9 Şubat 2009 Pazartesi

Dedehayır'ı Sevmek

Dünkü Basketbol Panorama programının analizini yapamadık işten güçten. Mersin BŞB - F.Bahçe Ülker maçından önce Zafer Kalaycıoğlu & Murat Özyer ikilisinin konuk olduğunu belirten reklam dönünce pek bir keyiflenmiştim. Ama program başladığında Kalaycıoğlu'nun yerine Hakan Demir'in orada oturduğunu görmek biraz dudak büktürdü ne yalan söyleyeyim. Ama o da ne? Ahmet Kurt bu hafta da konuktu. Oh oh, şimdi Murat Özyer'i bir güzel köşeye sıkıştırıp konuşturur dedim. Sağlam bir soruyla başladı zaten Ahmet Kurt ama Özyer o klasik mizacıyla cümleleri yuvarlayıp kimseyi kırmadan genel bir cevap verdi. Ancak vakit ilerledikçe, özellikle Ahmet Kurt ve Nur Germen, Ahmet Dedehayır hakkındaki düşncelerini çatır çatır ortaya döktükçe Murat Özyer de açıldı. Öğrendik ki Özyer halen G.Saray Cafe Crown takımının sözleşmeli antrenörüymüş. Ve saygısından dolayı şu ana kadar bu konuyu mahkemeye götürmemiş. İki tarafın da onay vereceği bir uzlaşma bekliyor hala. Sonra o da konuştu Dedehayır hakkında. Güzel de konuştu zaten. 'Ahmet bey basketbolla 1,5 - 2 sene önce tanıştı ve kendisinin bir borsacı olmasından kaynaklanan çabuk karar verme özelliği, pek de bilgisinin olmadığı bu branşta yanlış kararlar almasına yol açtı. Etrafından gelen direktifleri içinde biriktirip kendince bir doğru aramaya başladı' şeklindeki cümlesi hem onun beyefendiliğini hem de Ahmet Dedehayır'dan ne kadar omuz silktiğini fazlasıyla anlatıyordu. Bir ara öyle bir 1-2 dakika yaşandı ki programda, herkes sağlam bir şekilde giydirdi Dedehayır'a. Dedim höh be abicim, helal olsun. Nur Germen açık açık söyledi 'Başta bu adam oldukça, isterse 15 yıl geçsin, bu takımdan hiçbir şey olmaz' diye. Sonunda Nejat abi ve Nur Germen de açıldılar. Ama bunları sağlayan hep Ahmet Kurt. Programı öyle bir genişletiyor ki, aman diyeyim yani. Zaten mail de attım programa, Ahmet Kurt daimi konuk olsun diye. Ama eklemeyi de unutmadım 'Tabii Ahmet abi kabul ederse. Belki rakı & balık ikilisi daha cazip gelir hepimize geldiği gibi' :)

Sevilmiyor Ahmet Dedehayır, ne taraftarı, ne antrenörü ne de herhangi bir basketbol yazarı tarafından. Sevilmesine de imkan yok zaten. Ama iyi bir haber var. Kendisi sanal ortamdan (GSBasket) bir mesaj yollamış taraftara. Bu sezonun sonunda bırakıyormuş. Metnin tamamını yorum kısmına ekliyorum. Oradan bakabilirsiniz. İyi haber tez yayılmazmış ama biz yaymaya çalışalım bakalım. ;)

Programdan akılda kalan keyifli bir nokta da, Ahmet Kurt'un 'M.A. Selçuk - G.Saray Cafe Crown maçını kim kazanır?' sorusuna, Murat Özyer'in verdiği 'Ben hala takımın sözleşmeli koçuyum, cevap vermem etik olmaz' cevabıydı. Süperdi valla.

Aa bir de asıl bombayı unuttum, bizim de burada tartıştığımız 'Kim Düşer?' sorusunu da tartıştılar programda. Kolej'in gideceğinde herkes hemfikir oldu da ikinci takıma karar veremediler bir türlü. Murat Özyer açıldı ya bir kere, tam o sırada patlatıverdi bombayı: 'Belki 2 takım birleşir, sadece 1 takım düşer'.

Kolej & Telekom birleşmesini benden sonra o da işaret etti yani.

7 Yorum Yapılmış:

saLsa dedi ki...

Sevgili Galatasaraylılar,

Yaklaşık iki sezondur yürütmekte olduğum Basketbol Şube Sorumluluğu görevimde her yönetici gibi hatalarım ve doğrularım olmuştur. Görüyorum ki Galatasaray geleneğinde var olan kıymet bilmezlik ve kişilik haklarına zarar verecek ölçüde eleştiriler maalesef bu seçkin sitede de oldukça rağbet görmektedir. Önceleri bu tarz yazı ve yorumları okumak beni çok üzüyordu ancak açık söylemek gerekirse spor basınındaki birkaç yorumcu tarafından sürekli eleştirilmek artık sadece beni motive ediyor. Sizden ricam beni söylentiler yada iftiralarla değil icraatlarımla değerlendirmeniz ve yaptığım yanlışlarda bana makul eleştirilerle yön vermeniz. Şunu herkes çok iyi bilsin ki sezonun yarısından sonra istifa etmek gibi bir niyetim söz konusu dahi değildir. Camiamıza ve Başkanımıza verdiğim sözleri yerine getirip iç huzuru ile bu sezonun sonunda Basketbol Şubesindeki görevimi devretmeyi planlıyorum.

