2 Şubat 2009 Pazartesi

Mincinozlu & Kurt

Her hafta pazar akşamları SkyTürk'te yayınlanan Basketbol Panorama programının bu haftaki konukları Koray Mincinozlu ve Ahmet Kurt idi. Daimi konuklar Nur Germen ve Nejat Sayman da oradaydı ama programı renklendiren ve 17 haftalık dönemde programı ilk kez izlenebilir kılan bu adamlardı. Koray Mincinozlu'nun her soruya verdiği samimi ve içten yanıtlar, yuvarlak konuşmalarına alıştığımız koçlara nazaran çok sıradışıydı. Ha keza Ahmet Kurt'un yaptığı sivri yorumlar da aman kimseyi kırmayayayım, aman kimseyle kötü olmayayım diye her cümlesini azami itinayla kuran yorumculara göre biraz fazla idi. İçimden keşke her hafta Ahmet Kurt konuk olsa diye geçirtti diyeyim, gerisini siz anlayın. İnsan kendi dilinden birilerini ekranda görünce, o alışılmış monoton düzenin bir günlüğüne de olsa değiştiğini hissedince mutlu oluyor.

Peki bu iki adam ne dediler de bu keyfi yaşattılar bana? Mesela Ahmet Kurt direkt olarak Koray hocaya 'Ne yaptın, nerelerdeydin, anlat da herkes öğrensin' diyerek Carlosvari bir ters pasla oyunun yönünü değiştirircesine programın ufkunu açtı. Koray hoca başladı anlatmaya. Ne yaptığını, basketbolla 3 sene boyunca hiç ilgilenmediğini, meditatif uygulamalara merak salışını. Sonra konu nasıl geri döndüğüne geldi. Murat Özyer'in kendisini davet ettiğini, onun da bu teklifi kırmadığını, sonrasında Murat Özyer'in görevden alınmasının ardından yönetimin kendisine 'Ya sen geleceksin ya da Orhun gelecek takımın başına' dediğini, kendisinin bu teklife cevabının ise 'Ben sizin yerinizde olsam yıllardır basketboldan uzak kalmış beni bu takıma koç yapmazdım' olduğunu, ancak Orhun'un kendi kurmadığı bir takımın başına geçmek istemeyerek teklifi reddetmesinin ardından biraz da mecburiyetle (ama içten içe koçluk yapmayı ne kadar istediğini de belirterek) takımı devraldığını anlattı. Gurovic'in performansından memnun olmadığını, sakatlıklar sayesinde Murat ve Cemal'in neler yapabileceğini kendisinin de şaşırarak izlediğini, takıma sınıf atlatacak bir isim bulamazlarsa uzun oyuncu transferi yapmayacaklarını, Atkins'in bu hafta yapılacak kontrollerinin ardından belki onun yerine de bir transfer ihtiyaçları doğabileceğini, ancak onun ayarında bir adamı şu aşamada bulamayacağını samimiyetle hiç lafı dolandırmadan belirtti. Ligdeki şampiyonluk şanslarını ise önce 'Bir sürpriz kadar şansımız var', sonrasında ise işin içine biraz daha iddia katarak 'Biz sürpriziz ve bunu başaracağız' cümleleriyle yorumladı. Şahsen çatır çatır yaptığı bu yorumlar, hele ki Orhun'la görüşmedik diyen yönetimi yalanlayan açıklamaları ile 'İşte bu be' dedirtti ekran başındaki bana.

Ahmet Kurt ise o hep sipsivri olan diliyle önce Ahmet Dedehayır'a dokundu. 2 sene önce basketbol topunu görse bomba diye karakola götürecek yöneticiler 2 sene içinde basketbol uleması kesiliyorlar diyerek kastettiği şahsın bordo ceketli Dedehayır olduğunu anlamamamak aptallık olurdu. Şubede yaşananları, Özyer görevdeyken Erman Kunter'e sözleşme fakslanmasını, Cem Akdağ'ın başının nasıl yendiğini falan Nur Germen ya da Nejat Sayman'ın orada 50 program da yapılsa anlatabileceğini düşünmüyorsunuzdur herhalde. Onlar Renault karşısında Efes'te Vujanic'in ya da Kakiouzis'in nasıl oynadığına değinmeyi, aman efendim F.Bahçe Ülker'in 30-40 fark attığı maçlarda aaa şu çok iyiydi demeyi falan iyi bilirler de işin bu kısımlarına pek girmezler, giremezler çünkü, nedeni malum. Efes diyince aklıma geldi, Ahmet Kurt'un sivri dilinden nasip alanlardan biri de Efes Pilsen yönetimi idi. Benim de şu postumda belirttiğim gibi Efes'in sisteminin, düzeninin, ekolünün gittiğinden dem vurup 'Bu yıl şampiyon olsalar ne olacak, olmasalar ne olacak, bu yıl Efes için tam bir fiyaskodur' sözleriyle bitirdi cümlesini. Öyle ya, Efes elini kolunu sallaya sallaya bu ligde final oynayacakken, o finali kazanmak ya da kaybetmek ne kazandırır ya da ne kaybettirir onlara?

