26 Nisan 2009 Pazar

Hesaplar, Kitaplar

Madem Bursa'dayız, canlı seyrettiğimiz maçtan başlayalım. Renault çok kötüydü bir kere. Yani maç boyunca oyun KSK stilinde gitti. Renault bir türlü alıştığı düzen basketbolunu uygulayamadı bugün. Düzensizlik takımı KSK ligdeki İzmir dışı ikinci galibiyetine imza atarak Play-Off yolundaki en büyük rakibini hafiften bir saf dışı bırakma olayına girdi (93-94). Gerçi KSK zor bir 2 maçlık fikstürle karşı karşıya, nispeten Renault da kolay bir 2 hafta oynayacak. Yine de Renault'nun sağlam bir avantaj kaybettiği gerçek. Bu yıl ilk kez hedef maçına çıktı Bursa ekibi ve bunu kazanmayı başaramadı. KSK'da Leon Willliams farkı yaratan 1 numaralı adamdı. 29 sayı - 19 ribaund sağlam performans ama etkisi sadece bu kadar değil. Aldığı ribaundların çoğu hücum ribaundu ve onların da çoğu sayıyla sonuçlandı. Ve tabii faul atışları. 48 tane faul atışı kolay rastlanacak bir şey değil. Benim yorumum bugün hakemlerin de Renault aleyhinde çalıştığı yönünde. Zira oyunun sertleşmesine hiç izin vermediler. Düşünsenize şut denemesi yapmayan Hakan Köseoğlu, sadece 1 metre sağa 1 metre sola giderek basketbol oynadı ve tam 20 kez faul çizgisine geldi. Bunun tarifini ben pek yapamadım aslında. Konuk takımda Gökper Gen de normal sürenin sonlarında Valentin'le beraber önce takımı yaktı, sonra ise 1 turnike, 1 de asistle maçı alan adamlardan oldu. Onu savunan daha doğrusu savunamayan ve maç boyunca hiçbir varlık gösteremeyen Ahmet Erdoğan'a da selam olsun. Ne berbat bir performanstı o öyle.

Beşiktaş Cola Turka Erdemir'i rahat geçti. Bu kadar rahat olmasını beklemiyordum şahsen hafta başında ama dün Ahmet Çakı röportajı sırasında genç koçun ağzından dökülen 'Hedefe ulaşmış olmak yani ligde kalmak oyuncuların biraz rahatlamasına sebep oldu. İlk idmanımız çok kötüydü mesela bu hafta' cümleleri biraz fikir vermişti bu maç hakkında. Sonuçta rahat bir evsahibi galibiyeti çıkmış oradan (99-77).

Daçka'ya konuk olan Antalya BŞB ise normal sürenin sonlarında yaptığı aptallıklarla aldığı maçı verdi. Önce son saniyelerde bir üçlük yiyerek maçı uzattırdılar, sonra da uzatmalarda kötü oynayıp maçı kaybettiler (75-71). Aklıma hemen 'Acaba Antalya BŞB ayar mı yapıyor?' sorusu geldi. Çünkü G.Saray Cafe Crown'un ligi dördüncü bitirme ihtimali epey bir kuvvetlendi. Beşinci olup G.Saray Cafe Crown ile eşleşeceğime ya 6 ya da 7 olurum, Telekom'la eşleşirim, seriye de paşa paşa 1-0 önde başlarım demiş olabilirler. Ki gayet de mantıklı. Hem zaten Beşiktaş Cola Turka için de iyi olur bu. Alan memnun satan memnun durumu olabilir yani. Ne bileyim aklıma geldi öyle bir.

Ve Lofton. İnsan evladı mısın be yavrum sen? Adamın damarlarına Türk kanı enjekte edildi herhalde. Haberden nasıl bir gaz aldıysa çıkıp 61 sayıyı yollayıvermiş TED Kolej potasına. 17/22 üçlük yüzdesini bir takım yakalayamaz toplam olarak. Bu kadar net söylüyorum. Maçı zaten bir araba farkla almışlar da (116-70) Lofton'un pardon Latif'in performans uçmuş gitmiş. 'Birinci belli, ikinci kim ikinci?' olayına benzedi bu. Lofton sayı olayında kendi çalıyor kendi oynuyor paşa. Muazzam vallahi, muazzam.

12 Yorum Yapılmış:

leepee dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Sarp dedi ki...

Doğan Hakyemez, turkbasket'teki röprotajında Telekom'la eşleşmek istediklerini açık açık söylemiş; ancak bu maçra öyle bir durumun söz konusu olması zor. Netcastingden takip ettim,son saniyede Soner'in üçlüğüyle uzadı ve sonuna kadar da Antalya bırakmadı.

kenz dedi ki...

Antalya'yı ben bize(fb) düşünmüştüm, bir tek onlara karşı 1-0 başlayacağımızdan ama haklısın onlar Telekoma varmak istiyorlar.Telekom da Mersin veya bjkyi istiyordur haliyle onlar da bir ayar çekebilirler.
Devam edelim:Bjk, gs'yi ister.Gs'ye de bjk hariç hepsi uyar.

Herkesin bir derdi var durur içerisinde...

Ömer dedi ki...

