17 Eylül 2009 Perşembe

Slovenlere 26 Dakikada Yenildik

15:00 - 20:00 = 2 sayı
21:30 - 25:30 = 0 sayı
31:00 - 36:00 = 1 sayı

Dünkü maçın yukarıda yazdığım dakikaları arasında toplamda sadece 3 sayı yedik. Dakikaları topluyorum, 14 ediyor. Kalan 26 dakikada oldu ne olduysa. 37'si ilk 15 dakikada olmak üzere, yukarıdaki 14 dakika harici 26 dakikada tam 66 sayı yedik. Dakika başına 2.5 sayıdan fazla. Bizim gibi savunmacı bir takım için felaket.

Bir başka ilginç detay da maç sonunda yediğimiz 69 sayının 39'unun üç sayı çizgisinin gerisinden gelmiş olmasıydı. Alan savunması maça tutunmamızı sağladı ama bu savunma düzenindeki gereksiz ısrarımız maçın kırılma anlarında elimize geçen onca vurup geçme şansını kullanmamızı da engelledi. Üçüncü çeyrekte üç sayı idmanı yapan Slovenler, 27 ile 30. dakikalar arasında 4 üçlük sokarak onları geçmemize engel oldular. Düşününce neden adam adamaya geçmedik acaba diyorum, aklıma gelen tek mantıklı sebep ilk 15 dakikada adamların bizi adam adama savunma yaparken tarumar etmesi. Tanjevic bundan çekinmiş olabilir.

Son top hakkında ise Tanjevic'ten 'Aslında bu oyunu çizmedik. Biz Ender'in içeri devrilip Hido ile ikili oyun oynamasını yazmıştık ama Ender böyle tercih etti. Ki çok daha güzel oldu ama Engin şutu sokamadı' açıklaması gelmiş. 30 dakikadır kenarda oturan Engin üzerine oyun mu çizilir diyen arkadaşları -bir acaba diyen ben de dahil- yakından ilgilendirir tahminen bu açıklama. Bu arada sabah yerime gelip dünkü maçla ilgili köşe yazılarını okurken Ünal Özüak'ın yazısını da okudum. 'Tanjevic Yunanistan'ı seçti' diyor kısaca. Yahu o zaman bu maçta neden bu kadar yırtındık biz? 19 sayı farkı yapmışken adamlar, ne diye kastık kendimizi, ne diye geri döndük, ne diye öne geçtik, hepsinden önemlisi neden yorulduk? Ünal abi kusura bakmasın ama biraz baştan savma bir yazı gibi geldi bana. Ki zaten 'Ersan ile silkinerek yakaladığımız 14-2'lik seri..' şeklinde başlayan cümle yazının sonunu getirmeden kapamamı sağladı. Ersan maçtaki ilk 12 sayısını daha maçın ilk çeyreğinde atmıştı, geri dönüş esnasında skor anlamındaki tek katkısı 2/2 faul atması idi. Maç biraz yan gözle izlenmiş herhalde.

7 Yorum Yapılmış:

hasanerdem dedi ki...

Eleştirecek bir şey yok bunda, çok abartıyoruz bu olayı. Saha içinde oyun kurucumuzun insiyatif kullanmasından daha doğal bir şey olamaz, olması gerekende aslında tam olarak budur.

Tanjevic'i sevmem, hiçte haz etmem kendisinden bilen bilir. Ancak hem Sırbistan maçında hem de Sloven maçında çok doğru son hücumlar oynattı takıma. Girer girmez ayrı konu ama gerçekten büyük bir taktik zeka ile çok ama çok doğru iki oyun oynattı takıma.

Çok güzel mücadele ediyoruz ve doğru işler yapıyoruz saha içinde. Umarım Yunanistan maçıyla bu güzel rüya sona ermez, çünkü onlardan çok ama çok daha fazla hak ediyoruz yarı finalde olmayı.

Adsız dedi ki...

Ünal Özüak'ı pek takmamak lazım adam külliyen Tanjevic düşmanı,Milli takım şampiyon olsa eminim yine Tanjevicle ilgili bir kulp takar.Bu turnuva onun için pek iyi olmadı.

erolkaya84 dedi ki...

Ünal Özüak ı okuyunca tüylerim diken diken oldu. 2001deki inanılmaz saçma yorumları hala aklımda. O ve Nejat Sayman gibi adamları birileri uzaklaştırsa keşke şu basketbol medyasından. Hiç bir sağlam dayanakları olmadan sürekli sallıyorlar. Yine bu yazısında acayip saçmalamış. Geçenlerde bir Polonya yazısı okudum Nejat Saymandan, evlere şenlik. Lampe böyle oynamaya devam ederse NBA olmasa bile mutlaka Real Madrid, Barcelona ya da Maccabi:) gibi takımlara gidebilirmiş. Yuh diyorum. Bi internet sitelerine bakın isterseniz hangi takımda oynuyor diye.
Ünal Özüak da zamanında şunu demiştir: "Bizim Hüseyin 10, Mehmet 5 tane Kambala eder, hiçbir özelliği yok bu adamın" Kambala o maçta bizim bütün uzunları denize dökmüştü. Ünal abimiz ise hiçbir fikir sahibi olmadığı Kambala için sallamıştı. Bu adamlar nasıl basketbol yorumcusu olmuşlar anlamak mümkün değil.

cannksk dedi ki...

Olum ünal özüak'a laf ettin ya yarın hıncal yazar seni meşhur olursun :D

Başlık da: "Salsa...!" olur

bahadır dedi ki...

salsa, ben slovenyayı pek iyi görmedim.hırvatistan mahveder bu sloveya'yı.senin yorumun ne bu konuda?

ako dedi ki...

Nejat Saymanın o yazısına bende koptum. Dünyadan bir haber olabilirsin ama bunu cümle alemein önünde kendini rezil etme pahasına neden yaparsın.
Ünal Özüak da nasıl negatif bir adamdır ya. Ahmet Kurttan ses çıkmıyor kaç zamandır, yoksa ben mi görmedim

Fanatik Basket dedi ki...

bence çok iyi bi son hücumdu.

ender kendi insiyatif almış ama doğru olanı yapmış. sloven savunmasının hido ve ersan'ın üzerine yoğunlaşacağı ve pozisyon vermeyeceği belliydi zaten. ender'in içeri girdikten sonra, savunma üstüne gelirken baştan savma bi atış yapmak yerine engin'e çıkarması muazzam oldu.

evet belki uzun süredir kenarda olduğu için engin'in eli soğuktu ama topla bomboş buluştu ve atıştan önce 1-2 saniye hazırlanma fırsatı da oldu ama girmedi yapacak bişey yok.. her zaman kazanacak değiliz ya:)

mücadeleleri için sahada ve kenardaki herkese teşekkürler..