31 Ocak 2009 Cumartesi

Hediye

Günün büyük kısmını dışarıda geçirdiğimden TV yayını olan Antalya BŞB - G.Saray Cafe Crown maçının son 6-7 dakikasına kadarki kısmı ve F.Bahçe Ülker - Kepez Belediye maçının ikinci yarısına bakabildim sadece. Yazının başlığını Altar Tunçkol'a ithafen attım. Onun başarılı olmasını ne kadar çok istediğimi burayı takip edenler gayet iyi bilir ancak bugün felaketti. Hem takımı hem kendisi. Kolu kanadı kırık G.Saray Cafe Crown karşısında öyle berbat bir oyun oynadılar ki yani bilmiyorum nasıl tarif edeceğim bu işi. Maç boyunca yaptıkları şeyin 'savunma' olduğuna beni kimse inandıramaz. Koray hocanın öğrencileri zaten dar rotasyonla oynayıp, özellikle hücumda kaçak dövüşmek zorundalardı. Bu da ne demek? Üçlüklere yönelmek demek. Ama eminim ki G.Saray Cafe Crown'lu oyuncular bu maçta buldukları rahat üçlük fırsatlarını idmanlarda bile bulamıyorlardır. Sanki Antalya 1 kişi eksik gibiydi sürekli sahada. Bir ara skor 49-44 Antalya lehineydi ve maç kopma eğilimine girmişti. Ersin & Douthit ikilisinin pota altında harcadığı kolşay fırsat dönüp Murat Kaya'nın ellerinden süzülen bir üçlüğe dönüşünce ve onun üstüne 3 üçlük daha gelince maç gitti zaten. Uğurlar ola. Bakmayın farkın kapandığına sonra. Benim için maç bitmişti o anda. Altar Tunçkol şu maçta ihtiyacı olan 1-2 savunma setini çizemiyorsa benim diyecek lafım yoktur buna. Bunca laf yazdık diye sakın ola ki sarı kırmızılı oyuncuların ve Koray hocanın başarısını pas geçtik sanılmasın. Bunca olumsuzluğa rağmen kazanmaya devam etmeleri ayakta alkışlanacak başarı. Üçlükler üzerine kurulu oyunları 14 isabetli üçlük bulmaları nedeniyle işledi denebilir. Rakibin sadece 7 isabetli üçlüğü var. Ayrıca ribaundlardaki 50-30'luk ezici G.Saray Cafe Crown üstünlüğü de cabası. 77-85'lik skorla biten maçın bir diğer anlamı da olası Play-Off eşleşmesinde 1-0'lık avantajı sarı kırmızılı takıma getirmesi. Ha bu arada bak aklıma geldi yine. Yahu Altar hoca! Erkenden 2 faul almış Douthit'i devrenin bitimine 1 dakika civarı bir şey kala oyuna almak, sonra onun 3. faulünü almasına sebep olmak, hatta o faulü yaparak Hüseyin'e 2+1=3 sayı şansı vermek basketbol literatüründeki hangi kitapta bir karşılık bulur? Ya da bulabilir mi? Bir ara fırsatını bulup konuşalım cidden. Bu maçtaki performansın için kocaman bir zayıf gelsin benden sana. Naçizane. Kabul edersin inşallah.

Günün diğer maçlarında Telekom Karşıyaka'yı son dakikalarda farkın eridiği maçta 87-81 ile geçmiş. Geçen hafta attığımız bir postun yorum kısmında Karşıyaka'lı arkadaşlar dahil herkesin sağlam eleştirdiği Hakan Köseoğlu 30 sayı (5/7 üçlük), 4 r, 8 a ile oynayıp ve sadece 2 top kaybı yapıp sağlam bir cevap göndermiş haberimiz ola. :) Benton'ın 23 sayı, 11 ribaundluk performansı da etkileyici. Evsahibinde Serkan öne çıkmış 23 sayıyla. Geri kalan sayılar dağılmış takıma.

Haftanın sürpriz çıkar mı diye beklenen maçında Beşiktaş Cola Turka o ihtimallerin hepsini paket yapıp gerisin geri göndermiş. Mersin BŞB'yi maçın başlama düdüğüyle başlayıp 40 dakika boyunca dövmüşler, 93-72'lik skorla galibiyeti koparmışlar. Baxter 1/7 üçlük atsa da 20 sayıyla oynamış ama asıl katkı Chatman ve Cevher'den gelmiş. Özellikle Chatman'ın 22 sayı, 9 r, 6 a istatistiklerinin triple-double kapısını tırmaladığını gözden kaçırmayalım. Maçın en skoreri ise Cevher Özer olmuş. 26 sayı, 8 r, 3 a'lik performansı ile son haftalardaki düşük vitesini yukarılara taşımış. Asıl ilginci ise bu 26 sayının 19'unu son çeyrekte atmış olması. Hahaha Kimani Ffriend de 5/14 ile faul atmış yine. Bu adam öldürecek beni ya.

