28 Ekim 2008 Salı

Sete Sadık KSK

Dün Arena’da sezon açıldı Telekom maçı ile. Şahsen Karşıyaka’yı ilk kez izleyecek olmamdan dolayı epey bir merak içerisindeydim. Maçın son 2-3 dakikasını saymaz isek Pınar Karşıyaka’nın sete sadık, top dolaştıran bir oyun oynadığını söyleyebiliriz. Bu da ne demek oluyor? Bu yılki takım yıllardır alıştığımız KSK profiline tamamen zıt bir yapıya sahip. Ayhan Kalyoncu takımı baya ciddi ciddi set oynayan takım haline getirmiş. Böyle olunca hızlı hücum pek olmuyor, sete sete savunmalar oluyor ve haliyle de skor baya düşük kalıyor. Kendi kendime KSK bu sen misin diye çok kez soruverdim.

Maça gelecek olursak önce konuk ekipten başlayalım. Telekom tam bir fiyaskoydu. Başka bir tarifi yok. Michael Wright bu maçta aylar sonra müthiş bir performansla geri dönmese iddia ediyorum ki, Arena’dan çıkamazlardı. İlk hafta Erdemir karşısında neden zorlanıldığını şimdi daha net anlıyoruz. İlginç bir maçtı onlar adına. Bakmayın sakın skorun 7 farkla bittiğine.

7 farkla bitti maç çünkü KSK’li oyuncular resmen şiştiler maçın sonlarında. Mims (ki kendisi takımın kritik anlarda eline bakabileceği tek isim) maçın sonlarında sahada bile yoktu. Leon zaten öldü bitti. Böyle olunca saçma sapan şutlar denendi yorgunlukla birlikte. Ben Leon’u çok beğendim. Mims hakkında hala soru işaretleri var kafamda ama Leon iyi. Hem ribaundlardaki yeteneği hem de orta mesafe şutlara olan yatkınlığı; bu ligde çok söz sahibi yapar onu. Yeni yabancının mutlaka iyi şutu olmalı. Gelmiş İzmir’e Gerald Brown. Tahminen haftaya Daçka maçında oynar.

Kadro genişliğinin avantajını iyi kullanan Telekom, maçın sonlarında diri kaldı. Bir de dediğim gibi Wright’ın bu maçla döneceği tutunca, rakibini zorlansa da alt etmeyi başardı Sunter’in öğrencileri. Wright’ı da pek bir özlemişim onu farkettim yalnız.

Yayıncı kuruluşun maç sonunda yayınladığı maçtaki güzel anlardan oluşan videoya şuradan bakabilirsiniz.

Henüz Yorum Yapılmamış