29 Ocak 2009 Perşembe

Atamazsan Neye Yarar Tutmak? (48-66)

Azim, coşku, istek ve savunma hepsi üst düzeyde -özellikle ikinci yarıda- ama atamazsan da kazanamıyorsun işte. Yoksa o üçüncü çeyrekte 8 dakikalık dilimde CSKA gibi bir takımı sadece 2 sayıda tutmak her babayiğidin harcı değil. Hele o rakibi 2 sayıda tutarken ki ortaya konan mücadele, Ömer Onan önderliğinde başlatılan 'Kusana kadar savaşacağız' kampanyası, o ardı arkasına vurulan bloklar, rakibe 24 saniye içinde potayı göstermemek falan tüyleri diken diken eden türden hareketlerdi. Ama atacaksın işte, hazır rakibi bu denli tutmuşken, atacaksın. Böyle bir periyodun sonunda rakip potaya bırakabildiğin toplam sayı 13 ise (ki hiçbir çeyrekte 13'ten fazlasını göremedik bugün) istersen savaşmaktan geber, skorbord hala farklı bir skor yazıyor oluyor.

İlk turda oynanan 10 maçta Euroleague'in en çok 3 sayılık atış denemesi yapan 2. takımı olan (birincisi Joventut idi) F.Bahçe Ülker bugün sadece 14 üçlük denemesi yapıp onların da sadece 2 tanesinde isabet bulurken, aynı 10 maçlık bölümde en yüksek yüzdeyle üçlük atan takım olan CSKA ise 10/20 üçlük yüzdesiyle cayır cayır yandı bugün. Tek tek ele alındıklarında neredeyse bir çoğu Giricek & Mrsic ikilisi hariç herkesten iyi şutör olan CSKA'nın buna rağmen hiç zorlama şut yollamayıp, sürekli en doğru adamı aramaya çalışması da onların neden en büyük olduklarının en temel sebebi şüphesiz.

Uzun zamandır beklenen Gordan Giricek 2 gün önce Katie Smith'in hoş bileği sayesinde damağımızda bıraktığı tadın bir benzerini çaldı damağımıza. Özellikle ilk yarıda peşpeşe yolladığı isabetli şutları sonrasında onu daha önce pek izlememiş olan babama bile 'Hmm iyi adammış harbiden' repliğini kurdurması gecenin hoş detaylarından biriydi bizim ev adına. Bir de şu Semih'i beğenmese tam seveceğim babamı ama uyuşmuyoruz o konuda. Ha bir de tam Semih uğruna fikir çatışması içindeyken peşpeşe 2 tip yapmasın mı Semih? Bir zafer kazanmış kumandan edasıyla 'Bak senin beğenmediğin Semih'i 10 bin taraftar alkışlıyor' cümlesini haykıran babam bıyık altından kıs kıs gülmeye başladı. Neyse ayda yılda bir basket maçı izleyen peder beyin Semih aşkının benim onun hakkındaki düşüncelerimi değiştiremeyeceği için boş geçelim bu konuyu. Ya da durun ya, ben de bir cümle yazayım şuraya: 'Bu Semih NBA'e gidecekse CSKA'daki Morris nereye gidecek?'. 10 bin kişi dedik de cidden salon bugün keyifli bir kalabalığa evsahipliği yaptı. Her ne kadar kulüp tarafından gereken değer verilmese de, şu Kadıköy'den Taksim'den falan kalkan ücretsiz otobüsler ciddi anlamda etki ediyor salondaki kafa sayısına. 2 maçtır bu işin ne denli randıman verdiğini anlatmaya gerek yok. Tek temennim, genelde bu tip yenilgilerden sonra takımına küsen, Abdi İpekçi'ye bir daha gelmeyi zulüm gibi gören F.Bahçe taraftarının aynı hataya bu defa düşmemesi.

