10 Aralık 2008 Çarşamba

Beyin Ölümü

Tab Baldwin der ki: '2 tür hata vardır. Birincisi fiziksel hatalar. Bunları herkes yapabilir, Kobe bile yeri geldiğinde bir turnike kaçırabilir. Ama asıl önemli olan zihinsel hatalardır. Benim işim de zihinsel hataları ortadan kaldırmak. Basit bir savunma görevini unutmak, yeterince keskin bir açıyla perde yapamamak, iletişimi unutmak tahammülümün olmadığı şeylerdir'.

Dün F.Bahçe Ülker takımı zihinsel hata yapmayı bırakın, zihinsel özürlü bir takım gibi idi Berlin'de. Sanki böyle beyin ölümü gerçekleşmiş de, bu maçın öneminin o nedenle farkına varamamış gibi. Yahu şuradan alınacak bir galibiyet gruptan çıkmayı garanti edecek, bundan daha iyi bir motivasyon kaynağı olabilir mi? Perşembe ve Cumartesi günleri yapılmış iki maçı bahane olarak göremiyorum ben kimse kusura bakmasın. Dün o sahada, Alba Berlin gibi ortalama bir takımı istediğimiz tempoda yakalamışken, hatta bir ara farkı 10 sayıya, sonrasında da tekrardan 9 sayıya çıkarmışken vurup geçeceksin aga. Ben anlamam. Ha sen yapmazsan, onlar vurur geçer. Böyle de apışıp kalırsın.

İkinci yarının başında adamlar bir ara sayı atamadılar, 36-27 yaptık skoru 6-0'lık seri ile. Ama sonra amcalar seri öyle olmaz böyle olur diyerekten 14-1'lik bir seriyi suratımıza çarpıp 'Oyun Bitti' dediler. Dün akşam sıcağı sıcağına yazsam çok daha ağzı bozuk bir şekilde yazabilirdim cümlelerimi ama sabrettim, yattım, kalktım ve öyle yazdım. Düşündükçe yine de sinir oluyorum, bir hücumunu 24 saniye değil de sanki 24 dakikada yapan bir Alba'dan 72 sayı yedik. Ve savunmada o kadar rezildik ki, haydi Sesay'in atacağı tuttu ama Rashad Wright gibi ikinci sınıf bir adamı dahi yıldız edebildik. Şu maçtaki savunmayı Alba değil de başka herhangi bir takıma yapsak 100 üstü yiyerek evimize paketlenirdik. Adamlarda ilk maçın bela ismi Julius Jenkins'in oynamadığını da belirtelim bu arada.

Hayır az kalsın 9 farktan fazla yiyecekti F.Bahçe Ülker ve bir anlamda aynı maçta 2 mağlubiyet birden almış olacaklardı. Allah'tan sonlarda şans onlarlaydı da Mirsad'ın basket-faulü ile fark 9'da kaldı. İlk maçta 9 farkla bittiğinden şimdi genel averaja bakılacak ve F.Bahçe Ülker şu anki genel averajlarla Alba'nın üstünde. Yarın ne olur bilinmez tabii.

Eurocup'taki temsilcilerimiz Beşiktaş Cola Turka ve Türk Telekom da mağlup oldular dün. Onların yenilgileri kabul edilebilir cinstendi maç öncesinde ama maçların akışı iki takım için de üzülmemize sebep oldu. Khimki ilk yarıda sahayı güzel domine edip, maçı istediği gibi götürdü. Herkes kolay bir galibiyet aldıklarını zannederken, Antalya'da muhteşem bir geri dönüş yapmışlığı olan Beşiktaş Cola Turka yaptığı alan savunmasıyla onları kilitledi. Bir de üstüne üçlükler gelince, öne bile geçti. Ama maç sonunda Khimki yapılan taktik faulleri kaçırdıkça uyuyan ve ribaundları rakibine kaptıran siyah beyazlılar maçı da kaptırmış oldular. Türk Telekom ise ilk yarısını önde kapadığı maçta, Yunan temsilcisi Aris'e ikinci yarıda (hatta üçüncü çeyrekte diyelim) teslim oldu. Serkan Erdoğan'ın 3 sayı attığı bir maçı kazanabilmesi oldukça zor Telekom'un. Dün yine bunu yaşadık. Gruptan zaten bu iki takım çıkacak, bunu düşününce 4 farklı bir yenilgi herşeye rağmen avantaj gibi düşünülebilir. Ankara'da 5 fark atmak çok da uzak bir ihtimal değil çünkü Aris'e. Tabii önce diğer Yunanistan deplasmanından galibiyetle ayrılmak lazım.

Maçların istatistiklerine aşağıdaki skorlara tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Alba Berlin: 72 - F.Bahçe Ülker: 63
Beşiktaş Cola Turka: 69 - BC Khimki: 71
Aris: 79 - Türk Telekom: 75

1 Yorum Var:

çikozi dedi ki...

Maci yerinde izlemis biri olarak ;) özellikle 2. yaridaki oyunuyla Alba´nin galibiyeti hakettigini söyleyebilirim.Bence futbol takimindaki carpik transferler Basket takimina da yansimis durumda.Solomon gibi bir adamin yerini Green ile doldurmak cok naif bir düsünce.Son senelerdeki klasik kelepir oyuncu bulup degerini arttirma girisimleri bunlar (widmar,predzlic)