17 Mayıs 2009 Pazar

Mersin BŞB: 104 - Türk Telekom: 103

3-0 bitmez dediğim bir seriydi Telekom - Mersin eşleşmesi. Bunu bugünkü İddaa tahminlerinde de belirttim ama ne hikmetse bugün elim Mersin lehine oynamaya gitmedi, daha doğrusu maçın skorlu geçme ihtimali çok daha kafama yattı. Her türlü geleceği varmış bahisin gerçi. Neyse o kısım pek de önemli değil, biz maça geçelim.

Ahmet Kandemir ve doğal olarak Mersin BŞB bugün uzunsuzluklarını örtmeye çalıştılar. Maçın başında klasik adam adama ile başladılar ama ritim pek iyi gitmeyince hemen ön alan baskılı 2-1-2 alan savunmasına döndüler. Bu savunma sırasında Nur Germen'in 'Mersin 2-2-1-1 savunmaya döndü' cümlesi yine hafiften bir gülümsetti beni. Ondan önce spiker arkadaşımızın ilk 5'leri sayarken kullandığı 'Bazden' telaffuzu da atlanmaması gereken bir derin komediydi.

Nerede kalmıştık? Heh 2-1-2 savunma işe yaradı, Telekom bir aptallaştı. Barış Özcan'ın makineyi kurup yolladığı 3 buçuk üçlük (3 üçlük, bir de ayağı çizgide olmak üzere ikilik) olmasa daha ilk çeyreğin sonunda belli bir fark oluşmuş olacaktı maçta. Telekom savunmasının tüm dikkati Lofton'da olunca McCalebb bol bol penetre arkası ekmek yedi, Kimani'nin kadro dışı kalmasıyla ortadan kalkan 3+2 probleminin rahatlığıyla oynayan Basden da klasik çizgisinin nispeten üstünde olunca Mersin öne düşmeye başladı. Öyle ki Nedim bile iki tane üçlük yolladı ilk yarıda.

Telekom Torres ile hızlı hücum sayıları bulurken, topu içeri indirme çabaları tam da karşılığını bulamadı. Nedim - İnanç - Ümit üçlüsü orayı şaşılacak derecede iyi kapattı, ribaundlarda da ezilmediler, aferinin kralını hakettiler. Skor bir orada bir burada derken ilk yarı 5 sayıyla Mersin lehine kapandı. Benzer şekilde geçen üçüncü çeyreğin ardından olayın kopma noktasına geldiği son bölüme girildi. McCalebb, Lofton, Basden ve İnanç derken skor aldı başını gitti bir anda. Telekom'un çember dövme ayinine başlamasından faydalanan ve farkı çabucak çift haneli rakamlara çeken Kandemir'in öğrencileri olayı bitirme noktasına getirdiler. 4 dakikadan daha az kalmıştı ki skor 87-72 Mersin lehineydi. Bu noktada Ercüment Sunter bile yenilgiyi kabul edip alakasız bir kadroyu sahaya sürdü. Hani ben tam ulan Mutlu'yla, Blakney'le maç mı döndürülür derken, o ana kadar 21 dakika sahada kalıp 0/9 ile sürekli olarak 'Gele' atan El-Amin'in çıkması gerçekten olayı döndürdü. Tabii Mersin'li oyuncuların bu dönüşteki haklarını da teslim edelim hemen. İnanç, Basden, Lofton varyete yapacağım diye adım adım kapattırdılar farkı rakiplerine. Gerçi son bölümde giren 3 üçlüğün (Serkan'dan 2, Blakney'den 1 tane) de fazlasıyla zor üçlükler olduğu düşünülürse, basketbol tanrılarının da oklarını Telekom lehine sahaya fırlattığını düşündüm. Son olarak 1/2 ile faul atan İnanç'ın arkasından, Serkan Erdoğan'ın reverse sonu sağ penetresi gelince 94-94 ile maç uzayıverdi.

İnanç'ın kaçırdığı ilk faulün ardından Ahmet Kandemir'in suratının aldığı şekil ve sahaya attığı boş bakış, maçın uzamasının kendi adlarına fazlasıyla kötü olacağını anlatmaya yetiyordu ve artıyordu. Karşılıklı basketlerle başlayan uzatma bölümünde maçın son kısmının alev alev yanan adamı Serkan Erdoğan bir türlü şut sokamayınca olay yeniden Mersin lehine dönmeye başladı. Önce McCalebb'in ardından da Lofton'un basket-faul alışları maçın da alınacağının habercisiydi. Gerçi iş yine dönüp dolaşıp son topa kaldı ama dedik ya Serkan Erdoğan uzatmaları kötü oynadı. Son topta normal sürenin son topu kadar şanslı olmayınca Serkan, Mersin maçı aldı, seriyi uzattı.

