20 Mayıs 2009 Çarşamba

Evren Büker Röportajı

Nihayet gerçekleştirebildik beklenen röportajı. Sezonun en dikkat çeken isimlerinden biri olan, Salsabasket takipçileri tarafından da 'Yılın En Çok Gelişim Gösteren Oyuncusu' seçilen Evren Büker ile keyifli bir röportaj patlatıverdik. Ben işi yazıya dökerken bile keyif aldım, eminim aynı keyfi siz de okurken alacaksınız.

SB: Oyak Renault öncesi kariyerinden biraz bahsedelim. Makospor, Yeşimspor, TB2L, Ümit Milli Takım. Konuşacak çok şey var.

EB: Basketbola 12 yaşında Makospor’da başladım. Altyapıda küçük takım, yıldız takım ve genç takım seviyelerinde oynadım. Genç takımda oynarken aynı zamanda bölgesel ligde de mücadele etmeye başladık. Çünkü Cem abi (Cem Çağal) ne kadar fazla maç yaparsak bunun gelişimimize o kadar katkısı olacağını söylüyordu. Okul takımını da sayarsak bazen haftada 3 maç yapıyorduk. Herşey planlandığı gibi gidiyordu, gerek Türkiye genelinde gerekse de Bursa içi çeşitli başarılar kazandık. Altyapı eğitimimizi tamamlamıştık. Sonrasında takım ve teknik kadro olarak Yeşimspor’a transfer olduk ve 2. lig kapısı açıldı. 2. ligde ilk senemiz olmasına rağmen çok zorluk çekmedik. Bölgesel ligde geçirdiğimiz iki sene işe yaradı ve bizden beklenenlerin üzerinde işler yaptık. Genç kadromuzla bir çok şampiyonluk kovalayan takımı yendik. Ve en önemlisi bizi izlemeye gelenlerin salonda hayranlıkla izledikleri bir takım olduk. Cem abinin hızlı basketbolu, devamlı değişen savunmaları ile rakiplerimizin korkulu rüyası haline gelmiştik ve gün geçtikçe de gelişmeye devam ediyorduk. Bu doğrultuda takım arkadaşlarım Ahmet, Hüsnü ve ben Ümit Milli Takım aday kadrosuna davet edildik. Bu inanılmaz bir duyguydu. Güzel bir kamp dönemi geçirdik, kendi adıma çok güzel bir tecrübeydi. Avrupa Şampiyonası’nda başarısız olsak da arkadaşlarım ve ben milli formayı taşıdığımızın bilincindeydik ve bu bilinçle sonuna kadar da şavaştık.

SB: Sonuna kadar Bursa’lı bir basketbolcusun, haliyle Cem Çağal’ın da üzerinde epeyce bir emeği var. Cem Çağal hakkındaki yorumların nedir?
EB: Bursada doğup büyüdüm, burası benim şehrim. Herkesin doğduğu yer kendine gore güzel ve özeldir ama Bursa benim için herşeyden önce gelir. Bu şehirde çok güzel anılarım var. Bursa seyircisini kolay kolay unutamam. Üzerimde birçok kişinin emeği var ama Cem abinin yeri çok özel sizin de dediğiniz gibi. Bize basketbolun yanında disiplini, hayatı, gelecekte bizleri nelerin beklediğini çok iyi anlattı. Şimdi baktığımda onun dediklerinin harfiyen çıktığını görüyorum. Basketbol zekasıyla bizlere çok şey kattı, babalık yaptı. Teşekkürler diyeyim kendisine sizin aracılığınızla.