Ligin dibini ilgilendiren maçta, Daçka Erdemir'i 70-65 geçip kritik bir galibiyete imza atmış. Erdemir maçın ilk yarısını 38-41 önde kapatmış, hatta son dakikalara 60-62 önde girmiş ama maçın sonunu Daçka daha iyi oynamış. James Thomas'ın 18 sayı, 17 ribaundluk performansı yeterli olmamış. Zaten asıl kritik adamlar Funk ve Barbour epey etkisiz kalmışlar maçta. Yenilgi normal yani. Geçen haftanın çılgın performanslarından birine imza atan Hakan Demirel 10 sayı, 4 r, 5 a ile yine fena oynamamış. İlk yarıdaki maçı Erdemir'in almış olması da bu galibiyeti Daçka adına daha anlamlı kılıyor. Onlarda da Soner ve Hammonds iyi oynamış.

Lider Bursa'da Renault'yu fena çarpmış. 55-91'lik galibiyetle üstüste 16. galibiyetlerini almışlar. Yeni transfer Kerem Tunçeri oynamamış, bu maçtaki 6. yabancı piyangosu ise Shumpert'a çıkmış. Efes'te süre alan 10 oyuncu da skor üretmiş, en yükseği 13 sayıyla Kakiouzis, en düşüğü ise 4 sayıyla Vujanic. Renault bol bol pota dövmüş. İstatistiklere bakıyorum da fena baya. Böylece ligdeki iki maçta toplam 74 sayı fark atmış oldu Efes Renault'ya. Geçen yılki kupa yarı finalinin acısını mı çıkarttılar acaba? :)

Cumartesi programının son maçı ise F.Bahçe Ülker ile Kepez Belediye arasındaydı. Daha iki gün önce CSKA ile epey yüksek efor isteyen bir mücadeleden çıkmış olan sarı lacivertliler ilk yarısını 46-42 önde kapadıkları maçı ikinci yarıdaki üçlüklerle kopardı (97-77). Yani ben öyle gördüm, ilk yarısını izleyemedim maçın ama ikinci yarı yağmur olup yağdılar dışarıdan. Maç sonunda takım olarak toplam üçlük yüzdeleri 15/28 idi. Kepez'in üçlük yüzdesi de gayet iyiydi aslında 10/20 ile. 5/5 üçlükle oynayıp 22 sayı üreten Giricek CSKA maçından sonra bu maçta da takımının en skoreri oldu. Semih 16, Green de 13 sayıyla katkı vermişler skora. Kepez'de ise 25 s, 8 r, 5 a üreten Fitch hem takımın hem sahanın en skoreri oldu. Traylor'ın 13 s, 12 r, 4 a, Saunders'ın ise 15 s, 12 r istatistikleri sadece bir teselli olarak kaldı. A bu arada, maçtan asıl bomba istatistiği vermeyi unuttum. F.Bahçe Ülker 40 dakikada takım olarak sadece 27 ribaund çekebilirken, Kepez Belediye cephesinde bu rakam 40 idi. Hem de 20 tanesi hücum ribaundu olarak.

10 Yorum Yapılmış:

mususi dedi ki...

35 sayı farkla biten maç için bunu yazmak istemezdim ama bu Fatih Söylemezoğlu nun Reno ile kesin bir hesabı var, Efesi sabaha kadar yenemezdik ama bıraksın artık düdüğünü...Günün diğer maçından daha doğrusu ibrahimden notlar; Maçın en skoreri, en fazla sahada kalan,en fazla şut kullanan, seyirciden en fazla laf yiyen, seyirciye karşılık veren, her yanlışta takım arkadaşına laf söyleyen, formasında itü yazmayan tek itü lü oyuncu olan, hakemi 'sen benimle böyle konuşamazsın' diye elini kolunu salayarak tehdit eden, benchte elindeki su şişesini fırlatıp oyunun 5 dk. durmasını sağlayan efsane kişilik, 2. Lige renk getirdin..

