10 Mayıs 2009 Pazar

Neden İyi Oldu?

Başlayalım bakalım, şu can alan can veren Cumartesi günü neler olmuş neler bitmiş. Bu saLsa neden 'İyi oldu' demiş? Bir kere Renault tarafında hafif bir tatil havası vardı. Daha kulubü ayak basar basmaz anladık bunu, sonra yabancıların memlekete gitme planları falan filan derken sanki hiç böyle aman aman Play-Off istemediklerini kolayca sezdik. Zaten yönetimin Play-Off için prim koymamasından da belli değil mi bu? Şöyle bir konumda sen prim koymazsan bu Amerikalı oyuncu niye Play-Off istesin ki baba? Ergin Ataman'dan 30 fark yemek için niye uzatsın ki memlekete dönüş tarihini? Neyse bu en baş olaydı, detaylara geçelim biz.

Kepez takımında 2 gün önce yeni başkan ve yönetim kurulu belirlenmiş. Ekip tam kadroya yakın maçtaydı. Bu iyi bir motivasyon takım adına. Hatta Renault yönetiminden bedava bilet isteyip, karşılık bulamayınca salona alınmayan bir grubun bilet paralarını ödeyip bir de üstüne amigoya 50 TL vererek gruba Kepez tezahüratları yaptırtmaları alttan da iyi çalışabildiklerinin bir göstergesi. Gerçi sonra o grup maçın ortasında polis tarafından dağıtıldı, bir baktık karşıda Renault diye bağırmaya başladılar.

Maç zor maçtı. Herkesin gözü sahada, kulağı livescore'da idi. 'Diğer maçlar ne alemde?' diye soranlara cevap vermekten helak oldum. Sonra TBF bu 3 kiritik maçı livescore'dan kaldırdı. İkinci yarıda takip edemedik ama telefon denen bir cihaz olduğunu düşünemedi bu amcalar herhalde diyerekten de ufak bir gülümseme yollamadık değil federasyon tarafına.

Maç savunmasız başladı her 2 taraf adına da. Kepez'de zaten savunma ve topa atlama, saldırma olayı sıfırdı da, Renault'nun o savunma isteği de Traylor'ı durduramamaları nedeniyle biraz sekteye uğradı. Renault ikinci çeyrekte zone'a geçince Kepez bir bocaladı. İçeriye top geçirememeye, dışarıdan da Hakan, Levent ve Barış'la sürekli karavana atmaya başladılar. Renault hem yüzdeli şut hem de kolayca bulduğu hızlı hücum sayılarıyla farkı devre sonunda 10'a çıkardı. İkinci yarının başında Alper'in sol dip, Gordon'un da sağ çaprazdan yolladığı iki üçlükle farkı 19'a kadar çekmesinler mi? Herşey süper, Renault açtı arayı gidiyor. E ama diğer taraftan haber geliyor Selçuk Üniversitesi 2-3 farkta giden maçı bırakıp benchte halay çekmeye başlamış. Kepez nasılsa yenildi, biz de ligde kaldık diye. E haklılar. E Renault'nun Play-Off olayı ne olacak? 20 değil isterse 120 sayıyla yensin, Daçka yenilmediği sürece Play-Off göremeyecek ki? 20 farkla gitmesi Renault'nun işine yarayamaz ki.

Tam bu düşünce bolluğu arasında Fitch denen insanüstü yaratık çıktı sahneye. Üçüncü çeyreğin ortasında 19 olan farkı peşpeşe yolladığı 6 isabetli üçlükle son 10 dakika öncesinde 72-66'ya getirdi. Tabii bu sazı ele almanın öncesinde yaşananları da atlamayalım. Fark 19 olunca Ftich molada sağlam bir kavga çıkardı benchte. Engin Taşkıran'ın elini itti, Halil Üner'e 'Bırakın, her topu ben kullanacağım' dedi falan. Ha dediğini yaptı mı? Yaptı. Hem de muazzam yaptı. Attığı üçlüklere engel olma şansı sıfır bir savunmanın. En son önümüzde bir üçlük attı 'Yok artık baba' dedik hepimiz. Attığı 6 üçlüğün 2 tanesinin basket-faul olduğunu ama verilmediğini de belirtelim.

