5 Temmuz 2009 Pazar

Tarihi Değiştiren Adam: RF

Basketbol kadar olmasa da tenis tutkumun da boyutunun hayli büyük olduğunu bu blogu takip edenler bilir. Aralara -özellikle finallerden sonra- tenis postları serpiştiririm. Ve bundan da çok büyük keyif alırım. Arşive bakındım, geçen sene Wimbledon sonrası şöyle yazmışım. Bugün ise daha farklı bir şey yazacağım. Geçen sene üzülen tarafta olan ve üst üste 6. Wimbledon zaferini kazanma şansını kaçıran Federer'in bir tarihi değiştirişini yazacağız. O artık en büyük. Toplamda 15. Grand Slam'ini kazandı bugün. Kazandığı 14. Grand Slam sonrasında rekorunu egale ettiği Pete Sampras'ın önünde hem de. Eski şampiyon Roger'in davetini kırmadı ve kendi rekorunu Wimbledon çimlerine gömüşünü alkışlayarak, tebessüm ederek seyretti. Tenisi biraz da bu yüzden seviyorum işte. Herkes fazlasıyla mütevazı, herkes fazlasıyla saygı duyuyor birbirine, oyun içinde filenin azizliğiyle gelen sayılardan sonra birbirlerinden özür diliyorlar. Ve sonunda herkes kazananı alkışlıyor, kazanan da kaybedeni teselli etmeden o kupayı kaldırmıyor. Neyse yahu, ne diyorduk biz? Federer artık en büyük. Onu izleyebilmek tüm tenisseverler için büyük bir şans.

Aslında bugün herkes çok daha rahat bir galibiyet bekliyordu ondan. Ama Andy Roddick tabiri caizse anasını ağlattı İsviçrelinin. 4,5 saat süren maç boyunca sadece bir kez servisini kırdırdı şampiyona. O da zaten maçı bitiren oyun oldu. Final seti 16-14 gibi rekor bir skorla bitti. Biz Roddick'i bugüne kadar hep son sürat servis atan ama diğer konularda fazlaca zaafı olan bir adam olarak bilirdik. Bugün gördük ki o da artık komple bir oyuncu olmuş. Bu şekilde devam ederse yavaş yavaş yukarılara tırmanacaktır sıralamada. Ama kupa kazanmak için önünde Federer denen deli bir engel var işte. Sadece onun için değil, tüm bu jenerasyonun tenisçileri için kabus bu adam. NBA'de Michael Jordan döneminde nasıl ki onca efsane oyuncu olmasına rağmen hepsi yüzüksüz kaldılarsa, bu çocuklar da Federer oldukça kupasız kalacak gibi bir durum oluştu. Yine de bugünkü mücadelesiyle ayakta alkışlanmayı fazlasıyla hak etti. Hele ki ilk seti aldıktan sonra, ikinci setin tie-break oyununda 6-2 öndeyken bomboş bir volleyi kaçırıp, oradan da oyunu 8-6 vermesine rağmen '3-1 alır artık Federer' tezimi boşa çıkartıp köpek gibi mücadele etmesi ve belki de kazanmayı Federer'den daha çok hak etmesi mükemmeldi. Dedim ya işte, adam sadece bir defa servis kırdırdı koca Federer'e. 2. setin tie-break oyunundaki o boş volley rüyalarına girecektir bu gece, kesin. Ben olsam girerdi en azından. :)

1 Yorum Var:

lembo dedi ki...

roddick, kariyerinin şu ana kadarki en iyi maçını oynadı.. yaklaşık 4.5 saat boyunca bir kez olsun servisini kırdırmadı.. 4 saat sonunda bile 220 ile servis atıyordu.. belki 2. setin tie-break ini bitirebilseydi maçı kazanabilirdi.. cnn türk spikerlerinin söylediği çok oğru bir şey vardı ; dün rafael nadal'ın ruhu merkez korttaydı.. azim, inat ve asla vazgeçememek roddick üzerine bulaşmıştı ama olmadı.. federer her zamanki gibiydi..