7 Temmuz 2009 Salı

Hakan Demirel'den Antalya'ya Kazık

Evet, aynen böyle. Son anda çark etmiş ve Daçka ile yani daha doğrusu Efes ile imzalamış Hakan Demirel. Öncelikle Antalya BŞB & Hakan Demirel transferinin her aşamasında Antalya BŞB koçu Altar Tunçkol ile neredeyse her gün haberleştiğimi söyleyeyim. Arada geçen diyalogları bildiğimden ve Altar abiye de en az kendim kadar güvendiğimden, Hakan'a önden kocaman bir 'AYIP!' demek boynumun borcudur. Böyle bir keskin dönüşü yapabileceğini tahmin ettiğim bir oyuncu değildi açıkçası.

Şimdi işi biraz daha detaylandıralım. Antalya BŞB, herkesin de bildiği üzere 1 numaraya bir yabancı oyuncu arıyordu. 1, 2 ve 4-5 numaralara 3 Amerikalı alıp işi bitireceklerdi. 3 numara için düşünülen yerli isim ise Reha Öz'dü. Ancak Hakan Demirel işi ortaya çıkınca ve hem Hakan'ın menajeri hem de Hakan, Altar Tunçkol'a transferle ilgili toz pembe bir tablo çizince (Yok zamanında Sinan Güler'i sen parlattın Hakan'ı da parlatırsınlar, yok hocam ben sen neredeysen oradayımlar, senle çalışmak istiyorumlar, ne ararsanız var) o da Reha Öz'den vazgeçti ve 3 numarayı Amerikalı ile geçme kararı verdi. Haklıydı da.

Ama şimdi? Bütün planlar alt üst. Bugün akşam 18:30 civarı bir telefon geliyor M. Kemal Bitim'e Hakan'ın menajerinden ve 'Ne desen haklısınız ama biz Efes'le anlaştık' cümlesi dökülüyor ağzından. Diyecek bir söz bulamadım açıkçası. Kontratlar hazırlanmış, ödeme planı yapılmış, sözleşme kulüp tarafından imzalanmış ve Hakan'a fakslanmış, Hakan'ın imzası ise Pescara'da şartlar pek iyi olmadığından gerçekleşememiş bir türlü, bu durumdan rahatsız olan Altar Tunçkol ve kulüp sürekli olarak Hakan'ın menajerini arıyor, ama alınan cevap çok cool: 'Ben Hakan'a mail attım kontratı, ama çıktı alıp da imzalayamıyormuş. Merak etmeyin, bizde sözden dönme olmaz'. Ama nasıl oluyorsa daha 2 gün önce telefon açıp 'Hocam öncelikle ameliyattan dolayı geçmiş olsun, ne zaman Antalya'ya geliyorsun? Ben de gelmeyi düşünüyorum, ev bakacağım' diyen oyuncu birden Efes Pilsen ile anlaşıveriyor. Efes parayı arttırdı da Money talks gerçeği mi devreye girdi, yoksa başka bir sebep mi söz konusu bilmiyorum. Ama ortada büyük bir kaypaklık var, bunu biliyorum.

Salsabasket özel haberidir

17 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

Hakan Demirel ve menajerinin (Ömer Kart) yaptığına ne denir walla burda yazsak ağır kaçar. Zira ülkemizde verdiği sözden dönene takılan lakaplar burda yazılamayacak kadar hakaret içerebilir. Basketbolun Mehmet Topuz'u da Hakan Demirel oldu böylece

Adsız dedi ki...

ya bence cok da hayırlı olmus degmiycek insanlara bosuna paralar verilecekti cok isabet olmus gelmemesi.
iyi bir yabancı guard daha iyi olur zaten
eski beykozlu dobie bile cok daha is yapar belki play off bile yapar

efesliler dedi ki...

Engin Atsür'ü gönderip Hakan Demirel'i almak hangi akla hizmettir?

Adsız dedi ki...

