8 Şubat 2009 Pazar

Pazar Sürprizi

Dün hem Erdemir hem de Kepez'in haftayı galibiyetle kapamasının ardından 'bana göre' TB2L bileti kesilmiş olan Kolej hakkındaki bu fikrim biraz tepki gördü ama detayları var mutlaka bu işin. Bunları paylaşalım, hem de bu vesileyle blog ahalisini de işin içine katıp biraz beyin jimnastiği yapalım diye pazar sabahımı bu yazıya ayıracaktım ki; Cumartesi maçları yazımda beni ağır bir dille eleştiren Anıl nickli adaşımın -ki kendisiyle beraber geçen yıl Alpella-Kolej maçını beraber seyretmişliğim de vardır- yorumları hafiften hevesimi kaçırdı. Benim her takıma eşit mesafede olmadığımı, Kolej'e karşı gereksiz iddialar ortaya attığımı, hocasının adını mezeye benzettiğimi falan yazmış. Saygı duyarım bu fikrine, saygımdan dolayı da yorumunu yayınladım zaten. Ama üzüldüm işte. Burada herkes benim tarzımı sevecek ya da yaptığım yorumları beğenecek diye bir şey yok elbette ama bizzat tanışıp bir şekilde iletişim içinde olduğum birinden böyle bir yorum almak da hoşuma gitmedi. Yoksa bir çok eleştiri yorumu geliyor burada, gelecektir ve gelmelidir de zaten. Bu en sevdiğim kısmı bu işin.

Ama geçen yıl Kolej'in ikinci yarıda yaptığı o müthiş çıkışın detaylarını yazan ben, o yazdığım yazıyla (linkini bulamadım, kaldırılmış ilgili siteden, yazıyı bulursam yorum kısmına eklerim) Kolej fanlarının sitesi www.die4you.org'da yer alırken, onlarla Alpella deplasmanına geldiklerinde haberleşip Caferağa'da beraber tezahürat yaparak maç izlediğimde, galibiyet sevincini onlarla paylaştığımda iyiydim de şimdi kötü giden bir sezonda ve o sezonun öncesinde yapılan 'bariz' hataları yazdığım zaman mı kötü oluyorum? Varsın olalım ama bırakın da fikirlerimizi paylaşmak, bu yıl yapılan fahiş hataları ve bence bile bile lades türündeki küme düşme çabalarını da yazabilelim. Değil mi ama? Yoksa Kolej olmuş, Kepez olmuş hatta Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş olmuş hiç farketmez. Ben burada Fenerbahçe Ülker'i, yönetimini, web sitesini nasıl eleştiriyorum farkedilmiyor herhalde, ya da bordo ceketli lakabının da tıpkı haydari gibi bu blog içindeki keyifi sağlayan bir benzetme olduğu bilinmiyor herhalde, ya da daha bir çok eleştirim okunmuyor da bir tek Kolej okunuyor herhalde. Bütün iş güç bitti bende zaten, Kolej'e taktım kafayı he. Vay anasını. Ne güzel memleket cidden. Fenerbahçe yönetimi gelsin aldırsın beni evimden o zaman, tartıya koyduğum zaman F.Bahçe eleştirilerim çok daha ağır basıyor zira.

Kısıtlı imkanlarla kurulmuş bu takımı sonuna kadar destekliyoruz biz, kümede kalacağına inanıyoruz, herkesten daha iyi takım basketbolu oynuyoruz demişsin ya sevgili Anıl, affedersin ama elbette destekleyeceksin, elbette inanacaksın, elbette o takımın arkasında duracaksın. Biraz farklı dala kayacak olsa da, ben nasıl ki Aragones denen aydedenin kurduğu takımı sırf adı Fenerbahçe olduğundan desteklemek için her hafta staddaki yerimi alıyorsam, nasıl ki o takımı o renkleri seviyorsam sen de tuttuğun takımı destekleyeceksin, sen de seveceksin. He ama bir şartla, eleştiri yapmayı da bileceksin. Benim futbol yorumları yaptığım bir forum da var, bilen bilir. Söylesinler bakalım, tuttuğu takımı gördüğü doğrular doğrultusunda en ağır eleştiren adam kimmiş? Benden sana bir ipucu, cevap bu sitenin adının içinde gizli.

