turnuvayı yerinden izleyen arkadaşım Çağlar'ın notlarını paylaşalım hemen sizlerle.

Darüşşafaka Cooper Tires: 66 - Kepez Belediyesi: 62
(19-18) (18-17) (19-15) (10-12)

Darüşşafaka Cooper Tires: Bora Hun Paçun 5, Hammonds 17, Soner 7, Carter 4, Emre Bayav 9, Şahin 5, Melih 10, Burak 5, Kadir 4

Kepez Belediyesi:
Levent 4, Jones 10, Kammron Taylor 10, Martin 12, Berent 0, Melih 4, Bavcic 13, Serkan 0, Güven 8, Hakan


Daçka Soner Şentürk - Cliff Hammonds - Carter - Bora Paçun ve Emre Bayav beşi ile maça başlarken, Kepez Belediyesi Berent Kavaklıoğlu - Kamron Taylor - Torrell Martin - Joseph Jones ve Güven Esmer beşi ile sahaya yayılmış.

Ekrem Memnun genç oyuncuların yanına 2 yabancı oyuncu koyarak bildiğiniz Alpella modelini uygulayıvermiş. Takımın kilit oyuncuları Efes Pilsen'in hazırlık maçlarında da bolca gördüğümüz Cliff Hammonds ve Soner Şentürk gibi gözükmüş. Hoca her iki oyuncusunu da kenara almamış 2-3 dakika haricinde. Hammonds geçer not almış bizim Çağlar'dan. 17 sayıyla takımının en skoreri olmasına rağmen istese 27 de yapabilirmiş. Bir çok müsait pozisyonda şut atmak yerine kendinden daha boştaki adamı görmüş. Takım oyuncusuymuş, şutu oldukça düzgünmüş, topu da çok rahat getiriyormuş. Diğer yabancı Carter ise yeni gelmiş takıma heralde. Benim de haberim yoktu çünkü. Çağlar'a da sürpriz olmuş. 3-4 oynayabilen bir isimmiş. İlk 5 başlamasına rağmen genelde kenarda tutmuş Ekrem hoca onu. Ama Kepez'li oyuncuların üstünden vurduğu bir smaç varmış ki, jeneriklikmiş.

Kepez Belediyesi'nde ise savunmada epey hatalar yapılmış. Haliyle çok basit sayılar yemişler. Çağlar yabancılardan bir tek Bavcic'i beğenmiş. İçeriyi epey tırmalamış. Daçka'nın pota altı genç oyunculardan kurulu olunca zorlamaları normal tabii. Alpella'nın ilk maçlarındaki hallerini düşündüm de şimdi, aradaki size farkı falan çok abartıydı. Benim Aliağa için söylediklerimi, Çağlar da Kepez için söylemiş. Tamamen şuta dayalı oynuyorlarmış ama bunu set dahilinde falan değil, direkt kaldır-at mantığıyla yapıyorlarmış. Sezon başı olmasına veriyorum ben bunu. Yavaş yavaş oturur sistemler.

Periyot skorlarından da anlaşılacağı üzere, maç sürekli kafa kafaya gitmiş. Maçı Daçka'ya getiren de son periyotta adam adama savunmadan zone'a geçilmesi olmuş. Soner guarda baskı yapmış, diğer 4 kişi alan yapmış. Bu sırada Kepez 3 top kaybetmiş. Bu da maçı getirmiş. Daçka'nın oyun sistemi ise tamamen içeri penetreye dayalıymış. Ya penetre edeceksin sayıya gideceksin, ya da penetre edip tıkaırsan topu dışarıya vereceksin.

Maça en iyi başlayan isim dışarıdan 3'te 3 yapan Emre Bayav'mış. Zaten 9 sayıyı da öyle üretmiş. Ancak çok basit oynayabileceği bir pozisyonda biraz fanteziye kaçınca Ekrem Memnun molayı almış ve Emre'yi 'Senin artistliklerin yüzünden maç gidiyor lan..' diye azarlamış. Sonra da bir daha oyuna sokmamış zaten.

Nihayetinde Daçka'nın gençlik ateşiyle oynadığı istekli oyunu beğenmiş bizim Çağlar. Ekrem Memnun'un defence defence sesleriyle ortalığı inletmesi, her yenen kolay basketten sonra mola alıp yaptıkları hataları tek tek oyuncularına anlatması, her kazanılan toptan sonra yüzünde oluşan gülümseme ise pek bir hoşuna gitmiş.

Casa Ted Kolejliler: 85 - M.A. Selçuk Üniversitesi: 79
(26-21) (14-19) (16-15) (29-24)

Casa Ted Kolejliler'de en skorerler: Bell 25, Prowell 18, Önder 12

M.A. Selçuk Üniversitesi'nde en skorerler:
Mack 18, Dunn 15, Saunders 13


Evsahibi ekip maça Kevin Bell - Özgür Adıgüzel - Polat Kaya - Quan Prowell - Erek Hansen beşiyle sahaya çıkarken, Konya takımı Monty Mack - İlker Türel - Ufuk Kaçar - Edmund Saunders - Alex Dunn dizilişiyle sahaya çıkmış.

