16 Temmuz 2009 Perşembe

Dejan Milojevic ve G.Saray'da Yabancı Olmak

Bizim blogdan da tanıdığınız Dejavu'nun cümlesiyle başlatalım postu: 'Geçen seneki sistemsiz ve kimsenin ne oynadığını anlamadığı takımda bir şeyler yapmaya çalışan yegane adamdı'. Milojevic'ten bahsediyor kendisi. Partizan'a dönmüş, 1 yıl oynayıp sonra da basketbolu bırakacakmış. Daha 32 yaşında aslında ama tadında bırakacak herhalde.

Sonra buradan yola çıkıp G.Saray'da bu yıl da bütün yabancıların değişeceğine bağlayalım olayı. Arşivi aradım taradım ama bir tek 96-97 ve 97-98 sezonlarında üstüste sarı kırmızılı formayı giyme başarısına ulaşan yegane yabancı olarak Sherron Mills'i bulabildim. Mills'i bulunca durdum, daha da geriye gitmedim. Gitsem tablo daha da kararacak belki. 96'dan bu yana bu özellikteki tek isim Sherron Mills. Ne yabancılar gelmiş geçmiş ama yahu, sağlam nostalji yaptım. Daniels, Nwosu, Durham, Handlogten, Lollis, Mamic, Koul, Demps, Mujezinovic, Tolbert, Wilangowski, Koch, Lyday, Uche, King, Slay, Boddicker, Keep, Dixon, Hadley, Fitch, Mitchell, Dee, Hite. Ne ararsan var. Ama dediğim gibi: Maksimum 1 yıl. Fazlası yok. :) KSK'da da 2 yıl üst üste oynayan yabancı bulmak zordur ama orada adamlar 1 yıl kendilerini gösterip 3-5 kat kontratla başka takımlara uçuyorlar. Burada öyle bir durum da yok. Acı verici hakikatten.

edit: Zamanında Beşiktaş ile de ilgili bir yazı yazmıştım. Onlar kadroyu değiştiriyorlardı tamamen. Yerli yabancı herkesi. Onların durum daha da vahimdi. O yazı da şurada.

Nostalji deyince yine aklıma geldi, iyice boşladık TBL Nostalji köşesini. Sırada Mirko Milicevic vardı, bir ara toparlayayım da yazayım o yazıyı. Transfer dönemi, işler güçler, e bir de tatil moduna girmek bünyeyi zorluyor biraz. Gel 24 Temmuz gelll. Gel de izin görsün şu adam. :)

12 Yorum Yapılmış:

behcet dedi ki...

bir yere gelememelerinin yegane sebebi hepsimi yanlış bu adamların yoksa zihniyetmi yanlış

Fanatik Basket dedi ki...

iyiki mills'ten daha geriye doğru taramaya devam etmemişsin anıl.. çünkü daha geride de yok, boşa zaman kaybederdin:)

bu arada sherron mills de 2 tam yıl oynayamadı gs'de.. 96-97 sezonunun yarısında transfer edilmişti (joe vogel'ın yerine) daha da ilginci 97-98 sezonu başladıktan 2-3 ay sonra gönderildi. (yerine julius nwosu ya da anthony bonner getirilmişti tam hatırlamıyorum:)

yani özetle, galatasaray'da 2 farklı sezonda üstüste oynayan tek yabancı sherron mills ama onun da türkiye de oynadığı toplam süre 1 yıl bile değil:))

he bi de onu "şenol milli" adıyla tc vatandaşı yapmışlardı ondan biraz fazla sabrettiler heralde:)

efesliler dedi ki...

Mills de Türk olmuştu. Belki ondan oynatılmıştır 2 sene üst üste.. Aslında araştırılsa BJKCT'de de bu var. Hadi diyelimki GSCC sağlam kadro hiç tutturamadı. O yüzden değiştirip duruyorlar. Ama BJKCT bir kaç yılda bir başa oynamasını sağlayan sağlam yabancılar buluyor. Onlar da dağıtıyorlar..

Adsız dedi ki...