Son olarak, geçen yıl küme düşen Alpella da 2 yıl kaldığı TBL'de gencecik kadrosuyla çok büyük işler başarmıştı, hatta takım olma duygusunu yaşamak için ben her hafta soluğu Caferağa'da da alıyordum. Ama yapılan yanlışlar, taktik hatalar vs. onlara bu sonu hazırladı. Ha belki de F.Bahçe yönetimi istedi bu sonu, bilemiyorum. Tıpkı Kolej yönetiminin de bu sonu istemiş olabileceği gibi.

Saygılar bizden.

Ted Kolej, küme düşme yolundaki rakipleri, matematik, mantık, ligin mevcut durumu etiketlerini taşıyacak yazımız ise hafta içine kalsın, bugün biraz Playstation keyfi yapasım var Mersin - F.Bahçe Ülker maçına kadar. Bologna'da ilk 11'e yerleştim iyice Become a Legend modunda. Ay ama renkleri mavi-kırmızı lan bu takımın, sezon sonunda başka takıma transfer olayım ben en iyisi. Azılı bir Ted düşmanı olarak ne işim var aynı renklere sahip bir takımda. :)

8 Yorum Yapılmış:

Baha dedi ki...

@saLsa

Başta şunu söylemek isterimki, yazılan herşey tamamıyla yazanın insiyatifinde olduğundan, yapılan eleştriler ve desteklemelerde o çerçeve içerisinde kalmalıdır. Tabiki seninde geçen sen yazdığın yazıyla bu sene yazdığın yazı arasında fark olması doğaldır. Geçen seneki Alpella-Kolej maçında bende vardım :) tanışmak kısmet olmamış:)
Kolej taraftarı doğal olarak bu tür eleştirilerde hassastır. Çünkü özellikle basketbol olmak üzere diğer spor dallarında -futbol hariç- tribünlere gelen kesim izlediği maçın kurallarını da az çok bilir. Kendisine itirazdan çalınan bir teknik faulün benzer durumda rakibine de -kim olursa olsun- çalınmasını bekler ki doğal olanda budur.
Ankarada basketbol diyince Kolej, Kolej diyince basketbol akla gelir. Bizim FB, GS, BJK ve Efes türü maçlarımıza ankaragücü futbol seyircisi gelmez. Gelse bile rakibimizi destekler :) Tüm bunların ışığında yazına yapılan yorumlar bu hassasiyet ve duygular içerisinde yazılmıştır. Kimse de seni Kolej düşmanı olarak görmez dedikten sonra; Matematikle mantığın keşişmeyeceğini düşünüyorum. Mantığın bittiği yerde matematik başlar.( matematikle yakından ilgili birisi olarak diyorum :) ) Mesela geçen sene Alpella-Kolej maçından sonra matematik bitmişti. O ana kadar mantığımızı çalıştırmadık. Alpellanın düşüşünün sebebi yani matematik hesapların yapılmasına başlanılan anda FB nin Ömer Aşık'ı kadrosuna katmış olmasıydı. Eğer mantığımızla düşünmek istesek basit beyin cimnastikleri de yapmamız gerekir ki nedir bunlar?
Ligler devam ederken, bir klüp çıkar basketbol şubesini kapattığını açıklar, yada Belediyelerin sponsorluk dışında belediye kaynaklarından haddinden fazla kaynak aktarması sebebiyle bir klüp kapanır, cimnastiğe devam edersek Federasyon bu sene ligden düşme olmayacağını açıklar. Gördüğün gibi bu cimnastikler içinde henüz matematik yok :)
Yada ne biliyim olmasını istemem, traylorun apandisiti patlar, fitchin omuzu çıkar. Neyin ne olduğu bilinemez. Matematiğe gelincede kalan 12 maçın hepsini Kolej kazanır. Rakipleri ondan 5 maç eksik kazanır. O yüzden bu tür tartışmaların biteceği an ligin sonudur. Bunun dışında basketbol dahilinde neler konuşulabilir tartışılabilir bunları düşünmeliyiz. Ne olacak bu federasyonun hali? Hakemler neden kötü? Neden Avrupa maçlarında daha fazla Türk hakem görev yapamıyor? 2010 nasıl geçecek? 16 ayda 12000 kişilik salon ve çevre yolları bitebilecekmi? Antalyaya 10000 kişilik salon yapılması doğrumu? Federasyonun para karşılığı 5 yabancı oynatmaya müsaade etmesi etik mi? Rekabeti sınırlayıcı bir durum değilmi? Yada biz burada başçavuşun beygirimiyiz :) ?