Bu sezonun F.Bahçe Ülker adına en iyi 3 ismi olan Emir, Smith ve Oğuz'un sırayla 1, 4 ve 6 sayılarda kalmaları -Oğuz sayılarının hepsini faullerden buldu bu arada- ve bu yıl boyunun kısalığıyla doğru orantıdaki performansıyla beklentileri boşa çıkaran Green'in 0 (yazıyla sıfır) sayılık müthiş katkısı da alınan yenilginin baş nedenleri listesine üst sıralardan giriş yapabilecek düzeyde gelişmelerdi. Samimi bir şey soracağım, üçüncü çeyrekteki o insanüstü savunma sırasında gözü Solomon'u aramayan var mıydı? Orada tam da 'The King' gibi bir manyağa ihtiyacı vardı işte takımın. Ama o yoktu. Sağlık olsun, hesaplar dahilinde bir yenilgiydi sonuçta. Üçüncü çeyrekte ortaya konan mücadele ve haysiyetli duruş gecenin en değerli kazanımları olurken, yine de performansı maçtan maça değişiklik gösteren F.Bahçe Ülker'in özellikle büyük maçlardaki performansını acil tarafından bir standarda oturtması gerektiği fikrindeyim. Yoksa böyle 1 çeyreklik performanslarla avunacağımız maçlar çok olur. Ha unutmadan bir de Mirsad. Bugün olsaydı farklı olur muydu? E muhakkak. Maç kazanmaya yetmezdi belki ama ortam tam onluktu.

12 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

Çorludan kalkıp giderek maçı yerinde izledim.Seyircinin de desteğiyle takımımız savunmada iyi gayret gösterdi.Fakat aynı başarıyı CSKA nın sert savunması karşısında gösteremedi. Direncimizin kırılmasında hakem üçlüsünün kritik düdükleri de etkili oldu.Maçta bulunan bir yöneticimiz 3.per.sonlarında hakemlerin kritik kararları ard arda gelirken GFB grubuna tepkide bulunuyordu. Yöneticilerimizden ve yanındaki federasyon başkanındn beklediğimiz hakem atamalarında biraz agırlıklarını koyabilmeleri!!!

Sheed dedi ki...

anıl, son dönemde ortaya çıkan, yazıyı sola yatırmaktansa ortalama eğilimini hiç sevmiyorum.. oraya geçince sola yatıracaksan, anketteki oyumu WP lehine değiştireyim hemen ;)

bi de izlediysen aj milano-olympiakos maçı hakkındaki yorumlarını merak ediyorum.. MSN'den falan yaz olmadı :)

Erinc Atilla dedi ki...

euroleague, TBL gibi degil...aziz yildirim+turgay demirel ikilisi ayarlayamiyor hakemleri...

saLsa dedi ki...

Al kanka, hemen yaslayayım sola..:) Paşa gönlün nasıl isterse..;)

Adsız dedi ki...

Ama CSKA, Pana, Barca gibi takımlar ayarlayabiliyor. Efese de karşı. 4 resmi sporsordan biri olmasına rağmen.

blackrobe dedi ki...