Geçtiğimiz hafta içi iki takım Konya'da bir kez daha karşı karşıya gelmişlerdi ve o maçı da Ted Kolej 72-65 almıştı. Takımlar birbirlerini tanımanın da etkisiyle maça gayet kora kor başlamışlar. Zaten maç da sürekli başa baş gitmiş. Maçı koparan ise son periyotta Ufuk'a yapılan net bir faulü hakemler es geçince, kenarda çıldıran Selçuk koçu Cengiz Karadağ'ın teknik faul alması ve hemen 1-2 pozisyon sonra da yapılan bir sportmenlik dışı faul olmuş.

Ted Kolejliler'de Kevin Bell ve Quan Prowell'ın oldukça doğru tercihler olduklarını zaten söylüyorduk, Çağlar da bir kez daha bunu belirtmiş. Bell hem skor üretip hem de takımını oynatan bir guard profili çiziyor. Prowell ise her istediğinde rakip defansa üstünlük sağlayabilen, sorumluluktan kaçmayan ve kolay kolday da yıkılmayan bir oyuncu. Kazandırdığı basket-fauller de bu tezi doğrular nitelikte zaten. Bir diğer yeni Kolej'li Polat Kaya ise 11 sayı atmasına rağmen biraz tatsız tuzsuz gibi gelmiş Çağlar'a. Sürekli dışarıdan sallayıp, içeriyi hiç tırmalamıyormuş.

Selçuk Üniversitesi geçen senenin aksine biraz daha savunmaya önem veren ve biraz daha oturaklı hücum etmeye çalışan bir yapıdaymış. Takımın en skoreri Monty Mack olmuş. Zaten öyle olmasını da bekliyoruz. İçerideki Saunders - Dunn ikilisi ise ligimizin ortalamasının üstünde bir ikili olmuşlar. Bir de bu Dunn'ın performansından memnun kalmayıp göndermeyi düşünmüşlerdi bir ara. Adam her maç double-double yapıyor garanti. 14 sayı, 15 ribaund yapmış bugün. 15 ribaunda rağmen Konya ekibi ribaundlarda ezilmişler, bir de Dunn'ın ribaundlar olmasa demek halleri iyice harap olacakmış.

24 Eylül 2008 Çarşamba

Beşiktaş Cola Turka: 86 - Ural Great: 62

Günün son maçında B grubunda ilk maçlarını kzanmış olan iki takım kapıştılar. Dün Rus rakibine göre çok daha rahat bir şekilde maçını kazanan Beşiktaş Cola Turka bugün de zorlanmadan galibiyete uzandı. 86-62.

Daha ne olduğunu anlayamadan ilk 10 dakikada fark 20'leri gördü ve ilk çeyrek 30-4 gibi anormal bir skorla siyah beyazlı ekip lehine bitti. E zaten oracıkta maç da bitti. Faison'ın skorer oyunu sevindirici. Dün de zaten sinyalleri yakmıştı. Chatman ve Austin'in dışında Ömer Ünver ve Stanojevic'ten de çift hane ve çift haneye yakın sayılarla randıman alan Beşiktaş Cola Turka bu bağlamda skoru iyi dağıtarak bir artıyı daha cebine koydu. Onları daha ciddi rakipler önünde görmek de istiyorum. Yarınki Antalya BŞB maçında şayet Antalya BŞB bugünkü gibi dandik bir savunma yaparsa yine rahatça galibiyete ulaşacaktır. Ama sanmıyorum o maçta 90'ları görebilsinler.

İnşallah hem Efes hem de Beşiktaş Cola Turka gruplarını lider bitirirler ve Cuma günü finalde kapışırlar. Zaten şu anki tablo o yönde. Hem bir çok açıdan anlamlı bir maç olur hem de her iki takımı da adam gibi görme fırsatı buluruz. Bakalım bakalım. Az kalsın unutuyorduk, sayı dağılımı da şöyle oluşmuş, buyrun efendim;

Beşiktaş Cola Turka: Mehmet Yağmur 6 (1 ribaund, 2 asist), Marcus Faison 21 (2 ribaund, 2 asist), Jovo Stanojevic 10 (8 ribaund, 2 asist), Yağız Kaba 2 (2 ribaund), Arın Soğancıoğlu, Ömer Ünver 9 (2 ribaund, 1 asist), Azmi Turgut 3 (1 ribaund, 1 asist), Adem Ören 6 (5 ribaund), Mire Chatman 13 (6 ribaund, 2 asist), Mario Austin 14 (4 ribaund, 1 asist), Cevher Özer 2 (1 ribaund, 1 asist)