Son çeyreğe 6 fark ile girildi ve tahminen maçın bitimine 7-8 dakika kala Daçka'nın kazandığı haberi geldi. Sonra saha içinde özellikle Amerikalı oyuncular arasında başladı sürekli laflaşma. 'Ulan bırakın işte, size galibiyet yaramıyor, bırakın bari biz alalım' tarzından muhabbetler -ki bunlar her sezon sonunda yabancı oyuncular arasında olan klasik şeyler-, Traylor'ın boyalı alanda üst üste 3, son çeyrek toplamında 4 tane smacı, hakemlerin Traylor'ın yaptığı bariz stepsleri çalmaması (Bu maçta Rüştü Nuran dğil, Yener Yılmaz başroldeydi yalnız, onu da belirtelim), Evren'i 4 faullemesi falan derken Kepez aldı götürdü maçı.

Yönetim kurulu ayağa kalkıp hep bir ağızdan 'Halil hocaaaaa, Halil hooocaaaa' diye tezahürata başladılar, Halil abi tavşanları çıkarmanın mutluluğu ve galibiyetin gazı ile tahmin ediyorum ki yönetim kurulunun omuzlarında dönmüştür Antalya'ya. Ha bu kadroyla son anda ligde kalmalarının literatürdeki karşılığı 'Tavşan çıkartmak' ise Renault'nun komple oyuncu kadrosuna harcadığı yıllık 470 bin dolarla Play-Off kovalayan Yücel Platin'in yaptığının karşılığı nedir sorusunu ise hiç sormayalım isterseniz. :)

Velhasıl kelam, Aliağa da Erdemir'i devirince kabak Selçuk Üniversitesi'nin başına patladı. Amcalar TB2L'nin yolunu tuttular. Şimdi gelelim neden iyi oldu? Ben orada doğru işler yapılmadığına inanıyorum. O taraftar ve salon haricinde o kulüpte bu ligin hakkını veren hiçbir şeyin olmadığını düşünüyorum. Ligin bitimine 3 hafta kala 7 yerli oyuncuyla oynayan Aliağa'ya 60-50 ile yenilmek, o maçtan sonra takımın başındaki genç bir koçu kovup onun kariyerini beş paralık etmek, sonra onun yerine yeni sezon için ligden kesin düştü artık diye baktıkları o takımın koçuyla anlaşmak falan etik değildir babacığım. Bana kimse hikaye okumasın.

Dünkü Renault - Kepez maçı öncesindeki akşam yemekte olan Renault staffına Kültür Park'ında yürüyüş yaparken rastlayan Halil Üner'in oturup bir çay içmesini, dünkü maçın sabahında birine telefon açtırtarak 'Dün akşam Halil abi ile yemekteymişsiniz?' diye imalı bir soru sordurtan mevcut koç Gökhan Güney'e de iyi olmuş. Maçtan önce bu kadar çakallık peşinde koşmaya hiç gerek yok baba. Sen çık topunu oyna, kazan Daçka maçını, kal ligde. Ya da çok öteye gitme, 2 hafta önce yen Aliağa'yı, kal ligde. Maç kazanmadan ligde kalmanın peşinde koşarsan, Kepez maçından 20 fark haberi gelince maçı bırakırsan, bir de üstüne bu sonla karşılaşırsan hiç kızma ama benden sana kocaman bir 'İyi oldu' gelir. 'Afiyet bal şeker olsun' demediğime şükrediver hatta.

