27 Eylül 2008 Cumartesi

Türk Telekom: 92 - Benetton: 95

Sonda yazacağımı başta yazayım, Banvit Turnuvası'nda izlediğim maçlardan sonra ilaç gibi geldi bu maç. İki takım da sağolsunlar varolsunlar. Şimdi başlayalım bakalım maç hakkında bir şeyler karalamaya.

Telekom bildiğiniz Telekom. Geçen yıldan çok bir farklaı yoktu. Hızlı hücum üzerine kurulu bir anlayış, bolca dış şut ve Dudley'nin yüksek & alçak posttan bulduğu sayılar. Savunma mı? O da ne ola ki? Şutlar girdiği sürece Telekom'dan iyisi yok. Nitekim ilk yarıda muazzam bir yüzdeyle oynadılar, tam 8 üçlük attılar, Dudley'nin yarı üçlük sayılabilecek uzak mesafeli şutları da cabası olunca fark da aldı başını yürüdü tabii. Benetton maçın ilk yarısında Wallace ve Renzi'nin hücum ribaund arkası kolay basketleriyle ayakta dururken Gary Neal 0 sayıyla soyunma odasına gidip, en büyük hayal kırıklığı oldu takımı adına. İlk yarı bittiğinde işler Telekom'un istediği gibi gitmişti anlayacağınız. Zaten bu da skora fazlasıyla yansımıştı. 55-41.

İkinci yarıya Barış Ermiş ile başladılar ve peşpeşe yapılan top kayıplarıyla Benetton'a 7-0'lık bir seri verdiler. Kendilerine güveni gelen Benetton, ilk yarıda hücumda doğruları yapmalarına rağmen şutları sokamayışları nedeniyle epeyce bir geriye düştükleri skor tabelasında yavaş yavaş Telekom'un yanına sokulmaya başladı. Rancik, Lorvek ve Neal'ın da Wallace & Renzi ikilisine katılmasıyla, e birazcık da savunma gayretiyle Telekom'u kilitleyiverdiler. Tıpkı geçen yıl olduğu gibi Telekom yine hücumda B planı olmayışının ceremesini çekip, cepten yemeye devam etti. Bir yerden sonra da (maçın bitimine 4,5 dakika kala) skor üstünlüğünü rakibine teslim etti. Son dakikalarda daha aklı selim oynayan Oktay Mahmuti'nin öğrencileri Barış Özcan'ın son saniyede yolladığı üçlük de girmeyince, sahadan 95-92 galip ayrıldılar.

Telekom'da ilk yarı & ikinci yarı farkı neydi peki? Hızlı hücum yapamadılar, sete set kaldılar, şutlar girmedi ve savunma yapmayışları iyice ayyuka çıktı. Benetton sinsi sinsi gelip önce farkı eritti, sonra da maçı aldı. Yeni transferlerden Blakney, Tutku'nun süresinden epeyce bir çaldı ama Tutku ondan daha iyiydi bence. Skor olarak Blakney daha önde olabilir ama takım adına Tutku'nun sahada olduğu dakikalar daha verimliydi. Serkan Erdoğan takımının şut anlamında birinci silahı konumunda direkt olarak, istekli ve yüzdeliydi bugün. Kennedy Winston sessizdi, idare etti diyelim. Asım Pars ise ilk yarıda iyi, ikinci yarıda kötüydü. İyiydi dediğim de skora bir katkısı yoktu, içeriden oyun kurma işini iyi yaptı.

Takımın en iyisi yine Dudley'di. İlk yarıda ikinci yarıda her an o sivrildi. Şut yolladı, içeriden zorlamalarla extra sayılar buldu, ribaundlara saldırdı. Hele ilk yarıda bir pozisyon vardı ki, Dudley pota altında peşpeşe 5 kez hücum ribaundu alıp şansını denedi 2 Benetton uzununun arasında, en sonunda yere düştüler orada da topu bırakmadı, topu çekip dışarı Barış Özcan'a çıkardı yerdeyken ve Barış da üçlüğü yazdı. İzlenmeye değer bir sahneydi. Maç zaten genel olarak keyifliydi. Dedim ya Banvit Turnuvası'ndan sonra bünyeye ilaç gibi geldi. Benetton'u da çok beğendim. Oktay Mahmuti (ki kendisi Efes'teki son yıllarını 'Ver Prkacin'e, karışma gerisine' taktiğiyle geçirmişti) kendinden beklenmeyen zenginlikteki hücum setleriyle ve kurduğu genç ekibiyle bu yıl keyifli bir sezon geçirtecektir taraftarlarına.

Buyrun bu da maçın sayı dağılımı:

Türk Telekom: Roderick Blackney 10 (2 ribaund, 3 asist), Serkan Erdoğan 22 (5 ribaund, 2 asist), Barış Ermiş 2, Tutku Açık 9 (1 ribaund, 5 asist), Barış Özcan 15, Kennedy Winston 2 (4 ribaund, 3 asist), Mutlu Akpınar 4 (2 ribaund, 1 asist), Erwin Dudley 22 (12 ribaund, 3 asist), Kristoffer Lang 4 (1 ribaund), Asım Pars 2 (6 ribaund, 2 asist)

Benetton Treviso: Dashaun Wood 2 (4 ribaund, 3 asist), Matteo Soragna 4 (2 ribaund, 1 asist), Domen Lorbek 19 (3 ribaund, 1 asist) , Roberto Rullo 5 (1 ribaund, 2 asist), Radoslav Rancik 24 (5 ribaund, 1 asist), Gery Neal 14 (4 ribaund, 4 asist), Charles Wallace 14 (4 ribaund, 3 asist), Andrea Renzi 13 (3 ribaund, 1 asist)

Telekom'da Wright İtalya'daki bir maçta dizini yere vurduğu için riske edilmedi, yine Bekir Yarangüme de kadroda değildi. Konuk Benetton'da ise tanıdık isim Nicevic ve takımın oyun kurucusu Markovic hastalıkları nedeniyle kadroda yer almadılar. İlgi & Bilgi.

1 Yorum Var:

Erinc Atilla dedi ki...

anil ciddi ciddi okuyordum taa ki baris ermis ile basladiktan sonra ust uste top kayiplari ile benetton 7-0'lik seri yakalayana kadar cumlesini gorene kadar...

:)

baris ermis-asim pars-gary neal

guzel bir nostalji olmustur...