tanjevic takımın başına gelmesini içime hiç bi zaman tam olarak sindiremedim...
eminim bircok fb li arkadasımda benım gıbı dusunup hissediyordurg!!
aydın örs ibi camiamızın içinden birisi hemde takımı şampiyonluga tasıdıktan sonra ki süreci hiç haketmedi bence!!
milli takımı avrupa 2.si yaptıktan sonra sadece birkez takımı çeyrek final oynatamadı diye göreveden alınan aydıon örs ten sonra göreve gelen bu tanjevic karakteri bence türk basketbolunun başına çökmüş kara bi beladır!!!
milli takımı her sene gençlere şans veriyoruz , geleceğe yatıtım yapıyoruz diye hedef saptıran başarısızlığa kılıf uyduran, hedef küçülten bu zihniyetin bana milli takımlar düzeyinde herhangi bir başarısını göstersin lütfen biri!! Tüm Şmapiyonlarda nal topladık!!
dünya 6.lıgı 7.liğini sokaklara dokulerek kutlaycak duruma getırdıler bizi ve hala herkes memnun gibi tanjevic ten!!
milli takıma neden formda oyuncularımız, o sezon ortalıgın tozunu attıran oyuncularımız alınmzda, garip bir topluluk olusturulur?? basit çünkü basarısızlık sonunda acıklama cok net ve kolay ; Hedef 2010!!! ne kadar buyuk bır yalan!!
Fenerbahce ülker cephesinde yapılan transferlerden, kurulan kadrodan, kesinlikle çok rahatsızlık duyuyorum!!
solomon gibi bir oyuncu sadece bu milattan kalma adam yuzunden takımdan kacırıldı....
istediği kadar önemli gelişme kaydetmilş olsun, istediği kadar bu sene takıma katkı veriyo olsun bana kimse 2 tane 87 dogumlu slovenın neden takıma alınıp bu kadar önemli şanslar verildiğini anlatamaz!!
vidmar ve preldzic ne kadar potansiyelli oyuncular olurlarsa olsunlar ( ki vidmar ın alakası yok bence, takımda ki genc turk oyuncularımız oguz semih ve ömerin yarısı kadar bile olamaz!!!) herhangi başka bi avrupa takımında ilk 5 çıkıp bu kadar sanş bulabilirlermiydi!!
geçen sene aldığı her dakıkada bize kabus yasatan bu 2liye kım bu kadar tolerasn gösteriridi!!
resmen slovenya federasyonuna oyuncu yetiştiriyoruz!!
bizim az süreler alan kaybolan geçlerimiz ömerimiz, serhatımız ve oynadıgı her altyapı kategorisinde avrupanın en iyi guard ı seçilen hakanımız nolacak peki!!
preldzic ve vidmar ı oyuncu yapıcaz sonra onlarda daha iyi paralara avrupa da oynayacaklar!! Türk basketbolunun ve fenerbahcenın bu olaydan karı nedir!! neden 2 sloven oyuncu bizim takımımızda geçen sezon euroleague de hemde ilk 5 çıkar!! başka bi takım daha söyleyebilir mi biriniz bana bu adamların euroleague de 20 lı dakikalar alacagı hele de gecen sezon!!?
milli takımı 2010 a hazırlıosa sayın çok bilen!! neden hakan ve serhat otururda preldzic oynar!!??
ki bu oyuncular az para da almıyor aynı paralara daha iyi katkı verecek oyuncular çok rahat getirilir avrupa dan amaç oyuncu yetiştirmek değil!!, oyucudan verim almaksa eğer!!
allah aşkına nasıl bir zihniyer Solomon dan vazgeçip yerine marques green i getirir!!!!
tanjevic paşam agzını actı mı yere bakıyor diye mi cevap veremıyor diye mi?!!!!
bu zihniyetle beraber fenerbahce taraftarı da yere bakar duruma geliyor bilgilerine!!!

çok uzun bi, yorum oldu ama içimde sıkıntı yaratan konular bunlar paylaşmak istedim
tesekkur ederımm...

Erinc Atilla dedi ki...

adsiz, isimsiz olarak yorum yaptigin icin hakem konusunda son lafimdir bu, bu kluplerin baskanlari ile euroleague'in basindakinin dostlugu var midir ?? kapi komsulari midir ?? yoksa bu takimlar da baska takimlarla birlesip voltran mi olusturmustur ?? yok artik cuss falan dersen, TBL'ye bak...

ligde hersey size gore ayarlandigi icin, normal yonetilen maclar can yakici oluyor...

vselcuk dedi ki...

@blackrobe
eline saglik ,iyi giydirmissin

10ur dedi ki...

