29 Ekim 2009 Perşembe

Asvel: 76 - F.Bahçe Ülker: 78 (Maç Yazısı)

Asvel TBL'de oynasa kaçıncı sıra için mücadele eder? sorusuyla gireyim yazıya. İlk hafta Zalgiris deplasmanından 71-52'lik skorla mağlup dönmüşlerdi ve o gün 20 sayı - 7 ribo - 2 asist ile takımın en ve tek iyisi olan 2.12'lik Curtis Borchardt bugün F.Bahçe Ülker karşısında yoktu. O varken bile felaket durumda olan Asvel'i onsuz izlemek daha da büyük bir zulümdü. Bugün F.Bahçe Ülker yerine eli yüzü az biraz düzgün bir takım olsaydı karşılarında, 40-50 farkı yiyip otururlardı kıçlarının üstüne. Ama Tanjevic'in ekibi özel bir takım. Bugün yine konuşturdular tüm maharetlerini. O kadar bozuklar ki anlatmaya çalışsam da anlatamıyorum onları. Sarı lacivertlilerin basketbolunu görünce maç kopmasın diye elinden geleni yapan hakem üçlüsüne sallamak bile gelmiyor insanın içinden. 4. çeyreğin ilk 5 dakikasında yenen 10-0'lık seri ve şu rakibe teslim edilen skor üstünlüğünü gördükten sonra ne yazayım ki zaten ben?

Fransızlar 20'lik Fofana ve Zalgiris maçında 20 dakika oynamış olan Ali Traore'nin eline baktılar boyalı alanda. Dışarıdan da Bobby Dixon salladı işte. İlk 15 dakikada Traore oynadı, üçüncü çeyrekte ise Dixon salladıklarını sokmaya başladı. Hepi topu yaptıkları buydu. F.Bahçe Ülker ne yaptı? Savunma yapmadı bir kere. Hücumda da bizi bu yıl iyice alıştırdığı görüntüsünden farksız değildi. Getiren attı, getiren attı, ne bir çizili set, ne 4-5 pas arkası atılan bir şut vardı. Maksimumu 2 pas F.Bahçe Ülker hücumlarının. Hani sanki bir hücumda 3 farklı kişinin eline değerse top, takım toptan cehenneme gidecek. Öyle birşey. Üçüncü çeyrekte Kinsey üst üste iki üçlük sokup kısır giden maçta devrim yaptı ve fark bir anda 13'e kadar çıktı. 9 farkla girilen son çeyrek ise tam bir kabusa dönüştü sarı lacivertliler adına. 5 dakikalık bölümde sayısı yok F.Bahçe Ülker'in. 10-0'lık bir Asvel serisi ve üstünlüğün el değiştirişi. Ardından 5 saniye kala Ömer Aşık'ın smacıyla maçın güç bela uzatmalara gitmesi. Şaka değil yahu yazdıklarım, vallahi gerçek hepsi. Giricek'i sorarsanız, onda da senaryo aynı. Maça 5 başladı, ilk 8 dakika sahadaydı, sonra da tamamen kenarda. Nasıl bir fetiş bu Tanjevic'teki? Çözemedim. 30 dakika basketbolun b'sini oynamayan Asvel'e son 10 dakikada Harlem süsü vermelerini de çözemedim.

Zorlu (!) uzatma dakikalarının sonunda kazanan taraf F.Bahçe Ülker oldu. Güçlü (!) rakibini hem de (!) deplasmanda devirmeyi başardı, gruptaki ilk galibiyetini aldı. :) Yanıyorum yanıyorum da şu maçta basketbol konuşmak zorunda kalan ya da basketbol konuşmaya çalışan Mustafa İyi ve Çetin Yılmaz'a yanıyorum. Bak ben ne güzel basketbol konuşmaya gerek duymadan, şu izlediğim F.Bahçe Ülker'i yeteri kadar anlatan aşağıdaki tek kelimelik cümlemle bitirebiliyorum maç yazımı. Herkese de bunu tavsiye ederim.

REZALET !

15 Yorum Yapılmış:

cannksk dedi ki...

Yattık iddaa'da FB yüzünden :)

tankut dedi ki...

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki,Final Four un en güçlü adayını hemde kendi sahasında uzatmada da olsa yenen takımı kutlamak gerekir.Tebrikler Fenerbahçe...Coach Daum çok zeki adam takımı çok iyi hazırlamış...Özellikle Solomon mükemmele yakın oynadı ve nerdeyse hiç şut kaçırmadı...Takımı özel hamleleriyle bu güçlü duruma getiren Aziz Bey'i kürekten,pardon yürekten kutluyorum...

