29 Eylül 2009 Salı

Tofaş'ın İstanbul Programı

Tofaş kupa maçları öncesinde 3 hazırlık maçı oynamak için İstanbul'a geliyormuş. Nihat İziç'in de katılımıyla tam kadro oldular, bir de İziç'li izlemek lazım onları. Daçka maçına giderim belki. Program şöyle:

30 Eylül Çarşamba
15:00 İ.T.Ü. – Tofaş (İ.T.Ü.Ayazağa S.S.)

1 Ekim
Perşembe
18:00 FMV Işıkspor – Tofaş (Işık Spor Salonu)

2 Ekim Cuma
14:00 Darüşşafaka Copper Tires – Tofaş (Ayhan Şahenk S.S.)

7 Yorum Yapılmış:

HotSauce21 dedi ki...

ilk 2 maçın 2.lig ekipleriyle olması çok manidar.gelecek sezonun hazırlık maçlarını yapıolar sanırım.

Adsız dedi ki...

@HotSauce21
Bu kadar olumsuz konuşmaya gerek yok önce bir lig başlasın görelim bütün takımları...

Adsız dedi ki...

@salsa: 30'unda da Karşıyaka Darüşşafaka maçı olacaktı; İzmir'de mi, İstanbul'da mı olacak acaba, saat ve yer bilgisine ulaşırsan bilgi verebilir misin?..

HotSauce21 dedi ki...

@adsız

kadroya yapılan takviyeler ve son yıllardaki bakış açısı ister istemez bu kadar karamsar hava yaratıo.


Legend

Adsız dedi ki...

Tabi herkesin bir bakis acisi var hic mac yapmadan ben gireeimde ligede diyebilirsin yada hic oynamamaktansa ikinci lig takimi ile oynarim antrenman yaparim demekde var gecen sene play off u son anda kaciran oyak renault bir ikinci lig takimi olan Tofas ile 10 a yakin hazirlik karsilasmasi oynamisti...

HotSauce21 dedi ki...

seninle çok ayrı telden çalıyoruz.

ben mantaliteden bahsediyorum,olay 1. lig yada bölgesel lig takımıyla hazırlık maçı yapmak değil.sezon öncesi futbol takımlarımızda alman amatör küme takımlarıyla maç yapıolar,bu onların hedef küçültmeleri anlamında değil.ben tofaşın son yıllardaki asansör takım olma özelliğinden dolayı seneye tekrar 2.lige düşeceğini ve bu lig için hazırlık maçı yaptığını esprili bi şekilde belirtmeye çalıştım.

dediğin gibi sezon elbette herşeye gebe,maç yapmadan ne lig kazanılıyor ne de ligden düşülüyor, ama üstte yazdığım gibi tofaş yönetiminin tavrını hiç samimi bulmuyorum. krizden hepimiz haberdarız ama ben yönetimin bu kadar küçük düşünmesini kabul edemiyorum.efsane kadrolardan sonra ne yapsalar çoğu kişiye yaranmaları zor tabi ama nezih özbakırlarla,önceki sezonlarda olduğu gibi kahyaoğullarıyla,2.ligde vasatı aşamayan yabancılarla bu ligde tutunmalarının ne kadar imkansız olduğu bi o kadar açıktır bana göre.
bazı şeyleri örtmek için kılıf hazır,"alt yapımızdan yetiştirdiğimiz oyunculara bolca süre verip onları üst seviye oyuncusu yapmayı hedefliyoruz." bana sölermisiniz son yıllarda tofaş alt yapısından hangi oyuncu üst seviyelerde başarılı olmuştur?işte bi ilkan karaman'da gelecek için ışık görüyoruz ki daha önce blogda yer alan başka tofaş postunda da bu sezonun tek artı değerinin ilkan olabileceğini yazmıştım.
genç oyuncuları yetiştirip süre vermeyi bu kadar seviyosun,peki o zaman kolaric gibi adamlara ne diye süre ve para veriosun diye sormazlar mı adama?

yöneticilerin bu asansör takım olma kimliğini gayet gururluca benimsemiş ve acizce çözümlemeye çalışmaları çok acı bence.

şu kolaric ve yine yeterli olmadığını düşündüğüm denison mevzusuna geri dönersek,denison bi kaç sezondur özveriyle mücadele etti bu takım için.geçen yıl lige çıkılırken mücadelesiyle ve orta mesafe şutunun da olmasıyla güzel katkılar verdi ama tofaşın yabancı haklarını bu tip vasat isimlerle kullanması çok büyük bi eksi bence.diğer takımlara bakıyoruz bu piyasa için gayette cüzzi rakamlara fark yaratabilecek bi çok yabancı oyuncu kadroya eklenirken bu sezon tofaş kadrosunda vasatın üstü diyebileceğimiz tek isim butler olarak gözükmekte.bu aslında kulübün altyapılardan bu yana uyguladığı yıllardır süregelen bi politikası. hatırlayanlarınız olacaktır tofaş'ın alt yapısını oluşturan 86 jenerasyonlu gençler dünya liseler arası şampiyonu olmuştu.o kadrodan şu an 1.ligde oynayan tek isim yanlış hatırmıyorsam tofaş'ın şu anki kaptanı olan can altıntığ.can'ın da basketbol yeteneklerinin hayli kısıtlı olduğu ve bu seviyelerde bi şekilde kalabilmesini en başta savunma özelliğiyle kazandığını düşünüyorum. bahsettiğim takımın geri kalanı 2.lig ve bölgesel ve diğer amatör liglere bi şekilde dağıldılar. hepsi bi şekilde yetenekli çocuklardı ama kulüp politikası gereği hemen hepsinin sivrilmeleri özellikle engellendi diye düşünüyorum. hep öncelik takım başarısına verildi.bunuda çok güzel başarıp dünya şampiyonluğuna kadar uzandılar ama aralarından özel bi oyuncu çıkamayan bi takım olarak da hatırlanacaktır daha yakından tanıyanlar için.işte bu benzer tavrı emek verilerek çıkılan 1.ligde de görmek bu takıma karşı olumsuz düşüncelerle yorum yapmamın asıl sebebi.
bira uzun oldu farkındayım,kusura bakmayın ama konuyu ancak bu şekilde özetleyebilirdim.


Legend

mıchael dedi ki...

hot sauce21 e katılmamak elde değil.ilave olarak olarak şunu söyleyebilirim alt yapı yutturmacası ile sadece kendilerini kandırabilirler.bence teknik kadro olarak da tbl için yetersiz kalıyorlar.konya ve antalya bunun en güzel delili.