@ Erinc
ben fenerbahce ülker'in TBL'de korunduğu kanısında değilim. sadece ligte euroleague seviyesinde savunma yapan, rakip takım oyuncularıyla birebir teması sürekli kurabilen çok az takım var ve hakemlerimizde avrupa standartlarında hatta bazıları bu standartın üstünde olduğu için maçları euroleague sewiyesine göre yönetiyolar o zamanda aslında normal olan yönetim nu seferde KSK taraftarlarına adil değilmiş gibi geliyor. akşam ki maça gelirsek hakemler sertliğe hayli izin verdiler ve buda müthiş güzel 1 maça sebebiyet verdi her maç sıkılıp arada zapping yapan ben dahi ekran başından ayrılamadım. daha sonra roma malaga maçını izleyeyim dedimde inan o maçtan sonra 5 dakika dahi dayanamadım. ben fenerin biraz daha az üçlüğe yönelmiş yeni oyun çizimleriyle seneye kesinlikle F4 yapabileceğine inanıyorum. vidmarı sadece hücumdaki beceriksizliğiyle değerlendiren başı öne eğik arkadaşımada bir cevap verme zahmetine katlanmayacağım tabii eğer cevap hakkım var ise.. 1de bu oyuncular 4 senelik sözleşme yapmadılar mı seneye satalım o zaman madem derdimiz para kazanmaksa...

Erinc Atilla dedi ki...

onur, karsiyakayi karistirmanin geregi yoktu bence, zira ben genel olarak soyluyorum...kaldi ki kastim sadece basketbol sahasi icinde degil, saha disinda da korundugu yonunde...

aziz yildirim+turgay demirel hatta genisletip, ulker+tayyip erdogan gibi baglantilar oldugu surece, ben fenerbahce taraftari olsam hic bir yerde rakibimiz kollaniyor demem, diyemem, dilim varmaz...

dun aksama bakacaksak...bence hakemlerin inanilmaz kotu yonetimi yoktu...televizyon basindan izlerken hakemlere eah bu da calinmaz veya bunu da calsana hoca diye cikistigim bir iki pozisyon oldu ki, dagilim cska ve fenerbahce icin esitti...kisisel gorusum tabiki de...

10ur dedi ki...

Ben spora siyasetin karıştırılmasından yana değilim. KSK olayı içinde özür dilerim sadece yazımın ilgini çekebilmesi adına yazmıştım. turgay demirelinde çok fazla lobi faaliyetleri içinde olduğunun farkındayım ancak bunun bize çok fazla getirileri olduğunun da farkındayım bol bol wild card almamız gibi :) ancak ben yinede ligdeki hiç bir hakemin şu yada bu takımı koruduğu kanısında değilim. eğer bunu iddaa eden biri varsa bunu ispatlamalıdır çünkü o insanların ekmek paralarını kazandıkları yerlerde o sahalar. 1de şu an aklıma geldi tufan veya murat can 1 röportajında fenerbahce ülker ve efes temaslı savunma yapıyorlar euroleagueten takımlarla oynadıkları maçların 1 getririsi olarak buda bize maç içerisinde ters etki yapıyor ve itiraz ediyoruz ama ben aslında hakemlerin doğruyu yaptığını düşünüyorum bizimde savunmamımızı o sewiyeye çekmemiz gerekli demişti. keza ömer onanda bu bağlamda 1 açıklama yapmıştı. bu örneklerden oyuncularında hakemler hakkında önyargılı olmadığı gibi bir çıkarımda bulunmama sebebiyet verdi. ben hiçbirini tanımıyorum ama eğer senin tanıdığın varsa sorabilirsin tabii hakemler ve T.D.-A.Y. koalisyonu hakkında hem bende olayın içindeki insanlardan sağlam veriler almış olurum :)

Adsız dedi ki...

bu kadar taraftar desteğiyle 48 sayı attı takım.boş tribünlere oynansa 40 sayıyı bulamazdı fenerbahçe. şaka gibi 48 sayı