19 Aralık 2008 Cuma

Neydi O Tezahürat?

Neydi o tezahürat? 'Siz böyle oynayın, canımızı verelim' olabilir mi? Dün Efes Pilsen takımı koçundan malzemecisine kadar galibiyete inanmış bir şekilde sahadaydı. Bu yıl Efes Pilsen'i ilk kez böyle gördüm ben. Kendi elleriyle zora soktuları işi bir şekilde lehlerine döndürebilirlerdi. Mücadele ederek, inanarak. Onlar da bunu yaptılar. Gerisi zaten çorap söküğü gibi geldi. (64-78)

Maça rakip guarda baskı ile başlayan temsilcimiz daha ilk periyottan vurdu rakibine darbeyi. Bunun üstüne çok yüzdeli oynamak da eklenince devreyi güzel kapadık. Hatta Vujanic'in son saniyede attığı üçlük hakemlerin devre arasında TV'den kontrol etmelerinin ardından iptal olmasa çok daha güzel olabilirdi.

İkinci yarının ilk kısmında kötüydü Efes. Bir ara skor 47-51'e kadar gelince eyvah dedim içimden ama dedik ya Efes inanmıştı. İzin vermedi istenmeyen bir sonuca, farkı yeniden açtı. Maçın sonunda 14 sayılık fark yazıyordu skorbord. Ve bu skor bir değil iki galibiyete eşdeğerdi. İlk maçta burada Panionios'a 9 sayıyla yenilmişti çünkü mavi beyazlılar. Şimdi o avantajı da ceplerine koydular. Ve bence gruptan da çıktılar. Son 2 maçta mağlubiyet alsalar bile gruptan çıkacaklardır. Maçta Thornton çok yüzdeliydi. 2 üçlük dışında şut kaçırmadı. Sakat Kerem Gönlüm, müthiş bir özveriyle sahaya çıktı, 28 dakika oynadı, %100 şut isabetiyle 17 sayı üretti, bu maçın sürpriz adamı Kakiouzis ise belki de Efes formasıyla en iyi maçını oynadı.

1 Yorum Var:

burak dedi ki...

efes yunan sever :)