29 Ekim 2009 Perşembe

Efes Pilsen: 77 - Partizan: 67 (Maç Yazısı)

Bo McCalebb'in kıçı ne kadar büyümüş öyle? Takımların sahaya çıkmalarıyla ilk dikkatimi çeken bu oldu. Aylarca süren hangi takımda oynayacağının belli olamama durumu hafif bir Tempra görünümü kazandırmış kendisine. Buna rağmen işin takımı oynatma kısmında gayet başarılıydı. İlk yarıda 6 sayısı (6/6 faul atışı), 6 da asisti vardı, uzak ara çekmişti ranking puanlarında. Maç sonunda da 22 puanla bu kategoride liderdi. Zaten 35 dakika sahada kalarak gecenin en çok sahada kalan adamı da McCalebb'den başkası değildi. Ama Mersin'deki görüntüsünden uzak tabii, sadece oynatmaya çalışıyor. Ama penetreleri hala etkili. Neyse canım maçı yazacağız dedik McCalebb'i yazdık koca bir paragraf.

F.Bahçe Ülker kötü oynuyor, Efes de kötü oynuyor. Ama onların durumu biraz daha farklı. Yüksek ego adamlara hem süre, hem de top dağıtmakla uğraşıyorlar. Ha diyeceksiniz ulan takıma Rakocevic, Nachbar, Santiago, Ermal katıldı. Bunlardan Ermal hiç süre almadı, Nachbar 5 dakika oynadı ve topu potaya bile atmadı, Santiago desen ilk yarıda Vranjes'le boğuştu biraz sonra da gözükmedi ortalarda. Bir tek Rakocevic var işte takımın merkezinde. Tek oyuncuyla dağılır mı bir sistem? Burada ben de biraz tıkanıyorum açıkçası. Yine de bu kadronun hatırına beklenmeli gibi biraz daha. Bugün ikinci yarıda uzuuunca bir süre, hatta neredeyse tamamında 4 kısa ile oynadı Ataman. Tek uzun da Kaya idi. Maça hayli kötü bir yüzde ile girip, yine kötü bir yüzde ile devam etmesine rağmen sorumluluktan kaçmayan Rakocevic önderliğinde topu potaya penetre ederek taşıma fikri Efes'e maçı getiren detay oldu açıkçası. İkinci çeyreğin ortalarında 7 sayıya kadar açılan fark, son çeyrekte 10 sınırını gördü. İkinci çeyrekteki fark Vesely ve Roberts imzalı 3 üçlükle kapanıvermişti ama son çeyrekte böyle bir şeye izin verilmedi.

Düşünüyorum ben bu Partizan'ı neden seviyorum diye? Sanırım ne olursa olsun bir ekolleri olduğu için. Kadroları bu yıl çok da iyi değil açıkçası. Hele bizim Efes'le kıyaslarsak dağ, taş, uçurum gibi kelimelere başvurmalıyız aradaki farkı anlatmak için. Ama çıkıp basketbol oynamayı başarıyorlar. Doğruları yapıyorlar, isimleri değil sistemi öne çıkarıyorlar. Geçen hafta Rytas da bu kanaldan girmemiş miydi zaten olaya? Bugün salon da bir başkaydı hani. Az da olsa o eski Efes maçlarını hatırlattı bana. Az da olsa ama. Kesinlikle o günleri hiçbir şeyle kıyaslayamam. Ama ilk hafta F.Bahçe Ülker'in en az seyirciye oynayan takım sıfatını kazanmasının ardından ilaç gibi geldi aynı salondaki şu görüntü.

