28 Aralık 2008 Pazar

12. Hafta - Cumartesi Maçları

Derbide 2 no'lu senaryo sahneye konmuş, maç kaybedilmiş, taraftar forumlarında 'Özyer İstifa' başlıkları post bombardımanına tutulmuş (66-58). Maçı bir şekilde yakalayıp izledikten sona detaylı yorumları yaparım ama G.Saray Cafe Crown'un sadece 5 sayı üretebildiği son çeyreği ne yapıp edip mutlaka görmeliyim. Adem ve Cevher'den kurulu bir uzun rotasyonuna karşı hiç bir uzunun çift haneye ulaşamıyorsa ben burada da bir sorun ararım. Beşiktaş Cola Turka'lı oyuncular sabah da bahsettiğim o dilleri dışana kadar mücadele edip, yüreklerini ortaya koyma işlemini yapmışlar belli. Atarak değil, tutarak kazanmışlar, hadlerini bilerek. Hepsine helal olsun. En zor günde takımı sahiplenip ayağa kaldıran Cevher, Muratcan, Haluk, Adem ve hatta Mehmet Yağmur bugün de takımlarına sahip çıkmışlar. Zaten böyle maçlarda yerli oyuncular daha bir belirleyici olurlar. Şahsen Baxter'ın bu maçı sadece 4 sayı ile tamamlayacağını bilsem, 10+ fark ile G.Saray Cafe Crown lehine bir galibiyet yazardım kafamdan. Ama Mehmet Yağmur & Cevher Özer ikilisi toplam atılan sayının %60'ını tek başlarına atarak maçı getirmişler. İstatistiklere baktım, Haluk epey bir süre 4 numara oynamış heralde. Kocaman alkış herbirine. Dediğim gibi hele bir izleyeyim maçı, detaylandırırız olayları.

Diğer maçlarda F.Bahçe Ülker, Selçuk Üniversitesi'ni farklı geçmiş (107-78). Zaten ben evden çıkarken ikinci periyodun ortalarıydı, maç zaten kopup gitmişti. Smith 7/10 üçlükle oynayarak 30 sayı üretmiş, takım olarak da (geçen haftaki kadar olmasa da) yine sağlam yüzde yakalamışlar üçlüklerde (15/26). Son haftalarda triple-double kapılarında dolanan Emir Preldzic 9 sayı, 6 ribaund, 8 asistle oynamış, yine vuramamış hedefi. Ben izleyebildiğim ilk 15 dakikada pek bir laubali buldum ama Emir'i. Saçma sapan zorlamaları vardı. Hele bir boş hücumda Smith'e vermek yerine kendi zorlaması ve bloğu beynine yemesi sağlam bir 'Yuh' çektirtti. O derece.

Kepez Belediyesi, kendisi gibi tek galibiyete sahip rakibi Casa Ted Kolejliler karşısında zorlansa da galibiyete ulaşmış (69-65). Futbolda 6 puanlık maç derler ya, o hesap bir maçtı işte. Haticeye değil neticeye bakmak lazım. Yalnız yine de 39-22 ile ribaundlarda ezdiğin bir rakibe karşı nasıl bu kadar zorlanırsın diye de sormak lazım. Traktör 21 sayı, 8 ribaund ile takımın en sivrileni. Onu ismi gönderilecekler listesinde geçen McLinton (17 s) ve yeni transfer Edmund Saunders (12 s, 12 r) izlemişler. Kolej'de en skorer isim yeni transfer Marshall Strickland olmuş. Dedik bu evlilikte hayır var diye. Boşa konuşmuyoruz. Daha ilk maçında 18 s, 7 r, 5 a, 4 tç ile oynamış. Maşallah diyelim. Prowell faul problemine girmişti onlarda, evden çıkarken livescore'a bakmıştım da şöyle bir. Zaten hepi topu 19 dakika oynamış ve 7 sayı üretmiş. Hansen bir var bir yok zaten. Belki ikisi toplam 9 sayı yerine 19 sayı üretmiş olsalar, biraz daha farklı olabilirdi işler. Ribaundlardaki ezilme de olmazdı hem.

Kritik bir galibiyet de Bursa'dan çıkmış. Evsahibi Oyak Renault, ligin altlarındaki Erdemir'e sürpriz imkanı tanımamış ve maçı 17 sayılık farkla almış (69-52). İstatistikler iki takımın da berbat yüzdeyle şut attığını gösteriyor. Renault'nun üçlük yüzdesi 5/25, Erdemir'in ki zaten 3/21 ile tamamen yerlerde. Joseph Jones 18 sayıyla takımının en skoreri. Alex Gordon 12 s, 7 r, 7 a ile haftanın triple-double kapısını tırmalayan bir başka ismi olurken 0/8'lik üçlük yüzdesiyle 'Bu nedir yahu!' diye bağırttırdı beni gece gece. 14 dakika sahada kalıp 11 sayı üreten Ahmet Erdoğan günün ekstrası olmuş Yücel abi adına. Tebrikler baba.