Ural Great: Fedor Likholitov 8 (8 ribaund, 1 asist), Alexander Bashminov 6 (2 ribaund), Ralp Biggs 6 (1 ribaund, 3 asist), Pesing Merlendo 7 (1 asist), Roman Khamitov 2 (1 ribaund), Sergey Chernov 2 (1 ribaund, 3 asist), Jumaine Jones 28 (7 ribaund, 2 asist), Dmitry Khomyakov 3 (2 ribaund)

Antalya BŞB: 90 - Aliağa Petkim: 88

Günün üçüncü maçında ilk günün iki mağlp ekibi karşı karşıya geldi. Hem Aliağa Petkim hem de Antalya BŞB öyle bir ilk yarı oynadılar ki, ne bir set ne bir kurgu.. Hiç bir şey yoktu. Herkes kaldırıp attı maşallah. Hele Aliağa Petkim, tamamen bireysel becerilere bıraktı geleceğini. Reese geliyor sallıyor, Bergersen sallıyor, Barış Güney dalıyor ya sallıyor ya topu kaybediyor. Fatih de pota altında bekleyip blok vurur muyum hesabı yapıyordu. Antalya BŞB'de de özellikle Bernard King koç Orhun Ene'yi zıvanadan çıkaracak kadar vurdumsuymazca şutlar sallayarak sistemin işlemesini engelliyordu. Yine de Antalya ekibi Aliağa Petkim'e göre çok daha sete sadık bir şekilde sahadaydı. Şut yüzdesi Aliağa adına daha iyi olunca ilk yarıyı onlar önde geçtiler. İkinci çeyreğin ortasında fark bir ara 12 sayı ile Aliağa lehine olsa da Antalya ekibi toparlanıp devreye eşitlikle girilmesini sağladı.

Kafa kafaya geçen bir üçüncü çeyreğin ardından, son 10 dakikalık bölümde Antalya BŞB iyi bir savunma yaparak farkı 11 sayıya çekti. Hatta öyle ki son 3 dakikaya da 72-63 önde girdiler. Ancak bu dakikadan sonra önce Mike Green'in aldığı teknik faul, sonra da Cemal'in aldığı sportmenlik dışı faullerle adeta gardı düşmüş Aliağa'yı uyandırdılar ve skorun 72-71'e kadar gelmesini sağladılar. Bu dakikadan sonra iki hücumda üstüste Douthit ile kritik sayılar bulan Antalya BŞB skoru 76-71'e getirdiyse de, son saniyelerde yapılan taktik faullerde Aliağa'nın tuzağına düşmekten kendilerini alamadılar. Ve normal süre 81-81 bitti. Uzatma dakikaları çok kısır geçti. Öyle ki son 2 dakikaya girilmişken skor 86-86 idi. Maç da son anlardaki faul atışlarıyla 90-88 bitti.

Aliağa takımı hafiften geçen yılki Pınar Karşıyaka'yı andırıyor gibi. Oyuncuların kişisel becerilerini göstermeleri üzerine kurulular biraz. Hani herkes çekiliyor Reese oynuyor. Ya da herkes bir kenara çekiliyor, Bergersen, Reha, Barış dışarıdan şanslarını deniyorlar falan. Fatih zaten aklı pek sahada değil gibi 2 gündür. Malum transfer dedikoduları kafasını karıştırmış belli (Yazacağım bu konuyu da). Ne zaman ki işin içine Davis giriyor o zaman hafiften set kokuları gelmeye başlıyor takımdan.

Antalya BŞB ise maç uzatmaya da gitse, maçı bir türlü koparamasalar da, aptalca hatalar da yapsalar daha takım gibi takımlar. Bu da zaten baştaki koçtan kaynaklı biraz. Topu çok daha iyi dağıttılar (özellikle ikinci yarı), setlere çok daha fazla sadıktılar. Geçen yıl Ricardo Marsh takımiçin çok önemli bir isimdi. Bu yıl onun yerine Melvin geldi. Onun kadar dominant bir oyuncu değil ama değişik bir stili var. Üçlük çizgisi gerisinde geziniyor sürekli. Şutu da düzgün. Onun dışında yenilerden guard Mike Green çok hareketli bir isim. Ama bugün pek iyi gününde değildi gibi. 16 sayı attı ama öyle kritik sayılar değildi. Zaten iki tanesi bomboş üçlüklerdi. Ama şutunu beğendim o pozisyonlarda. Daha iyi olacaktır muhtemelen, umutluyum. King ise takımın geçen yıl sıkıntısını çektiği Ersin'den başka kendi skorunu yaratamayan oyuncu eksikliğini fazlasıyla giderecektir. Yeter ki ilk 15 dakikada yaptığı gibi vurdumduymazca çat çut şut yollamasın. Genel olarak beğendim Antalya BŞB'yi. Hücumda yapmak istedikleri, bu isteklerini gerçekleştirebilme yüzdeleri iyiydi, umut vericiydi. Savunma konusunda biraz sıkıntı var, o da zamanla aşılacaktır. Hazırlık maçlarında sürekli kaybetmiş olmanın verdiği bir psikolojik baskı da var takımın üstünde. Bunu da atlamayalım. Neyse baya konuşmuşum, sayı dağılımını verelim hemen;

