27 Ocak 2009 Salı

Salı Gündemi

İşten çıktım, eve geldim, TV'yi açtım. G.Saray Cafe Crown ilk yarıyı 55-50 önde kapamıştı. Küçük bir oha çektim içimden zira Koray hoca ile birlikte değişen G.Saray Cafe Crown'un bir numaralı önceliği savunma idi. Gerçi bu maçtaki rotasyonsuzluğun gölgesinde bir hoca istediklerini ne kadar uygulayabilir o da muamma. Yine de bunların hiçbiri üçüncü çeyrekte yenen 20-0'lık seriye bahane olamaz diye düşünüyorum. 60-52 öndeyken 60-72 geriye düştü sarı kırmızılı takım bir anda. Murat Özyer zamanında epeyce bir eleştiriliyordu neden mola alıp da 7-0'lık 8-0'lık serileri seyrediyor diye, buyrun size Koray hoca. O da bir müdahalede bulunamadı. Her ne kadar Çetin Yılmaz sahadaki G.Saray Cafe Crown'un o dakikadan sonra bile maçı kazanabileceğini düşünüp haydi savunma, haydi hücum sesleriyle kulağımızı tırmalasa da maç üçüncü periyotta gitmişti artık. Maçın sonunda skorbordda 91-104'lük bir Bologna galibiyeti yazarken Hüseyin & Graves ikilisinin toplam 52 sayısı ve Marques Green'den de kısa boylu Earl Boykins'in 14 sayı - 7 ribaund - 8 asistlik triple-double kıyılarında gezen performansı akıllarda kaldı. Bir de uzun süre sonra emektar Chiacig'i görmek çok keyifliydi kendi adıma.

Telekom maçına pek bakamadım. Aynı saatte başlayan F.Bahçe bayanlarının maçı hem Katie Smith hem de Haydar Kemal Ateş faktörleri nedeniyle çok daha davetkardı. Bir ara geçtim Telekom maçına, ilk periyottan 26-11 gibi bir skoru elde etmişlerdi, bir daha da bakmadım. Gerçi fark sonra biraz erimiş hatta 2 dakika kala 3'e kadar da inmiş ama maçı 89-82 almayı başarmış lobici Telekom. :) F.Bahçe bayanlarının çeyrek finale kapı açacak turdaki ilk maçında ise uzatmalı da olsa sevindirici bir skor çıktı ortaya. Normal sürenin son 40 saniyesine 3 sayı önde girdiler ama Birsel 2 faulü de kaçırıp bir de üstüne üçlük yenince maç uzayıverdi. Uzatmalarda 80-83 gerideyken sahneye çıkan kaptan Nalan peşpeşe öyle kritik 4 sayı buldu ki, skorda 84-83'lük üstünlük ele geçirildi. Sonra da maç geldi zaten 87-83 ile. Esmeral'in burnunun kırılması herkesi üzdü mutlaka ama Katie Smith gibi insanüstü bir yaratığı seyretmek de bir o kadar mutluluk vericiydi. Ablamız 7/9 ikilik, 1/2 üçlük ve 11/12 faul isabetiyle 28 sayı üretirken, o tatlı şut stiliyle de kendisine hayran bıraktı. Maç sonunda taraftarlarla söylenen Sarı, Lacivert, Şampiyon, Fener tezahüratında Lacivert kelimesini sökmeye çalışması da kameralara yansıyan bir başka hoşluktu. Maç içinde F.Bahçe'li bayanların 40 faul atışında (ki zaten neredeyse üçte birini Smith kullandı ve sadece bir tane kaçırdı) sadece 26 isabet bulabilmesi, üçlük isabetlerde takım olarak toplam 3/9'da kalınması ve buna karşılık rakibin sadece faullerde 13/13, üçlüklerde ise 10/23 ile oynaması maç içinde dengeyi sağlayan istatistiklerdi.

2 Yorum Yapılmış:

MixBasket dedi ki...

Earl coşmuş hakkaten.

dejavu dedi ki...

Mola aldı Koray Hoca serinin arasında ama moladan sonra aynı beşle devam etmek durumundayız,e alınan mola da birşey ifade etmiyor o arada.Cemal de hemen beşledi zaten,total 6 kişi ile oynadık.

Bologna da 8 kişilik bir rotasyonla oynadı ama guardları vardı ve triple double yapıyordu nerdeyse.Pota altında da bize ters gelen,hoplayan zıplayan siyah bir uzunları vardı.Sonuç normal tabii,ilk devreyi önde kapatmamız şaşırtıcıydı.Cüneyt+Milo olsa çok rahat yenebileceğimiz bir takımdı ama bunu rahat söyleyebilirim.