24 Mayıs 2009 Pazar

Gecikmiş Derbi Yazısı (102-115)

Dün maçı canlı izleyemeyince Pazar sabahımızın startını biraz erken verip Spormax'te saat 9'a doğru başlayan tekrarıyla rejenere ettik bünyeyi. Buyrun efendim benim gözüme takıldığı kadarıyla derbi:

İlk çeyrekte amma çember dövdü yahu öyle takımlar? Her şut karavana oldu. G.Saray Milo & Hüseyin işbirlikli pota altı oyunlarıyla ve Atkins'in orta mesafe stop-jump-shot'larıyla Beşiktaş ise Wesson ile Cevher'in kişisel gayretleriyle sayılarını ürettiler. Akatlar'da geçen maç olayın koptuğu ikinci çeyreğin bir benzeri daha mı yaşanacaktı yoksa? Beşiktaş gayet güzel bir şekilde girdiği ikinci çeyrekte 17-7'lik bir seri yakalayıp farkı çift hanlere taşırken, maçın ilk isabetliği üçlüğü devreye 06:30 kala Chatman'dan geldi. Bu vakte kadar 0/7 atan Beşiktaş ve 0/10 atan G.Saray adeta uyandılar ve toplamda 5 isabetli üçlük buldular peşpeşe. Maç tam koptu kopacak derken Koray Mincinozlu'dan bir zone savunma hamlesi geldi. Ve işin rengi değişti, olay gittiği yerden geri geldi. Beşiktaş'lı oyuncular sanki ilk kez alan savunmasına karşı hücum ediyormuşçasına acemice şut seçimleri ve hatalar yaparken G.Saray da Murat & Milo'nun sayılarıyla tatlı tatlı farkı kapadı. Engin Kennerman'ın Ömer Ünver'e çaldığı -sanki biraz uyduruk- sportmenlik dışı faul sonrasında Murat Kaya'nın 1/2 faul, ve ardından da Tolliver'ın bir üçlük atmasıyla maç 41-39'a geliverdi. Alan savunmasına karşı Cevher'in tepeden gelen tek üçlüğü dışında sayı üretemeyen siyah beyazlılar, Mehmet Yağmur'un Murat Kaya'ya yaptığı net faulün çalınmayışının ardından bulduğu fast-break'i Cevher ile bitirerek alan savunmasına karşı 5. sayısını bulurken, bu basket devrenin de skorunu tayin etmiş oldu (43-39).

Devreyi moralli kapayan G.Saray ikinci yarıya zone'u bırakıp yeniden adam adama oynayarak girdi. İlk 3 dakikalık kısmı 10-0'lık bir seriyle geçen sarı kırmızılılar bir anda skorda öne fırladılar. Wesson ile bu çeyrekteki ilk basketine 3 dakika sonra ulaşabilen Beşiktaş savunmada aksayınca bu kez Tolliver devreye girdi. Fark 7 sayı iken önce Haluk'un üçlüğü ardından da o zamana kadar 10 sayı - 4 ribaund - 5 asist ile oynayıp müthiş bir performans gösteren Milojevic'in 10 saniye içinde bir hücum, bir savunma ve bir de teknik faul ile 5'lemesi ve kenara gelmesi ile maça yeniden tutundu. Şayet Milo biraz dikkatli olsa, iyi ritim yakalamış olan takımı maçı bu çeyrekte koparabilirdi. Faul hakkını tez zamanda dolduran G.Saray'a karşı bol bol faul sayıları bulan Beşiktaş skoru 01:30 kala kafa kafaya getirirken, bu sırada G.Saray ekmeğini üçlüklerle çıkarttı. Wesson'un tepeden bulduğu iki üçlük ve bu maçtaki ilk sayılarını üçüncü çeyreğin bitimine 2 dakika kala bulabilen Baxter'ın 4 sayısıyla skorda yeniden öne geçen Beşiktaş, Cevher'in çeyrek biterken bulduğu mucize üçlükle son çeyreğe yine tıpkı devre sonunda olduğu gibi 4 sayıyla önde girdi (71-67). 56 sayının atıldığı bu çeyrekte toplam 9 üçlük atılması ise bu kısma ait hoş bir detaydı.