SB: Gelelim Oyak Renault’ya. 3 sezondur takımla birlikte sen de adım adım yükseldin. Hem takımın hem de kendinin bu 3 yıl zarfındaki gelişimini nasıl yorumlayacaksın?
EB: Oyak Renault’daki ilk senemde biraz zorlandım açıkçası. İkinci ligden kalan bazı alışkanlıklarım vardı ama zamanla attım bunları. 1. ligdeki ilk senem olmasına rağmen 26-27 dakika ortalama yakaladım. Bu oldukça iyi bir başlangıçtı benim için. İkinci sezonuma hazırlanırken yaz dönemini çok iyi geçirdim. İlk senemde oynadığım maçların kasetlerini izledim, sürekli olarak hatalarımı çıkarttım, onların üzerine üzerine gittim. Takım olarak o sezona biraz kötü başladık ama ligin ikinci yarısında işler değişti. Üst üste aldığımız galibiyetlere bir de Türkiye Kupası finalini ekleyince hem takım olarak hem de bireysel anlamda büyük bir başarı kazandık. İstatistiklere baktığımda kendi adıma belirgin bir gelişme olduğunu görmek de ayrıca bir mutlu etti beni. İkinci senemdeki bu durum bana güven verdi, neleri yapabileceğimi daha iyi gördüm. Üçüncü seneme hazırlanırken daha fazla antrenman yapma şansı yakaladım. Ekstra idmanlar yaparak, başka liglerde benim pozisyonumda oynayan oyuncuların kasetlerini izleyerek ve sadece 1-2 şeyi değil herşeyi iyi yapmalıyım diyerek hazırlandım bu sezona. Malum günümüz basketbolunda artık sadece şut atmak ya da sadece 1-2 şeyi iyi yapmak yeterli olmuyor. Eğer üst seviye bir oyuncu olmak istiyorsanız komple bir basketbolcu olmalısınız. Daha çok konsantre oldum, dinlenmeme, beslenmeme dikkat ettim. Ve şimdi sezon bittiğinde tüm bu emeklerimin karşılığını iyi bir performans olarak almam beni inanılmaz mutlu etti. Eksiklerim yok mu? Elbette var. Ama çalışarak hepsinin üstesinden geleceğim.

SB: 3 yıllık bir plan program sonucunda sürekli büyüyen bir proje oldu Evren Büker. Bunda Yücel Platin’in de bir katkısı vardır mutlaka. Yücel hoca hakkındaki fikirlerin ve onun senin gelişimin üzerindeki etkileri nedir?
EB: Yücel abi beni genç takım seviyesinden beri takip ediyordu. Bana göre tam zamanında buluştuk Yücel abi ile. İkinci ligden gelmiştim, henüz çok tecrübesizdim, kimse tarafından tanınmıyordum, tabiri caizse tam bir soru işaretiydim ama Yücel abi bana güvendi, süre verdi. Saha içinde beni rahat bıraktı, sorumluluk almamı istedi, güven verdi. Biz onun eline belli bir seviyede gelmiştik ama o işin rötuşlama kısmını muazzam yaptı. 1. lig seviyesinde bu derece adından söz ettirebilen bir oyuncu olduysam bunda Yücel abinin payı çok ama çok büyüktür.

SB: Baktığımız zaman oyunun defansif kısmını iyi oynadığını ama bunun yanında özellikle bu yıl takımın skor gücünü de epeyce bir sırtladığını görüyoruz. Hem sayı atmak hem de rakibin en çok sayı atanını tutmak nasıl bir olay? Zor oluyor mu, yoksa gerçekten keyifle mi yapıyorsun bunu?
EB: Hem savunma yapmak hem de sayı atmak günümüz basketbolunun tartışmasız gerçeği oldu artık. Ben şahsen bunu yaparken zorlanmıyorum. Sayı atmak elbette önemli ama ben atletik olmayı, savunma yapmayı, ribaundlar alıp asistler yapmayı daha çok seviyorum. Bundan daha çok keyif alıyorum.

SB: Bu yıl Play-Off’u kılpayı kaçırdınız. Özellikle iç sahada kaybedilen Pınar Karşıyaka rüyanın sonu oldu. Genel olarak baktığımızda Oyak Renault başarılı oldu diyebilir miyiz? Ayrıca Play-Off yapamama nedeniniz neydi sana göre?
EB: Evet bu sene Play-Off’u kılpayı kaçırdık. Ama dönüp bakınca Pınar Karşıyaka maçından once son saniyelerde verdiğimiz bir çok maç olduğunu görüyoruz. Bence Pınar Karşıyaka maçından ziyade o maçlarda kaybettik biz şansımızı. O son anlarda kaybettiğimiz maçların yarısını alsak iş tamamdı ama olmadı. Ligimiz çok kaliteli bir lig sonuçta, bu tip geri dönüşler sıkça yaşanabiliyor. O nedenle bu bir mazaret olarak algılanmasın kesinlikle. Sadece biraz şanssızdık demek istedim. Bu yıl bize Play-Off yakışırdı ama kısmet değilmiş ne yapalım.

