27 Nisan 2009 Pazartesi

F.Bahçe Finalde (64-68)

Cumartesi günü oynanan serinin ikinci maçından önce Çağlar'a (dejavu) 'İlkini G.Saray alır, ikincisini F.Bahçe alır, finale de F.Bahçe kalır' demiştim Ayhan Şahenk'teki maçlar için. Öyle de oldu ama bunda, özellikle az önce biten maçta F.Bahçe'nin galibiyetinde Işıl'ın sakatlanmasının payı oldukça fazlaydı. Suratının şeklini görünce sakatlığın ciddi olduğunu ve maça devam edemeyeceğini anladım, korkum daha da ciddi bir şeyin olması. İnşallah yoktur ama var gibiydi. Bir yırtık, bir kopma çıkabilir. Kocaman bir geçmiş olsun kendisine.

Neyse efendim, maç F.Bahçe adına oldukça kötü başladı. Hücumda kötüydüler takım halinde, Nevriye içeriden habire boş dönüyor, savunmada sarı kırmızılı oyunculara direnemiyorlardı. Işıl'ın fazlasıyla boş kalarak cesaretlendiği ve attığı üçlükler girince, buna bir de Augustus ve Dudleyvari pozisyonlarda üst üste 3 kez başarı sağlayan Young eklenince fark bir anda 10-12 seviyesine geldi 15. dakikada. Sonra Işıl sakatlandı. Kendi topuna daldı ribaund için, Yasemin ile çarpıştı ve yere inerken de ters bastı. Diz kötü gitti. O anda ibreler psikolojik olarak F.Bahçe lehine döndüydü ama skor pek de öyle yazmıyordu. Ajavon'un bireysel direnişi dışında pek bir şey üretemeyen F.Bahçe soyunma odasına 7 farkla (42-35) geride giderken üzülsem mi yoksa sevinsem mi ikileminde bir moddaydı.

İkinci yarıda Işıl'ın yerine Tuğba'yı koyarak başladı Okan Çevik. Ama Tuğba'nın 2-3 dakika içinde 3 faul yapıp total faulünü 4'e yükseltmesi Işıl'dan sonra ikinci darbe olarak yazıldı G.Saray tarafına. Son olarak guard bölgesine güzelim yüzünü maskeyle kapamak zorunda kalarak Servet'in dişi versiyonu gibi takılan Esra'ya kaldı. İkinci yarıda bir süre daha G.Saray üstünlüğü şeklinde ilerlerken maç, evsahibinin yerli kısaları sazı ellerine aldılar. Aldılar ama almaz olsalardı dedirttiler taraftarlarına. Esra, Tuğba ve Şaziye toplam 0/14 üçlük yüzdesiyle oynayıp, onların bu yüzdesinden gazı alan ve tamamen içeri gömülen F.Bahçe'li bayanlara galibiyet davetiyesini çıkarttı. Ajavon'un etkin oyununa, Smith'in tecrübesi de hafif hafif eklenince ibrelerin psikolojik kısmı dışındaki somut bölümleri de F.Bahçe lehine döndü. Powell'ın zorlama basketiyle 4 sayılık üstünlüğü ele geçiren F.Bahçe, 6-0'lık G.Saray serisine engel olamayıp rakibini yeniden skorda üstün hale soktu. Maçın bitimine 4,5 dakika kala bir periyottaki 4 faul hakkını dolduran G.Saray'a karşı penetre etmeyi akıl edemeyen F.Bahçe bir türlü maçı koparamadı. G.Saray'lı kısalar üçlükleri karavana yollamaya devam edince bitime 1 dakika kala Katie Smith aldı topu eline. Ve 'Bırakın len, penetre edeceğiniz yok, habire topu dışarıda geveliyorsunuz' der gibi daldı içeri ve aldı faulü. Faullerin ardından öne geçen F.Bahçe rakibine sayı şansı vermeyip, sonraki taktik faulleri de değerlendirince adını finale yazdıran taraf oldu. Ajavon'un Cappie Jr. olma yolunda emin adımlarla yürüyüşü güzel de Smith'in daha çok sorumlulk alması ve elbette F.Bahçe kenar yönetiminin de onun üzerine daha çok set yazması lazım, hatun boş yakaladı mı yazıyor çünkü. Yeter ki topu döndürüp onu boşta bulabilsinler. Ajavon zaten manyak, her türlü atıyor. :)

Yalnız bakmayın siz koca bir ikinci yarıda 22 sayı yiyen F.Bahçe'ye. Yani savunmada iyi olduklarını falan sanmayın. Şuradan bu pijamalı halimle kalkıp gitsem G.Saray'lı kızların ikinci yarıda kaçırdığı o 10 küsür boş üçlükten en az 3-5 tanesini sokardım yani. Ajavon ve Smith çok daha zorlarını sokarken onlar ısrarla karavana dediler. Haliyle maçı da verdiler. Zaten şöyle bir bakınca Işıl dışında sayı üretebilen bir yerli oyuncu yok G.Saray'da. İlginç bir dip not. Bu sonuçla F.Bahçe'li kızlar bir kez daha finale çıkıp Çarşamba günkü maçın ardından belirlenecek olan rakibini beklemeye başladı.