Antalya BŞB: Nedim Yücel 4, Cemal Bayraktar (1 ribaund, 1 asist), Mustafa Kemal Bitim 7, Ümit Türkoğlu (6 ribaund, 1 asist), Marcus Douthit 23 (8 ribaund), Ersin Görkem 18 (11 ribaund, 4 asist), Michael Green 16 (6 ribaund, 3 asist), Bernard King 8 (5 ribaund, 2 asist), Marcus Melvin 14 (4 ribaund, 3 asist)

Aliağa Petkim: Aubrey Reese 27 (5 ribaund, 5 asist), Charles Davis 15 (5 ribaund, 3 asist), Reha Öz 6 (3 ribaund, 1 asist), Fatih Solak 10 (15 ribuand, 3 asist), Hakan Yapar (1 asist), Roberto Bergersen 18, Barış Güney 12 (1 ribaund, 3 asist)

Banvit: 70 - Efes Pilsen: 78

İkinci günün ikinci maçında evsahibi Banvit ile Efes Pilsen karşılaştı. Maçın ilk yarısına şirkette şöyle biraz göz gezdirme fırsatı buldum. O dakikalarda Lance Williams içeriyi domine ediyordu. Aldığı her topu ya sayı yaparak ya da faul yaptırarak sonlandırdı. Ama şimdi skor dağılımına baktım, o periyot dışında pek bir şey yapamamış herhalde. Ama ben beğendim. Akıllı oyuncu.

Efes cephesinde ise Charles Smith baya hareketliydi izlediğim dakikalarda. Hem hücumda hem de savunmada. Sinan da keza öyle. Genel olarak baktığımızda ise Efes'te skor iyi dağılmış diyebiliriz. Kaikouzis ekstra oynamış vs vs. İzleyemedik maçın tamamını. Anca istatistik üzeri yorum yapabiliyoruz. Verelim sayı dağılımını hemen;

Banvit: Steven Crispin 13 (3 asist), Erkan Veyseloğlu 4 (2 ribaund- 1 asist), Lance Williams 15 (4 ribaund- 3 asist), Caner Topaloğlu 3 (1 ribaund- 1 asist), Erol Can Çinko (2 ribaund), Dalron Johnson 12 (13 ribaund- 1 asist), Antonie Agudio (1 ribaund- 1 asist), Umut Yenice 12 (3 ribaund), Yunus Çankaya 9 (4 asist), İbrahim Yıldırım 2 (1 ribaund)

Efes Pilsen: Barış Hersek 2 (1 ribaund), Mario Kasun 11 (6 ribaund- 1 asist), Charles Smith 14 (1 ribaund- 7 asist), Preston Shumpert 6 (2 ribaund), Bootsy Thornton 4 (5 ribaund- 4 asist), Kerem Gönlüm 7 (3 ribaund), Milos Vujanic 4 (3 asist), Kaya Peker 9 (5 ribaund- 1 asist), Michael Kakouzis 10 (2 ribaund), Engin Atsür 3, Sinan Güler 11 (2 ribaund)

Triumph Lyubertsy: 89 - BC Kiev: 84

Milli oyuncumuz Kerem Tunçeri'nin ilk kez yeni takımının formasını giydiği maçta Triumph Lyubertsy, BC Kiev'i 89-84 yenerek Banvit TÜBAD Turnuvası'ndaki ilk galibiyetini almış. Her iki takım da ilk maçlarından yenik ayrılmışlardı.

Kerem Tunçeri'nin 12 sayı, 1 ribaund, 4 asist ile tamamladığı maçın skor dağılımı da şöyle oluşmuş:

Triumph Lyubertsy: Alexander Miloserdov 9 (2 ribaund, 1 asist), Egor Vytsev 6 (1 asist, 3 ribaund), Kerem Tunçeri 12 (1 ribaund, 4 asist), Valery Likhodey (2 ribaund), Fedor Dmitrev 3, Ognjen Askrabic 3 (2 ribaund, 2 asist), Vadim Panin 13 (7 ribaund, 3 asist), Neda Krsitic 11 (6 ribaund, 2 asist), Ernest Lennel Brener 14 (5 ribuand, 4 asist), Markus Gore 18 (7 ribaund)

BC Kiev: Brent Wright 2 (3 ribaund, 2 asist), Sconnie Penn 19 (2 ribaund, 5 asist), Goran Jeretin 3 (1 ribaund, 1 asist), Oleg Saltovets 6 (1 ribaund, 2 asist), Viacheslav Kravstov 1, Ryan Stack 4 (3 ribaund, 1 asist), Kenan Bajramovic 16 (6 ribaund), Clay Tucker 22 (1 ribaund, 2 asist), Maksym Pustozvonov 5 (3 ribaund, 1 asist), Marko Cvetkovic 6 (1 ribaund)

