3 Mayıs 2009 Pazar

Pazar Notları

G.Saray Cafe Crown - Aliağa Petkim maçındaydık. Kolay oldu evsahibi için (84-59), teknik taktik detaya girmek gibi bir niyetim yok maç ile ilgili. Zaten maç öncesi Aliağa takımının hafta boyunca doğru düzgün idman bile yapamadığını öğrenince maçın rengi daha da bir belli oldu kafamda. Yerli işi kadrosuyla mücadele eden rakibine ilk çeyrekte yakaladığı 26-9'luk skorla darbeyi indiren G.Saray Cafe Crown kalan 30 dakikayı rölanti tempoda götürdü. Maçla ilgili ince detaylar ne var? Tufan geri döndü mesela, az sayıdaki taraftarın da sevgi gösterileri vardı zaten kendisine. Sonra Işıl tribündeydi koltuk değnekleriyle, çarşamba günü ameliyat olacakmış. Aziz Bekir ile Koray Mincinozlu arasında var olduğu söylenen soğukluğu sanki az biraz hissettim gibi. Ayrıca maçın ikinci yarısının bir yerinde Koray hoca Graves'e 'Haydi oyuna' dedi, Graves 'Haydaa, nereden çıktı' gibilerinden bir hareket yaptı ve sallana sallana yerinden kalkıp, biraz da söylene söylene değişiklik sandalyesine oturdu. Graves oyuna girdikten sonra da Koray hoca Aziz Bekir'e dönüp 'Niye oynamak istemiyor bu?' diye sordu. Aliağa tarafında yüzler düşmüş tabii doğal olarak. Berkay 40 dakika oynadı tek guard olmasından mütevellit, yine 10 asistini yapmış bu arada. Reha da skor olarak -özellikle ikinci yarıda- mancınığı kurup sıralamaya başladı üçlükleri. 7/15 ile atmış. Sıkıcı bir maç oldu, devre arasında sosisli takviyesiyle ayakta tuttuk bünyeyi. Maç sonunda Ahmet Çakı ile karşılaşıp biraz laflamak da tekrar toparladı maçın enkazını.

Günün diğer maçlarında 2 deplasman 1 de evsahibi takım galibiyeti çıkmış. Telekom Selçuk Üniversitesi'ni rahat geçmiş (65-84). Play-Off yolundaki kritik maçtan Daçka zaferle ayrılmış (93-95). Zaten ne zaman baksam Daçka öndeydi skorda. Banvit sezonu artık kağıt üstünde de kapattı bu yenilgiyle. Daçka da abilerine güzel bir kıyak geçmiş oldu böylece. Malum Banvit bu maçı alsaydı son hafta Antalya'daki maça Play-Off bileti için çıkacaktı. Bu da Efes'in durduk yere Play-Off'ta 1 maç fazladan yapması ve Bandırma deplasmanına kaçması ihtimalini ortaya çıkaracaktı. Şimdi ipler Daçka'ya geçti, son hafta içeride Selçuk Üniversitesi'ni devirirlerse Play-Off'a kalıp Efes'e 2 hazırlık maçı yapma imkanı verecekler Play-Off ilk turunda. Gelelim haftanın en merakla beklenen maçına. Aliağa'nın geçen haftaki sürpriz galibiyetinin ardından sondan ikinci sıraya yerleşen Kepez, içeride Mersin'i yenmeyi başarmış ve kümede kalma yolunda derin bir nefes almış (91-82). Maçın başında Mersin 8-10 sayı farkla öne düşmüştü, hatta Traktör de daha 3 dakika olmadan 2. faulünü yapmıştı. Oradan toplayıp almışlar, keşke naklen yayın o maça olsaydı da görseydik ne olmuş ne bitmiş, tavşanlar ne alemdeymiş falan. Zira TBL sitesindeki livescore tıkandı kaldı maçı son çeyreğinde. Hatta maç boyunca da epey bir geriden gitti istatistikler. Maçta olan biri ses verse de öğrensek olan biteni. Bir de tavşanlar köşeye sıkışınca, kadro dışı bırakılan Saunders yeniden alınmış kadroya. :)

F.Bahçe'li bayanların Mersin'i farklı yenip şampiyonluk yolundaki ilk adımı atmaları ve G.Saray tekerlekli sandalye basketbol takımının bir kez daha Şampiyonlar Ligi kupasını kazanması günün 'TBL dışı' detaylarıydı.

6 Yorum Yapılmış:

capkin dedi ki...

Antalya Kepez Belediyesi: Levent xxx 13, Barış xx 5, Fitch xxx 27, Traylor xx 11, Mclinton x 7, Mesut xx 7, Arda x, Hakan xxx 11, Saunders xx 10
Mersin Büyükşehir Belediyesi: Lester xxx 20, Nedim xx 10, Altan xx 11, Basden x 7, Kimani x 6, Chris Lofton xxx 12, Ümit x 2, İnanç xxx 14, Fahri x
1. Periyot: 18-22
Devre: 43-38 (Antalya Kepez Belediyesi lehine)
3. Periyot: 61-60
Beş Faul Alanlar: 33.02 Traylor, 36.46 Barış (Antalya Kepez Belediyesi)

dejavu dedi ki...

