5 Aralık 2008 Cuma

Rahat Batıyor

Öyle bir ikinci çeyrek oynadı ki F.Bahçe Ülker, beraber maçı izlediğimiz babam gaza gelip 20 farkla alırız bu maçı dedi. Ama nedense öyle düşünmedim, düdüğün gelip devrenin bitmesinin o gazı alacağını çok iyi biliyordum. Hele bir üçüncü çeyrek bitsin, eğer hala en azından bu farkla öndeysek maçı aldık demektir dedim ona. Şaşırtmadı F.Bahçe Ülke beni. Sık sık yaşadıkları 3. çeyrek travması yine yaşandı. Özellikle İstanbul'daki Euroleague maçlarında 3. çeyrekler sürekli kabus oluyor. Hatta son lig maçında Telekom'a karşı da böyle oldu. Halbuki devreyi 9 sayı önde kapamışsın, gösterdiğin o insanüstü mücadeleyle birlikte taraftarın coşmuş, maçı alırsan grupta ilk 4'e girmek garanti gibi bir şey oluyor ama yok rahat batıyor. Ve ikinci yarıda 53-32'lik bir skor çıkartarak, tam 12 sayı fark yiyerek kapatıyorsun maçı. İlginç ötesi gerçekten.

Maçtan önce; potaya bakmayan Green 14 sayı, sakatlıktan yeni çıkmış Semih 10 sayı, keza yine sakatlıktan sonra yeni yeni toparlayan Ömer Onan 8 sayı ve Damir de 16 sayı atacak deseler, 10-15 sayı farkla F.Bahçe Ülker galibiyeti yazardım önümdeki kağıda. Ama nerden bileyim şu Giricek'siz dönemde takımın skor yükünü sırtlayan Mirsad + Oğuz + Smith üçlüsünün toplamda sadece 3 sayı üretebileceğini. Maçın en kritik noktası budur evsahibi adına. Skor üretmesine alıştığın adamlar skorsuz kalıyor ve sen diğer taraflardan skor üretmeye çalışıyorsun. Haliyle bu da ilk opsiyon kadar rahat olmuyor. Çünkü alışmamışsın o isimler üzerinden skora gitmeye.

Bakıyorsun yine 28 tane üçlük denemiş takım. 10'unda isabet bulmuşlar da pek sırıtmamış. Adamlar ise 9/19. Zaten 4/7'si Teletovic'ten. İçeriden de Splitter ile kafamıza kafamıza vurunca alıp gittiler maçı (69-81). Durum şimdi çok kritik hale geldi. Hele şu sıradaki Alba deplasmanı. Hiç de sanıldığı kadar kolay olmayacak. Oradan çıkarılacak bir galibiyet ilk 4'ü garanti edecek ama adamlar da sağlam asılacaklar, çünkü o maçı aldıklarında epey bir umutlanacaklar üst tur adına. Evlerinde düzenlenecek olan Final-4 için elbette esameleri bile okunamaz ancak daha ilk turdan havlu atmak da pek bir üzücü olur onlar adına. Gerçi Euroleague'de 300 kişiye oynayan bir takım olarak F.Bahçe Ülker'in taraftarının neyi ne kadar hak ettiği de tartışılır ya, neyse. Ayıptır ama o salonun o halde olması. Cidden ayıp.

3 Yorum Yapılmış:

aydgunaydin dedi ki...

İkinci yarı, bir ara daha çok atan kazanıra döndü oyun. Bu tarz bir oyunda TAU gibi müthiş bir hücumcuyu alt etme şansınız yok.
Damir'i şaşkınlıkla izliyorum 40 ına geldi ama hala verimli oynuyor diye değil. Kendi spasiyalistesinde olmayanları sergiliyor. Griçek yokken, tam anlamıyla da bir point guarda sahip değilken, kariyeri boyunca bizi pek alıştırmadığı penetereleri, hızlı hücumları bitiren turnikeleri atması şaşırtıcı.

scragnoth dedi ki...

yine fenerbahce ve yine 3üncü çeyrek sendromu. teletovic'in insanüstü üçlükleri. semih'in prigioni-splitter pick and roll'larında hep nedense potaya en uzak adam olması. ve klasikleşti artık => tanjevic.

Juan y Fer dedi ki...

Hello,
although Tau does not have a good coach, it is a great team and it can arrive to the Final Four...so this defeat can be normal
Regards.