6 Şubat 2009 Cuma

Renault'ya Yazık Oldu (mu?)

18. hafta ilk yarısı sıkıcı, ikinci yarısı ise bütün bir haftaya bedel bir maçla açıldı. İlk yarıda ve ikinci yarının ilk 2-3 dakikasında hiçbir şey yapmayan Renault'da umutlar sönmüş, fark 14'e kadar çıkmış, kameralara yansıyan düşünceli görüntüsüyle Yücel Platin bile yenilgiyi kabullenir gibiydi. Ama o ana kadar takımının uzak ara en dik duran adamı Alex Gordon sahneye çıkıp, hem takımını hem taraftarı hem de kendi benchini ateşledi. Ona hali hazırda eşlik etmekte olan Evren, uykudan uyanan Jones ve Fobbs da eklenince bir anda fark kapanıverdi. Beşiktaş Cola Turka'nın bu farkın kapanış sürecindeki boyun bükmüş oyunu ise ciddi anlamda faciaydı. Renault düzeni bozup oyunu hızlandırınca, maçta bir şeyler değişti. Son çeyreği sürekli olarak kafa kafaya giden maçta, bitime 6 saniye kala Alper Saruhan kendisine yapılan faulden doğan serbest atışlardan 1 tanesini sokunca evsahibi son 6 saniyeye 73-72 önde girdi. Ancak 6 saniyelik bölümde topu eline alan Chatman, tıngır mıngır bir biçimde bütün sahayı geçip, faul çizgisinin biraz daha ön çaprazından bomboş bir şut bulup maçı takımına getirdi. Bunu anlayamıyorum, 6 saniye sonuçta, gerekirse yırtacaksın bir taraflarını ve o sayıyı attırmayacaksın. Ha mucize bir sayı olur, ona bir şey yapamazsın ama Chatman'ın sayıya ulaştığı şu 6 saniyelik bölümü izleyen biri Renault savunmasına (koca bir saha boyunca) gülmek için ağzını kullanmayabilir. Yazık oldu mu? İkinci yarıdaki oyun için evet, tabii son 6 saniye hariç. 6 saniyeyi konuşursak, bu kadar tatlı bir yazar olmayabilirim.

Bu arada ne yapıp edip maçın üçüncü çeyreğinde tam Renault geri dönüşün fitilini ateşlemişken gelen bir hızlı hücumda Alex Gordon'un bacak arası pası ile gelen Joseph Jones smacını izleyin derim. Ne pastı o öyle yahu? A bir de son çeyrekte peşpeşe 4 hücumda sırayla Chatman, Ahmet, Cevher ve Jones'un üçlükleri ile farkın iki defa önce 3 olup sonra sıfırlanması da maçın keyifli anlarından biriydi. Ha bir de unutmadan, Nedim Dal'ın emeklilik yaşı ciddi ciddi dolmuş. Hazır kriz de varken, tazminatı verip yollamak lazım. Yerine ben bile oynayabilirim bu boyla. Mutlaka bir iki yararım olur yani. Eminim. İzmir'de bu teklifimi konuşalım Yücel abi.:)

12 Yorum Yapılmış:

Ömer dedi ki...

Nedim'in Chatman'a bir tekmesi oldugunu, sonucunda ise Chatman'in teknik faul aldigini soyluyor arkadaslar. Ben macin o kismini izleyemedim. Yazida da bununla ilgili bir sey bulamadim. Acaba bu konu ile ilgili bilgi var midir?

exxe dedi ki...

Bizde her maça gittiğimizde Nedim'in nasıl bu kadar kötü olmasına rağmen takımda kalmasına şaşırıyoruz.Onun gitmesi çok iyi olur.Maç boyunca resmen yürüyor.

MixBasket dedi ki...

Yazdıklarına virgülü virgülüne katılıyorum Anıl, kahroldum resmen maçta. Yücel Abi'ye sorar mısın. Son saniyede kaybedilen kaçıncı maç bu? Sayabilmiş mi? Saygılar.