SB: Bu sezon en beğendiğin oyuncu kimdi ligde?
EB: Bu sezon en çok Efes Pilsen’li Bootsy Thornton’u beğeniyorum. Elimden geldiğince onu izlemeye çalışıyorum.

SB: Peki tutmakta en çok zorlandığın isim kimdi?
EB: Bootsy Thornton. :)

SB: Sözleşmen bitti bu sene sonunda. Ve gösterdiğin performansla da bir çok takımın transfer gündemindesin. Ne düşünüyorsun? Ne yapacaksın? Dakikayı mı yoksa parayı mı düşüneceksin? Özellikle oynamak istediğin bir takım ya da çalışmak istediğin bir koç var mı? Genel olarak bir yorum alalım transfer durumun hakkında.
EB: Transferim konusunda ne olacağını ben de merakla bekliyorum. Elbette son kararı ben vereceğim ama şu ana kadar bir değerlendirme yapmadım. Parayı mı yoksa dakikayı mı tercih edeceğim konusuna gelirsek, kendime yaptığım 3 yıllık yatırım ve gelen teklifleri reddetmiş olmam parayı değil iyi bir oyuncu olmayı tercih ettiğimi açıklamaya yeter diye düşünüyorum. Ama şimdi gelişimim için gösterdiğim emeklerimin karşılığını almaya başladım. Önümde büyük bir şans var. Çok ciddi bir teklif alırsam, arada da maddi anlamda büyük farklar varsa bunu değerlendirebilirim ama ilk fırsatta kafamda olan; Oynayabileceğim, daha yukarılara çıkabileceğim ve gelişimimi devam ettirebileceğim bir takıma gitmek. İnşallah kendi adıma en doğru kararı veririm. Karar aşamasında elbette tek başıma olmayacağım. Abilerimle, ailemle, arkadaşlarımla sürekli fakir alışverişinde bulunacağım. Umarım benim için ve geleceğim için en hayırlısı olur.

SB: Abin Serhat Büker ile aynı takımda oynuyorsunuz. Bunun artıları ve eksileri nedir?
EB: Beraber oynamak bizi hep ileriye götürdü, bu durumun hiçbir dezavantajı olmadı. İkimiz de mücadeleci, sert, neler yapabileceğini bilen oyuncularız. Maçlardan sonra kapışmalarımız falan da olur bizim. Ama dediğim gibi bunlar hep ikimizin basketbolunu da ileriye götüren şeylerdi.

SB: Peki Serhat’ın performansını beğeniyor musun? Açık açık söyle bakalım, şunu iyi yapar ama şu konularda zayıftır desen nasıl yapardın listeyi.
EB: Abimin bu yıl kariyerinin en iyi sezonlarından birini geçirdi bence. Önceden sadece müdafaa sertliği yapardı, bu sene ceza şutlarını da sokmaya başladı ve en önemlisi pas yeteneğini geliştirdi. Ben açıkçası abimden böylesi bir performans beklemiyordum. Çünkü yetenekleri sınırlı bir oyuncu, doğruya doğru. :) Ama sahip olduğu inanılmaz fiziğini bu yıl çok iyi kullandı. Savunmasını yaptı, oyunu sertleştirdi, ribaundları topladı, şut atmaya başladı. Artık oyunu okumaya da başladı. Yalnız olabildiğince az dripling yapsın lütfen. :) Başka da bir şey yok.

SB: Milli Takım için ne düşünüyorsun? Bu yılki performansının ardından koç Tanjevic sence açar mı kapıyı sana?
EB: Milli Takım için şansımın olduğunu düşünüyorum elbette. Koç Tanjevic’in gençlere sanş verdiğini de düşünürsek, neden olmasın.

