4 Nisan 2009 Cumartesi

Laf-ü Güzaf #8

Antalya BŞB - F.Bahçe Ülker maçında son 6 dakika oynanmakta ve skor da 49-75 ile konuk takım üstünlüğünü göstermektedir.

Çetin Yılmaz: Evet maç artık bitti.
Spiker: Bakalım Antalya ekibi kalan dakikalarda bir sürprize imza atabilecek mi?
Çetin Yılmaz: Arada 26 sayı fark var, çok zor. Hiç yemeden 26 sayı atmaları lazım. Ya da 10 sayı yiyip 36 sayı atmalılar.
11 yiyip 37 atsalar olmuyor mu hocam? Ya da 5 yiyip 31 atsalar? :)

6 Yorum Yapılmış:

Doğuş dedi ki...

dönüşü muhteşem olanlara ekleme var anıl abi dikkat! :)

mususi dedi ki...

Sanırım geçen akşam oynanan tau-barca maçında benzerini yaptı, son 5 dk. tau nun nasıl kazanacağından bahsederken: ''20-0 olması lazım, ya da 22-2!!''...Yalnız kendi hatalarını rahatlıkla dile getirebilen son derece samimi ve iyi niyetli bir insan, özellikle orhun ene nin katıldığı programda spikerin magazinsel sulandırmalarına ve lafı ağzına tıkmasına rağmen, bütün takımlardan bahsetmek istemesi ve bu programı izleyen diğer takım taraftarlarını da unutmayalım şeklinde rating canavarlarına attığı tokat gönlümüzü fethetmiştir. Seni ve gaflarını seviyoruz çetin yılmaz..

coach dedi ki...

tamam adam hakkaten bazen sacma yorumlar yapıyorda bu kadar elestirmen dalga gecer gibi laf-ü güzaf köşesi acıcak kadar kücük bir adam mı adamın ilk senesi ve hakikaten ne dicegini bilmiyor ama cetin hocayı bu kadar bilgisiz göstermen bence yanlıs...

saLsa dedi ki...

@ Coach

Çetin hocaya özel bir köşe değil burası önce bunu bil. Bakarsan başka insanların da laf-ü güzafları var burada.

Ayrıca kimsenin bilgisine laf etmek gibi bir şey haddime değildir, Çetin hocayı da inanılmaz severim. Benim bu camiadaki ilk röportajım onunlaydı ve bana 'Ben çok şanslı bir adamım, sana da şans getireceğim' demiştir. Ki bana göre ciddi anlamda da şanslı gelmiştir bana gerçekten. Kendisi benim için çok özel biridir sırf bu yüzden bile.

He ama Laf-ü Güzaf köşesi neden var? Keyif için, gülmek için, eminim ki kendisi de bu satırları okuyorsa gülüyordur, zira kendi kendini eleştirme konusunda sıfır ego biridir. Hiçbir zaman da ben iyi bir yorumcuyum dememiştir.

O nedenle onun küçük bir adam olduğunu, bilgisiz bir adam olduğunu yazmaya çalışmışım gibi göstermene biraz teessüf ediyorum. Bu köşenin amacının ne olduğunu ve amacına da her zaman ulaştığını düşünüyordum ben. Aldığım tepkiler hep bu yöndeydi zira.

Son lafım da şu olsun: Ben 4-4-2 dergisinde ya da Milliyet gazetesinin salı-cuma günleri çıkan spor ekindeki bu köşenin futbolla ilgili benzerlerini okumaktan inanılmaz keyif alıyorum. Bu yüzden de bunun basketbol versiyonuna kendi sitemde yer vermekten de keyif alıyorum.

Sevgiler.

Adsız dedi ki...

ilk senesi böyle hatalar normal..kendide farkındadır bence :)

Adsız dedi ki...

Çetin Yılmaz bir basketbol antrenörü, yorumcu değil, canlı yayın da kolay olmasa gerek, salsanın da dediği gibi eminim ki Çetin hocanın kendisi de gülüyordur bazen kendisine ve bu yazılara, koskoca Çetin Yılmaz'ı küçük düşürmek kimsenin haddine değil