Velhasıl kelam, güzel programdı. İlk kez uyumadan izledim işte düşünün yahu. Var mı ötesi? Bayık bayık yorumlardan bayılmış bana ilaç gibi geldiler. Ağızlarına, dillerine sağlık her ikisinin de. He haftaya yine müthiş ekip toplanıp baymaya devam ederler mi? Kesin ederler. Hiç kaçarı yok. Asıl şaşkınlığım Nejat Sayman'a. Nerede o Megabasket'ten düzene haykıran adam, Bahçeşehir Üniversitesi head coachu iken TB2L'de neler döndüğünü belgelerle açıklarım diye masaya yumruğunu vuran, D Spor'da her düşündüğünü korkmadan söyleyen adam, nerede şimdi ki adam?

18 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

nejat saymanın dspordakı yıllarını hatırlıyorumda ne laf sokardı federasyona tanjevıce efesın blatt transferıne falanda fılan..sımdı ıse sut dokmus kedı mısalı etlıye sutluye karısmayan tanjevıc sıstemını!!! agzından dusurmeyen besıktası bıle oven bı adam oldu cıkdı..hatta dun gordum tbl.org.trde yazı yazıyomus galıba..nerden nereye..

ahmet kurt ve koray hocayıda tebrık edıyorum..hakıkaten boyle acık yureklılıkle konusan ınsanlara ıhtıyacı var basketbolun..

Baha dedi ki...

Kaçırmışım bende bu programı :(
Ama birilerinin çıkıp bunları söylemesi bence basketbol için bir artı olsa gerek. Değilse seninde dediğin gibi nejat saymanın nur germenin basketbolun tarihçesivari yorumlarından baygınlık geçiriyoruz. Ben her seferinde istemişimdir ki şu programlarda hakemler hakkında federasyonun yaptığı garip işler hakkında da birileri birşeyler söylesin. Ama bunları söylerlerse biryerlerde koltuklarından olacakları ellerindeki bir imtiyazın artık olmayacağı aşikar olduğundan korku imparatorluğunun basketbol ayağıda bu şekilde idame ettiriliyor.
Salsa sanada bir konuda birşey sormak istiyorum.
Bir oyuncu sence hem 1.ligde hemde 2.ligde farklı takımlarda oynayabilir mi? yani çift lisansı olabilir mi?

saLsa dedi ki...

@ Baha

Çifte lisans olayının bence doğru olup olmadığını mı soruyorsun, yoksa böyle bir durum var diye mi soruyorsun?

Şayet var mı diye soruyorsan evet var, Melih Mahmutoğlu mesela. Hem TBL'de Daçka forması giyiyor hem de TB2L'de Pertevniyal forması giyiyor.

Ama benim fikrimi soruyorsan o da ayrı bir yazı konusu..:)

Baha dedi ki...

Tam üstüne bastın :) Melih Mahmutoğlu hangi statüye göre oynuyor? Birinci ve ikinci ligler yönergelerinde çifte lisans durumlarının hiçbirine de uymuyor :) asker desen asker değil. nedir bu olay

Adsız dedi ki...

çok doğru söylemişler.şeyi atlamışlar galiba.mesela mahmut uslu nba de coach lık yapabilecek kapasitede birisi.hatta birçok teklif geldiğini duydum.bunu araştır salsa.seversin böyle şeyleri..

Serdar dedi ki...

@Salsa
Bi program ancak bu kadar güzel en önemli detayları atlatılmadan bi yazıda özetlenebilirdi,eline sağlık anıL,çok faydalı olmuş programı kaçıranlar için...

@Benim fikrim çift lisans muhabbeti, kendi takımlarında yeterli süreyi alamayan oyuncuların,pişmesi için fena bi yöntem olmadığı,çünkü NBDL,NCAA vari sert/sertimsi,genç oyuncuların tecrübe kazanacağı bir ligimizin olmayışı,-ki bu konu üzerinede çok kafa yorulmuş ancak bi neticeye varılamamıştır-, Melih dışında da bi çok genç oyuncu TB2L'de boy göstermekte..

@BasketPanorama'dan geçen hafta All Star forması kazandm, sorularımda dahil 8-9 mail attım her birinin altında adresimin yer aldığı,en son nedir durum bilgilendrmediniz beni forma konusunda dedim,sevgili serdar adresini yollarsan hemen postalıcaz gibi bi cevap geldi, güldüm:)

Işık hızında arkasında gözleri olan Ahmet Kurt'un programda daha çok yer alması için programa mail atılması konusunda kamuoyu oluştursak sonuç alabileceğimizi düşünüyorum, ya da kısaca kendisini tekrar izlemek isteyenler mail atarsa basketpanorama@skyturk.tv adresine faydalı olabilir..

