27 Şubat 2009 Cuma

Dodo ile Dobra Dobra

Kupa maçları için İzmir'e ayak bastığımız günün sabahında Doğan Hakyemez'i kapıp götürdük kahvaltıya. Sağolsun o da epey dobra bir üslupla anlatmak istediklerini anlattı bizlere. Vaktin nasıl geçtiğini anlayamadık ama maçı alsalardı daha da güzel olacaktı. Zira akşam programını iptal ettik İzmir maceraları kısa sürünce. :) Takımla ilgili konuşalım dedik ve konuyu hemen Orhun Ene'ye getirdik. Dodo dertli Orhun konusunda, biraz da sinirli.

'Bizim Orhun & Altar'ı beraber almamızın nedeni şuydu; Orhun burada büyük işler başaracak ve büyük takımlar dikkatini çekecek. Onlardan biriyle sözleşme imzaladığında da bizim tarafımızdaki sistemi Altar devam ettirecek. Söze kimsenin bilmediği bir detayla gireyim. Orhun Ene, daha geçen yılın başında biz kupada tur atlayamayınca istifa etmişti ilk olarak. Ama hem Altar hem de ben, daha takımın yeni kurulmuş bir takım olduğunu ve kupada tur atlayamamanın hiç de önemli olmadığını ona söyleyerek, üstüne bir de o zamanki uzunumuzu gönderip Douthit'i alarak onu bu kararından vazgeçirdik. Zaten bu hamle de cuk oturdu ve güzel bir sezon geçirdik. Bu yıl transfer dönemine geldik, takım yapılacak. Orhun'a dedik kimleri istiyorsun diye. Bernard King'i istediğini söyledi. 40.000$ bonservis, 25.000$ da aylıkla isteğini karşıladık. Sonra Ümit Türkoğlu dedi, aldık. Ben takımda kalmasını istemediğim halde, sırf o istiyor diye -maaşını da arttırarak- Nedim Yücel'i kadroda tuttuk. Son olarak da Marsh ve Lucas'a geldi sıra. Marsh bizden 175, Lucas da 100 alıyorlardı. Bu sezon takımda kalmak için biri 400 istedi, diğeri de 250. Marsh için primler dahil 330'a kadar çıktık ama yok adam kabul etmiyor. Orhun da illa kalsın diye tutturuyor. Dedim bak Orhun, kulüpte para yok. Adam dinlemedi bile beni. Neyse bu bana küstü, Milli Takım kampına gitti. Oradan konuşuyoruz telefondan, dedim Orhun 240 bin doların var, bir tane 4 numara bul. Hayır bulmuyorum, siz bulun diye cevap veriyor bana. Neyse o uzatmaya devam etti, gittik Melvin'i bulduk. Aradım Orhun'u dedim böyle bir oyuncu bulduk, onaylıyor musun? O da onaylıyorum abi dedi ve aldık. Melvin iyi de bir oyuncuydu ama koçun sana moral vermezse, koçun sana destek olmazsa sen oynar mısın? Adam da oynamadı işte. Yoksa bize kupada ve Avrupa'da tur atlatan oydu. Şimdi Orhun'un istifa mektubuna bakıyorsun, transfer döneminde istediklerim yapılmadı diye ayrıldım yazıyor. Hangi istediğin yapılmamış? Bir tek Marsh ve Lucas'ı tutamamışız elde, o da istedikleri uçuk rakamlardan dolayı. Haydi madem biz senin istediklerini yapamadık, bırak ne alıyorsun bu takımı? Madem yarı yolda bırakacaksın, bırak Altar alsın takımı en başta. Bıraktığı maça da bak, Beşiktaş'a karşı ilk yarı 19 sayı öndeyiz, maç bitiyor 19 sayı gerideyiz. Var mı böyle bir şey? Maç bitiminde takımın herşeyini teslim ettiğin Bernard King ile küfürleşiyorsun, 'Fuck'lar havada uçuşuyor, kavga ediyorsun. Yine de istifa ettiğini öğrendiğimizde Altar ve ben günlerce ikna etmek için kendimizi paralıyoruz. Şimdi kendisi çıkmış diyor ki bana kalmam için ısrar etmediler. Yahu daha nasıl ısrar edilebilir? Yani bu kadar nankörlük görmedim ben. Sonra asıl bomba, öğrendik ki geçen haftalarda Antalya'ya gelmiş Orhun. Bir tek bizi aramamış ama bütün takımdaki oyuncularla yemek yemiş. Şimdi ben bu hareketi unutmam, elbet bir yerde karşılaşırız kendisiyle. He Orhun'un kulübün parasal anlamda sıkıştığımız anlarda bizim de yaptığımız gibi kendi cebinden oyunculara para verdiği ve büyük fedakarlıklar yaptığı da doğrudur ama overall tablo budur işte. Zaten o verdiği paraları da aldı, kimsenin parası kalmaz burada'.