F.Bahçe Ülker Slovenya Yolcusu

Son iki sezonun şampiyon takımı F.Bahçe Ülker, Euroleague'de de aynı grupta yer aldıkları Union Olimpija ekibinin düzenlediği turnuvaya katılmak üzere perşembe sabahı Slovenya'ya gidiyor. Turnuvada Union Olimpija ve F.Bahçe Ülker'in dışında güçlü Panathinaikos ve Macabi Electra da yer alıyor. Milli Takım'dan dönen Oğuz Svaş da kafilede yer alacak. Sakatlıkları süren oyuncular (Semih Erden, Ömer Aşık, Ömer Onan) dışında tam kadrolar yani. Turnuvanın programı şöyle:

26 Eylül Cuma
17:00 Maccabi Electra - Panathinaikos
19:00 Union Olimpija - F.Bahçe Ülker

27 Eylül Cumartesi
19:00 F.Bahçe Ülker - Maccabi Electra
21:00 Union Olimpija - Panathinaikos

28 Eylül Pazar
17:00 F.Bahçe Ülker - Panathinaikos
19:00 Union Olimpija - Maccabi Electra

'Yönetim uyuma takımına sahip çık' diye bağırasım var F.Bahçe yönetimine. Takım hazırlık kampı geçiriyor, hazırlık maçları yapıyor, onu geçtim bir kaç gündür İstanbul'da gözünüzün önünde idman yapıyor. Ne bir haber, ne bir resim, ne bir bilgi. Sanki Patagonya'da takım anasını satayım. Bu kadar da olmaz cidden. Şu turnuvadaki F.Bahçe maçlarını FBTV'den verseler ne güzel olur diyecektim ama vazgeçtim. En iyisi mi dua edelim, maç skorunu girsinler resmi siteden. Elin İtalyan, Sloven, Rus sitelerinde tırım tırım skor aramayalım.

Ahmet Çakı Markovski'ye Çırak Oldu

Geçen yıl Mersin BŞB takımının koçuydu, sezon sonunda takımından ayrıldı. Şaşırdık. Doğma büyüme Mersin'li olan, bütün düzeni Mersin'de olan birinin onca yetkiyi bırakmasının altında bir şeyler olması gerekiyordu. Önce Beşiktaş Cola Turka'dan aldığı teklife yorduk bu hamlesini. Ama o daha farklı bir şekilde çıktı karşımıza. A Milli Takım'da Bogdan Tanjevic'in asistan koçluğu görevine gelmişti artık. Nihat İziç ve Aziz Bekir'in ardından 3. yardımcı antrenör de denebilir daha açık konuşacak olursak. Ayağı uğurlu mu geldi nedir, A Milli Takım rüya gibi bir 6 maç çıkardı.

Şimdi öğrendim ki, kariyeri adına çok önemli bir adım daha atmış Ahmet Çakı. Yeni sezonda İtalyan Air Avellino takımının Makedon koçu Zare Markovski'nin yardımcılığını yapacakmış. İtalya ligi tecrübesi, Euroleague tecrübesi, Markovski gibi bir adamla çalışmak.. Say say bitmez artı yönleri bu işin. Gerçi Tanjevic'in Air Avellino ve Markovski ile olan yakınlığı, bu yıl o takımdan 2 oyuncu alması gibi noktalar bu işin içinde ufaktan bir Tanjevic parmağı olma ihtimalini de aklıma getirmiyor değil hani.

Ne olursa olsun doğru yolda, doğru adımlarla ilerliyor Ahmet Çakı. Zaten yaşı da genç. Sağlam bir yerli koç kazanabilir Türkiye basketbolu. Hoş yerli koçlara ne kadar değer verdiğimiz tartışılır ama. O da başka bir yazı konusu olsun.

Efes Pilsen: 61 - BC Kiev: 58

İlk günün kapanış maçında son 3 başarısız yılın ardından sil baştan yapılanmaya giden Efes Pilsen, Ukrayna temsilcisi BC Kiev ile karşılaştı. Hazırlık maçlarında sadece bir yenilgi (Siena karşısında) alan Efes Pilsen oldukça formdaydı. Ve ben bu yeni kadroyu oldukça merak ediyordum. O sabırsızlıkla geçtim ekran başına.

Hazırlık maçlarında Ender - Engin - Kerem - Barış - Vujanic - Sinan - Cenk gibi isimlerden yoksun bir şekilde, Daçka takviyeli kadrosuyla oynamıştı Efes. Bugün ise bu isimlerin de katılımıyla tam kadro olarak sahaya çıktılar. Hatta öyle ki; şu aşağıdaki resimde gördüğünüz üzere 14 tane as adam oldu kadroda. Dün sahaya 14'ünü birden sürmek istediler ama kurallar gereği 12 kişiyi gösterebildiler maç kadrosunda. Gerçi sonra maç bekledikleri gibi gitmeyince sadece 10 oyuncu kullandılar maçta. Ligde zaten Barış Hersek ve bir yabancı oyuncu tribünde olur, 12 kişi tamamlanır. Oradan yana bir sıkıntı yok. Ama kadro gerçekten fazlasıyla sağlam oldu.