Daha önceki bir yazıda Hakan Demirel'in sözleşmesinin son senesi denmemiş miydi bu sezon için? Kiralık gitmiyor muydu Antalya'ya? Nasıl oldu da Efes ile anlaştı?
Hakan Demirel'e gelince, Aydın Örs'in döneminde çok beğeniyordum kendisini, hızı ve reverse'leri gayet etkileyiciydi. Şutu da sonradn gelir nasıl olsa diyordum. Muhtemelen Aydın Hoca ve sonrasında Tanjevic de boyle dusundu. Ama Hakan bunların üstüne sadece ekstra top kayıpları ekledi. Tanjeviç'in beklediği pis işleri de yapmadı. Sadece fırça yedikçe afra tafra yapan yüzünü ve her oyuna girdiğinde kendisini ispat etmek için kalabalığa girip turnike atamadan blok yediğini gördük defalarca. Kendisinin bu anlamda benzeri de Cenk Akyol'dur. Sinan Güler gibi oyuna girdiği anda varlığını fazla patırtı yapmadan hissettirecek, top çalacak ribaunt yapacak, sabırla bekleyip pozisyon geldiğinde de şutu sokacak bir oyuncu olması beklendi Hakan'ın ama nafile. Hakan bir an önce reverse yapıp turnikeyi bırakma derdindeydi. Neyse an itibarı ile Efes'e gittiyse Ataman'ın bir bildiği vardır diyelim. Başarılar Hakan...

saLsa dedi ki...

Bonservisini almış F.Bahçe Ülker'den. Efes ile anlaşmış, Daçka'da oynayacakmış, pilot takımda.

Daçka & Efes evliliği de devam ediyormuş bu arada. Bir ara devam edecek mi etmeyecek mi sorusu vardı, ediyorlarmış.

Adsız dedi ki...

daçka efes evliliği çok geç kağıda döküldü. transferlerde geç kalındı. ama daçkanın en büyük avantajı oyuncuları isterken daçkanın arkasında efesin olması yani paraların zamanında tıkır tıkır ödenmesi. ve oyuncunun prim yapması durumunda efese ilerleyebilmesi ya da maaşlarını arttırmaları (bkz. soner)...

Adsız dedi ki...

salsa, mustafa abi-ksk olayının doğruluğunu araştırıp yazarmısın yarın, öyle bir şey yoksa bile buraya mesaj at yeterli yeni posta gerek yok

Adsız dedi ki...

İşte size para ugruna verdigi sozden donen bır sporcu daha ,bu kişiler kesinlıkle ATATÜRK'ün istedigi Türk gecligine örnek olacak sporculardan olamazlar ,atamızın dedıgını hatırlarsak sporcunun zeki,çevik ve ahlaklı olması gerektigini soylemışdir.İşte size bir ahlaksız sporcu daha gerçi bunlardan bu ülkede cok var ve boyleleri oldugu surecede Türk sporu hiçbiryere gelemez!!!!

Adsız dedi ki...

Hakan Demirel B Milli Takım Kampındayken Antalya ile sözleşmesini imzalayıp faks aracılığı ile Ömer Kart'a geri göndermiş. Acaba Şu an o sözleşme nerde?

Adsız dedi ki...

Eğer bir üstteki durum söz konusuysa şunu söylemek isterim. Günümüzde oyucular oyunlarını geliştirdikleri kadar entellektüel birikimlerini de geliştirmelidirler. Yasal durumları, sözleşmeyle kulüple karşılıklı yükümlü oldukları maddeler hakkında bilgi sahibi olmalı, kendi geleceklerini bilinçsiz olarak tümüyle menajerlik müessesesine bırakmamalıdırlar. Tercihlerini net ortaya koyan, dil bilen, yasal prosedürlere bir miktar hakim oyuncular böylece kendi gelecekleri hakkında daha fazla söz sahibi olacaklardır. Menajerliği red mi ediyorum? Böyle işliyorsa sistem, menajersiz çalışmayı yeğlerdim. Ha tabi menajersiz oyuncunun yazılı olmayan sistem dinamikleri gereği ağzıyla kuş tutsa çok az takıma yaranacağını bana söylerseniz, onun da farkındayım. Herşey garip ilişkiler ağı olmuş sonuçta, profesyonel hizmet tabelası altında küçük esnafta dönmeyecek ayak oyunları... Yazık. Bunlara dur diyecek en önemli etken kime neyi teslim ettiğini sorgulayan oyuncular olacaktır. Oyuncunun silkinip ticari meta olmayı reddetmesi kulüplerle de menajerlerle de olan ilişkileri otomatikman iyileştirecektir. Piyasada doğru düzgün çalışan insanları tenzih ederim tabi ki.

Adsız dedi ki...

En kolayi menejere yada oyuncuya taş atmak.. Benim gorusume gore, Antalya, Hakan Demirel transferini eline gozune bulastirmistir.. Madem prensipte anlasmislar, derhal kontrati imzalatmalari gerekirdi.. Yok efendim faks gelmisde gelmemisde, menejer engellemis vs.. Hepsi viri tiri.. Antalya bu transferi daha ciddiye alip, sporcunun yanina adam yollayip kontrati imzalatip geri almaliymis bence.. Bir transfer karsilikli imza olmadan neticelenmez.. Gerisi bos..Efes Pilsen'den gelen bir teklif, kolay kolay geri cevirlemez.. Bekara kari bosamak kolay, herkez hic bir detay bilmeden genis genis yazmis.. Masallah...