Son paragraf da FBTV'ye gitsin. Burada onları çok eleştirdiydim, özellikle bazen taraflı anlatımın da dozunu kaçırdıklarından dem vurdum ama bugün Işıl'ın sakatlandığı pozisyondan sonraki 'Işıl'ın inşallah ciddi bir şeyi yoktur, inşallah hemen ayağa kalkıp sahaya döner' ve maçın ikinci yarısındaki 'İnşallah Işıl'ın çok ciddi bir şeyi yoktur' temennileri küçük ama hoş bir detaydı benim için. Işıl gibi F.Bahçe taraftarları arasında pek de sevilmeyen bir isim için bu temennide bulunmaları gerçekten hoşuma gitti. Umursamayabilirlerdi. Yapmadılar. Teşekkürü de hak ettiler.

13 Yorum Yapılmış:

Erinc Atilla dedi ki...

pijamali derken, cizgili pijama mi yoksa robe de chambre mi ??

:)

dejavu dedi ki...

Picklere devam, 1.7 vermişler forvetbette Fener galibiyetine.:d Geçen yıl olduğu gibi birini alıp birini verirsiniz tezi mantıklıydı Cumartesi dediğin gibi ama Işıl çıkmasa bugün sanki maçı vermicek gibiydik.=)

Fenerbahçe maçlarında baskı altında kalıyor, iyi oynayamıyor düşüncelerimizi yalanlarcasına başladı maça. O lanet pozisyonda da topu alabilir miyimin heyecanı ile daldı ortaya, fena gitti ayağı. İlk anda yüzündeki acıdan belliydi ciddi olduğu,Perşembe günü ameliyat olcak tahmin edildiği üzere çapraz bağlar.

Maçın analizi yapacak moralim de yok aslında.. Totalde 0/24 attı yerli rotasyonumuz, 17 sayı atmış Nevriye+Birsel+Esmeray 13 sayı atmış Işıl. Başka sayı üreten yerli oyuncumuz yok, 17-13=4. Maç da 68-64 bitti zaten.

Komik bir hale gelen coaching hataları da devam etti iki taraftada da.

Fenerbahçe'den oyuncu almayız açıklamalarını yapan şube başkanına da selam olsun, uzaklara bakmaya gerek yok sahaya bakın yeter zira ufkunuzun uzakları görecek kadar geniş olmadığını öğrendik geride kalan iki yılda.

DE SOUZA dedi ki...

bu kadar kötü oynayıpda bu maçı aldığımıza inanamıyorum.bu kadar çok basit hata yapan takım ve oyunculara da inanamıyorum.özellikle maçı kaybetmek isteseler ancak bu kadar olurdu yani.ama bütün bunlara rağmen finaldeyiz.bu maç bence şampiyonluk maçıydı.aldık ve bitirdik.finalde süpürge çalışır...

kenz dedi ki...

Son 27 maçta 23. kez yenmiş olduk GS'nin kızlarını.

İlk maçta 14 sayı geriden gelip almıştık.Bu sefer de 12 sayı geriden gelip.Ajavon her GS maçında olduğu gibi sahanın yine yıldızıydı. 4/4 üçlük olmak üzere 20 sayı gönderdi.Öldürücü darbeyi de Katie vurdu, kritik sayılarla.

Nevriye'ye soluk almadan edilen küfürlerin hesabını kesmiş oldu böylece kraliçeler, ellerine sağlık.

Işıl'a da geçmiş olsun.Sakatlık olmasaydı belki bu maçı kazanırlardı ama Caferağa'da o taraftar kabus gibi çöküp maçı kazndırırdı farklı bir şekilde.

Adsız dedi ki...

biliyor bu işi haydar kemal ateş...:D

vakilinchuk dedi ki...