Kabaca son iki sezonun özetini yaparsak görevime başladığım gün ikinci ligden birinci lige yeni yükselmiş bir Bayan Takımı ve bir önceki sezon sekizinci olarak zar zor play off lara katılabilmiş bir Erkek Takımı… Bayan kısmında aylardır maaşlarını alamayan oyuncular, idareciler, parasızlık dolayısıyla deplasmana gitmekte zorlanan ve yeni çıktığı ligden düşmemeyi hedefleyen bir kadro… Aynı Bayan Takımı benim yönetimimde ki ilk sezonunda (göreve geldiğimde sezonun başlamasına bir hafta kaldığından dolayı gerek antrenör gerek oyuncu transferi konusunda elim kolum bağlıydı sadece ara transfer hakkımız vardı ve bunu da maksimum şekilde değerlendirdiğimizi düşünüyorum) play off larda yarı final oynamış ve sezon şampiyonu Fenerbahçe’ye elenmiştir. Erkek Takımımızda yine play off yarı finalinde sezon şampiyonu Fenerbahçe’ye yenilerek elenmiştir. Geçen sezon ise hepinizin malumu erkek takımımız ULEB kupasında Final Four’a kalma başarısı göstermiş, Bayan Takımımız ise Fibaeurocup’ta üçüncü olmuştur. Talihsiz sakatlıklar sonucu dar bir kadro ile mücadele etmek zorunda kalmasına rağmen TBBL’de play off final serisinin son maçında yenilerek şampiyonluğu kaçırmışlardır. Bu sezon başında ise Cumhurbaşkanlığı Kupasını Fenerbahçe’yi yenerek kazanmışlardır.

Beni yakından tanıyanlar son derece hırslı ve mücadeleci bir kişiliğim olduğunu çok iyi bilirler. Ne kadar iyi bir Galatasaray’lı olduğumu da… Kendimi başarılı sayabilmem için başında bulunduğum basketbol takımlarının Türkiye veya Avrupa Şampiyonu olması şarttır. Ancak şunu itiraf etmem gerekir ki senelerdir unutulmuş olan ve kulübün içinde bulunduğu maddi sıkıntılardan dolayı adeta üvey evlat durumun da olan Galatasaray Basketbolunu tekrar canlandırmak ve ateşlemeyi başarmak kimsenin kolayca yapabileceği bir iş değildir. Tüm bunları yapmak için gerek özel gerekse profesyonel hayatımdan çok ciddi zaman çalmak durumunda kaldığımı belirtmeme gerek yok sanırım. Kimseden hele ki Galatasaray’ın eski yenilmez armada günlerindeki duruma gelmesinden korkan Galatasaray düşmanlarından takdir beklemedim, kimseye şirin gözükmek için özel bir çaba sarf etmedim, görev yaptığım süre içinde sadece ve sadece Galatasaray’ın menfaatleri ve başarısı için çalıştım. Başarılı olup olmadığımı Galatasaray tarihi yargılayacaktır.

Sizden son ricam bu sezon sonuna kadar bana değil, Galatasaray Basketbol Takımlarına destek olmak için tüm maçlarda Ayhan Şahenk Spor Salonunu doldurmanız

Tüm Galatasaraylıları ve Basketbol severleri sevgiyle selamlıyorum.

Ahmet DEDEHAYIR
Basketbol Şubesinden Sorumlu
Galatasaray Kulübü
Yönetim Kurulu Üyesi

X dedi ki...

Salsa kendi haberlerin başka yerlerde kullanılırken kaynak belirtin derken bu şekilde bir yazıyı yapmak nasıl bir duruş. Daha önce de kaynak belirtmemiştin bir iki durumda hatırladığım şu an.

saLsa dedi ki...

@ x

Benim kaynak gösterin dediğim olay neydi? Spor Servisi programında bloglardan alıntı yapılarak resimler yazılar gösterildi, ve her blogun adı söylenmesine rağmen bu blogunki söylenmedi. Ben de buna tepki gösterdim. Buradan yazdım.

Bunun her türlü şeye malzeme edilmesini de anlamıyorum. GSBasket'i buraya başlı başına post dahi yaptım ben, GSBasket ismini kullanmaktan mı gocunacağım, kaldı ki bana bu yazıyı arkadaşım Çağlar yolladı. Kendisi sağlam G.Saray'lıdır. Kalkıp da araştırma gereği de duymayabilirdim ama araştırdım yine de. Kaldı ki hepsini geçtim, yazı heryerde dolanıyor yani. İlla GSBasket'ten alma durumum yok.

Ama GSBasket'i ekledim posta. Yine de bunun 'Bu nasıl duruştur' denecek bir şeyi yoktur. He varsa da senin takdirindir. Kolay gele.

Adsız dedi ki...

Salsa zaten GSBasket diye yazmış oraya. Bir de cevap vermiş helal olsun, açıklama gereği bile duymana gerek yoktu. X'e bu kadar değer vermene gerek yok :)

saLsa dedi ki...

GSBasket'i sonradan ekledim adsız. Arkadaşın mesajından sonra. Yalnız bu bir bildiri ve o siteye münhasır bir şey değil diye ve ben bunu arkadaşımdan aldığım için bir kaynak göstermediydim. NTVSpor'a baktım da şimdi o da göstermemiş, taraftar sitesi diye geçiştirmişler.

Bu sitede her fikre önem ve değer verilir adsız. Zaten farkımız da burada değil mi? Burası bir aile. Herkesin de söz hakkı ve eleştiri hakkı var.;)

Erinc Atilla dedi ki...

bir de evlilik oncesi bekarliga veda partisinde basilma olayi vardi ahmet dedehayir'in bildigim kadari ile, ama basketbol sube baskani kimliginden cok, magazinsel kimligi ile ortusmekte bu durum...kaldi ki medya nasil bunu bugune kadar kullanmadi, ilginc dogrusu...sever medya bu tur seyleri...

dejavu dedi ki...

Herkes gider Ahmet kalır..