Sharon mills türk yapılıp yabancı olarak lloyd daniels ve kenny miller alındı diye hatırlıyorum, anthony bonner, kenny miller sakatlanınca alınmıstı, sharon mills' te avrupa maclarında oynatılmak uzere tutulmustu sanki ancak sakatlanmıstı, neyse ayrıca robert koch vardı bir de hala unutamadığımız ve sanırım ikinci yılı gormesi muhtemeldi ancak sakatlanınca bu hayal de suya düşmüştü

Adsız dedi ki...

Salsa dikkatini çektimi bilmiyorum ama son zamanlarda takımların adıyla dalga geçme konusunda inceden inceye dokundurma var ve bu aslında ÇOK BÜYÜK BİR TERBİYESİZLİK.

BJKCT ve GSCC ne demektir. Ben Beşiktaşlıyım ama rakibimin adını yazarken sadece Galatasaray derim zira yandaki sisimler bu camialarda her zaman geçicidir.

Basketbolu bilip konuşmadan önce biraz ADAM OLUN klavye arkasından sallamak ve ortamı kaşımak kolay.

dejavu dedi ki...

:)

Öyle ama gerçekten, koç dahil kimse bilmiyordu ne oynadığımızı. Milojevic doğruları yapmaya çalışıyordu tek başına. Graves başlarda istatistiğe oynayan, sorumluluk almaktan kaçınan bir oyuncu görüntüsündeydi. O da topladı daha sonra Milo ile birlikte birşeyler yapmaya çabaladı ama Hosley'in gelişi ile çöktü onlar da tamamen. Partizan'da bıracakmış seneye, yolu açık olsun, aldığı para da kesinlikle hakkıdır sakatlık yaşadı, oynamadı falan diye yazanlar var, onlara istinaden söylüyorum.

Yabancıların takımda tutul(a)maması da ayrı bir yazı konusu hatta araştırma konusu. Aynı sorunu Beşiktaş ekseninde yazdığın güzel bir araştırman daha vardı başlarda, kadronun korunduğu tek sezonda gelen başarıyı gösteren. Birileri okumalı o yazıyı, okuyup iyice özümsemeli.

İyi ya da kötü orasını geçtim artık, bir yabancı oyuncuyu ikinci sezonunda kadroda tutamaz mı bir takım, akıl alır gibi değil. Anlatsan inanmazlar..

cannksk dedi ki...

bizde benim bildiğim tek adam var :D

jerome robinson. fb'ye gitmişti bizden sonra hatırlarsın anıl.

X dedi ki...

Aynı araştırmayı yapmıştım bende gsbaskette yıllar önce. Dawkins e kadar gidiyor liste geriye ne yazık ki.

Biraz önce Antonio ya anlaştığı klüp var mı, Galatasaray teklif yaptı mı diye sordum
"aww.. i dont think so, their budget for money got cut in half
they loose a lot of money
they make too many mistakes last year"

Son bölüm çok şey anlatıyor aslında.

saLsa dedi ki...

@ efesliler

Beşiktaş Cola Turka ile ilgili de bir yazı yazmıştım zamanında. O yazıya da http://www.salsabasket.net/2008/08/istikrar-m-o-da-ne.html adresinden ulaşabilirsin. Onlar ne var ne yok herşeyi değiştiriyorlardı, o daha manyakça bir şeydi. :)

basketbol maclari dedi ki...

İşin garip tarafı Mills türkiyeye gelmiş en iyi 4 numaralardan birisiydi.ardından ispanyaya tdk ya geçmişti. 90ların sonunu filan düşününce aslında sebep belli: takımda para yoktu. her ay bir oyuncu geliyor sonra da para sorunu olup ayrılıyordu. tim kempton ı hatırlayan var mı mesela?

ako dedi ki...

tim kempton efsane bir tipti. pivottu, sabonis gibi paslar verirdi.

howard dedi ki...

su buyuk koc Murat Ozyer'in bir tane yabanci transferi duzgun olmaz mi ya? GS'liyim diye konusup GSden 3-5 alacaginin pesinde... sanirim aldi da simdi ttkoma gidecek... gorecez nasil koc oldugunu?