Yazının sonunu Aliağa ile bitirelim. Mete Babaoğlu'ndan sonra müthiş bir gurur mücadelesi yaptılar. Hatta onun Konya ile anlaşma olaylarını bildiklerinden daha da bir hırsa büründüler. Yabancısız ve 7 kişilik rotasyonlarıyla son 3 maçın ikisini aldılar, ligde kaldılar. Murat Aşkın ve o 7 yerli oyuncu kocaman kocaman alkışı hak ettiler. Sezon başında yanlış bir strateji izleyip, diğer kulüplerin sempatisini epey bir kaybetmişlerdi ama bu ligin böyle bir ligde kalış hikayesine ihtiyacı vardı bence. Mete abi TB2L'de çalıştırır mı acaba Selçuk Üniversitesi'ni? Yoksa 'Aliağa'da misyonumu tamamlamadım. Hatta benim görevi bırakmam bile ligde kalmak adına bir taktikti. Göreve hazırım' mı der? Zaman gösterir. :)

22 Yorum Yapılmış:

kenz dedi ki...

Sezon boyu deplasmanda sadece 1-bir- maç kazanabilmiş, küme düşmüş CASA'dan bile daha 3 hafta önce deplasmanda fark yemiş Kepez, 19 sayıdan gelip maçı alıyor. Helal olsun!

Trabzon, İTÜ, Selçuk, CASA Play-out oynasa ve 18 takımlı bir lige kavuşsak keşke.Özellikle ilk 3'ü için trajik bir son oldu.

MixBasket dedi ki...

Ben de uzun bir aradan sonra yayın hayatıma geri döndüm bu arada... =)

Erinc Atilla dedi ki...

play-out tamamen sacmaliktir, zamaninda galatasaray'i kurtarmak icin uydurulmus bir sistemdir...

hic bir zaman birinci lig takiminin kadrosu ile (sonuncu dahi olsa) ikinci lig takiminin kadrosu bir tutulamaz...bu iki farkli dunyadan takimi karsilikli getirmek hadi birinci lig takimlari yensinler de dusmesinler demekten oteye gitmez...

benim anlamadigim, dacka galibiyetinin ardindan, oyak'in oyunu birakmasi mi soz konusu ?? yucel abi buna izin mi verdi ??

bi de anil, yucel abi'nin izmir'de bize soyledigi rakamla senin yazdigin rakam tutmuyor...yillik 1milyon dolar civarina takim kuruyoruz demisti burda bize...sen 470bin dolar yazmissin...bi tutarsizlik var bir yerlerde...

MixBasket dedi ki...

Erinç kesinlikle Oyak bırakmadı maçı.. Başta Fitch olmak üzere Traylor'u durduramadı Oyak..

saLsa dedi ki...

@ Erinç

12 oyuncunun menajer ücretleri dahil toplam maliyetleri yıllık 470 bin dolar. 1 M'yi kim kaybetmiş de Renault buluyor? :) Son 3 sezonda harcanan toplam para 1.3 M dolar civarı.

Ayrıca maçı bırakma gibi bir şey yok, Amerikalılar birbirleriyle paslaşıyorlar işte maç içinde. Saunders falan paso zarf atıyorlar Jo'ya Gordon'a. Daçka almış, ulan nasılsa size yaramıyor galibiyet, bırakın da biz alalım gibilerinden.

Garip bir durum vallahi. İnsanları gereksiz yere zan altında bırakacak şeyler bunlar. Allah kimseye nasip etmesin böyle maçlar oynamak.

Erinc Atilla dedi ki...

valla anil o rakam bana yucel abi tarafindan telafuz edilen rakam...o sebeple ben soyledim yoksa nerden bilicem oyak'in maliyetini...burdaki maca geldiginde soylemisti bu sene transfer icin topu topu 1milyon dolar harcadik diye...

maci birakmak konusunda dedigim gibi, ben de sasirdim zaten...zira oyak'in hedefi vardi...oyle birsey olacagina ihtimal vermemistim...izleyemedigim icin de yorum yapamam ne kadar birakip ne kadar birakmadigini dogal olarak :)

Adsız dedi ki...

Hocam; Renault'un 3 yabancıya ödediği ücret 250 bin doalra yakın bir adam. Tamam; yerli kadrosuna çok para vermedikleri ortada lakin Eren Beyaz'ın kontratında 100 bin tl yazdığını düşünürsek; 300 milyar civarı bir paraya 9 tane yerli oyuncuyu oynatabileceklerini hiç sanmıyorum. Bana da 1 milyon dolar civarı bir rakam daha mantıklı geldi. Bildiğim kadarıyla ; daha zor şartlarda bütçe kuran Karşıyaka bile 850 bin doalr harcıyorken; Renault'nun bu rakamın yarısına oluşması pek mantıklı gelmedi bana da...

