31 Mayıs 2009 Pazar

F.Bahçe Ülker de Finalde (70-57)

İlk 2 maçta toplam 57 sayı atmıştı El-Amin & Serkan ikilisi. Bugün takım halinde ulaşabildiler o sayıya. Arşive baktım, en son 12 Aralık 2003 tarihinde oynanan ve 55-51 kazanılan Tofaş maçında gördüm bu kadar düşük bir Türk Telekom skorunu. Hoş bir detay olarak yazalım kenara.

Peki neydi maçı bu kadar düşük skora götüren? Özellikle de Telekom'u. Bir kere sezon boyunca maç başına 10 isabet buldukları üçlük çizgisinin gerisinden sadece 4 isabet bulabildiler. Sonra ısrarla topu içeriye indirmek isteyince içeride epey uzun zorluklarla karşılaştılar. İkilik yüzdelerinin 18/41 olması da bunun en güzel kanıtı zaten. F.Bahçe Ülker'in ikilik denemeleri genelde boyalı alan içinden olduğundan 20/33 gibi iyi sayılabilecek bir yüzde ortaya çıkarken, kaçan boş üçlükler maçın erken kopmasını epeyce bir engelledi. Ama Telekom'dan 4 üçlük fazla bulmaları, 13 sayılık farkın da net açıklayıcısı idi.

Maç boyalı alana inen toplarla başladı. F.Bahçe Ömer Aşık ve özellikle Semih'i, Telekom ise Dudley & Lang ikilisini kullanarak bulmaya çalıştı sayılarını. El-Amin'in maça kafaca hazır olmadığını ispat eden 2 basit top kaybı, Ömer Aşık'ın erkenden 2. faulünü alması derken Smith'in devreye girmesiyle hızlı hücumların da yardımıyla 15-10'luk skoru yakaladı F.Bahçe Ülker. Ancak önce Semih'in kaçırdığı 2 faul, sonra da farkı açma hevesiyle atılan -aslında boş da olan- 4 üçlüğün kaçması F.Bahçe Ülker'in hevesini kursağında bıraktı farkı açma konusunda. Telekom toparladı geldi, ilk çeyreği de 16-17 önde kapadı. Çeyreğe baktığımız zaman F.Bahçe Ülker'in o boş kaçan peşpeşe 4 üçlüğü dışında her iki takımın da sadece birer üçlük denemiş olmaları sanırım topun içeri inme oranını yeterli oranda anlatıyordur.

İkinci çeyrek bir Oğuz Savaş resitali ile başladı. Bunu Ankara'daki son maçta da yapmıştı değil mi bu adam? Ama bu defa daha bir başkaydı. Repertuarındaki herşeyi gösterdi Oğuz. Hele postun resmi de olan bir ters turnikesi vardı ki, of of of. 5 dakika içinde 16-4'lük bir seriye uzanan F.Bahçe Ülker'de 16 sayının 9'unu atan Oğuz'dan süper bir ters turnike geldiydi ki Ercüment Sunter molayı alıverdi. Kalan 5 dakikada özellikle Torres'in Oğuz'a yanıt verircesine bulduğu 10 sayıyla farkı kapatma işaretleri veren Telekom'a son cevap Solomon'dan geldi. Uzaklardan bulduğu el üstü üçlükle devre skorunu 39-30 olarak tayin eden başarılı oyuncunun maçı bu basket dışında sayı atamadan tamamlayacağını da o an maçı izleyen hiç kimse tahmin etmiyordu muhtemelen.

Biraz sertleşen savunmaların, biraz isabetsiz şutların, biraz da acemice yapılan top kayıplarının birleşimi sonunda oluşan kısır oğlu kısır üçüncü çeyrekte F.Bahçe Ülker'in -çoğu maçta ve bu serinin 2 maçında olduğu gibi- yine fobisi tutuverdi. İlk 4,5 dakikası sadece 2-2 geçilen koca 10 dakikanın bitmesine 4 dakika kala Telekom 10-3'lük bir seriyle farkı 2 sayıya kadar çekti. Maçın ilk 1-2 dakikasındaki 1-2 kez ele geçirilen skor üstünlüğü dışında maçı sürekli geride götüren Telekom bu kez ilk 2 maçta olduğu kadar şanslı değildi. 2 sayıya kadar indirdiği farkı tamamen eritemediler bu defa. Önce Preldzic, sonra da çeyrek biterken Green buldukları sayılarla son çeyreğe 46-40 girilmesini sağladılar.

Son çeyreğin ilk 3,5 dakikasında 10-2'lik bir seri yakalayan ve rakibinin son direnişini de boşa çıkartan F.Bahçe Ülker'de Devin Smith çıktı sahneye. Sezon başında yakaladığı formunu sezon ortalarında düşüren, hatta bunun üzerine bir röportajda Mahmut Uslu'nun ağzından 'Smith'in bizim gerçekten aradığımız adam olup olmadığını ciddi ciddi düşünmeye başladık' cümlesinin dökülmesini sağlayan Smith, özellikle bu seride yeniden o formunu hatırladı. Son çeyrekteki 9 Smith sayısına sağ dipten bulduğu boş üçlükle yardım eden Oğuz Savaş, bu basketiyle farkı 15'e çekip maçtaki en büyük farkı bize yaşattı. Bu maçta Dudley ile birlikte takımı adına bir şeyler yapmaya çalışan tek isim olan Torres'in boş turnikesi ise maçın skorunu belli etti (70-57).