Benim için günün sürprizini Pınar Karşıyaka gerçekleştirmiş (73-74). Yalan yok, tertemiz bir Mersin BŞB galibiyeti bekliyordum. Ama Hakan Köseoğlu sağlam mat etmiş beni. Son saniyede üçlüğü yollayıp maçı aldırdığını mı yazayım, 25 sayı - 7 asistlik performansını mı yazayım bilemedim. Son bir kaç maçtır adamın içine şeytan kaçmış gibi oynuyor. Ne yediriyorsunuz bu adama İzmir tayfası? :) Keza Brown & Leon ikilisi de hem skora katkı yapmışlar hem de takım ribaundlarının %65'ini toplamışlar. Mersin BŞB'de tam 5 oyuncu çift haneli sayılara ulaşmış ama geri kalan ekip sadece 7 sayı üretince iç sahada bir kritik maç daha kaybetmiş oldular.

6 Yorum Yapılmış:

hasanerdem dedi ki...

Dediğin gibi bende rahat bir Mersin galibiyeti bekliyordum ama bizim takım böyle işte, şaşırtmayı çok seviyorlar :)) Hakan'a gelince nihayet biraz sorumluluk hissetmeye başladı sanırım... Keşke bunu 10 maçta bir değil, 2 maçta bir falan yapabilse... Mimms'in gidişi en çok ona yaradı galiba...

Erinc Atilla dedi ki...

biz bisi yedirmedik hakan'a...onlar takimca mersin tantunisi yediler :))

Adsız dedi ki...

hakan kendini kasmaya basladı sanırım.cok rahattı onceden.belki de mims huzur vermiyodu cocuga.insallah hep boyle olurlar.ksk nın guzel seyirciside zevkle mac izler

mususi dedi ki...

Ahmet Çakı beğenmediği kondisyonu bayağı yükseltmiş belli!!, sahada yürüyen, inançsız bir takım vardı, erdemirde maçı kazanmak isteyen yok gibiydi. Hakan Demirel tanjevic ten yediği zılgıtların ruhunun derinliklerinde yarattığı travmadan hala kurtulamamış, kötü oyunu ve benchte ‘’rain man’’ bakışları kaldığı yerden devam ediyordu. Ben hayatımda bu kadar kötü bir takım görmedim, öldürücü şutlarıyla zaman zaman insan olmadığını düşündüğümüz funk çabaladı biraz o kadar, o da hak ettiği saygıyı double team ler ve Alper –evren- serhat üçlüsünün sert savunmasıyla gördü. yıllardır bu sahada oynamış özgür son 5 dk. da mı oyuna alınır, Mithat Demirel bench ten bana konuşmasınlar diye hocasına şikayet ediyor, takım birbirine yabancı gibi. Erdal yarı biterken serhat la dalaştı. Alper emeklilik dilekçesini vermiş ama bir türlü kabul edilmiyor her sene bi yerde karşımızda. Caner basketbol genlerini kardeşine kaptırmış belli. James Thomas maçtan önce çok istekliydi, ancak takımdaki kötü ruh onu da etkiledi sanırım.
Reno da ise tam tersi arkadaşlık ve takım bütünlüğü üst düzeyde, GS maçı unutulmuş hedef maçlara kilitlenilmiş durumda. Maçın adamı jo jo 3.çeyrekte bu maç burada biter dedi, hiperaktif alex farkın açılmasına dayanamadı! Sokak basketboluna devam etti, şimdi bakıyorum da 0/8 üçlük le oynamış. Son 5 dk. fark 20 sayı, bence tüm çocukların oynaması gerekirdi, bu maçta oynamazlarsa hangi maçta oynayacaklar, ihtiyaç halinde Ahmet gibi can simidi olamayabilirler, olası bir ikili averaj düşünüldü ise eğer, bir numaralı 2.lig adayım erdemir in reno ya rakip olacağını zannetmiyorum…
Bu maç bitti, erdemiri iyi bilirdik;) sırada 2. İzmir zaferi var…

Adsız dedi ki...

Kepez maçında da Halil Üner-Rüştü Nuranla elele verip şapkadan tavşan çıkarttılar. Basketbol literatüründe sportmenlik dışı basket-faul yerini aldı. Faul traylora boyalı alanda bulunduğu 5. hatta 6. saniyesinde oluyor.

Adsız dedi ki...

hakanla sezon başı konuştuğumda deplasmanda maç kazanmak istiyorlarsa daha fazla sorumluluk alması gerektiğini söyledim.oda benim dediklerimi hatırlamış olmalı ki iki haftadır muazzam oynuyorr.