Antalya BSB'nin Telekom hesabi yapabilecegini bilmiyordum. Umarim oyle bir hesap yapiyorlardir. Dedigin gibi bizim de isimize Galatasaray'in cikmasi gelir, seri 0-0 baslar, derbi oldugundan dolayi Akatlar'daki maclarda iyi bir atmosfer olusur. Deplasmanlarda da elimizden geleni yapar, 1 galibiyet alabilirsek turlariz, alamazsak da kolay teslim olup elenmis olmayiz.

Hadi hayirlisi..

sylvesterr80 dedi ki...

Antalyanın maçı kazanmama gibi bir düşüncesi olduğunu zannetmiyorum. dün maçtaydım sonuna kadar asıldılar maça, douthit, marsh 5faul, m.k.bitim 4 faul olunca uzatmada sıkıntı yaşadılar boyalı alanda..Daçka çok istedi maçı dün, çok arzuluydu helal olsun çocuklara, antalyanın bir hesabı varmı bilmiyorum (son 2maçları efes ve banvit)ama sezon boyunca izlediğim en zevkli maçlardan biriydi..

capkin dedi ki...

Maçı izledim..
Alex çok kötü oynadı..
Kaliteli bir oyuncu değil..İki veya üç kere üçlük denerken faul yapıldı..
Eddy'in elinede uhu güzel gider ha..Topu tutamıyor çok ilginç..

KSK da Mike çok kaliteli oyuncu..
Seneye güzel bir takıma geçebilir..

Alperen Kaplan dedi ki...

Mike'ın kaliteli olduğu görüşüne katılmıyorum. Şutu olmayan bir oyuncu ile büyüklerin de pek işi olmaz diye düşünüyorum.

dejavu dedi ki...

Antalya maçı vermek için epey çabaladı valla takip edebildiğimiz kadarıyla. Soner orta sahadan sokmuş sanırım o da şans tabii ama son dakikaya o kadar önde girip, ft kaçırırsan maçı da vermiş oluyorsun. Ki faul problemlerine bir de Daçka'nın geriden gelmesinin verdiği gazı ekleyince uzatmada galibiyet çıkartmaları zordu.

Oyak maçını ise tv'den izledim, maçı anlatan arkadaş tıpkı geçen hafta derbide Melih Gümüşbıçak'ın yapmış olduğu gibi kıt basketbol bilgisi ile epeyce güldürdü. Ksk uzunlarından birinin yaptığı bloka inişe geçen top kararı verildi ve dolayısıyla sayı yazıldı. Spiker arkadaş yaklaşık iki dakika bloku anlattı, hücumu kestiğinden falan dem vurarak..Hatta yaptığı blokun ardından hücumda da güzel bir sayı buldu gibisinden bir cümle de sarfetti arada. Hangi hücumu kesti babacım, sayı oldu sayı uyan.. Nereden buluyorlar bunları anlamak güç.. Bir de meşhur spiker Ceyhun var, top oyunda iken yayını kesip bir önceki pozisyonun tekrarını veren, biz de radyodan dinler gibi sadece spikeri dinleyip pozisyonu kafamızda canlandırmaya çalışıyoruz..

Lofton'ı ilk duyduğunda tepkin güzeldi ama Anıl.=) Kaç dakika var bitime? =)

Umut dedi ki...

Mike vasat Amerikalı uzunlardan birisi;fiziği dışında üst düzey bir olayı yok.Gordon da bana göre gayet kaliteli bi oyuncu;bence seneye daha iyi takımda yer alabilir.

saLsa dedi ki...

@ dejavu

Hehehehe.. Öyle ama..:) Direkt aklıma o geldi.. Kaç dakika var diye sordum.. Hayvan herif ya.. 61 nedir yav.. İnsan mısın değil misin?

BaHa dedi ki...

Ergin atamandan sonra koskoca bir alkışta ahmet kandemire !!
5 yabancılı Koleje karşı playoff finali edasıyla ne kadar ciddi oynamışlar böyle.. Mersini ben haftaya Kepez maçında görürüm :)
Halil üner ve arkadaşları liğme liğme eder onları, görürüm ben o zaman ciddiyeti. Lofton 61 sayı atmış atmamış önemlimi, olayın diğer boyutu önemli bence o da etik yönü.. Yabancısı olmayan bir takıma daha ilk yarı 35 sayı fark atmışın yabancıların 90 dakika üzerinde oynamış, hiç mi yerlin yok? O kolej kepezi yendi unutma Ahmet Kandemir. Haftaya mersin maçı naklen yayınlanmalı diye düşünüyorum. Yayınlanmalı ki herkes kimin ne olduğunu görsün..

Erinc Atilla dedi ki...

aliaga bu haftaki galibiyeti ile, hadi bakalim dedi kepez'e...

aliaga, galatasaray ve erdemir ile oynayacak...deplasman ve icerde sirasiyla...

kepez ise mersin ve oyak ile oynayacak, icerde ve deplasman sirasiyla...

sanki her ikisi de ikiser maglubiyet alacak, ve ikili averajla aliaga ligde kalacak gibi...

dusecek ikinci takim tam bir heyecan firtinasi ile belli olacak...tipki playoff'a katilacak son takim gibi...