Efes Pilsen oyunun ilk yarısında oldukça kolay basketler yedi. Hücumda ise ilk çeyrekte Kasun'un eline baktılar, ikinci çeyrekte hafif hafif Shumpert, biraz da Thornton kıpırdandı. Ama dediğim gibi hazırlık maçlarındaki Efes Pilsen'den epey farklıydılar, zira o maçlarda oyuncuların dakikaları çok daha değişik dağılıyordu. Bugün tam 7 yeni oyuncu gelince (hadi Cenk ve Barış'ı saymayalım, süre almadılar) onları takıma monte etmek için dakika dağılımları değişti haklı olarak. Ve sahada ilk kez birbiriyle oynayan alt kümeler oluştu. Bu maç o nedenle pek fikir vermedi. Ama Kasun gerçekten büyük oyuncu. Aliağa Petkim'den Davis için bayıldığım oyunculardan biridir demiştim ya, Kasun da öyle işte. Özel olarak oturur izlerim bu adamı. Smith - Thornton - Shumpert üçlüsü ağır abiler. Kıçlarını dayayışlar, post oynayışlar, çuf çuf şutlar. Her biri özel adamlar. Vujanic bugün sayı üretemedi ama Ender ve Engin'i de koyarsak fazlaca opsiyonel bir bölge orası Ataman için. 4 numarada da sorun yok. Ama Kasun'un yedeğinin olmayışı benim hala gözüme çarpıyor. Kerem - Kaya - Kakiouzis üçlüsünden ikisinin sahada olacağı bir 4-5 rotasyonu ne kadar verimli olur kestiremiyorum. TBL'de sırıtmaz ama asıl büyük hedef Euroleague'de Kasun'suz 5 numara yumuşak karın olabilir. Bu arada Kaya'nın performansı da geçen sene bıraktığımız zamanki halini hatırlattı bana.

Maçın ikinci yarısında fark bir ara Kiev lehine çift haneleri görse de, Efes tecrübeli oyuncularıyla oyuna ağırlığını koyup maçı kazanmayı bildi. 61-58. Zaten bu maç adına söylenebilecek en olumlu şey de, hazırlık maçı olmasına rağmen ilk 30 dakikada sadece 39 sayı üretmiş olmalarına rağmen, 11 sayıdan gelip maçı kazanabilmeleri olabilir. Maç kazanma alışkanlığını bünyeye oturtmuş olmaları önemli bir nokta. Maçın sayı dağılımını da verip, ilk günlük mesaimizi tamamlayalım bakalım.

Efes Pilsen: Mario Kasun 14, Charles Smith 6, Preston Shumpert 13, Mustafa Abi, Bootsy Thorton 13, Kerem Gönlüm, Milos Vujanic, Kaya Peker 2, Michalis Kakiouzis 2, Engin Atsür 2

BC Kiev: : Brent Wright 10, Scoonie Penn 7, Oleg Saltovets 10, Ryan Stack 9, Denys Lukashov 2, Clay Tucker 14, Artur Drozdov, Makym Pustozvonov 4, Marco Cvetkovic 2

23 Eylül 2008 Salı

Beşiktaş Cola Turka: 99 - Aliağa Petkim: 85

Günün üçüncü maçında her sene olduğu gibi bu yıl da yeniden yapılanmaya giden Beşiktaş Cola Turka ile ligin yeni ekiplerinden Aliğa Petkim karşılaştı. Her iki takımı da merak ediyordum, keyifle oturdum ekran başına. Ama pek de umduğum gibi bir maç bulamadım. Her iki takım da daha lige hazır değiller gibi. Maç şut yarışması şeklinde geçti. Arada bir iki set oyunu oynandı ama dediğim gibi her iki takım da setleri yalayıp yutmuş bir görüntü vermediler. Beşiktaş Cola Turka daha hazır bir görüntü çizdi İzmir ekibine göre. O fark da zaten galibiyeti getirdi. 99-85.