Adsız dedi ki...

yaktı fener bizi neleri bulduk fener bitirdi bizi

Atakan dedi ki...

anil çetin hoca'dan laf-ü güzaf'lar eksik olmadı bu maçta postunu bekliyoruz :D

saLsa dedi ki...

Bu seferlik siz yazın, ben yoruldum artık yazmaktan. :) Bu maçta kan beynime fırladığından, not falan da almadım zaten. Söz sizin olsun şimdilik, efsane olanları toparlarız tek postta.

saLsa

Fanatik Basket dedi ki...

iddaa ve bahis oyunlarında uzatmalar son periyoda dahil sayıldığı için fenerbahçe ülker uzatmada da 3 farkla yense bize yetiyodu ama +2.5 handikap veren maçta 0.5 farkla yatırdılar bizi:)

cemcomu dedi ki...

iddada uzatmalar dahil deyil 0,5 küsüratı o yüzden veriyo iddaa diğer maçları bildim fb den kaybettik yine rezalatin sebebinin son maçı olsa bari ama nerde

Adsız dedi ki...

yok fanatik basket sitesinde normal süre sonucuna göre dio fener 3 sayıyla alsa bile olmuyordu

Adsız dedi ki...

Fenerbahçenin hücumlarında yaptığı ortalama pas sayısı nedir acaba? 1'in altında çıkmasından korkuyorum. Aynı milli takım gibi. Getir topu, zıplat zıplat sonra birisi perdelemeye gelsin, onun yanından drive etmeye başla, gerisi doğaçlama. Artık zorlama şut mu atarsın, faul mu alırsın sana kalmış. Bazen Semih ve Ömer'e bomboş top geliyor bu doğaçlamalar sonucu, evet şimdi oldu, hücumlar düzeldi diyoruz. Sonra bir sonraki hücumda Preldziç gelip kimseye pas vermeden sallıyor potaya. Sil baştan yani.

Adsız dedi ki...

fenerbahce'de takim kimyasi denilen bir sey neredeyse yok. greer ve solomon chicago sokaklarindan leziz ornekler veriyorlar. predzlic ise cakma bodiroga rolunde gayet basarili...uzunlarimiz ise ic guveysinden hallice bir durumdalar. bunun tek sorumlusu var tabii ki...ama o kendini biliyor mu bilmiyorum...

Mete Doğruer dedi ki...

Salsaya ve yorumlara katılıyorum. Fenerbahçe bu kadrosuna rağmen hiçleri oynuyor, gricek takımda süre alamıyor kinseyin ve greerin dışında içeri giren yok, hücum seti zaten yok. Yerli oyuncular ve yabancı oyuncuların çoğu en az 3 senedir beraber oynuyorlar, buna rağmen bu kadar mı koordinesizlik olur bir takımda? Sanki aliağa gibi 1 haftada kurulmuş gibi oynuyor takım. Neyse önümüzdeki maçlara bakıcaz artık :)

bonzo1963 dedi ki...

mete bey, bu sorunların bence tek nedeni salsa'nın belirttiği gibi sevgisizlik ve takımdaşlık duygusunun kaybolmuş olması..
Aynı uzunlar milli takımda çok daha etkiliydi çünkü orada hepimizin yakından tanık olduğu bir takım havası yaratılmıştı..
Babam beni küçükken bile bu kadar azarlasa ona düşman olabilirdim ta ki bunlar koca ve kariyerli adamlar.Kimbilir içlerinden neler geçiyordur?
Bu güne kadar kişi olarak Tanjeviç'i ve bilgisini hep savundum ancak bu kriz bunun ötesinde liderlik yapamamak, ekip yaratamamakla ilgili bir şey.Bu nedenle kulübün liderinin olaya gecikmeden el koyması lazım,yoksa sezon bu harika kadroya rağmen heba olacak..

Not: Çözümü uzakta aramayalım.Bayan voleybol takımının kadrosuda aşağı yukarı aynı kariyerli oyunculardan kurulu ve yeni bir araya gelen bu takım neler yapıyor görüyoruz. Bu başarıda Belçikalı koçun vücut diline, oyuncuları ile iletişimine ve ekip ruhu yaratma adına yaptıklarına bir inceleyelim,bu krizden çıkışta yapılması gerekenleri görürüz.

Prometheus dedi ki...

Şu Tanjeviç gitse de herkes rahatlasa bi. Adam tüm Türkiye'nin ortak derdi oldu :P

Adsız dedi ki...

E hocam Dodo gelmiyor muydu bu takımda işleri düzeltmeye ? Gelir, gerekirse takımın başında teknik patron olarak da o çıkar, Tanjevic'den de kurtulmuş oluruz madem bu kadar şikayetçiysek. Olmaz mı?

Yiğit Gökçehan Koçoğlu dedi ki...

Fb bu... :@