Dönüp bakıyorum, Serkan 2 sayı attı, 16 dakika oynayıp tıpkı ilk maçtaki gibi hiçbir şey yapmadı. El-Amin 7 sayı attı ama maç içinde adı bile duyulmadı, Green'in savunmasında harap oldu. Yerli oyuncular sadece 9 sayı attı, ki onların 5'i de Mutlu'dan geldi. Barış ve Bekir çoğu büyük maçta olduğu gibi yine sıfır çekti. E böyle olunca maç kazanmak da hayal oluyor elbette. F.Bahçe Ülker cephesinde ise ilk 2 maça ilk 5'te başlayan Rasim dakika bile almadı, büyük güç Mirsad sayı atamadı, Solomon sadece 3 sayı attı, Ömer Aşık hiçbir şey yapmadan 4 faul aldı, Green desen iyi savunmasını yaptı ama hücumda sadece 2 sayıda kaldı. Ama ortaya yine de 13 sayılık fark çıktı. Neden? Takım oyunu dedikleri meret işte. Bugün de sahneye Smith çıktı, Oğuz çıktı, Semih çıktı, Emir çıktı. Skor değişmedi, hatta ilginçtir ki serinin en farklı maçı oldu. Hem de bu fark serinin hatta bu sezonun en düşük skorlu maçında oldu.

7 Yorum Yapılmış:

Damir İlyas #12 dedi ki...

fenerbahçe her türlü ezdi türk telekom'u...mirsad ın ısrarla 3 lük deneyip sokamaması farkın açılamamasına sebep oldu..ama damir faktörünü unutmayalım.yine yıldızlar suskun kalırken o sessiz sedasız 8 sayı bıraktı çemberin içine..ilk 5 başlamak ona yarıyor bu bir gerçek..

Erinc Atilla dedi ki...

ligin kalitesi yerlerde...playoff serilerine bakiyorsun, elenen takimlar sadece toplamda 2 mac kazanmis...ceyrek ve yari finallerde...

su ligi izlemek icin bile para istiyorlar ya...turgay demirel ve federasyonu cok iyi biliyor ici bos bir kutuya paket cekmeyi...

ligdeki tum rekabet kurallarini alt ust ettiniz...her kural parasi olani ve "kankalari" korumak uzerine...

yaziktir gunahtir...

cok buyuk ihtimalle efes alir kupayi...

ne fark edecekse...

Adsız dedi ki...

playoff'un buraya kadar olan bölümü tam bir leş...
final havayı biraz değiştirecek cinsten neyse ki..

Adsız dedi ki...

Anıl senden bir ricam olacak;Şu Sunter-Telekom ortaklığının detaylarını bir soruşturup şurada paylaşsana.Cidden anlamıyorum bu işi;hiç bir yere bağlayamıyorum.Bu yatırımlar Sunter var diye mi yapılıyor(yani o gitse kesilecek mi yatırımlar-ki tabi ki böyle bir şey yok ama o zaman ne?) yoksa liberal ekonomiyi gölgede bırakacak bir gönül bağı mı var?Zira verimsiz parçanın ömrü kısa olur günümüzde ama Sunter bayadır çürütüyor bu savı.
Belki gerçekten olayın ayrıntılarını,dokunulmazlığın arka planını bilen birileri vardır çevrende;Salsa özel haberi olur=)
-yangchonchoi-

Adsız dedi ki...

Türk Telekom = Atletico Madrid

Adsız dedi ki...

Maçtaydım...

1-Herşeye rağmen FB'nin çok iyi bir 2 numaraya ihtiyacı var.(Gricek'ten fayda alınabileceğini sanmıyorum.Her maç öncesi anca fotoğraf çektirirken görebiliyoruz)

2-Türk Telekom'un acilen Ercüment Sunter'den kurtulması lazım.

3-Devin Smith,ülkemize gelmiş ve oyunun her iki yönünü de oynayabilen en iyi yabancılardandır.

4-TT her sıkıştığında El-Amin'e sarılmamalı,sözleşmesi bitti ve mümkünse bir daha geri gelmemeli.

5-Marcus Green'in El-Amin'e yaptığı baskı,El-Amin'i jübile yapmayı düşündürecek seviyedeydi.Neredeyse topu yere vurmasına bile izin vermedi.

6-Bu kadar kötü bir Mirsad izlediğimi sanmıyorum.

7-Oscar Torres'te bir ışık var gibi ama yaşı 32'den fazla sanırım.

8-Emir Preldziç ve Devin Smith'li beş çok daha olgun hücumlar geliştiriyor.

9-Semih Erden kendini oldukça geliştirdi.Özellikle hücumda şut seçimleri ve isabetleri git gide iyileşiyor.

10-Bir FB'li olarak Efes serisinin çok güzel ve çekişmeli geçeceğini düşünüyorum.Ne kadar uzarsa uzasın basketbol adına keyifli maçlar bizi bekliyor.Normal sezondaki 2.maçta Kaya Peker ve Mirsad'ın gerdiği ortamı inşallah tekrar yaşamayız ve mücadeleci ve güzel maçlar izleriz...

"Bapsteba"

tayfun_yurdagul dedi ki...

Charles Smith - Devin Smith ikisi de gerçekten çok kaliteli yabancılar.Karşılıklı oyunlarını sabırsızlıkla bekliyoruz.Gerçekten çok sıkı bir final serisi bizi bekliyor.Ayrıca PLay Off'ta şimdiye kadar hiç iyi bir maç çıkmadı son umut final serisi buda ayrıca düşünülecek bir durum.