Beşiktaş Cola Turka'dan başlayayım. Chatman ligimiz için iyi bir guard. Austin de biraz kilo sorunu olmasına rağmen yüzü dönük oyunu fazlasıyla iyi bir uzun. Faison'ı da beğendim. Apodaca'nın daha takım oyuncusu versiyonu gibi. Asıl benzetmemi ise Stanojevic'e sakladım. Adam direk bildiğin Prkacin. Basketbolu yalamış yutmuş, aklıyla oynayan, fazla hoplamadan zıplamadan beyniyle bu işi götüren bir adam. Dipten oyun kuruşu (tıpkı Prkacin gibi) takımın önemli bir hücum seti. Bir diğer seçenek de Muratcan ve Chatman'ın penetrelerinin ardından dışarıda (ya dipte ya da çaprazda) Austin, Ömer, Faison gibi isimleri topla buluşturmak. Burada bu maçta bu sistem iş yaptı, çünkü dış atışlar girdi. Ama şöyle alıcı gözüyle bakınca, takımın geçen yıl Shumpert'le sahip olduğu tarzda bir kriz anı şutörü olmadığı da çok net belli oluyor. Ayrıca bir diğer eksi yan da bana kalırsa Adem Ören. Yok yani sırıtıyor. Ne kadar olumlu bakmaya çalışsam da olmuyor. Siyah beyazlı ekipte Mims ve Haluk bu maçta oynamadılar bu arada. Belirtmeden geçmeyelim.

Aliağa Petkim ise maça daha oturaklı başlamasına rağmen, ikinci ve üçüncü periyotlarda rotasyonun cılkını çıkarıp saha içi kontrolü kaybetti. Takımda Reese ve Davis direk göze çarpıyorlar zaten. Diğer yabancı Bergersen ile beraber Türkiye havası almış, ligi bilen isimler olmaları Aliağa için büyük avantaj. Reese bildiğiniz Reese. Canı istediği zaman kaldırıp atıyor, canı istediği zaman pas veriyor. Kafasına göre takılıyor. Böyle takımların olmazsa olmaz oyuncusu oluyor Reese tipindeki oyuncular. Benim asıl takımda en beğendiğim isim Davis. Onun hastasıyım resmen. Kariyeri şanssız bir sakatlık bve sonra da şanssız bir hastalıkla iki kez sekteye uğradı. İlk sakatlığı olmasa şu anda NBA'de olacaktı belki de. Ki bence hakediyor da bunu. Ama yolu önce Ted Kolej'e düştü. Sonra da talihsiz bir hastalık nedeniyle o kariyerine de ara verdi. Neyse işte onu çok beğeniyorum, bugün de beğendim. Fatih Solak takım için merkez isimlerden biri. Hazırlık kampında takımla beraber olmadığı için Mete abi olabildiğince sahada tutmaya çalıştı onu. Aliağa'da ilk beş (Reese - Reha - Bergersen - Davis - Fatih) iyi ama yedekler pek parlak değil gibi. Bora Sancar, Eren Beyaz, Barış Güney, Ceyhun Altay falan ne bileyim. Yine de ligin renkli ekiplerinden biri olacaklardır diye düşünüyorum.

Maçın skor dağılımını da verelim, sonra da Efes maçına geçelim.

Beşiktaş Cola Turka: Mehmet Yağmur 4 (5 ribaund, 3 asist), Muratcan Güler 6 (3 ribaund, 2 asist), Marcus Fasion 16 (1 ribaund, 2 asist), Jovo Stanojevic 12 (4 ribaund, 4 asist), Ömer Ünver 10 (1 ribaund), Azmi Turgut 2, Adem Ören 6 (1 ribaund), Mire Chatman 19 (4 ribaund, 7 asist), Mario Austin 22 (6 ribaund, 1 asist), Cevher Özer 2 (1 ribaund, 1 asist)

Aliağa Petkim: Aubrey Reese 34 (4 ribaund, 2 asist), Charles Edward Davis 20 (11 ribaund, 4 asist), Levent Demirci (1 ribaund), Reha öz 9, Fatih Solak 6 (4 ribaund, 1 asist), Hazer Avcı (2 asist), Eren Beyaz 4 (5 ribaund), Hakan Yapar (2 ribaund, 1 asist), Roberto Bergersen 6 (2 ribaund, 4 asist), Ceyhun Altay 3 (1 ribaund, 1 asist), Barış Güney 3, Bora Sancar (1 asist)

Banvit: 77 - Triumph Lyubertsy: 72

Günün ikinci maçında evsahibi Banvit, Rus Triumph Lyubertsy ile karşılaştı. Maçı şirkette biraz izleme fırsatı buldum, pek beğenmedim ama Banvit'i. Tamamen şuta dayalı bir oyun sergilediler. Zaten guardı Crispin, 2 numarası Agudio, 4 numaraları ise Umut Yenice ve Dalron Johnson olan bir takım da el mahkum böyle oynayacak. Maçın geneli başabaş gitti. Ben dördüncü çeyreğin ortasında bıraktım, o sırada Banvit tıkanmıştı. Triumph ise bir türlü o tıkanıklıktan faydalanamıyordu. Maçın sonlarını Banvit daha iyi oynamış. Maçı da 77-72 almış. Detaylar şöyle:

Banvit:
Joseph Crispin 24 (2 ribaund, 2 asist), Erkan Veyseloğlu 3 (7 ribaund), Mutlu Demir (1 asist), Lance Williams 10 (2 ribaund, 2 asist), Caner Topaloğlu 4 (1 ribaund), Erol Can Çinko (1 ribaund, 1 asist), Yiğitcan Turna 1 (1 asist), Dalron Johnson 15 (9 ribaund), Antonie Marcus Agudio 9 (5 ribaund, 4 asist), Umut Yenice 8 (2 ribaund), Yunus Çankaya 3 (2 ribaund, 2 asist)

Triumph Lyubertsy: Alexander Miloserdov 8 (1 asist), Egor Vytsev (1 asist, 3 ribaund), Fedor Dmitrev (5 ribaund, 1 asist), Ognjen Askrabic 9 (3 ribaund, 3 asist), Sergey Toporov 9 (3 ribaund, 1 asist), Vadim Panin 7 (5 ribaund, 2 asist), Neda Krsitic 14 (2 ribaund, 3 asist), Ernest Lennel Brener 9 (3 ribuand, 6 asist), Pavel Sergev 5 (1 ribaund), Markus Kenta Gore 11 (5 ribaund)

Antalya BŞB: 83 - Ural Great: 85

Banvit TÜBAD Turnuvası'nın ilk gününün ilk maçında Antalya BŞB ile Rus temsilcisi Ural Great karşı karşıya gelmişler. Maçı Ural Great bitime 2 saniye kala bulduğu faul atışlarıyla 85-83 kazanmış. Skor dağılımı söyle oluşmuş:

Antalya BŞB: Nedim Yücel 5 (5 ribaund, 1 asist), Cemal Bayraktar (1 ribaund, 3 asist), Mustafa Kemal Bitim 3 (3 ribaund), Ümit Türkoğlu 5 (2 ribaund), Marcus Douthit 15 (8 ribaund), Ersin Görkem 14 (4 ribaund), Michael Green 10 (3 ribaund, 3 asist), Bernard King 11 (5 ribaund, 9 asist), Marcus Melvin 20 (2 ribaud)

Ural Great:
Fedor Likholitov 12 (6 ribaund), Alexander Bashminov 1 (1 ribaund), Ralph Biggs 19 (2 ribuand, 6 asist), Roman Khamitov 10 (1 ribaund, 2 asist), Sergey Varlamov 1 (2 ribaund), Sergey Chernov 12 (2 ribuand, 6 asist), Alexander Rindin (1 ribaund), Jumaine Jones 19 (5 ribaund, 4 asist), Dmitry Khomyakov 11 (6 ribaund)

Selçuk Üni.: 69 - Kepez Bld.: 64

İki takım Konya'da karşılaşmışlar hazırlık maksadıyla. İlk periyot epey bir kısır oyun olmuş ve 12-12 bitmiş. İkinci çeyrekte evsahibi ekip biraz hareketlenip devreyi 34-27 önde kapamış. Üçüncü çeyrekte ise Kepez Bld. sazı eline almış ve periyodun sonunda bulduğu üçlükle de final periyoduna 48-47 önde girmiş. Maçın galibini belirleyecek dilimde özellikle Monty Mack ile etkili olan Selçuk Üniversitesi oyuna ağırlığını koyup sahadan 69-64 galip ayrılmış.

Skor dağılımı ile ilgili detaylı bilgi yok. Sadece evsahibi takım hakkında bilgi var. Selçuk Üniversitesi'nin resmi sitesi rakip takımı pek önemsemiyor anlaşılan, istatistik falan yayınlanmamış Antalya ekibine dair. Neyse biz eldekini verelim de, gelirse detaylar güncelleme yaparız.

Monty Mack 23 s, 4 a - Edmund Saunders 14 s, 9 r - Ufuk Kaçar 13 s - Alex Dunn 6 s, 12 r, 2 tç

Ralph Mims Sözleşmeyi Kaptı

Pınar Karşıyaka'nın dördüncü yabancı hakkı için Ralph Mims'i denemeye aldığını duyurmuştuk. Burak Ural Turnuvası'ndaki ortalama üstü oyunu ve özellikle son Banvit maçındaki 32 sayısı ile sözleşmeyi kapıvermiş Mims. E biz de resmi kayıtlara geçelim o zaman bu transferi. Hayırlı olsun bakalım.

22 Eylül 2008 Pazartesi

Cimbom Khimky'e Diş Geçiremedi

Garbajosa, Delfino gibi NBA patentli yıldızları kadrosuna katarak transfer dönemine damga vuran takımlardan biri olan Khimky, temsilcimiz G.Saray Cafe Crown'u Slovenya'da oynanan hazırlık maçında 109-91 devirmiş. Maçla ilgili bir istatistik ya da sayı dağılımlarına ilişkin bir bilgi bulamadım. Bulunca güncellerim mesajı. Şimdilik elimde sadece skor bilgisi, bir de şu iki resim var.

edit: Delfino maçta oynamamış.