Aliağa 6 kişiyle oynuyor, idman yapmamış falan tamam da biz niye birşey oynamadık. Dışardan kaldır at taktiğine tam gaz devam pota altında sadece Fatih Solak faktörü bulunan bir takıma karşı bile topu pota altına indirmeden oynuyoruz.

Geçen sene Hosley alınmadı diye neredeyse kendini ateşe vericek insanlar vardı, kendisinin takım oyuncusu olmadığını görüyoruz bir kez daha. Tek pota oynarken bile insan daha çok düşünür ulan şunu da kaldırıp atmayım artık, ayıp olur diye, eline geleni sallıyor potaya.

Bu arada Nur Germen'in yorumculuk durumu da epeyce can sıkıcı bir hal aldı, zaten maçı yorumladığı falan yok da iyiden iyiye Galatasaray'ı yorumluyor maçı falan salladığı yok. En son Mersin BŞB maçında girmeyen Mersin şutlarına falan seviniyordu, dün de Galatasaray Cafe Crown'un hücum yanlışlarını anlatmaktan yoruldu kendince. Hani sahada Aliağa var, adamlar para almadan onur mücadelesi yapıyorlar, iki kelam et hakkında. Yok anca maçı zaten Aliağa kazanamaz diyip durdu, onu sokaktaki çocuk da biliyor..

Bu oyunla haftaya Telekom deplasmanında rahat bir mağlubiyet bizi bekliyor, Barış Özcan'la Tutku'nun kariyer maçlarından birini oynayacaklarını da düşününce.

BaHa dedi ki...

@Salsa

Dun akşam oturup yazıya döktüğüm, fakat yayınlanmayan Kepez Mersin maçıyla ilgili yorumlarım bu başlık altına iyi uyarmış...
Çünkü sende benzer konuya değinmişsin.
Suya sabuna dokunan bir site olduğu için burada yazmıştım ama, buda Nejat Saymanın TV yorumculuğuna dönmüş :)
Açıkcası üzüldüm...
Amaç basketbolun iyi tarafları olduğu gibi kötü yönlerinin de olduğunu vurgulamaktı.

saLsa dedi ki...

@ BaHa

Abi ben yorum reddetmedim, senden yana bir problem olmuş olmasın. Bir daha yaz yayınlayayım. Dün hiçbir yorumu reddetmedim çünkü.

mususi dedi ki...

Reno maçında hakemin benchi uyardığı bir pozisyonda Koray M. Aziz Bekir i ayaklarını yerden kesecek şekilde tuttuğu gibi benche fırlatmıştı, maçın sonuna kadar da bi daha kalkamadı. Araları nasıl bilmem ama, çok anormal bir hareketti, gerçi Aziz Bekir hak ediyor, coach tan fazla sesi çıkıyor maçlarda.

BaHa dedi ki...

@Salsa
Çok uzun bir yorumdu :)
Bir daha nasıl toparlarım bilemiyorum ama...
Özetlersem
Beko Basketbol Liginde koçlukları biryana etik olarak beğenmediğim 3 tane koç var. Ergin Ataman, Ahmet Kandemir ve Halil Üner...
2 haftadır yorumlar kısmında belirttim Kepez-Mersin Maçının TV den yayınlanması gerektiğini ama maalesef olmadı ve Kepez-Mersin maçının sonucunu saat 19 da öğrenebildik ve neler olduğunu bilemiyorum ama Kepez-Kolej maçını o salonda yaşayan biri olarak tahmin edebiliyorum... Hakemlerin rakip oyuncuların, salon görevlileri Halil Üner, ve anons yapan İsmet Badem tarafından ( maç oynanırken bile anons oluyordu) nasıl baskı altına alındığına şahit oldum. Benzer baskıyı Ankarada kurmak isteyince halil üner, uyuyan devi uyandırmıştı. 5 türkle mücadele eden Koleje karşı ilk hazımsızlığı Ergin ataman daha sonrada Ahmet kandemir skor yönünden orgazm olarak yaşadılar. Ve en son Mersin, Kolejden 11 sayı yenmiş bir Kepeze oynamadı...
Buna denilebilecek tek şey var: "Yüzük Kardeşliği" ...
Bende diyorumki bu hafta Oyak maçında Kepezi izleyeceğiz. Madem bu tür işler mübah ise ben Ahmet Çakının yerinde olsam karşısında 5 türk olan Aliağa karşısında yine 5 türk ile mücadele ederim yeneceksemde aslanlar gibi yenerim. Maalesef bu sene ligde etik diye birşey kalmadı. Aliağa-Erdemir maçının federasyon yayınlatmassa da şaşarım :)

Her yol mübah mantığıyla Türk Basketboluna hiçbir katkısı olmadığı gibi Avrupada da basketbolumuzu gerileten etik dışıların ( hakeminden koçuna, federasyonun hakemine gözlemcisine)
temizlenmesi lazım.