31 Ekim 2008 Cuma

Galibiyet ve Enes

Yine sözün özünü baştan söyleyelim, dün beğenmedim F.Bahçe Ülker'i. Tau'daki sistem oyunundan eser yoktu dün sahada. Hani karşılarında birazcık daha iyi bir takım olsa, ya da belki Alba'da Femerling olsa 2'de 0 çekmiş olabilirdi temsilcimiz. 33 tane üçlük denemek pek de mantık dahili bir hücum şekli olmasa gerek. Kimbilir kaç tane fast break yedi sarı lacivertliler maç içerisinde. Sayan oldu mu hiç?

Dünden akılda kalanlar, elbetteki de galibiyet, Mirsad'ın most effective oyunu, Mrsic'in ilk 4 üçlüğünde isabet bulamamasına karşın bıkmayıp sonraki 6 denemesinin 5'inde isabet bulması (peşpeşe 2 üçlüğü vardı ki ikinci yarıda, maçta ibrelerin tersine dönmesine bir numaralı engeldi) ve bir de Enes Kanter tabii. Daha maçın 5. dakikasında aldı onu oyuna Tanjevic. Tribünlerde, benchte, saha içinde oynayan diğer 4 kişide müthiş bir coşku oluştu bir anda. 16 yaşındaki bir oyuncuya daha maçın 5. dakikasında 'Gir aslanım sahaya, göster kendini' denmesi; onun için, takımı için, antrenörü için, arkadaşları için, alesi için ve kendisi için ne büyük bir gururdur. Koçum benim, aslanlar gibi de mücadele etti. Elbette biraz heyecanlıydı ama o da zaten bu işin doğasında var. Tam emin değilim, Euroleague tarihini çok da fazla irdeleyen biri de değilim ama Euroleague'de forma giymiş en genç oyuncu olabilir kendisi.

Dün Alba'da Jenkins oldukça ekstra attı ama bu tip durumlara da hazır olmalıyız. Evet Jenkins 5 maçta bir belki böyle oynar ya da 10 maçta bir. Ama bizim karşımızdaki takımlardan her maç ayrı bir süpriz skorer çıkabilir. Dün Jenkins'i ilginçtir ama en iyi tutan o bücürük Green'di. Bir lafımız da Hakan Demirel'e olsun. Oynadığı dakikalar takımı için kayıp dakika olarak geçmeye devam ediyor. İlginç ama ben bir düzelme göremiyorum hala onda. Halbuki bu yıl ciddi anlamda iyimserdim onun için.

Takımın havası iyi, dün 1 kez geriye düştük maçın ilk 3-5 dakikası haricinde, oradan da kurtulmayı bildik. Kazandık mutluyuz ama süper miyiz? Değiliz. Hatta ortalamanın da altındaydık dünkü maçta. 82-73 F.Bahçe Ülker üstünlüğüyle biten maçın detaylı istatistiklerine şuradan bakabilirsiniz.

4 Yorum Yapılmış:

selcuk dedi ki...

Enes in arzulu ve cok efektif oyunu ilerisi icin gercekten cok umut verdi, 2,05 m bir pivot icin kisa sayilabilir ama iyi zipliyor ve kollari da epey uzun. Bu arada dedigin gibi 33 ucluk nereden baksan aciklanacak gibi degil, bu takimda Semih Omer Asik oynadiginda da bu kadar cok ucluk atiliyordu, bu yuzden uzunlar eksikti iceriden oynayamadik mazeretleri kabul edilemez, Tamam iyi takim oyunu oynayan bir takim yaratti ama ( dun aksam haric!),bu Tanjevicin cizdigi bir oyun plani hic mi yok ya,. yillardir organize bir hucum goremedik ne Fenerbahce de ne milli takimda,Aydin Ors un 1 tane hucum seti var diye elestirilirdi ama en azindan vardi ya,, ,. sadece moral motivasyonla savasmakla mac alinmaz, basketbol zeka ister, ki bu yuzden biz seviyoruz bu sporu, o yuzden ben bu Tanjevic i hic sevmiyorum

Okan dedi ki...

Maçta 2 tane güzel olay vardı:

1) Enes

2) Yüksek faul yüzdesi (12/15)

Onun dışında Giricek yokken ve 1,5 guardla oynarken EuroLeauguede alınan her galibiyet başarıdır.

Oktay Akarsu dedi ki...

En genç oynayan oyuncu Rubio bildiğim kadarıyla... Ekim 1990 doğumlu ve 2006-2007 sezonunda tüm maçlarda oynamıştı. Enes bildiğim kadarıyla 2.07 oldu. U-18 turnuvasında 2.05, U-16 turnuvasında da 2.06 olarak ölçülmüştü boyu. Zürih doğumlu olması nedeniyle de yaşı tamamen gerçek. 1-2 yıl daha uzayacağını söylemek çok da zor değil. En az 2.10 olacağını düşünüyorum.

Fenerbahçe ise bu eksik haliyle ne kadar maç kazanabilirse o kadar iyi. Hiç iyi ışıklar vermediler. Ama önemli 5 eksiğe rağmen galibiyet güzel şey...

Sheed dedi ki...

fb ülker'i şu andaki haline bakarak eleştirmemek lazım.. solomon&kinsey ikilisiyle green&smith ikilisi arasındaki kalite farkının sıkıntı doğuracağını düşünüyordum öncelerde.. ancak fazlasıyla solomon merkezli olan o takım daha dengeli bi hal alacaktır giricek ve sakatların dönüşüyle.. iç-dış dengesini dün de yaratamadılar, ancak aşık ve semih gibi çok önemli iki oyuncunun dışarıda olduğunu da göz önüne almak lazım..

oktay'ın da dediği gibi rekor rubio'ya ait olmalı ancak bi uzunun bunu bu yaşta başarması da ayrı bi güzellik.. bu arada gerektiğinde tanjevic'i alkışlamasını da bilmek lazım..