Adsız dedi ki...

ibrahim kutluayın her zmankı 2.lıg maceralarını yazmıs mususı..hatırlarsanız bır usak beledıye macı wardır efsane olan..son 1 dakıkada gelen 3 uclukle kazanılmıs mac..aynılarını ozmanda yapmıstır..denızlıden kalkıp maca gıttık ve o efendı denılen beyfendı denılen ıbrahım kutluayın nekadar ıyı!! karakterlı oldugunu ozmanda gormustum..sımdı bu yazılanlara hıc sasırmıyorum..

sısırıyor basın sadece..bızde kapsak sole 3-5 tane adam gazatelerden heralde bır dedıgımız ıkı olmaz su hayatta..boyle cıkacaksa ıtu 1.lıge hıc gelmesın..geldıgı gıbı gıder yoksa..o cocuklugumuzn efsane ıtu sunu hatırlayalım bız..yazık walla..

MixBasket dedi ki...

Evet ben de maçtaydım. İbrahim'e pek olumsuz bakmıyorum. Seyirci ona bu lafları ediyorsa, onun da bunları yapmaya hakkı var o zaman. Ayrıca Harun Erdenay 3/8 serbest atış atarak hayretler içinde bıraktı beni...

dejavu dedi ki...

Atkins oynarsa kazanırız.Oynarsadan kastım 20 dakika civarı süre alması..

Demişim diğer başlıkta,21 dakika 9 sayı 6 ribaund 4 asist..=)

Graves tamam da Cemal gerçekten çok iyi oynadı..Boş smaç dahil..=)

İlk beşten üç oyuncumuz yokken 17 top kaybı yaptığımız maçı deplasmanda kazanıyorsak Altar Tunçkol bu gece sabaha kadar düşünsün ben nerde yanlış yaptım diye..

Serdar dedi ki...

Hakan Köseoğlu, bugün 30 sayı 4 rib 8 asistle oynadı, lakin son 1:09, leon williams smaca giderken blok yedi, fauldü veya deildi, pozisyona hakemlerden sonra en yakın olan bizler bile kararsız kaldık, taraflı bir yönetim yoktu, bakın sonra ne oldu bu sırada fark 4 sayı(81-77), pozisyonun hemen sonrasında hızlı hücumu kesmek için faul yaptı(4ncü faul), hakemin suratına 5 cm mesafede önceki pozisyon için çok kızgn bir ifadeyle hakemle tartştı, hakem sustu, faul sonrasında tt kenardan oyuna başlamadan önce, tekrar hakemin yanına gtti aynı tutumla, ve teknik faul yedi(5nci faul), ve bu sırada o kdr sıcaktıki yanıodu adete mesafe tanımadan 3leri sallıodu, peki ne oldu tüm maçı sürükle 1:09 kala yalnzca 4 sayı gerideyken tüm maçı geriden götrdüün ve rüzgarıda arkana alıp iyi savunma yapıp, kafa kafaya getirdikten sonra bu nasıl açıklanabilir, bu kdr senedir top koşturan tecrübede, sahada takımının lideri olan bi oyuncudan bahsedioruz.

Ben Hakan Köseoğlu'na ve oyununa karşı olumlu/oLumsuz bi tavra sahip değilim ama eleştirilen yönleride, hakkındaki methiyeleride iyi değerlendirmek, fırsat varsa izlemek ondan sora fikir sahibi olmaktan yanayım.


Not1:".. Telekom Karşıyaka'yı son dakikalara kadar çekişme içinde geçen maçta..." Ksk'nın maçın başında bulduğu sayılar dışında hiç öne geçemediğini ve farkın maçın bi çok bölümünde 8-14 arası gidip geldiğini ve son beş dakika iyi savunma yapan Ksk karşısında(-ki yalnızca bu dönemde savunma yaptılar, hücumda çok az daha becerikli olsalardı bu beş dk bile yeticekti) bocalayan Telekom hücumlarda da boş dönünce fark erimeye başladı.

MixBasket dedi ki...

http://mixbasket.blogspot.com/2009/02/17hafta-cumartesi-maclar.html

Ben de şöyle bir post geçtim MixBasket'e... :)

saLsa dedi ki...

@ Serdar

Çok teşekkürler detaylar için.. Harika bilgiler bunlar..

Kapali Ust dedi ki...

Gerald Fitch 1. Maç 29, 2. Maç 25, beğenerek izliyoruz

Ömer dedi ki...

Kimani...Kritik Efes macinin son dakikalarinda 2/2 atmisti 2-3 sezon evvel. Hayatinin serbest atis konusundaki nirvanasiydi herhalde haha.

cannksk dedi ki...

i love yuuu serdaaaarr :D:D