Son paragrafı -her ne kadar ben yazmaktan yorulsam da- yine maçı anlatan ikiliye ayıracağım. Mehmet Ayan & Nur Germen ikilisi yine maksimumdaydılar bugün. 4-4-2 ve Total Futbol ile benim gözümde müthiş bir yer kazanan ekibin birer parçası olan, ama bu sezon SkyTürk tarafından basketbol maçlarını anlatmakla görevlendirilen İlker Duralı ve Mehmet Ayan'a kesinlikle kızamıyorum. Onlar emir kulu. Net bir biçimde belli. Ama yanlarında Nejat Sayman olduğu zaman idare eder kıvama gelen anlatımları, Nur Germen gibi bir facia ile birleşince domuz gribinden bile tehlikeli bir hal alıyor. Ben kalıbımı basıyorum ki, Nur Germen geçen yıl Mersin forması giyen McCalebb dışında tek bir Partizan oyuncusunu tanımıyor. Hatta McCalebb'in yedeği olan Rasic'in iki-üç yıl önce Efes'te oynadığını bile bilmiyor. Hepsini geçtim Rakocevic'e Rakotevic diyor abi üstad. E bu sefer ne oluyor? Nejat Sayman'ın yaptığı can simidi görevini yapan kimse olmuyor, yüzme bilmeyen spikerlerimiz de yorumsuz yorumcuyla beraber 40 dakikalık denizde boğuluyorlar. İyi niyetle maçı anlatıp, 'Haydi Rako' diye gaz vermesine, olayı bir Milli maç anlatıyormuş kıvamına sokmasına rağmen ortaya 'Smith ve Shumpert'i de kısa olarak sayarsak Efes şu anda 4 kısaya döndü diyebiliriz', 'Shumpert'ten bir üçlüüük ve içeride' gibi komik cümleleri döküveriyor ağzından Mehmet Ayan. Çilemizse çekeriz ne yapalım ama bizim de naçizane basketbol keyfimiz olduğunu bilsin ilgililer, bu bana yeter.

Efes Pilsen (77): Mario Kasun 9 (7 ribaund), Charles Smith 18 (1 ribaund), Igor Rakocevic 14 (1 ribaund- 3 asist), Preston Shumpert 17 (2 ribaund- 1 asist), Kerem Tunçeri 2 (2 ribaund- 5 asist), Bootsy Thornton 7 (2 ribaund- 3 asist), Kaya Peker 8 (8 ribaund- 2 asist), Bostjan Nachbar (2 ribaund), Daniel Santiago (1 ribaund), Sinan Güler (1 ribaund), Ender Arslan 2 (1 ribaund- 5 asist)

Partizan (67): Lawrance Roberts 9 (4 ribaund- 3 asist), Stefan Sinovec 1 (3 ribaund), Lester McClalebb 10 (3 ribaund- 7 asist), Dusan Kecman 7 (5 ribaund- 1 asist), S.Milosevic 6 (3 ribaund), Aleksandar Rasic (1 ribaund- 2 asist), A.Mitrovic, Petar Bozic (1 asist), Aleksandar Maric 19 (5 ribaund- 1 asist), Jan Vesely 10 (3 ribaund- 4 asist), Branislav Dekic 3, Slavko Vranes 2 (7 ribaund)

24 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

Kötu oyunla güzel bir galibiyet... Ve tabiki salonu dolduran ortalama 8000 seyirci... Salonlarda uzun zamandır göremediğimiz aynı zamanda özlediğimiz bir görüntüydü... Bu da efes'e çok yakıştı...

cannksk dedi ki...

possession ne olm :) mccalebb yaktı beni EL fantasyde Rasic'i almıştım guardlara ama süre alamadı. O değilde Salsabasket adına özel bir lig açsak nasıl olur diyorum?

Fanatik Basket dedi ki...

kadro kalitesi olarak arada dağlar kadar fark var. efes'in bu maçı kendi sahasında çok rahat kazanması gerekirdi ama çok zorlandılar.

gerçekten çok kötü ve uyumsuz oynuyor efes şu an için, bunu kabul etmek gerek. umarım sezon başı olduğu için böyledir ve zamanla düzelirler. yoksa bu oyunla deplasmanda hiçbir maçı alamazlar..

Adsız dedi ki...

