22 Mart 2009 Pazar

TED Kolejliler'den G.Saray'a Çelme (63-74)

Maçın başında Prowell'ı kenarda tutup Marshall & Alper ikilisini çift guard olarak kullanan Hasan Özmeriç, takımından belki de kendisinin bile beklemediği kadar iyi bir reaksiyon aldı. İki guarda Polat Kaya'nın hareketli, Önder'in de sürekli olarak tepeden dışarı kaçan oyunu eklenince TED Kolej'in basketbolu seyrine doyum olmaz bir hale geldi. Kayan hücumları, sürekli feyklerle savunma şaşırtmaları, penetrelerle rakibin iç dış dengesini bozmaları, kendilerine boş üçlük şanslarını yaratmaları, Strickland'la Önder'le bu boş üçleri sokmaları ve Hansen gibi bir uzunu da ortada çıpa olarak kullanmaları bana nedense Baldwin zamanındaki Banvit'i hatırlattı. G.Saray Cafe Crown bu bölümde rakibini bir türlü savunamadı, hücumda da rastgele atılan toplar gelince fark her geçen dakika açılmaya başladı. 8, 10, 12 derken 20 sınırına kadar dayandı fark. Bu sırada takımın esas oğlanlarından Prowell'ı da kattı rotasyona. O da 2 üçlükle olaya dahil olunca devreye 7 dakika kala skor 12-35'i görüverdi. Mola alıp hatta bir de eline tornavida alıp savunma dişlilerini sıkan Koray Mincinozlu buradan takımı döndürse döndürse Hüseyin & Cüneyt merkezli bir hareketin döndüreceğinin bilncinde olarak iki tecrübeli ismi sahaya sürdü. Ön alan baskısıyla başlayıp kendi yarı sahasının ön alanında da ikili sıkıştırmalarla devam eden G.Saray savunması; maç kazanamama alışkanlığının da etkisiyle -son haftalarda bolca yaptığı gibi- yine bir tıkanma belirtisi gösterdi. Topu potaya atamadan dönülen hücumlar, top getirirken yapılan top kayıpları derken G.Saray'da girmeyen şutlar da girmeye başladı. Hüseyin & Cüneyt merkez üssüne içeriden Tolliver da katkı yapmaya devam edince devre sonunda tabelada yazan skor 35-40'ı, haliyle de 7 dakika içindeki 23-5'lik G.Saray Cafe Crown serisini işaret etmekteydi.

Üçüncü çeyrek her iki takımın da skor bulma adına hadım olduğu 10 dakikalık dilimdi. Totalde iki takım sadece 21 sayı atabildiler. Ama çeyreğin en önemli notu, geri dönüş ateşini yakıp da onca sayı geriden gelen G.Saray Cafe Crown'un bu çeyreğin bitimine 02:45 kala Polat Kocaoğlu'nun elinden bulduğu üçlükle skoru 47-46'ya getirip maçta ilk kez öne geçmesiydi. Kalan bölümde sadece 3 sayı atabildi iki takım ve çeyrek 48-48 eşitlikle sonuçlandı. Bu dakikada hiçbir G.Saray taraftarı maçtan mağlubiyetle ayrılınacağını ummuyordu elbette, hatta son çeyrekte vurup geçilir diye düşünüyorlardır da eminim. Ama kazın ayağı öyle olmadı işte. TED Kolej son haftalarda göstermeyi başaramadığı son dakika reaksiyonlarını bu maçta göstermeyi başardı. Önce Önder Külçebaş çıktı sahneye peşpeşe 8 sayı üretip takımını cesaretlendirdi, üstüne Caner Öner'in sol dipten yolladığı üçlük geldi ve skor bitime 3 dakika kala başkent ekibi lehine 58-66'ya geldi. Kalan dakikalarda faul hakkını erken doldurma nedeniyle rakibine faul çizgisinden kolay sayı imkanı tanıyan sarı kırmızılılar, sahadan 63-74'lük skorla yenik ayrıldı.