SB: Salsabasket.net sitesi okuyucuları tarafından 'Sezonun En Çok Gelişim Gösteren Oyuncusu' seçildin. Hem de uzak ara. Mehmet Yağmur, Cevher Özer, Emir Preldzic, Soner Şentürk gibi gerçekten senin gibi iyi birer sezon geçiren isimleri ekarte ettin. Bu konuda ne düşünüyorsun?
EB: Salsabasket sezonun en iyileri ödüllerini takip ettim. Öncelikle beni bu ödüle layık görenlere, tercihini benden ya da başka bir isimden yana kullanan herkese teşekkür ederim. Benimle birlikte oy alan diğer oyuncular da en az benim kadar bu ödülü hak ettiler. Tekrardan çok teşekkürler herkese.

SB: Son olarak Salsabasket.net hakkındaki fikirlerin nedir? Kimden duydun siteyi ilk olarak ve yorumların nedir?
EB: Salsabasket.net’i ilk olarak Nedim abiden (Nedim Dal) duydum. ‘Bir haber var, bak bir ara’ demişti. O gün bugündür siteyi takip etmekteyim. Güncel haberler, özgün bir anlatım, özellikle de basketbolseverlerin yorumlarıyla eşlik ettiği halka açık bir site halini alması burayı oldukça keyifli kılıyor. Bu nedenle seni de tebrik ediyorum Anıl. Yolunuz açık olsun.

SB: Çok teşekkürler Evren bu keyifli röportaj için. Senin de yolun açık olsun.
EB: Ne demek, ben teşekkür ederim.

6 Yorum Yapılmış:

TurkSports.Net dedi ki...

Öncelikle bu güzel röportaj için üstada teşekkürler..

Evren Büker'e gelirsek; 'Yılın En Çok Gelişim Gösteren Oyuncusu' ödülünü sonuna kadar hakediyor. Oyak Renault formasıyla 1.ligde oynadığı 3 sezon içinde sürekli çıkışta ve sürekli kendini geliştiriyor. Elimizde iyi bir yerli 2 numara olmadığı düşünülürse, a milli takımda da mutlaka oynaması gerektiğini düşünüyorum. Evren, çok iyi bir 2 numara olmanın yanında, 1 ve 3 numarada da rahatlıkla oynayabilecek yeteneklere sahip. point guard gibi top getirip takımı yönlendirebilmesi, geçen sene Andre Woolridge, bu sezon da Alex Gordon'un maç içinde 2 numara gibi oynayabilmesi ve yüksek sayı ortalamaları yakalamalarını sağladı. Bunun yanında 3 numara için undersized olsa da atletik yetenekleri ve ribaundçuluğu ile forvet pozisyonunda da oynayabilmesi artı avantajı.

85 doğumlu bu oyuncunun önümüzdeki yıllarda da istikrarını ve çıkışını sürdüreceğine inanıyorum.

Adsız dedi ki...

bende tam tersine hicbir cıkıs gosterebilecegine inanmıyorum evren bukerin.alt sıraların oyuncusu olarak kalır bence bu sene bi transfer yapsada istenileni asla veremeyecektir bence...
özgur bıyık turkiyenin ve balkanların en iyi pivotu bence...

Adsız dedi ki...

evren bence topic kullanmaya baslasa iyi olur kafasının arkası kellesmeye baslamısta.

efesliler dedi ki...

Şu formaları satsalar da alsak:)

jaaz dedi ki...

öncelikle yukarıda evren için bi gelişme gösteremez diyen arkadaşım basketboldan pek anlamıyor her halde özelikle özgür bıyık yorumundan bu anlaşılıyor,kenarda havlu sallayıp oturmakla iyi oyuncu olunmuyor!!! evren büker e gelince; 3 yıl içerisin de bu kadar kendini geliştiren ve adından söz etirmeyi başaran çok az oyuncu gördük hele ki istanbul dışında bir takım da bunu başarmak herkezin harcı değil, o yuzden evreni kutlamak gerekiyor ve ben emınim ki hem gelecek sezonlar da hem gideceği külüp de hem de milli takım da formasını başarı ile terleticekdir...kesinlikle 2 numara pozisyonun da türkiyenin en iyisi olucaktır,ki bu sene bunu kanıtladı... şimdiden yolun açık olsun basarılar evren büker....

dasty dedi ki...

türkiyenin en iyi 2 numarası evren büker dir. mike