Şu an da federasyonLa 15-16m dolarlık bi göbek bağının olduğu bi kurumda yorumcu sıfatıyla meslek icra ediliosa, ifade hürriyetinden bahsetmek biraz hayalcilik olur şu şartlarda diye düşünüyorum...

saLsa dedi ki...

@ Baha

Araştırıp döneyim sana bu konuyu, tam net bilmiyorum o prosedürleri, ama öğreniriz kolay. ;)

Baha dedi ki...

@saLsa

sevinirim araştırırsan ki seninde dediğin gibi Melih dışında böyle biri yok. Böyle bir hak varda diğer klupler kullanmak istemiyor desem bunu da tahmin etmiyorum. Burada Efes-Daçka-Pertevniyal inorganik bağına sanki Turgay Basketbol Federasyonu bir kıyak geçmiş gibi görünmekte. Tabi bu kıyak ve keleklerin haddi hesabı yok.
Bir başka konuda 3-4-5 yabancı oyuncu sistemiyle, 125 000 dolara takımların rekabet gücü engelleniyor. Her ne kadar taahütname toplasalar bile bunu ligler yönergesinde yayınladıkları için Rekabet Kanununa göre , rekabeti sınırlayıcı bir durum. Buda TBF nin başını ağrıtabilir. İnşallah da ağrıtır :)

X dedi ki...

Bayanlar liginde var aynı durumda bir çok oyuncu.

Program gerçekten çok iyiydi dün. Güzel özetlemişsin salsa.

Bir tek Gurovic olaylarını atlamışsın. En güldüğüm konuydu.

MixBasket dedi ki...

Nejat Sayman'ı federasyon susturmuştur allah bilir.

Ali Emre Dedeoğlu dedi ki...

Çifte lisans olayında asker olma durumu yok. Bir birinci lig kulübü iki oyuncusunu aynı ikinci lig takımına yollayabilir. (Darüşşafaka - Pertevniyal: Orhan Hacıyeva - Melih Mahmutoğlu), ( Efes Pilsen - Pertevniyal: Andrei Kislistin) Yine aynı durumda oyuncular var

Aynı şekilde Murat Göktaş ve Erdinç Balto Telekom A takım ile antrenmanlara çıkıyor diye biliyorum kadroda gözüküyor sanırım ve Genç Telekom ile maçlara çıkıyorlar.

Yine Banvit'te A takım ve Genç Banvitliler'de bulunan isimler var diye biliyorum ama en faal olanları göze batanları Orhan Hacıyeva ve Melih Mahmutoğlu bu nedenle her hangi bir sıkıntı yok çifte lisans konusunda.

saLsa dedi ki...

Ali Emre ne güzel seni burada görmek. Ellerine sağlık yorum için.

Baha dedi ki...

@Ali Emre

Teşekkürler açıklaman içinde, kafama takılan soru şu.
Dediğin gibi ikinci ligdeki takım derken tamamen farklı isimlerden bahsediyoruz. Darüşşafaka Pertevniyal ve Efes Pilsen farklı statülerde takımlar değilmi? Bir kongre yapıp birimiz hepimiz hepimiz birimiz için mi dediler? :)
Eminim tüzükleri yönetim kurulları herşeyleri farklı tek ortak yönleri Anadolu Grubu tarafından desteklenmiş olmaları.

Ali Emre Dedeoğlu dedi ki...

İllaki pilot takım veya organik bir bağ olması gerekmiyor. Örneğin Fenerbahçe Ülker'de istediği oyuncuyu (sanırım belli bir yaş sınırı var) atıyorum ışıkspor'a ya da Y takımına yollayabilir, hatta sırf ikinci lig değil bölgesel ligede yollayabilir organik bir bağ olması şart değil ayrı kulüpler olabilir bu örneklerde olay sadece organize bir iş olması...

MixBasket dedi ki...

Anıl, Nejat Sayman bu yazıyı okuduğunu Facebook'tan özel mesaj yoluyla söyledi. Şöyle diyor: "Arkadaş elimde baltayla saldırgan halimi özlemiş herhalde. Farkında değil kendisi sanırım ama, ben gördüğümü söylüyorum. Futbol programlarından etkilendiği belli. Yine de her yoruma saygılıyım."

saLsa dedi ki...

Ben de konuştum Nejat abiyle zaten. Söyledim açık açık ben o eski halini özlüyorum diye. :) Ufak bir sohbet yaptık öğle arasında.

MixBasket dedi ki...

Heheh, çok dobra bir adama benziyor. :)

saLsa dedi ki...

Öyle olduğu için seviyoruz ya zaten..;)