Adsız dedi ki...

Aynı bacak arası pasını Daçkadan Soner'de vermişti Banks'e, Fenerbahçeyi yendikleri maçtı sanırım ve haftanın en iyi 5 hareketinden olmuştu, Banks çok uzaktan vurmuştu Gordon'unda hakkını vermek lazım, bide Evren Bükere bu sezonki performansından dolayı alkış, çok iyi gençler geliyo çoook...

saLsa dedi ki...

@ Ömer

Evet var öyle bir olay, Chatman üçlüğü gönderip gitti Renault benchinin içine geri geri.. Nedim ayaklandı, öyle biraz atıştılar falan, sonra bir tekme salladı hafiften, tam da Yücel abinin önünde.. Her iki tarafa da teknik faul verip kapattılar olayı hakemler..

MixBasket dedi ki...

Abi allah aşkına yollasınlar Nedim'i.. Kenarda Harun Erkök diye bir adam var, gencecik. Onu oynatsın ya şu dallamanın yerine. Sadece ben değil tüm seyirciler küfrediyor Nedim'e.. Adam resmen önündeki topu almaya üşeniyor.

MixBasket dedi ki...

Yücel Abi'nin çabaları ve Alex Gordon ile Evren Büker. Adamlar kıçlarını yırtıyorlar maçı çevirebilmek ve kazanabilmek için. Ve son saniyede kaybedilen her maç sonrası Alex Gordon kendini parkeye bırakmaktan yoruldu..

mususi dedi ki...

Eddy taktik varyasyonlardan hiç haberi olmadığı için az süre aldı, zaten sıkıntı olan bölgede Nedimde vasat olan performansını, vasatın altına çekince sonuç normal. Tekme olayı doğru, fakat oraya gelene kadar chatman ın benchi, rakip oyuncuları tahrik eden hareketlerini, hakemin gözünün önünde olan ahmet e attığı kafayı (yere mi atlaması lazım) ben mi gördüm sadece..Haluk Yıldırım; her zaman oynadığı doğru basketbola, tam ivme yakaladığımız anda attığı basketleri ekleyince direncimizi kırdı, bana göre maçı alan adamdır.. Güzel olan tek şey; Beşiktaşın galibiyetinin değil, Renault nun mağlubiyetinin yazılması, konuşulması..

Not: Beşiktaş maçı diye, savaş çıkmışcasına şehrin her tarafına konuşlanan, basketbol ve futbol seyircisini ayıramayan, kendini toplumun üzerinde gören, aldığı önlemleri abartarak insanları tahrik eden, ilk defa basket maçına geldiğini düşündüğüm zat-ı muhteremler; Türkiye sizinle gurur duyuyor...

cannksk dedi ki...

nedim'i sadece ksk maçlarında oynasın diye tutuyorlardır adam her sene coşuyor bize karşı:) yücel abi yineliyorum söylediğimi onlar adam olmaz gel buraya :D:D

MixBasket dedi ki...

Can, bunlardan adam olur aslında. Tek sorun son periyotta ve son hücumlarda... Ayrıca Musisi arkadaşım, yazdıkların çok doğru... Umarım Chatman seneye de Beşiktaş'ta kalır ve seneye görüşürüz kendisiyle..

ercan dedi ki...

Bence de inşallah Chatman seneye kalır da seneye görüşmez daha da iyi tanışırsınız onunla :)

Kafaya koydum, dünkü maçın hakemleri Akatlar'a geldiklerinde medeni bir şekilde Nedim'in tekmesini soracağım :)

karamazov dedi ki...

Fobbs'un az süre almasının bir nedeni de erken faul problemine girmesi. Yoksa Nedim ile takım zaten 5'e 4 oynuyor. Nedim şu haliyle oynadığı basketbolu, basketbol topunu bomba zanneden biri bile oynayabilir.