26 Mayıs 2009 Salı

Türk Telekom: 81 - F.Bahçe Ülker: 86

F.Bahçe Ülker Ankara'daki serinin ilk maçını kazanarak saha avantajını kendi lehine çevirirken başrolde sezonun en çok eleştirilen adamı olan Marques Green vardı. Attığı kritik üçlükler ve son bölümde -üçüncü çeyrekte azmış durumda olan- El-Amin'e yaptığı savunma ile takımına maçı getirdi. Wright'ı gönderen, sakatlıktan yeni çıkan Lang'den de sadece 12 dakika yararlanabilen Türk Telekom 5 numarada çok kel kaldı. F.Bahçe Ülker'in 37 ribaunduna 20 ribaund ile cevap verebildiler. Sarı lacivertliler tam 15 hücum ribaundu alırken, Telekom sadece 3 kez ikinci hücum şansı yakaladı. El-Amin'in üçüncü çeyrekteki insanüstü oyunu olmasa Telekom'da hiçbir numara yoktu bugün, bu kadarını da beklemiyordum açıkçası. Hele Serkan Erdoğan'ın 20 dakika boyunca sahada kalıp sadece 1 üçlük denemesi, onda da isabet bulamayıp maçı sayı atamadan tamamlaması işin vehametini daha da büyüterek gözler önüne serdi.

Ömer Onan ve Gordan Giricek'in sakatlıkları nedeniyle kadroda olmadığı F.Bahçe Ülker'de maça başlayan beş oldukça ilginç bir 5'ti. Green - Mrsic - Smith - Rasim - Semih dizilişini ben daha önce hiç hatırlamıyorum ilk 5 olarak. Buna karşılık Telekom'un beşi Tutku - Barış - Bekir - Bajramovic - Lang şeklinde ve daha dengeli bir beşti. İlk 5 dakikada F.Bahçe Ülker sürekli olarak dış şut denemesinde bulunurken bunlarda sıfır isabet sağlayınca ilk 5 dakikalık bölüm 9-4 gibi kel bir skorla geçildi. Bu kısımda Rasim'in oyunun 2 alanında da takındığı 'Nerdeyim ben?' tavrı ona maç sonuna kadar bir daha sahaya girememe cezası olarak döndü. 5 dakikalık kısmı Tutku'nun 3 asisti, F.Bahçe Ülker maçlarında bir Telekom klasiği haline gelen Tutku & Lang ikili oyunları, içer penetre edip Bekir'le üçü çakmak şeklinde geçen başkent ekibine ilk isyan Solomon'dan geldi. Tepeden El-Amin'in yaptığı faulü üçlük basketle süsleyen yıldız oyuncu; maça bir türlü giremeyen takımını oyunun içine atıverdi. Ardından Mrsic'in de Solomon'un mesajını almışçasına yolladığı 2 üçlük gelince oyunun ritmi F.Bahçe Ülker lehine kaymaya başladı. İlk çeyrek bittiğinde skor 19-21 ile sarı lacivertliler lehine idi ve Solomon & Mrsic ikilisinin toplam 14 sayısı vardı.

İkinci çeyreğe hızlı bir baskınla giren son 2 sezonun şampiyonu Oğuz Savaş'ın 5, Solomon'un da 3 sayı ile katkıda bulunduğu 8-0'lık bir seri yakalayıp farkı açmaya başladı. Devreye 6 dakika kala 14 dakikadır sahada olan Mrsic'i kenara alıp Solomon - Green ikilisine döndü Tanjevic. Semih'in smacıyla farkı ilk kez çift hanelere taşıyan konuk takım, uzun oyuncuları Oğuz ve Ömer Aşık ile boyalı alandan kolay sayılar üretmeye başlayınca skor 26-37'ye kadar geldi. Buraları Asım Pars ile oynadı Ercüment Sunter ama yok yani Asım buraları kaldıracak kapasitede ya da en azından kafa yapısında değil. Elinden geleni yapmaya çalıştıysa da sırıttı orada. Mecburen Mersin maçlarında iş yapan ama 'Sağlam uzunlara karşı ne yaparlar?' sorusunu da beraberlerinde taşıyan Dudley - Bajramovic ikilisine geçtiler. Bu hamle işe yaradı ve hem dışarı kaçarak hem de ayak çabukluklarıyla prim yapan Telekom'un 4 numaraları buldukları sayılarla 2 dakika kala farkı 4 sayıya kadar çektiler. 37'de takılıp kalan ve rakibine farkı kapatma şansı veren F.Bahçe Ülker'de ise imdada Mirsad & Smith yetişti. Buldukları 5 sayıyla farkı yeniden 9'a çektiler. Kalan sürede Dudley'nin 1/2 faulüne 2 bomboş Mrsic üçlüğüyle cevap vermek isteyen F.Bahçe Ülker, tecrübeli yıldızın ayda yılda bir kaçıracağı şutları kaçıracağının tutmasıyla beraberinde sadece 8 sayılık bir avantajı götürerek soyunma odasına gitti (34-42).