BaHa dedi ki...

Amerikalılar kendi aralarında konuşunca maç bırakılmış olmuyormu? :) Kenar yönetim ne iş yapıyor bu arada? Evren Bükerin Alper Saruhanın var ve Fitch ardarda 3 lük atıyor :)
Bence haketmediği halde Kepez ligde kalmıştır. Son 2 maçları Mersin ve Oyak bana göre şaibelidir...
Piyangonun Selçuğa çıkması da üzücüdür.
Beko basketbol liginde son 10 yılda olmayan olaylar yaşanmıştır bu sene. Eğer bir ülkenin Basketbolunu 20 sene aynı kafalar yönetirse olacağı budur.
O kafaların kafası FIBA yöneticilerini Melih Gökçekin kazma vurulmamış salon inşaatını varmış gibi göstermesine çalışır.
O kafalar böyle kritik maçları naklen vermemeye, o kafalar canlı yayın skorlarına sansür uygulamaya , o kafalar türkiye liglerinin en şaibeli hakemlerini bu maçlara atamasına çalışır. Ee insanlar hakettikleri gibi yönetilirler. Anti şeffah, örtpas etme taktikleri iiyi bilen koltuklarına kelepçelenmiş insanlar tarafından yönetilir.

Adsız dedi ki...

250 bin doalra yakın bir adam değil tabi; bir rakam doğrusu :) 3 oyuncu yani...

saLsa dedi ki...

@Adsız

Oyuncuların herbirinin maliyetlerini öğrenip söylerim gerekirse ayrı ayrı. Ama totalde oyuncuların maliyeti yazdığım gibi 470 bin dolar. Ahmet 60 bin TL, Evren 100 bin TL civarı alıyorlar. TL diyorum bak. Bu civarlardan hesapla işte kadronun maliyetini.

Adsız dedi ki...

o hesapta 470bin oyuncu kontratı, 1M ise toplam maliyet olabilir. toplam maliyette lige katilim bedeli, teknik akdro vs. maaslari, deplasman ulasim konaklama salon kirasi vb. giderler dahil edilince net butce olusur ki 1nci lig takimlari icin bu benim bildigim kadariyla 500bin dolar civarında bir masraftır.

Serdar dedi ki...

Livescore da Aliağa-Erdemir maçında sorun yaşandığı için ilk periotta çirkin dedikodulara imkan tanımamak adına 3 maçın yayınıda kapatıldı ki haksız rekabet olmasın. Hepimizin bildiği bi sorundur internet bağlantımız gider evde sora kafasına göre gelir yeniden veya modeme res atılır sora hiç bişi yokmuş gibi internet kullanımına devam ederiz. Federasyonun kullandığı Fiba'nın resmi istatistik programı(yayınlarda bu program aracılığı ile gerçekleştirlmekte) internetin kesilmesi ve yeniden gelmesi halinde upload işlemini kesiyor, bu, programa ait bir sıkıntı, salondada internet bağlantısının basın görevlileri tarafından ortak kullanıldığı düşünüldüğünde ev standartlarnda bir bağlantıya yüklenildiği zaman olabilecekleri tahmin etmek çok zor değil. DAha öncede bilindiği üzere bu takılmalar yaşanmakta idi. Burada da sözü edilen sansür uygulamaları gerçeği yansıtmamaktır. Öyle olsa idi neden her üç maçta başlangçta verilsin internette, sora kapatılsın vs.. İnsanları TBF üzerinden zan altında bırakmak kolaycılıktır, bilgisizliktir. Hele ki basketbol camiasının bu kadar içindeyken hiç te zor değil bi telefon açıpta bu işin sorumlularına abi noldu problem ne diye sormak, - ki telefon denen bir cihaz var- .Söz konusu maçların hiçbirinde değildim Telekom maçındaydım lakin işin içinde olduğum için detay verme gereği hissettim.

