25 Ocak 2009 Pazar

Yağmur - Kaçmak - Dolu - Tutulmak

F.Bahçe bayan basketbol takımındaki gelişmeler malumunuz. Bir değişiklik oldu teknik kadroda. Eski koç Zafer Kalaycıoğlu aktif görevden alınıp pasifize edilirken, onun yerine sezona TBL takımlarından Casa TED Kolejliler'de başlayan ama tek galibiyet alamayan ve kovulan Haydar Kemal Ateş getirildi. Bu değişimin temelinde yatan ya da yattığına dair basından okuduğumuz gelişmeler hakkında direkt bir bilgim yok. Duyduklarımız Cem Akdağ'dan boşalan koltuk için ezeli rakibinden teklif alan Zafer Kalaycıoğlu'nun G.Saray ile bir transfer görüşmesi yapması, bunun yönetimin kulağına gitmesi, yönetimin antrenörün maaşını yatırmaması ve Zafer Kalaycıoğlu'nun kulübe çektiği ihtar. Yara çok fazla deşilmeden yönetim kesti parmağı şeriat tadında. Zafer Kalaycıoğlu'nu görevden aldı ama kulüple ilişkisini kesmedi. Bir nevi gideceksen de bonservissiz gidemezsin ihtarı yani.

Zafer Kalaycıoğlu şahsen antrenörlüğünü pek de beğenmediğim bir koçtur. Yanlış anlaşılmasın ama yıllardır ligin çok çok üstünde kadrolar kuran bir F.Bahçe bayan basketbol takımını ligde sürekli şampiyon yaparak yönetimin ağzına bir parmak bal çalması beni bir türlü tatmin edememiştir. Avrupa'da daha iyi başarılar elde edilebilirdi gibi sanki. Hatta bazı lig maçlarında onca büyük kadro farkına rağmen takımı yıldız oyuncuların bireyse performansının kurtarması, hatta bazen kurtaramaması, geçen sezon Cem Akdağ'ın 5 kişilik rotasyonla finalde şampiyonluğu F.Bahçe'den çalmaya ramak kalması falan da bu düşüncemin kendi adıma destekleyicileridir. Hani bir de kahve ağzıyla söyleyecek olursak; 'O takımları ben bile şampiyon yapardım' ibaresi de cuk oturabilir yazının bu kısmına. Zaten bu ve benzeri fikirlerimi geçen sene final serisi esnasında da yazmıştım.

Yalan konuşmayacağım o yüzden, Zafer Kalaycıoğlu ile ilgili basında çıkan haberleri ve görevden alınacağı ihtimalini hafif bir sevinçle okudum. Ancak sanırım Allah'ın sopası yok özdeyişini deneyimleme zamanım gelmiş olacak ki, dün aldığım haber sevincimi kursağıma taktı bıraktı. Resmi siteden yapılan açıklama üzerinden gideceğim. Basketbolda yeni yapılanma başlığıyla verilen haberde 'Son 10 yılda zaferlere imza atan bayan basketbol takımımızın daha büyük hedeflere koşması ve başarılarının sürekliliği için bu şekilde bir yeni düzenlemenin gerekliliği ortaya çıkmıştır' demiş Fenerbahçe resmi sitesi. Ve aynı haberin içinde takımın başına Haydar Kemal Ateş'in getirildiği yazıyor. Yeni bir yapılanma ve Haydar Kemal Ateş isimleri ne kadar uğraşırsam uğraşayım pek match etmiyor birbiriyle. Umudum bu birlikteliğin sezon sonuna kadar sürecek geçici bir birliktelik olması yönünde. Ancak olası bir şampiyonlukta Haydar Kemal Ateş'in gelecek seneki koltuğunu sağlama alacak olması da, sayın Aziz Yıldırım'ın Mustafa Denizli - Daum - Zico dönemlerinden akılda kaldığı kadarıyla fazlasıyla yüksek bir ihtimal.

Hayır mı şer mi bilmem ama hoşuma gitmedi bu tercih. Katie Smith için Caferağa'ya koşmaya hazırlanan ben aynı karede koçluğundan ziyade sevecenliği, hoş muhabbeti, stand-up tadındaki maç önü ve sonu konuşmalarıyla ünlü Haydar Kemal Ateş'i de görecek olmaktan yana hafif bir mutsuzluk içindeyim gibi. Olaylardan kendine pay çıkarmaya çalışan sorunlu insan modeline gireceğim belki ama benim de suçum var bu işte. Cuma akşamı rakının yanında 2 porsiyon da haydari götürmesem, cumartesi günü böyle bir haberle karşılaşmayacaktık belki. Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk en kallavisinden.

7 Yorum Yapılmış:

Okan dedi ki...

KAtie Smith'i alıp Haydar Kemal Ateş'i koç olarak getirmek...tarihe düşülen not

vselcuk dedi ki...

Dün internette Haydar Kemal Ateş Fenerbahce de yazısını görünce bunun ancak kötü bir 1 Nisan şakası olabileceğini düşündüm ama daha Ocak ayındaydık!! ve Fenerbahcenin resmi sitesinden saçma sapan açıklamaları okuyunca gece gerçekten tadım kaçtı. Zafer Kalaycıoğlu ile çalışmak istemeyebilirsin, kişisel veya takımiçi problemler olabilir, kimse buna itiraz edemez
(zamanında Aydın Ors ile de calışmak istememiştin) ama bu kulupte basketbolu takip eden bilen kimse yokmu yahu? Bu adamın kariyerinin başarısızlıklarla dolu olduğunu basketbolseverler tarafından bile biliniyor. Ahbap çavuş ilişkileri ile, sezonun hemen başında Hasan Özmeriç in görevden alınması, TED in başına gelmesi gibi hiç şık olmayan hareketleri ve sonra takımın yaşadığı hüsran unutulmadı. Bu adamın nasıl bir lobisi varmış diye düşünmeden edemiyorum. Yarın öbür gün Tanjeviç milli takımı bırakırsa onun yerine de gelirse artık hiç şaşırmam vallahi.
Bayanların olaya daha duygusal yaklaşacağını ve takımın bundan olumsuz etkileneceğini düşünüyorum umarım yanılırım

Adsız dedi ki...

fb de cem akdağı alsın da olsun tam olsun o zmn :)

baseli dedi ki...

Fenerbahce adına uzucu bir durum.
Geçmisinde başarısı olmayan bir koçu -yaşam koçu- büyük hedefleri olan bir takımın başına getirmenin tek açıklaması olabilir. lobi...
Gerçi fenerbahçe gibi bir takımın başına sokaktan geçen potaya 2-3 şut atmış birini de getirseniz sonuç aynı olurdu :) Haydar hocanın bu seneki en büyük marifeti Kolejin kimyasını 7 haftada bozması oldu.

Adsız dedi ki...

Bir Galatasaraylı olarak çok sevindim :)
Bu sene şampiyonuz :P

Adsız dedi ki...

Belki bu haber işinize yarayabilir konu ile ilgili...

http://www.medyaspor.com/v02/News.aspx?id=18086

serpil dedi ki...

zafer hocaya emeklerinden dolayı teşekkür ederiz.. genç oyunculara şans vermesinden dolayı da. bakalım yeni hocamız ne yapacak? gerçi kısa vadede bişeyler beklemek haksızlık olur..