Telekom'un 5-0'lık serisiyle 3'e inen farkın Mirsad'ın iki üçlüğüyle yeniden 9'a çıktıği üçüncü çeyreğin ilk dakikalarının ardından El-Amin 3. faulünü alıverdi. O an önümdeki notlara 'O ana kadar hiçbir şey yapmayan El-Amin 3. faulünü yaptı' diye yazdım. Yazmaz olaydım :). Geldiğinden beri gösterdiği düşük performanslar ve bu maçta koca bir ilk yarıda verebildiği 2 sayılık katkı düşünüldüğünde pek de birşey veremeyeceği düşünülen o adam küllerinden doğuverdi. Maziyi hatırladı sanki. 3. faulünü almasına rağmen 'Zaten fark açılmış, kaparsa El-Amin kapar' mantığıyla giden Sunter onu oyunda tuttu. Ve belki de hayatının en büyük doğrusunu yaptı. :) O andan itibaren sazı eline almak deyiminin bokunu çıkartan El-Amin bir çeyrekten de az bir süreye tam 20 sayı sığdırdı. Kimseye vermedi, tek başına hücum etti, üçlük attı, penetre etti, tek başına takımını maça ortak etti ve öne geçirdi. 03:30 kala skorda 54-52'lik Telekom üstünlüğü yazıyordu ve bu da çeyrek başından beri 20-10'luk bir seriye karşılık geliyordu. Bu öne geçişin Telekom adına sadece 10 saniye süreceğini ve maç boyunca bir daha hiç öne geçemeyeceklerini o zaman El-Amin dahil kimse düşünmüyordu elbet ama Smith, Solomon, Green gibi isimlerin sayılarıyla El-Amin'e karşılık veren F.Bahçe Ülker'de galibiyete inanç fazlasıyla vardı.

Son çeyreğe 61-63 ile girildi, üçüncü çeyreğin manyak adamı El-Amin'i Marques Green ile savunarak başladı Tanjevic. Zira Solomon üçüncü çeyrekte eleğe dönmüştü El-Amin karşısında. Tabii bu noktada Green'in bu işin altından bu derece başarıyla kalkacağını da düşünmüyordu kimse. Ama düşünülmeyen bir şey daha oldu ve El-Amin durduruldu gerçekten, hem de Marques Green savunmasıyla. Yetmedi, son çeyreğin üç farklı kritik yerinde 3 de kritik üçlük buldu Green. Üçüncü çeyreğin sonlarında gelen üçlüğünü de sayarsak 4 öldürücü üçlük ediyor ki ciddi bir katkıydı bu. Hele süre biterken sağlardan taşlardan attığı bir üçlükle skoru 3 dakika kala 71-80'e taşıması var ki, öldürücü bir darbeydi o işte. İlk 4 dakikada sadece 2 sayı üretebilen Telekom, Bekir ve El-Amin'in ikişer üçlüğüyle skorda tutunmaya çalıştıysa da taktik faulleri sokan konuk ekip final yolunca kocamaaaan bir dev adım anlamındaki galibiyeti aldı çıkardı Ankara'dan (81-86). Maçın sonunda Emir Preldzic'in kendi faul çizgisinden karşı potaya yolladığı üçlük panyalı bir şekilde 'Çuf' sesi çıkarttı ama süre bitti diye sayılmadı basket. Hoş bir andı o da.