Ateşi yüksek bir Orhun cevabı zaten muhabbetin büyük bir kısmını kapladı ama oradan bağlayarak konuyu menajerlere getirdik. Son Nedim Yücel mevzusundan dolayı o konuda da epey dertli Dodo. Menajer Engin Bayav'ın ısrarla Nedim'i Mersin'e götürmeye çalıştığını söylüyor. Ve ekliyor: 'Yahu bu adam benim sözleşmeli oyuncum, nereye götürüyorsun? Allem etti kallem etti, götürdü adamı. Menajerler takımları hiç ama hiç düşünmüyorlar. Tamamen kendi komisyonlarının derdindeler. Bir oyuncuyu aynı sezonda 2 ayrı takıma vermek onlar için bulunmaz nimet. 2 kere komisyon alıyorlar çünkü. Bence bu huylarından vageçmeliler. Menajer dediğin takım ve oyuncu arasında köprü olmalıdır. Oyuncuyu savunduğu kadar, takımı da savunmalıdır. Ama nerdee'.

Yanımızda Karşıyaka'lı 2 arkadaş olmasından mütevellit konu dolaylı yoldan da olsa Karşıyaka'ya geliyor. Dodo 'Her takımda çalışırım, yeter ki uygun ortam, uygun yatırım sağlansın. Hatta abartmayayım ama Pınar Karşıyaka'yı 2,5-3 M $'lık bir bütçe ve o muhteşem taraftarıyla Avrupa Şampiyonu bile yaparım' diyerek gönülleri fethediyor. Neden olmasın valla diyoruz, konuşuyoruz, konuşuyoruz, oradan buradan konuşuyoruz, derken saatlerimize bakıyoruz, oo birazdan Erdemir - Aliağa maçı başlayacak, haydi hafiften hareketlenelim de 10 saatlik maç keyfinin ateşini yakalım diyoruz. Ve ayrılıyoruz. Sizle de bu kadarını paylaşabiliyoruz sohbetimizin. Teşekkürler Dodo. Fotoda da sol tarafta cannksk ve hasanerdem var, bu blogdan da tanıyorsunuz kendilerini. Bir teşekkür de onlara gitsin bu vesileyle, İzmir'deki efsane misafirperverlikleri için.

6 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

orhun cevap hakkini kullanmali. dodo ipi ile kuyuya inmem ben.

saLsa dedi ki...

Kesinlikle öyle, konuşmak isterse Orhun ile de görüşmek isterim. Daha hoş ve daha adil olur zaten. Sonuçta o da bu işin bir tarafı. Cümleler tamamen Dodo'ya ait, kendi yorumum yok, zira bilgim de yok. Orhun Ene'ye de kapımız açık.

X dedi ki...

Önü temiz olmayan insan yemek savaşı yapmasın. :)

Adsız dedi ki...

Antalya Bayaaa bi karışıkmış aslına bakarsanız para yok pulda yok şimdi ama hala savaşmaya çalışıyorlar...

BaHa dedi ki...

Bende Dodonun ağzından çıkan cümleleri bir mantık silsilesiyle sıraya koyduğumda çok tutarsızlıklar gördüm. Keşke bu röportajdan öncede sorularımızı iletebilseydik :)
Bende 1-2 sormak isterdim.
Antalyaya hizmet içinmi yoksasıkı bir para içinmi geldi?
Erkeklerin maaşı sorulmaz ama kendisi kim ne kadar almış anlatmış bir-bir peki ya kendi maaşı nedir?
Orası bir aile ise aile içi görüşmeler fcuk tarzı konuşmalar uluorta anlatılmaz...
Tüm bunlar ışığında Orhununda bunlara cevap vermesini gerçekten çok isterim.

hasanerdem dedi ki...

Kardeşim, her zaman bekliyoruz :))