Maçı toplamda 55 sayıyla tamamlayan Lofton & McClaebb ikilisinden McCalebb ilk yarıda muazzamdı (20 sayı attı zaten yanılmıyorsam ilk yarıda), ikinci yarıda biraz vites küçülttü. Lofton faul problemi nedeniyle ikinci yarıya yedekte başladı ama oyuna girince yine hemen peşpeşe yolladı bir kaç sayıyı adresine. Aslında bilmiyorum bunu bir tek ben mi düşünüyorum ama sanki bizim Milli Takım için McCalebb çok daha doğru bir isim gibi geliyor bana. Çok beğeniyorum adamı. Yani benim ilk tercihim her zaman Solomon ama Lofton'un adı da en az onun kadar dolanıyor diye attım McCalebb ismini. Lofton sadece şutuyla var olan bir adam, bunu 2-3 Mersin maçı izleyen biri hemen anlar. McCalebb ise gerçekten iyi bir guard. Penetresi var, şutu var, pası var, var oğlu var. Lofton bazen işin dozunu ayarlayamıyor (Gereksiz şutlar çıkardığı gibi, 61 sayılık performans da ortaya koyabiliyor sonuçta) ama McCalebb işin biraz daha Avrupai kısmında gibi geliyor bana. Hatta 'Euroleague guardı' diye bir tabir vardır, bana o tabiri hatırlatıyor. Daha çok işimize yarar gibi sankim. Karar mekanizmasının anahtarı bende değil ne yazık ki. Zaten olsa Solomon çoktan giymişti Milli formayı. :)

Nereden nereye getirdik ha konuyu. Güzel maç oldu vallahi, keyifli oldu, bol bol basket izledik. Mersin seyircisi de formundaydı. Salı günü bir böyle maç daha izletir inşallah iki takım bize. Düşünüyorum unuttuğum ne var diye. Torres. Tecrübesiyle iş yapar gibi sanli bu takımda. Yani bazı noktalarda öyle bir adamın eksikliğini hissediyordu sanki Telekom. Ama hepsinden önemlisi şu El-Amin & Tutku ikilisine bir el atılmalı. Haydi Tutku kötü El-Amin geldi diye, ama El-Amin de kötü olunca durum pek bir vahim oluyor. Takımda 4 guard var, ikisi göstermelik (hiç oynamıyorlar), diğer ikisi de oynar gibi gözüküyorlar. Daha vakit var, o bölgede bir performans arttırımı şart Sunter için. Mersin'de Altan Erol'u da takdir edelim, kısıtlı zamanda beklenti üstü oynamaya devam ediyor. Bugün yine kritik birkaç ribaund aldı sonlarda, bir aferin de ona.

2 Yorum Yapılmış:

dejavu dedi ki...

''2-0'dan sonra tatil moduna girmemişse eğer Mersin 3. maçı evinde kazanacaktır. ''

Başkentte 2 oldu postuna yaptığım yorumun sonunda yazmıştım bunu. Ankara'da da kazanabilirdi Mersin eğer üstüste saçma sapan hatalar yapmasalardı.

Bu seride birçoğumuzun görüşü Lofton'ın Mersin'e bir maç kazandıracağı yönünde idi. Bugün Lofton 26 sayı attı belki ama maçı izleyenlere maçı kazandıran isim kimdi diye sorarsak yüksek bir yüzde ile McCalebb çıkacaktır. Lofton ile Mersin bir maç daha kazanabilir ve seri yeniden Ankara'ya taşınabilir bence.

Adsız dedi ki...

Telekom'un Sunter'den kurtulması için ilk turda elenmesi gerekiyorsa elenir umarım.El-Amin'in geleceğinin konuşulduğu ilk günden beri söylüyorum doğru transfer olmadığını ki bilen bilir El-Amin'i ne kadar sevdiğimi,beğendiğimi.Avrupa'da dahi üst düzey sayılabilecek bir bütçeye sahip olan Telekom Nedim Yücel,İnanç Koç,Ümit Sonkol üçlüsüne üstünlük sağlayamıyorsa(-ki Ümit de 15 dk oynamış) bu işte gerçekten büyük yanlışların olduğunu düşünmesinin vakti gelmiştir de geçiyordur.Hazır Mahmuti'nin ayrılık haberleri de çıkmışken Ankara basketbolu için ne güzel olurdu diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Bu kadar Telekom eksenli yazının sonunda Mersin'in hakkını teslim etmek istiyorum.Kandemir sever böyle maçları.4-5 yıl önce Tunçeri'li Efes'i 5 kişiyle yendiğimiz maçta Onur Aydın 40 dk 1 numarayı savunmuştu nasıl bir motivasyonsa=)Özetle Kandemir'e,bulduğu getirdiği yabancılara,canla başla mücadele eden Türk oyunculara helal olsun.Çok çok zor ama umarım geçerler Telekom'u.
-yangchonchoi-