Artık avantaj F.Bahçe Ülker'e geçti. İstanbul'daki maçları alsa yetiyor final için. Ama ben bugünkü maçı gördükten sonra, hele ki bir de maçın bitimine 5 dakika kala Green'e kaptırdığı topun ardından orta sahanın orada sakatlanan Tutku da oynamaz ise F.Bahçe Ülker'in 2-0'lık bir avantajla evine dönmesine hiç ama hiç şaşırmayacağım. Bugünü tekrardan bir refresh atıyorum kafada, Oğuz'u beğendiğimi hatırlıyorum hemen. Semih kısa sürede fauller yapıp yine adamı delirtti, Preldzic iyi katkı verdi yine. Telekom'da ise El-Amin arkasına biraz Torres, biraz da Bajramovic'i koy. Gerisi külliyen yalan. Ha bir de ilk yarıda Bajramovic'in çemberin içinden çıkan faulünün ardından sanki sayı olmuş gibi 'Bajramoviiiic' diye bağıran anonsçu vardı, onu nasıl unuttum. :)

12 Yorum Yapılmış:

Okan dedi ki...

cetin abi verdi coskuyu:

Skor 73-63 Fenerbahce lehine

Yorum: Telekom 10-0 lik bir seri yakkalarsa maca ortak olur

Adsız dedi ki...

orhunun röportajını okudum turk guard arkasında safak,yigitcan,ve ibrahimle gecicekmis diyo bende soruyorum ona 4 tane guardla mı cıkacak maclara vede lucas ı alırsa acaba bu guardlardan hangisine süre verecek bence hicbirine ki zaten lucası da o yuzden alıyo kimse bir birini kandırmasın kardesim.
herkes mac kazanmaya bakıyo günü kurtarıyo vede banka hesabını kabartıyo yoksa bu genclere güvendigine ve oynatacagina ben inanmıyorum.gorucaz zaten ligdede.

dejavu dedi ki...

İlginç ilk beşte Green'in Tutku karşısında ezileceği çok barizdi. Akıllı adam Tutku, üç pozisyonda da kullandı orayı. Penetre edip Bekir'e çıkardı, sırtı dönük oyunla Green'i ezdi daha sonraki pozisyonda mesela. Green maçı kazandıran isim oldu ama maçı oraya getiren de kendisiydi zaten. Solomon - Mirsad girdi oyun toparlandı, çift haneye çıktı bir kez ama hep 8-9 civarıydı. Solomon çıktı Green girdi fark yine indi.

Devre arasında herkesten önce geldi sahaya Green, epey şut çalıştı. Damir iyi gününde, Solomon zaten hazır kıta Green bu yarı oynamaz pek şut atsın bari diye kendi aramızda kaynatırken Tanjevic'in ilginç kararı ile yine oyuna girdi. Ve olumlu sonuçlandı ama tamamen saçmalık bence, Tanjevic^'in doğrularının bizimkılerle pek uyuşmadığını biliyoruz. Sezon başından beri Green var o ilk beş başlayacak durumu Efes serisinde de devam ederse ilk beş dakikada gereken farkı yakalar bence Efes.

El Amin'in üçüncü çeyrekteki resitalini canlı izlemek de oldukça keyifliydi. Fenerbahçe Ülker benchi önünden yolladığı üçlükler özellikle. =) Solomon tutamayınca onu Green aldı, pek umutlu değildim haliyle bu eşleşmeden ama Green gerçekten harika savundu, hakkını vermek lazım.

İlk çeyrekte bir molada takım arkadaşlarına hararetli şekilde savunma sertliğinin iyi olmadığından yakınan Solomon konuşurken Tanjevic'in kenara çekilip sessizce dinlemesi de günün tv'ye yansımayan detaylarındandı muhtemelen.Bench arkasında duran Ömer Onan dahil olmak üzere şampiyonluk havasına girilmiş Fenerbahçe Ülker'de, Gordan Griçek de benhcin arkasındaydı ama o kendi havasında pek sallamıyor. :)

Başlasın artık final serisi..

milkman dedi ki...