Işıl'ın sakatlığı 1,kaçan boş 3'lükler 2.Bu kadar boş 3'lük kaçarmı yaw.Hadi Tuğba Palazoğlu'nu salla,bu Esra geçen sene takır takır sokardı be,nooldu bu kıza...Bariz şekilde daha güçlü bir takımdı Fenerbahçe,seneye eldeki yıldızlar tutulur,Yasemin,Şaziye gibi gereksizlerin yerine kaliteli transferler yapılırsa şansımız artaacaktır.Bu arada Şaziye'ye ye sesleniyorum,o aldığın paralar varya...Neyse...

Sarp dedi ki...

Coaching hatalarınyazmaktan bıktık; ama aynen devam etti.

Geçen maç Fenerbahçe'nin pick'n roll savunmadığını gördük; ama Çevik görememiş herhalde. Üstelik bu takım geçen sene p&r'lerden o kadar ekmek yemişken.

Sophia orta mesafe atsın diye yırtındık durduk, bugün birkaç pozisyon boş kaldı, attı; ama ikinci yarı yine yok, çünkü caochun öyle bir stratejisi yok. Belli kalıpların dışına çıkamıyor ve kriz anlarında kilitleniyor.

Yazık diyorum. Salsa talih kuşu güzel yazıydı; ama talih kuşu bile az kalıyor, başka bir deyim lazım. Böyle bütçe koyuyorsun ortaya, 1,5 ayın üstüne ancak Okan Çevik'i getirebiliyorsun.

Umarım, alınan Avrupa kupası seneye çok iyi bir coachla çalışmamızı engellemez.

BaHa dedi ki...

@Salsa
FBTV'deki maç anlatımı ve yorumu yapan kişiler, dediğin gibi Işılın sakatlığı dışında -onda da ohh diyecek halleri yoktu sanırım- yine mide bulandırıcı idi. Aklıma 2 şey geliyor ya bu kişiler basketboldan anlamıyor yada ileri biat teknolojisi ile donatılmış. Hele hele batur abileri... Bir basketbolsever olarak utanç duydum... Fenerbahçeye gelince oyuncular kendi aralarında set yazmaya başladı :) Bir başıboşluk bir vurdumduymazlık vs. Finalde Samsuna karşı bu kadar kolay olmayabilir gibime geliyor.

serpil dedi ki...

pek iyi oynamasak da geriden gelmeyi bildik. bu arada ışıl'a geçmiş olsun kötü sakatlanmış..

Adsız dedi ki...

ya burdan butun galatasaray taraftarına yazıklar olsun diyorum gercekten.butun mac boyunca nevriyeye anası dahil olmak uzre kufrettiler.o bunu hak edecek ne yaptı soruyorum size.ben onu savunmuyorum tabiki burdan ama gs a zamanında sampiyonlukta cok buyuk katkısı olan bu kıza edilen kufurlerden dolayı gercekten ben gs taraftarı olmaktan utandım ve artık bu camianın taraftarı değilim ...

Adsız dedi ki...

Nevriyeye maç boyunca küfür edilmedi. gerçi bu işin azı çoğu olmaz. ama yine de olayı abartmayı seven arkadaşlar var, amaçları kendi sahalarında yaptıklarını örtbas etmek heralde.

Da Vinci dedi ki...

Zaten maç boyunca isteseniz de edemezsiniz. Ederiz diyorsanız önümüzdeki sene deneyin bakalım oluyormu.

dejavu dedi ki...

Şu son maçlarda şu kadar galibiyet aldık falan tarzı istatistiki bilgiler havada kalan, yanıltıcı bilgiler yalnız. Sırf burda yazıldığı için söylemiyorum, pek çok sitede, gazetede de yazılıyor bunlar.

Galatasaray küme düşmemeye oynarken, kızlarına forma bile bulamazken Fenerbahçe Euroleague kovalıyordu. E haliyle de maçlar hep farklı galibiyetlerle sonuçlanıyordu. Çemişgezekspor'la Barcelona arasındaki maç istatistiklerini tutmaya benziyor bence bu. Son iki sene içinse olay değişti, son iki sezonu tutarsak daha sağlıklı bir mukayese olacağı kesin.

Yoksa biri de çıkıp yedi sene maç kaybetmeden, dokuz sene üstüste şampiyon olan Galatasaray'dan tutmaya başlar istatistikleri. Rakamlar istenilen yere çekilebilir yani ama bu şubeyi Galatasaray'ın da yeniden hatırlaması ile ciddi anlamda rekabet başladı ve çok da güzel oluyor bu maçlar bayan basketbolunu takip edenler için söylüyorum. Yoksa iki takımın da futbol taraftarları yeterince kirletiyorlar salonları bu maçlarda, ona rağmen sahadaki isimler ve gösterilen mücadele için bir sene beklemeye değer.