Selçuk Üniversitesi nin düşmesi kötü oldu sanki biraz mutlaka kötü yönetim ana sebeptir ancak Aliağa kadar komiklikler yaşanmamştı gibi orda, İzmir'de basketbol olgunlaşalı asır olmak üzere, Ksk bölgeselde dahi olsa dolu tribüne oynar ama Konya'da basketbolu tekrar canlandırmak yatırım çekmek daha da zor olucak . Eski rektörün yatak odasında bulunan bi milyon dolarcıa el koyup takıma verilse süper olurdu :)
İzmir'e 3 takımda yakışır 30 takımda Bornova da geldi mis oldu, Aliağa örneğinden iyi ders alınması şart.

saLsa dedi ki...

@ Serdar

Teşekkürler bilgilendirme için. Evet Aliağa - Erdemir maçında ilk çeyrekte bir takılma yaşandı evet. Sonra Daçka maçının ikinci yarısı başladı, o ana kadar hep vardı livescore. Ama Renault maçının ikinci yarısı başlarken olay koptu tamamen. Kaldırıldı 3 maç da.

Bunu sansürlemek olarak adlandırdığımız yok kesinlikle. Sadece kendi adıma, o anda salonda herkesin de aklına geldiği gibi, bunun TBF tarafından -herhangi bir çirkin dedikoduya mahal vermemek- adına yapıldığını tahmin etmiştim. Onu yazdım sadece. Bir suçlama falan yapmadım kimseye.

Serdar dedi ki...

Uzun süredir bu site açılış sayfam niteliğinde, yeni post gördüüm anda heyecanlanıorm ne olmş diye, senin yazdıklarında ne kast ettiğin, ne amaçla yazdıın çok net ve her hangi bir art niyet olduğunu düşünmüorm, bende TBF adına cevap verebilecek konumda olmamakla birlikte yalnızca bilglndirmek istedim. Senin postunda ziyade Baha'nın yorumlarında kantarın topuzunun kaçtığını düşündüm ve istatistik yayını kısmına ilişkin atıp tutmalarına bi tavır niteliğindeydi. Emin ol bizlerde bu işi en iyisi olsun diye çok emek sarf ediyoruz, arkadaşları eğtiyoruz, küçük illerde dahi eğer istediğimiz kıvama gelmediyse arkadaşlar, olduu kadar burası X şehir düşmeye oynayan ikinci lig takımı zaten diip kolaycılığa kaçmıyoruz, emin olamadğımz anda birinide ikame edemiyosak atlayıp direk maça gidioruz,imkanımız olmadıysa gitmeye ve sıkıntı olduğunu hissedersek maç kasedini temin edip,yeniden giriyoruz sisteme verileri, bu sene 6-7 bin km kat ettim yalnızca bu sebeplerden, Ankara'dan atlayıp gidiş geliş 14 saat Samsun yapıorm, internet gidio 3dk'da yayın patlıo, takipi artık mümkün olmuo o dkdan sonra, sonra yayında yoktu TBF'de bi ..u halledemedi bu kafalar böle zaten dendiği vakit işe emek verenlere, kurumlar ve şahıslar üzerinden suçlamalarla haksızlık yapılıyor diye düşünüyorum. Örneğin İzmir için en basitinden Bornova'da oturan biri bilir ki ALiağa'ya atlayıp gitmesi git gel 70-80 km yi geçer, arabayla gidiceksin illa ki bi de yemek yediysen , maç için aldığın paradan geriye iki sigara paketi bedeli ya kalır ya kalmaz,ee akıl mantık işi mi, hayır, neden yapıoruz bunu peki, çünkü en az baha kadar, senin kadar seviyoruz basketbolla geçen her dakikayı ve içinde bulunmaktan keyif alıyoruz hangi sıfatla olursa olsun. Sevgiler, saygılar :)

saLsa dedi ki...