Tolliver & Hosley takviyelerinin ardından oynanan 6 resmi maçta 5. yenilgi oldu bu. Tesadüf mü? Bence değil. Tolliver katkı yapıyor ama o geldiğinden beri Milojevic sürekli kenarda, Hosley'nin çift haneli sayılarına bakmayın, hücumlarda takımını satmaya devam ediyor, Atkins kafaca bugün maçta değildi zaten, Graves de kötü günlerinden birindeydi. Koray hocaya ne demeli sen maça Altay'la başlıyorsun, yani sen bile ciddiye almıyorsun rakibi. TED Kolej cephesindeki onurlu duruşu ve karakterli mücadeleyi övmeden bitirmeyeceğim elbette yazımı. Marshall Strickland bugün bir kez daha gösterdi ki kötü bir guard değil kesinlikle, hem skoru var hem takımını oynatıyor ama büyük takım guardı değil. Ligin ilk 4 sırasına kadar her takımda rahat oynar, gerçi F.Bahçe Ülker'de Green'den çok daha verimli bile olabilirdi ama neyse oralara hiç girmeyeyim. Önder Külçebaş Banvit günlerinden bir buket sundu, Hansen canla başla oynadı, Prowell üçlükler dışında yoktu ama gerek de olmadı ona. Caner Öner, Alper Özcan, Caner Erdeniz öyle dik bir mücadele koydular ki ortaya; ligin puan tablosunu bilmeyen ve şu maçı izleyen biri onların ligin tepe 5-6 takımından biri olduğunu düşünürdü. Kaptan Özgür kötüydü bugün ama onu da kompanse etti takım. Ve Hasan Özmeriç. Seviyorum hocam seni. Yönetimin sene başındaki macera hevesi olmasa bu takım burada mı olurdu sorusu aklımın hep köşesinde, lütfen kimse de kızmasın bu yüzden bana. Kocaman bir helal olsun gitsin hem Ted Kolej staffına hem de oyuncularına. Son haftalarda iyi oyuna, iyi mücadeleye rağmen sondaki hatalar nedeniyle ucu ucuna verilen maçların üstüne böyle bir galibiyetin geleceği belliydi bir yerlerde. Hasan Hoca'nın maçtan sonra dediği gibi onurlu mücadeleye devam.

Maçın en magazinel detayı da sona kaldı bak. G.Saray taraftarları maçın kaybedildiğini anladıkları anda hep bir ağızdan başladılar tezahürata: 'Murat Hoca oleyyyy'.

8 Yorum Yapılmış:

cannksk dedi ki...

tebrikler koleje

K.Seçer dedi ki...

Murat Hoca'yı çok severim ama bu maçın sonunda ona bağırılması bence yakışık alan birşey değil. Tepki verilmeliydi ama bu şekilde değil. Bu tepki sadece sahadaki koça gider. Geçmişte de koçun bileti kesildi de ne oldu diye sormazlar mı? Birazcık oyuncuları silkelemek lazım. Parasını alsıni yatsın, e başka?

Adsız dedi ki...

Ahahah tebrikler tebrikler canlarim benim.

Maximo

kenz dedi ki...

23 sayı farkı kapat, son çeyrekte 3 sayı öne geç ama maçı kaybet.
Yılın tartışmasız en büyük sürprizi sanırım.Gurovicin kadroya dahi giremediği takım, 22 haftada 1 galibiyet alan takıma yeniliyor.

hasanerdem dedi ki...

Hosley'i alıp hamama götürsünler. Onda var bi cenabetlik heralde. :))

Erinc Atilla dedi ki...

bu salonun da cemberleri genistir...hosley'nin kuzeni ted kolej'e okucakmis, indirim almasi icin hosley maci satmis...

:))

Rekke dedi ki...

Hasan hoca ve kolejin oyuncularına kocaman bir Tebrikler. Bugüne kadarki alın terlerinin karşılığını aldılar.Aslında kaç maçtır son anda gidiyordu.Kolej o kadar hafife alınacak bir takım değildi. Salsa çok haklısın keşke sezon başında o hata yapılmamış olsaydı.

Adsız dedi ki...

Hosley'de harbiden biseyler var. Izmir havasi aldigindan midir nedir, Ajdar ne kadar oynayabilirse o kadar oynuyor Hosley'de. =)

Neyse su playoff'lar bir gelse de gorsek bakalim her takimin capini.

Maximo