13 Şubat 2009 Cuma

'Yokum' Diyooor (55-65)

Ya tamam ya devam maçıydı. F.Bahçe Ülker Cibona'nın sunduğu 'Grup sonunculuğu' teklfine 'Yokum' cevabını vererek şansını son maça kadar zorlama kararı aldı (55-65). Aslında maç sıkıcıydı, ara sıra Aşk-ı Memnu'ya zap yapıp Behlül & Bihter'in yasak aşkını izlemekten daha bir keyif aldım. İlk yarının tıpkı bir gün önce oynanan Siena - CSKA maçında olduğu 27-22 bitmesinden sonra, ikinci yarıda sahada daha diri, daha potaya yönelen bir F.Bahçe Ülker vardı. İki takımın iyi savunma yaptığı kadar berbat hücum etmelerinden de mütevellit, böyle düşük skorlu bir maç çıktı ortaya. F.Bahçe Ülker 3. çeyrekte 19, son çeyrekte de 24 sayı bulup maç ortalamasının epeyce bir üstüne çıkınca da maç kendiliğinden geliverdi zaten.

F.Bahçe Ülker'de gözüme çarpan şu oldu; Giricek'in dönmesi elbette süper ancak takımdaki oyuncuların o yokken çok fazla sorumluluk almaları ve işin kötüsü buna alışmış olmaları Giricek'in dönüşü ile birleşince ortaya bir geçiş dönemi çıkartmış sanki. Ömer ve Mirsad dahil herkes topu eline aldığında -şayet Giricek oyundaysa- onu arıyor, onla bir göz teması kurmaya çalışıyor veya topu direkt ona aktarmaya çalışıyor. Bu bir geçiş süreci ortaya çıkartıyor ister istemez. Giricek demişken dün eski takımına kıyak mı geçti ne yaptıysa artık, 0/5 üçlük (ki 2 tanesi airball idi) pek bir yakışıksız kaldı onun adının yanında. Ama müthiş bir silah, hastasıyız ailecek. Dün Tanjevic de çok öyle başdöndürücü bir rotasyon denemedi maçta. Green, Mirsad, Giricek 30 dakikanın üstünde süre aldılar. Keza Ömer de 27 dakika oynadı. Green F.Bahçe Ülker forması altındaki en potayı düşünür maçlarından birini oynadı, özellikle ilk yarıda. İkinci yarıda sazı daha çok Giricek ve Mirsad aldı eline. Bir de Semih'in maçın sonlarına doğru peşpeşe 3 hücumda yaptığı 3 doğru hareket ve biri direkt, ikisi Mirsad üzerinden olmak üzere haneye yazdırdığı 3 basket vardı ki sormayın gitsin. O ana kadar tipik Semih modeli izleyip ekran başında delirirken, o 3 doğru hücum oldukça keyiflendirdi beni. Zaten o bölüm de maçın koptuğu kısma denk düşüyor.

Sonuçta kazanılması gereken bir maçtı ve F.Bahçe Ülker rakibini uyuta uyuta aldı maçı. Şimdi içerideki Cibona maçını alıp, Siena ile İstanbul'da 9 sayı fark atmamızın gerektiği bir final oynamaya kalıyor iş. Olur mu? Neden olmasın. Top tamamen F.Bahçe Ülker seyircisinde diyebiliriz artık. En az takımları kadar onlar da taşın altına ellerini sokmalılar. İşin ucu onlara da dokunuyor artık. Tabii tüm bunların üstüne bir de kocaman bir Ah çekmiyor değilim. Şayet CSKA Siena'yı yenseydi İtalya'da, son maçta 9 fark değil, yarım fark bile yetecekti sarı lacivertlilere. Hayırlısı.

5 Yorum Yapılmış:

Aircanada dedi ki...

çetin yılmaz herhalde yayın hayatı boyunca ilk kez doğru yorumda bulunarak maçın özetini 2 şekilde yaptı..

biri resmen uyuta uyuta cibonayı yendiğimiz diğeri ise bir alan savunması denemsiyle cibonanın kendini yakışı ve maçı almamız..


Ayrıca; Ah Gricek ah nerdeydin bu zamana kadar..

Adsız dedi ki...

Tabii kotu bir senaryo bizim icin ama siena'nin cska'yi moskova da yenme ihtimali de var ki, bence az degil.

Adsız dedi ki...

Aircanada'nın Çetin Yılmaz ile ilgili sözlerine katılmakla beraber Sayın Salsabasket sana seslenmek istiyorum.
Çetin Yılmaz'ın yorumlarını beğenmeyip eleştirenbilirsin ancak doğru olduğu zaman da hakkını yemeyip bunu yazman gerekir aksi halde objektif olmaktan uzaklaşırsın..
Yazılarının devamı dileğiyle...

saLsa dedi ki...

@Adsız

Yav her dediğini eleştirmiyorum ki, her doğru lafını buraya yazayım. Nasıl bir mantık bu. :)

Hiç gazetelerde dergilerde görmüyor musun, oyuncuların yöneticilerin ya da spor yorumcularının komik lafları belli bir köşede toplanır. Bizim buradaki karşılığı da Laf_ü Güzaf köşesi.

Çetin Yılmaz kalkıp da ya bu jumpballı Graves alır falan derse, ya da başka bu tip komik bir laf ederse o köşeye malzeme olur, olmaya devam eder. Ama ben aa alan savunmasına dönelim dedi, bak döndük maçı kazandık yazmanın bir gereği yok.

Ayrıca o köşede sadece Çetin Yılmaz yok, her Laf-ü Güzaf eden kişi oraya konuk olabilir. Oluyor da zaten. Biraz empati kurun gözünüzü seveyim. :)

serpil dedi ki...

şahsen takımın deplasmanda maç kazanmasına şaşırdım ki hafta sonu oynanan mersin maçı beni bu düşünceye itmişti.. takdir ediyorum. teşekkürler çocuklar..