Efes Top 16 maçları geldiğinde sistemini oturtacaktır diye düşünüyorum.Ama Partizan ikinci toplarda birazda olsa şanslıydı diye düşünüyorum.Nur Germen ise Lawrence Roberts ile ilgili maç başında bu adam atıcı dedikten sonra baktı adam bu maç patlak,Lafını yememek için 3 takla attı.Neyse Tv yayınları aksamasında gerekirse sessizde izleriz.Belkide evrim geçirerek sadece salondan gelen sesleri süzme yetisi kazanmayı bekleyebiliriz:)29 Ekim sebebiyle salon son zamanların en iyi doluluk oranına sahipti.Son bir soru???Partizan'a yardımcı coachlarımızı yetiştirmek için gönderseler kaça patlar??

Adsız dedi ki...

bir basketbol yazısına başlarken ilk cümle "falanca oyuncunun g.tü ne kadar büyümüş" mü olmalıdır?

sana ve senin tarzına yakışmıyor, lütfen biraz daha dikkat üsluba.

Oğuz Yılmaz dedi ki...

maçta güzel olan tekşey seyirciydi.. umarım eski günlere dönüşün bir kıvılcımı olur bugün..
efes'e gelince zaten herşeyi yazmışsınız. bence yol yakınken ergin ataman'a alternatif bulmalı. aydın örs harika olur tekrar. Bu kadar kaliteli oyuncuya rağmen hala hücum organizasyonu geliştirilemiyorsa yönetim sorunu var demektir. çünkü herkesin şutu var ve içerideki adamlarda beslendiğinde sayı buluyor. ama zar zor kazanılıyor yine de bu maç.. sorun büyük.

Adsız dedi ki...

Ataman hala 4 kısa ile oynamakta ısrar ediyor.Topu daha fazla içeriye vermemiz lazım.İlk çeyrekte ne güzel topu içeri geçiriyorduk ama daha sonra takım unuttu.

Skytürk olayına gelince ise ben spikelerden çok yönetmene taktım.Takım hızlı hücuma çıkarken gereksiz bir tekrar veriyor,seçtiği açılar iğrenç ötesi,herkesi görüyoruz bir tek topu tutan adamı göremiyoruz,ribaund mücaedelesinde gereksiz zoom yapıp mücadeleyi göremiyoruz vsvs....Biraz yurt dışındaki basketbol maçlarını izleyip bu işi öğrenmesi lazım..

tarski dedi ki...

i)Mac baslarken Mehmet Ayan, "efes'in
ilk 11'i" gibi bir laf kacirdi agzindan sanirsam, sonra duzeltti.

ii)Nur Germen ilk yarinin sonlarinda 21 yasinda cok genc bir oyuncu Partizan'da sahaya giriyor dedi. Ama ilk beste 90'li Vesely ve 91'li Dekic vardi, ki Vesely baya bir canini yakti efes'in.

bahadır dedi ki...

"kendi tip ini kendin yap kampanyası" mehmet ayan'ın bu akşamki bombası.

Adsız dedi ki...

Daçka Haris Mujezinovic'i aldı.


Semih Tuna

Atakan dedi ki...

Euroleague maçalarını önceden Mustafa iyi&Nejat Sayman anlatır yorumlardı. çokta güzel olurdu.
şimdi pek tad alamıyorum anlatan ve yorumlayanlardan.

Adsız dedi ki...

possesion yaratılmaz zaten vardır, koç arkadaşlarından öğrendiğin kulakdan dolma bilgilerle nur germen den farkın yok seninde...

wormY dedi ki...

Efes kazanarak moral buldu iyi oldu.

Bu arada Mehmet Ayan'ı bende Total Futbol'dan takip ediyordum ve beğeniyordum ama bu sezon basketbol maçlarına neden verdiler anlamadım geçen hafta ki efes-banvit maçında efes hızlı hücuma çıkıyor diyeceğine efes kontra atak yakaladı dedi :D

ako dedi ki...

