28 Aralık 2008 Pazar

12. Hafta - Pazar Maçları

Günün ilk maçında Efes Pilsen, kardeşi Daçka'yı son çeyrekteki etkili oyunuyla geçti (86-63). Maç boyunca alan savunması yapan Daçka'ya oyunun büyük bölümünde alan savunmasıyla eşlik eden Ergin Ataman, 8-0 seri yiyerek yakalanan 15 farkın üçüncü çeyrek sonunda 7'ye inmesinden sonra, son çeyreğe Sinan Güler ile başladı. Adam adama savunmaya döndüler, Sinan Soner'i kilitledi ve ilk 5 dakika boyunca Daçka sayı bulamadı. O sırada da maç koptu gitti zaten. Soner bir pozisyonda bileğinin üstüne bastı, oyuna devam edemedi. Zaten yorulmuş olan Ekrem Memnun'un öğrencileri de teslim bayrağını çektiler. Efes ilk yarıda berbat bir yüzdeyle üçlük attı, ikinci yarıda ise en az geçen haftaki F.Bahçe Ülker kadar yüzdeliydiler. Maçın başında Kakiouzis sırtladı skoru, ikinci çeyrekte alan savunmasına karşı Shumpert posttan iyi cutlar yaptı, üçüncü çeyrekte Smith girdi devreye Shumpert'a ilave olarak, son bölümde de Sinan & Vujanic ikilisi sahne aldı. Hem skor, hem de roller dengeli dağıldı. Daçka'da Hammonds'tan sonra bir guard ihtiyacı bas bas bağırıyor. Hayır anlamadığım şu, Ergin Ataman şu maça niye Drobnjak'ı, Hammonds'ı falan sürmüyor da hala Thornton, Smith, Shumpert, Vujanic, Kaikouzis ile takılıyor. Oynat adamları, bak bu hafta da Avrupa maçı yok, herifler 2-3 haftada bir maç yapar vaziyetteler. Onda da kaç dakika alırlarsa artık. Resmi sitedeki detaylı maç yazımı şuradan okuyabilirsiniz.

Diğer maçta ise Aliağa Petkim, Banvit karşısında çok değerli bir galibiyet aldı (88-82). Maçın zorluğu Reese'in kadroda olmasına rağmen süre almamış olmasıyla daha da bir artmıştı onlar için. Efes-Daçka maçını izleyip yazıyı resmi siteye yolladıktan sonra ikinci yarısında bakmaya başladım maçın livescore'una. İlk 20 dakikanın sonunda Banvit'te Yunus 4, Johnson ve Oktay da 3'er faul almışlardı. Neyse ikinci yarı başladı, yazanları gördükçe gözlerimi ovuşturmaya başladım. Bora Sancar ilk yarıda 20 dakika oynamış, 9 sayı atmış, hala oynuyor, hala atıyor. Sonra bakıyorum 'Fatih Solak Başarılı 3 sayılık atış' diye bir ibare görüyorum. Dedim yok artık cidden bir rüya bu. :) Ama gerçekti yani. Aliağa cephesinde Reese'in yokluğunda Bora Sancar 16 s, 4 r, 3 a ile oynayarak ve 38 dakika sahada kalarak günün ekstra adamı oluyor, Fatih Solak üçlük bile atıyordu. Davis maçı 31 sayıyla tamamlayıp sahanın en skorer oldui. Reha, Fatih Solak ve Wilmont da çift hanelere ulaştılar (Zaten ilk 5 başlayan adamların dışında kimse sayı atmadı Aliağa Petkim'de). Banvit'te ise Crispin + Williams toplamda 50 sayıya ulaşmışlar ama olmamış, yetmemiş galibiyete. Crispin 28 sayı atmış ama üçlük yüzdesi yine felaket (2/10). Takımın toplam yüzdesinin (5/25) neredeyse yarısını Crispin oluşturuyor zaten. Ribaundlarda 41-31 Banvit üstünlüğü var, faul atışları hemen hemen aynı, 2 sayılık atışlarda Banvit'in hem yüzdesi hem de isabet sayısı daha fazla, top kayıplarında rakamlar aynı. Buraya kadarki istatistiklerin tamamı Banvit'i işaret ederken, üç sayılık atışlardaki 6 fazla isabet maçın anahtarı olmuş, 2 puanın İzmir'de kalmasını sağlamış.

Henüz Yorum Yapılmamış