Bu arada blogundan mail adresine ulaşamadım. Mümkünse sana bir dosya göndermek istiyorum.

Herkese basketbol dolu günler dilerim.

saLsa dedi ki...

anilaksac@hotmail.com

Yazıyor mail adresim sağ alt köşede hocam..

Anıl dedi ki...

Salsa,
Son cevabımı kişisel adresine gönderdim. Bu ortamda tartışmayı bıraktım ki konunun muhattapları benim yüzümden yara almasın. Playstation keyfinin üzerine okuyabilirsin bir ara. Kırmızı lacivertten zarar gelmez. Saygılar. Anıl

saLsa dedi ki...

Teşekkürler cevabın için Anıl, ben de cevabımı gönderdim mailden.

serpil dedi ki...

salsa aydede güzelmiş bende paragones diyorum :)))

farawaysoclose dedi ki...

Telekom-Kolej birleşmesine, kimse fikrimi sorumuyor ama :P, çok karşıyım.
Kolej'in taraftar kitlesi ile Telekom'unkiler uzlaşamaz, olmaz!

BaHa dedi ki...

Öncelikle şunu söylemek isterim. Telekomun kendine ait organize bir taraftar kitlesi yok ve olamazda. Telekom maçlarını sayıları 40-50 arası ( 1 otobüs ) bir seyirci forse eder. Salonda onların dedikleri bağrılır. Bir anket yapılsa basketbolun kaç kişiyle oynandığını bilmeyen çoğunluğunun arkası sahaya dönük bir taraftar kitlesi. Futboldan süregelen bulundukları ortamı geren, çevrelerinde stres yaratan, basketbol izlemeye gelen kızlı erkekli pırıl pırıl gençleri, ti ye alan aralarda onları rahatsız eden herkesinde bildiği a.gücü seyircisinden başkası değildir bunlar. Telekom klübü tarafından tutulan özel otobüslerle maçın başlamasına dakikalar kala salonlara taşınan bir kitledir bu ki bu kitle buralara babasının hayrına gelmez. Kısacası yerleri salon değilde stad olan bir kitledir bunlar. Bir adım daha ileri gidersem Kolej 2. ligde iken Atatürk Salonuna gelip rakiplerimiz lehine bağıran bir kitledir bu. Kolej taraftarıyla değil uzlaşma aynı ortamda bulunmaları bile olanaksızdır. Geçtiğimiz aylarda konuşulan birleşme GS-Telekom birleşmesi olur sadece ve ben o zaman görmek isterim bu taraftar kitlesini :) GS taraftarıyla omuz omuza yaparken :)

Olabilecek birleşme anca GS-Telekom olur ve belkide Telekom isim hakkı Ttnet TED Ankara Kolejliler olabilir. Bundan ötesi çok zor. Bir organ nakli olarak düşünülebilir. Tutar tutmaz :)

saLsa dedi ki...

@ Baha

Benim de dediğim birleşme tam olarak bu işte. Telekom ve G.Saray birleşir, şayet Kolej de küme düşerse TTNet Ted Kolej (atıyorum) ismiyle TBL'de devam eder. Alpella'nın Ülker'in yerine TBL'de oynaması gibi işte.