21 Mayıs 2009 Perşembe

Beşiktaş'tan G.Saray'a Farklı Tarife (113-71)

Hızlı hücumlarla aptala döndürüp, şutuyla da sağlam bir dayak atıverdi Beşiktaş bugün G.Saray'a. Burak Bıyıktay sonrası dönemde koş koş ve bol dış şut ağırlıklı basketboluyla kazanmıştı ekmeğini siyah beyazlılar. Serinin ilk 2 maçında bu görüntülerinden uzak kalıp faul bile atamayınca 74 ve 66 rakamlarını görebildiler skorbordda. Ama bugün? Daha ilk yarıda 60 yaptılar. Maç sonunda iki takım arasındaki maçlar arasında ayrı bir yere oturacak bir skor oluştu. 25/28 ikilik ve 16/29 üçlük yüzdelerinin (en azından ikiliğin) rekor olma ihtimali kuvvetle muhtemel. Boyalı alan dışından denenen sadece 1 tane ikilik var. 2 tane de üçlük atarken çizgiye basılan ayaklar neticesiyle 2 dsayı getiren basketler var. Gerisi silme lay-up. Bomboş hem de.

Halbuki maç öncesinde salona bağlanıldığında gördüğüm 50-100 kişilik Beşiktaş taraftarı benim kafamdaki 'Beşiktaş bu maçı alır' düşüncesini biraz sekteye uğratmıştı. Sonuçta bu yıl derbilerin hepsini evsahipleri kazanmıştı, bunda da en büyük pay sahibi taraftardı hep. Bugün seri yine bozulmadı ama taraftar yoktu. Haftasonu oynanacak olan maç çok daha faklı bir atmosferde oynanacaktır. Bu nedenle bugünkü galibiyet Beşiktaş adına çok çok önemli. Boş tribünlerle seriye tutunan takım, hafta sonu seriyi son maça taşımak için arkasına sağlam bir taraftar grubunu da alacaktır. Maç öncesi Koray hocanın açıklamalarından bu maç için endişeli olduğu net bir biçimde anlaşılıyordu. O her ne kadar 'Oyuncularım rehavete' girmedi dese de, bu açıklamasından oyuncularının belli bir rehavete girdiğini çıtlattığından haberi yoktu kuşkusuz.

Neyse maç başladı, yalancıktan kafa kafaya giden bir 5 dakikanın ardından Muratcan'ın liderliğinde sazı eline aldı Beşiktaş Cola Turka. İlk çeyrek sonunda 26-18'lik evsahibi üstünlüğü oluşmuşken bunda en büyük pay sahibi 10 s - 2 r - 2 a ile Muratcan'dı. Seviyorum ben bu adamı, bugün bunu bir kez daha farkettim. Yazmadan da geçmek istemedim.

İkinci çeyrek oyunun kırıldığı kısım oldu. Daha doğrusu dayağın başladığı. Mehmet Yağmur'la başlayan yumruklar Haluk, Adem, Chatman, Baxter ve Haluk'un katılımlarıyla bildiğiniz bir linç girişimine döndü. Dışarıdan yollanan üçlükler, kapılan toplar arkası bitirilen fast-break'ler derken fark 20'leri görüp devre sonunda 60-32 gibi uçuk bir skora dönüştü. G.Saray Cafe Crown takımında elle tutulacak hiçbir şey yoktu. Öyle ki geri düşen takımlar için yaptığı 'Ben onlardan bir geri dönüş bekliyorum' yorumuyla onların en büyük destekçisi olan Çetin Yılmaz bile ikinci yarı başında 'Yani, yok, ben hiçbir elektrik alamıyorum onlardan' cümlesiyle teslim bayrağını çekiverdi G.Saray Cafe Crown adına.

İlk yarı sonunda 60 sayıya ulaşan Beşiktaş Cola Turka'da Cevher'in sadece 1 sayı atabilmiş olması ve iki takımın asist sayılarının 16'ya 2 gibi manyak bir durumda olması ilk 20 dakikanın kıyı köşe istatistiklerindendi.