Bir ara 7 sayı geriye düşmesine rağmen Milo'nun teknik faulünün ardından durumu toparlayan ve 4 sayı farkla öne geçen Beşiktaş son çeyreğe bunun moraliyle girdi. İlk 4 dakikayı da 5-2'lik bir seri ile geçip rakibine Hüseyin'in faul çizgisinden bulduğu 2 sayı dışında sayı izni vermediler ve maçı alacaklarmış gibi bir ışık yaktılar. Ama siyah beyazlılar hali hazırda 7 sayı olan farkı üçlüklerle açmaya çalışınca işler hafif hafif tersine döndü. İkinci çeyrekteki zone hamlesine son çeyrekte bir kez daha başvuran Koray hoca bu hamlesinde de başarılı oldu. Hüseyin'in 2 faul sayısıyla son çeyrekteki 3. ve 4. sayılarına ulaşan sarı kırmızılılar Murat Kaya'nın üçlüğü ile skoru 76-76'ya getirdi. Son çeyreğin en skoreri Hüseyin'in basketiyle bitime 03:40 kala 76-78, Tolliver'ın üçlüğüyle ise bitime 02:40 kala 76-81 öne geçen G.Saray Cafe Crown, Cevher'in üçlüğüyle başlayıp yine Cevher'in smacıyla biten 7-0'lık Beşiktaş serisine engel olamadı ve son 33 saniyeye 81-83 geride girdi. Graves penetre edip zorlama bir turnikeden 2 sayı çıkarınca iş 21 saniye kala son topa kaldı. Sürenin tamamını elinde eriten Chatman fazlasıyla oyalanıp süre biterken yolladığı üçlükle şansını denedi ama olmadı ve maç uzadı (83-83).

Uzatma dakikalarına hızlı giren ve 2 dakikada 7 sayı bulup farkı 4'e çeken Beşiktaş Cola Turka, Graves'in hiper süper smacıyla önce bir irkildi. Siyah beyazlı oyuncular hücum tercihlerini yine sadece üçlük atmaktan yana kullanınca ve isabet de sağlayamayınca Atkins'in turnikesi, Hüseyin'in faul sayıları derken 90-92 geriye düştüler. Maçın ilk 33 dakikasında 25 sayı atan ama sonra yorgunluktan dili dışarı çıkmaya başlayan Wesson'ın bir ribo mücadelesi esnasında Muratcan'ın kaşını yarması Beşiktaş'ın moralini aşağıya mı çekecek derken Cevher sağ dipten yolladığı üçlükle takımını öne geçirdi. Ama G.Saray işi bırakmadı, Tolliver'ın üçlüğü ve Atkins'in faulleriyle ibreyi bu kz tam 4 sayıyla yeniden kendi lehine çevirdi. Film bu kez koptu, iş kesin bitti derken hayat öpücüğünü gönderen isim yine Cevher oldu. Bulduğu üçlükle farkı 1'e indiren Beşiktaş, Atkins'in taktik faullerde 1/2 atmasıyla bu kez maçı uzatabilmek için son topu kullandı. Chatman sağ çizgiden ilerlemeye çalışırken Polat'a çalınan faulün ardından kendisini faul çizgisinde buldu. 2/2 atması ile de maçı 2. kez uzatmaya götürdü (98-98).

Ve olayın bu kez cidden bittiği kısım. 2. uzatma devresinde ritmini tüm maç boyunca olduğu gibi yine üçlüklerden almaya çalıştı Beşiktaş Cola Turka. Ama 1/3 ikilik, 0/4 üçlük yüzdeleriyle bunu pek de başaramadı. Buna karşılık sadece 2 şut kaçıran ve her hücumdan sayı çıkartan G.Saray Cafe Crown kolay pota altı basketleriyle yarı finale uznmayı başardı (102-115). Yarı finalde rakip Efes. Bu maçta kadro dışı bırakılan Hosley'nin durumu ne olacak belli değil ama Gurovic'ten de pek öyle hayır gelecek gibi değil. Yine bu maçta 5 faulle kenara gelene kadar oynadığı 2.5 çeyreği tamamen domine eden, Hüseyin'le uyum konusunda ders veren Milojevic Koray hocaya sağlam bir buradayım mesajı verdi diye düşünmekteyim. Gerçi ne Milo ne de Hüseyin Efes'e karşı bu kadar rahat olamazlar ama oyunu içeride tutmak istiyorsan bu ikiliyi daha sık tercih etmek zorundasın gibi de bir gerçek var ortada.

1 Yorum Var:

vakilinchuk dedi ki...

Ya hocam sen söyle bu takımın Efes'e karşı maç alma şansı ne kadardır ya,turu falan geçtim...Millet Fenerli olduğunu bildiği için "Taraflısın!" demeye can atıyorda boşver sen onları bırak,söyle maç alabilirmiyiz şu seride? :)