Adsız dedi ki...

Üstteki yorumuma bir ek tabi ki yeni bir sözleşmenin (Daçka'yla olan), Hakan Demirel imzası olmadan nasıl geçerlilik kazandığı. İmzalanıp imzalanmadığını bilmiyoruz ama sonuçta oyuncu imzası ve onayı olmadan böyle birşey gerçekleşmez herhalde.

Adsız dedi ki...

beyler bence aslı suclular piyasada dolasan aç menajerlerdir.Bu koskoca Antalya camiasına yapılmmış bi ayıptır.Başka biey deil.Ama Hakan a başarılar dilerm genede-Ama iyi olan bi yandanda Daçka da olmasına sevindim.Cünkü ilk senesinde efeste olsaydı benchten baska bisey göremezdi heralde..:D:D

Adsız dedi ki...

Eğer bir yere "söz" verilmişse, anlaşılmışsa, başka bir yerden gelen teklife teşekkür eder, geri çevirirsin. Bu da bu kadar basit. Bilmeden atmayın lafına hemen sığınmayın kolaycılığı kaçıp. Sözde değil özde profesyonelse taraf; açgözlülük kaynaklı sözünde dur(a)mama gibi olayları; "ne yapsaydık Efes'e hayır mı deseydik?" veya "E valla ne deseniz haklısınız ama Hakan Antalya'ya gelmiyor" gibi özrü kabahatinden büyük laflarla açıklamaya kalkışmaz. Profesyonelliği iyi ayırt edelim, çünkü günümüzde sadece para odaklı hareket tarzı profesyonelliğin tanımı oldu. "Söz" lerin tutulmasını başka bahara bekleriz artık, yapanlar da enayi olur, diğerleri profesyonelim diye gezinirken... Oyuncu da eğer güveniyorsa kendine, verdiği sözü tutar, Antalya'da oynar; ertesi sene ihtiyaç varsa gider Efes'e tekrar yakaladığı çıkışla. Ha Antalya'nın ihmalkarlığından zararı olmuş burada ama olanlarda kulübün bir kabahati yok. Profesyonellik maskesi altında cambazlığa hayır!

Adsız dedi ki...

Orda Kolay Olan Oyuncuya yada menajere taş atmak değil. Malesef ki Türkiyede bazı oyuncular Menajerlerinin yanında bile ayrılamıyorlar. Takımlarının menajerleri bile aradığında telefona cevap vermeyip menajerini arıyorlar hemen abi kulüpten arıyorlar açamadım sen arayıp ne olduğunu öğrenirmisin bile diyebiliyorlar. Bu şartlar altında Oyuncunun ayağına gidip kontrat imzalatmak falan ne kadar sözde kolay gözüksede uygulamada o kadar basit olmuyor malesef. Bir Antalyalı olarak merak ettiğim konuda acaba Doğan Hakyemez Antalya'da kalmış olsa böyle bir olay olabilirmiydi veya olsa bile tepkisi bu şekilde mi olurdu? Ersin, Can takımdan gidermiydi?

Adsız dedi ki...

Ben Antalya'lı olmayan biri olarak, kendisinden haz etmesem de, Dodo gibi networku geniş bir insanın olduğu yerde o hareketin zor yapılacağını düşünüyorum. Ayrıca, biraz yukarıdaki yorumumdaki gibi oyuncular gak demek için menajer tavsiyesi alacak duruma gelmemeli, biraz kendilerini geliştirmeli sözüm sizin yazdıklarınızla birebir örtüşüyor. Burada açgözlü kulübe de (her iki taraf da olabilir duruma göre), menajere de "van minüt" :) diyebilecek tek denge unsuru ayakları yere basan ve neye imza attığını bilen, kiminle çalıştığının farkında olması gereken oyuncudur. Hayal mi? Evet şimdilik hayal.

Adsız dedi ki...

Dogan Hakyemez olsaydi o transfer coktan biter, bu olanlarinda hic biri olmazdi. Kulup yoneticiligi beceri ister.. İs bitirmek ayri bir huner. Bkz.. Halil Uner.. Ersin'i Galatsaray, Antalya, Beşiktaş ve Telekom'un ilgisine ragmen Kepez'e getirdi.