maci telekom yedeklerinin hemen arka sirasinda izledim. gozlemlerimi aktarayim.
serkan erdogan:sezonu ve TT defterini kapatmis gibi. inanilmaz umursamaz ve bosvermis havasi vardi. utanmasa otururken asim ile birlikte cekirdek bile yerlerdi. yanlis hatirlamiyorsam tek istatistigi de yaptigi 2 faul.takimi sanki 30 sayi gerideymis gibi bikkin bezgin.
asim pars:serkan'dan geri kalir tarafi yok
tutku:orta sahada sakatlanip ciktigi pozisyonda herhangi bir sorunu oldugunu dusunmuyorum. bana gore rol kesiyordu topu kaptirdigi icin.
el amin:manyak,arizali insan. hakkaten cok iyi savundular ama o adimi geriye cekip attigi 3lukler yok mu.

sonuc olarak TT'nin finale yukselebilecegine hic inanmiyorum. takim sezonu kapatmis havasinda(el-amin'i ayri tutmak gerek).dahasi koctan baslayarak ciddi bir revizyon sart.

Adsız dedi ki...

"kel kalmak","kel skor" nedir bu kellik takıntısı sayın blog sahibi?

tayfun_yurdagul dedi ki...

Seri 3-1 biter gibi duruyor...Efes'te karşıdan 3-0'la gelir...Fb-Efes serisini sabırsızlıkla bekliyoruz.Seneye Telekom'a iyi bir koç iyi bir 5 numara şart....

HotSauce21 dedi ki...

amçı izlerkenki düşündüklerimin aynısını sölemiş milkman.serkan'ın tavırları çok iticiydi (maçı ciddiye almama konusunda).hayır karşısında ömer onan'da yokken bu kadar kaçak dövüşme çabasını ben anlayamadım.
asım pars olayı inanılmaz.adam kariyeri boyunca ne kadar yeteneksiz bi oyuncu olduğunu dost-düşman herkese gösterdi."uzun boylu olsun neolursa olsun" takıntılı koçlarımız yüzünden yıllarca bu kadar para kazanıp buralara kadar gelmiş olması bile bana göre türk basketbolunun acı ama gerçek durumlarından biridir.geçen sezon pota altında tek başına kaldığı ksk'da istatistiksel anlamda bişeyler yapabilmiş olması baya kişinin gözünü boyamış olsada biz onu aldığı 2 toptan 3 ünü steps yapan asım olarak hatırlayacağız.zaten başımıza ne geldiyse boşnak devşirmelerden geldiya neyse,oda ayrı konu olsun...

oh be hüseyin beşoktan başka birilerinide eleştirdim :)

yine dünkü maçtaki tutkunun sakatlık pozisyonu biraz ilginçti.ağır çekimde green'in ayaklarıyla,reverse yapan tutkunun ayaklarına çarparak dengesini bozduğunu görüyoruz,hakem pozisyonu devam ettirince tutkuda mevlevi tadındaki dönüşünü devam ettirip yerde kaldı.ilk kıvramlarında bileğinin üstüne ter düştü gibi bi fikir oldu ama yine ağır çekimde öle bişey olmadığınıda gördük.kötü oynadığı maçta bana göre kendi kendine erken havluyu attı.

fenerde, solomon-green ikilisi birlikte sahadayken gerek savunma gerekse hızlı hücum ve boş şutlarda yüksek yüzde yakalayıp zaten bi tarafını yırtarak kendisini yakalayan telekoma karşı kırılma noktasını kolayca geçme fırsatı yakaladılar.

bana göre maçın pozisyonu;oğuz savaşın sağ dip çizgide pası solomona verecek gibi yapıp harika bi fake ile yardım savunması yapan asımı çarşıya gönderdiği ve basket-faul ile bitirdiği pozisyondu.

saLsa dedi ki...

@ HotSauce21

Süper yorumlar gelmiş yine ağzına sağlık. Tek düzelteceğim nokta o maçın pozisyonu dediğin pozisyonda Solomon değil Mrsic'di doğru kişi. Oğuz verir gibi yaptı vermedi, çarşıya pazara yolladı 2 kişiyi..:)

berker dedi ki...

Fenerbahçe tempoyu arttırınca Telekom oyundan düştü.Semih'in forma çekme olayını hiç yakıştıramadım.

HotSauce21 dedi ki...

@berker

kime, semih'e mi?

berker dedi ki...

Semihe tabiki :)

HotSauce21 dedi ki...

semih cumhuriyeti

by umut sarıkaya