@ Serdar

Eline, koluna, ayaklarına sağlık vallahi. Gayet güzel açıklamışsın olayı. Tekrardan herşey için, emeklerin için ve buraya olan güzel szlerin için teşekkürler. Aman hep buralarda ol. ;)

Adsız dedi ki...

hiç daçka ya dair olumlu-olumsuz bi kelam ettiğini görmemek biz daçkalı taraftarları üzüzyor bu arada! hep üstünkörü hep üstünkörü!

Adsız dedi ki...

bu arada yukarıda play out gs için uydurulmuştur diye sırf gs düşmanlığyla yazılmış bir yorum var, eğer merak edip te bakarsanız bu sezondan önce defalarca play out oynandığını göreceksiniz.

Adsız dedi ki...

Oyak Renault'un 3 amerikalısı 250 bin dolar, Kepez'in Amerikalılarının sadece 1 tanesi 400 bin dolar, kim kime neyi anlatıyor, Gerald Fitch isterse istediği anda sayı atabilecek bir adam, maçı izlemeden atıp tutmak kolay, ben maçtaydım ve 3.periyotta Fitch'in attığı üçlükleri durdurabilecek bir tane bile savunmacı yoktur... Renault zaten 4.çeyrekte Fitch'i durdurmaya çalışırken bu sefer de Traktör devreye girdi ve üstüste smaçlar atmaya başladı... zaten bu iki adamın parası neredeyse komple Renault takımı ve adamlar kariyerlerine laf gelmesin diye molada herkesle kavga edip takımı hırslandırıp çıktılar ve kazandılar, ikisi sayesinde Kepez kazandı, basketboldan biraz anlayan varsa zaten bu tip maçlarda geriden gelen takımların her zaman için avantajlı olduğunu bilir... maçlar oynanıyor ama izlemeden buralara yazmak kolay

Adsız dedi ki...

zaten play-out oynanıp oynanmayacağına sezon başlamadan önce federasyon karar veriyor, o zaman ki federasyonda da ileriyi gören birçok insan varmış demek ki gs play-out'a kalabilir diye sezon başından bu kararı almışlar:))) ne kadar komik bilip bilmeden yazıyorsunuz kardeşim.... heee bu arada sanki renault ve erdemir maçları da bilerek vermiş de kepez ligde kalmış gibi yorumlar var, bu kepez'e haksızlık olur bence... maç satacak takım sizce 19 sayı farkla öne geçer mi???? veya 19 sayı geriye düşen takım maç kazanamaz diye bişey mi var??? o zaman hangi takım 19-20 sayı öne geçerse o takım galip ilan edilsin ve bitiş düdüğü beklenmeden maçlar bitsin, olur mu öyle şey basketbol bu, çamur atmak için yorum yapmak kolay, anlayıp da yorum yapmak zor, o yüzden bu tip yorum yapanları kınıyorum!!! kepez'e ve türklerle aslan gibi mücadele eden aliağa'ya haksızlık etmeyelim, o zaman 3 hafta önce selçuk üniv. aliağa'ya yenildi düşme pahasına onlar da mı maçı sattı yani??? hadi canım sizde, bu tip yorumlar yapanların hepsi çamur atmak için, ligi çirkinleştirmek için yorum yapıyor!!!!

MixBasket dedi ki...

Anıl, o taraftar grubunun arasında bulunan bir arkadaşım söyledi,50 TL değil 250 TL verilmiş amigoya.. Amigo parayı alıp tüyünce olaylar çıkmış, polis de bu sebepten ötürü atmış dışarı...

dejavu dedi ki...

Hani bu idari kadro, bu yönetim anlayışı ve vizyonu ile şampiyonluk falan beklediğimiz yok da Galatasaray'ı kurtarmak için play-out çıkartıldı demek epeyce düşmanlık içeren, anti İstanbul odaklı bir post olmuş.

Ne diyelim efendim, gülerek izliyoruz.

Adsız dedi ki...

evet, galatasaray son hafta banvit e yenildi son ikiye kaldı, o yüzden de pazartesi federasyon play out u icat etti.

ne adamlar var ya. biz yazmasak çoluğu çocuğu inandıracaklar valla.