Dedim ya Çetin Yılmaz'a bile elektrik vermiyordu G.Saray Cafe Crown. Nitekim ikinci yarıda fark daha da büyüdü. Önce 30'ları, sonra 40'ları gördü. Chatman son çeyreği oynamadı, oynasa 22 s - 7 r - 10 a istatistiklerini triple-double'a yuvarlardı kesin. Son kısımda gençler süre aldı. Bir de sakatlık sonrasında hala uyum sürecinde olan Tufan ve sezonu benchte çürüyerek geçiren Ömer Ünver. İkisi de maçı 9'ar sayıyla tamamladılar. Tufan ikinci maçta ve hatta bu maçın da belli bir kısmında çok kastığı üçlük sokma işini son 3 denemesinde %100 yaparak gerçekleştirdi. Ömer Ünver ise 2 üçlük, 1 faul, bir de takımının 100. sayısını attığı turnikesiyle tamamladı 9'u.

Neticede güzel, hareketli, Beşiktaş'ın istediği gibi bol skorlu, keyifli bir maç olarak akşamımıza renk kattı derbi. Skordaki fark birçok etkeni de beraberinde getirecektir. Beşiktaş Cola Turka -tekrar gibi olacak ama- haftasonundaki maç için birçok avantajı cebine koydu bugünkü bu sükseli galibiyetle. Taraftar gelecek mesela o maça, sonra oyuncular güvenle oynayacaklar, rakip biraz sarsılmış olacak vs. . Cumartesi günü güzel bir maç daha bekliyor bizi, şimdiden söylemesi. G.Saray bugün oyunu soğutmaya çalıştı ama beceremedi skordan da göreceğiniz üzere, bakalım o maçta bunu becerebilecekler mi? Yoksa bugün sol şeridi kapatıp giden Beşiktaş seriyi son maça mı taşıyacak? Bekleyeceğiz, göreceğiz.

3 Yorum Yapılmış:

Ömer dedi ki...

Taraftarimizi savunmak babinda yazmiyorum cunku cogu macta bos salona oynadigimizi kabullenmek lazim. Ancak bugun taraftarimizi azad etmek lazim. Cunku asil destek bugun Seba Spor Salonu'ndaki hentbol macimizdaydi. Kazanirsak sampiyon olacaktik -ki nitekim olduk-. Bu yuzden, baskete kayacak ilgi, bir anda hentbola kaydi.

Tabii hentbolda da binlerce degildik, 200-300 kisiydik. Ancak bagiran 200-300 kisi bile Akatlar'da belli bir fark yaratabilirdi bugun, hentbol macimiz nedeniyle olmadi.

Cumartesi gunu ben de salonda olacagim. Insallah guzel bir galibiyet ile son maca tasiriz seriyi.

dejavu dedi ki...

''Bütün sezon savunmayı iplemeyen biz savunma yapmaya çalışıyoruz ama olmuyor haliyle. ''

Diye yazmıştım 14 sayı farkla kazandığımız 2. maçtan sonra. O maçta Cevher ve Chatman hariç takımın kalanı 8/38 atmıştı ama savunmadan kaynaklanmıyordu bu kötü yüzde. Boş şutlardı ama sokamadılar, Ayhan Şahenk'in potaları mıdır sebep başka birşey miydir bilemiyorum artık. Bugün bu şutları fazlasıyla soktular ve haklı bir galibiyet aldılar.

Uzun uzun yazacak değilim 40 sayılık mağlubiyeti kahkahalarla izleyen bir şube yöneticisi olduktan sonra biz ne desek nafile.

Adsız dedi ki...

Beşiktaş taraftarı istese 2 salonuda doldurur. Hentbol maçı bir neden olmamalı. Kabul edelim taraftar basketbola ilgili değil. El Amin ve Wrgiht hala akıllarında.

Onlar olduğu zaman takım kötü gitsin yine gelirler. Formaya değil isme bakıyorlar.