19 Mayıs 2009 Salı

Telekom F.Bahçe'ye Rakip Oldu (90-98)

Serinin ilk 2 maçı gibi hatta abartırsak bu yıl oynanan 4 adet Mersin - Telekom maçı gibi yine son anlara kadar çekişmeye sahne oldu bu maç da. Evsahibi ilk yarıda çift haneli farkla gerisine düştüğü rakibini üçüncü çeyrekte yakalayıverdi. Son ana kadar da bırakmadı. Ama maç sonu tecrübesi, taktik fauller derken gidiverdi maç. Lofton + McCalebb ikilisi geçen maç toplam 55 sayı atmışlardı, bugün toplam sayıları sadece 21 oldu. Gerçi İnanç ve Basden'ın ekstra oyunları -özellikle İnanç'ın 6/8 üçlük yüzdesi ve Basden'ın triple-double'a ramak kalan istatistikleri- takımı ayakta tuttu maçın son anına kadar ama asıl ağır abiler suskundular. Telekom tarafında ise bir Bajramovic resitali vardı. Kaçırdığı 2 üçlük dışında ne attıysa soktu bugün, isminin karşısında yazan 31 sayı hakikatten adı kadar keyif verici. Tutku'nun 7 asisti, El-Amin'in ise 12 sayısı hayat belirtileri vermeleri adına sevindirici. Yalnız bu seride uzak ara sınıfta kaldı Telekom. Şimdi rakip F.Bahçe Ülker. Ak koyun kara koyun bu seride ortaya çıkacak. Saha avantajı onları finale taşımaya yetecek mi, göreceğiz. Mersin'e, oyuncularına ve Ahmet Kandemir'e ise sonsuz tebrikler. Müthiş bir iş çıkarttılar. Uzunsuz halleriyle, Telekom'u sağlam bir salladılar ama yıkamadılar. Lofton, McCalebb, Basden gibi keyifli yabancılar, Lofton'un 2 unutulmaz lig performansı, seyirciyle bütünleşme, tarihlerinde ilk defa Play-Off çeyrek finaline kalmak ve süpürülmeden elenmek bu yıl onlar için hep pozitif olaylardı. Tekrardan tebrikler hepsine.

2 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

altyapısı olmayan,sadece 6 bucuk kısıyle oynayan,gunu kurtarmayı hedef alan mersini bende tebrik ederim gercekten.

tozlu parkeler dedi ki...

Mersin'i tebrik etmek lazım ama mesela Oyak gibi daha dirençli veya Karşıyaka gibi daha potansiyelli takımlar play-off'a çıkabilseler daha çekişmeli seriler seyredebilirdik.
Yarı final ve final öncesi hiç tatminkar olmayan seriler seyrediyoruz. Sadece bu seride çekişme var. GS BJK serisi ise tam anlamıyla felaket. Şut idmanındaki rahatlıkta atan iki takım basketbol adına hiç zevk vermiyor bana.
Telekom günden güne kötüye gidiyor.
El Amin transferi Telekom gibi şutu kullanmayı çok isteyen, penetresi olan, çembere çokca bakan kısaların sürekli tempo yaparak, atarak, koşarak oynadıkları bir takım için büyük tehlikeydi.Hücumda tüm dengeleri alt üst ettiler. El Amin'in takıma top dağıtmayı hiç düşünmeyişi kısaları ''nasılsa El Amin atacak elime top geçer geçmez atıyım'' düşüncesiyle iyice dengesiz hücum etmeye itiyor gibi görünüyor.
Lang ve Wright'ın sakatlıkları onları ciddi ciddi zayıflattı. Bajramoviç ve Torres'in tecrübeleri tartışılmaz ama düzeni olmayan bir takımda onların katkı vermeleri zor.