Efes maçı oynanırken Spormaxde Pao-Khimki maçı vardı. O maçı yorumlayan kişi müthiş bilgiliydi. Khimkinin moskovadaki hangi bölgeden olduğundan girdi, pananın salonundaki gate13 ve saha içi koltuklarından çıktı, harika detaylar verdi. Kim olduğunu bilen var mı (ismi Caner galiba)

dejavu dedi ki...

Tay tv'de atyarışı kovalayan arkadaşa Euroleague maçı anlattırılıyor, bu ülkede basketbolsevere verilen değer bu kadar işte, ötesi değil.

saLsa dedi ki...

@ ako

Caner Eler kendisi..;)

saLsa

granger17 dedi ki...

ako isimli arkadaşım
Caler Eler'den bide sen 3 Hafta boyuca Tour de France izle ozaman ne düşüneceğini merak ediyorum.

buğra dedi ki...

maçla ilgili çok fazla söyleyebilecek bir şey yok aslında.seyirci konusuna gelince dün akşam salondaydım. evet çok seyirci vardı ama yine efes toplamış getirmiş çoluk çocuğu. maçla alakasız bir şekilde çığrınıp durdular. allah rızası için efes yönetimi sağdan soldan çocuk toplamasın şu salona. ayrıca doğru dürüst şekilde maç izleyecebileceğim bir yerden parası ile bilet almak istiyorum ama bulamıyorum maalesef. efes kombine bilet satıyor mu? bilgisi olan lütfen bilgi versin.

HotSauce21 dedi ki...

Bootsy Tıronton


Legend

Erol Kaya dedi ki...

Efes Pilsen'in önünde Malaga ve OIympiakos deplasmanları var. Efes bir mucize olmazsa bu iki maçı da kaybedecek gibi gözüküyor. Bu durumda da -biraz ümitsiz konuşacağım ama- Top16'ya ancak son torbadan girebileceğiz galiba Rytas'ı da 8 sayı farkla yenemezsek.
Eşşek değilsek Partizan ı deplasmanda yeneriz diye düşünüyorum. Orleansı iki maçta da yenemiyorsak bırakalım zaten.

Bu takım nasıl bu kadar kötü oynayabiliyor anlayamıyorum. Ergin Ataman ın Nachbarla derdi nedir onu hiç anlamış değilim. Bu 4 kısa aşkı nasıl bir saçmalıktır bunu da ancak kendisinden öğrenebiliriz herhalde... Bazı maçları dönem dönem 4 kısaya dönerek kazanabilirsiniz ama hiç bir üst düzey koçun A planı değildir bu... Kendisine Linkin Park'tan "Take me one step closer to the edge and I'm about to break" şarkısını gönderiyorum.

ako dedi ki...

@granger17

sanırım pozitif manada soylemişsin. bisiklet merakım yoktur ama sırf bu adamdan bi şeyler öğrenmek için bile takip edilir.

Keşke Efes ve FB nin maçlarını da Caner Eler gibi işinin ehli adamlar anlatsa.

basketçi dedi ki...

maçı anlatan basketbol cahili 1/2 akıllı partizan'ı utanmadan sıkılmadan gençlerbirliğine benzetiyor
ajax'a benzetse tamam dicem ama dedik ya adam cahil...

granger17 dedi ki...

@aka
pozitif anlamda söyledim evet bisiklet merakın yoksa 1 gün oturup caner eler yorumlarıyla dinlemeni tavsiye ederim,sadece bisiklet değil eurosport'da futbol,atletizm gibi diğer branşlarda harika yorumluyo

bonzo1963 dedi ki...

efes pilsen yanlış yolda. yabancı fetişizim'i tavan yapan bu takım, en az Tanjeviç kadar milli takıma zarar veriyor. Bazen tam 5 yabancı görüyorum parkede. Bu doğru mudur allah aşkına? Oynadıkları oyunda kalite olsa bir nebze rahatlarım ama o da yok. En iyileri alarak en iyi basketbolu oynayamazsın, takım ruhu gerek, en iyileri yönetecek kalitede bir koç gerek. Gördüğüm galibiyete rağmen böyle bir durumun olmadığı..