15 Ekim 2009 Perşembe

Efes Pilsen: 81 - F.Bahçe Ülker: 74 (Maç Yazısı)

Efes Pilsen'in Nachbar'ı kenarda bıraktığı ve Ermal'in ayağının tozuyla sahaya çıktığı kadrosundan sahaya sürülen ilk 5: Kerem T. - Rakocevic - Thornton - Kaya - Kasun şeklindeydi. Buna karşılık Tanjevic Semih & Oğuz ikilisinin beraber oynayacakları Solomon - Ömer Onan - Giricek - Oğuz - Semih beşlisini tercih etti. Kasun daha 2. dakikada 2 faulünü yapıp, F.Bahçe Ülker'in de istekli oyunuyla 4 dakikada skoru 9-2'ye taşıması Ataman'ı maçtaki ilk molasına ve bir şeyleri değiştirebilmek adına müdahale yapmaya zorladı. Moladan Sinan - Smith - Thornton - Shumpert - Kaya üçlüsüyle final serisindeki kelebek etkili dizilişi bizlere dejavu yaptırarak döndü Efes. Ve bu beşli yine gereğini yapıp, top çalmalarla, hızlı hücumlarla oyunun ritmini ve rengini değiştirmeyi başardı. Farkın 2 sayıya inmesine kadar oyuna müdahale emeyen Tanjevic skor 12-10 olunca Ömer Aşık ve Preldzic'i alarak Ataman'ın Efes'i gibi 4 kısaya döndü. Ömer Aşık'ın kısa sürede 2 faul yapıp, 2 smaç 2 de serbest atış kaçırması sahaya eniden Semih'in sürülmesini sağladı. Rakocevic ilk çeyreğin son saniyesinde bıraktığı ters turnikeyle skoru ilk kez Efes lehine (16-14) döndürürken, Semih'in 10 dakikada 8 ribaund çekmesi de kolay kolay yakalanamayacak bir istatistik olarak notlardaki yerini aldı.

İkinci çeyrek de ilk çeyreğin benzeri bir şekilde 4 dakikalık dilime sığan 9-3'lük F.Bahçe Ülker serisi ile başladı. Kasun'un 2 faul aldıktan sonra çıktığı sahaya yeniden ayak basmasıyla 3. faulünü alması bir oldu. Ve bu sayede Ermal sezonu açtı, ilk kez sahaya çıktı. Bu çeyrekte farkı 2 sayıya kadar indiren Efes Pilsen devreyi de bu civarda bir farkla kapatma şansını acemice harcadı. Devreye 1 dakika kala F.Bahçe Ülker 3 guardıyla birlikte (Greer - Solomon - Mrsic) sahada iken komik bir top kaybı yaptı, ancak Efes Pilsen 3'e 1 hızlı hücumda topu Solomon'a kaptırıp, bir de üstüne sol dipten Giricek'in üçlüğünü yiyince bir anda 7 sayıya çıktı fark. Devre de 37-31 F.Bahçe üstünlüğüyle bitti zaten. Rakocevic'in Ömer Onan'ı tamamiyle pasifize eden etkinlikteki oyunu ve attığı 12 sayı, F.Bahçe Ülker'in 20 dakikayı 5/7 üçlük yüzdesiyle kapaması ise ilk yarının akılda kalan istatistiki detaylarıydı.

Maçın en kısır çeyreğine hoşgeldiniz. İlk 3 buçuk dakikasında F.Bahçe Ülker adına hiçbir sayının gelmediği, ilk 4 dakikasında sadece 6 sayının atıldığı bir çeyrek oldu üçüncü periyot. Shumpert'in hemen devrenin başında 4. faulünü almasının ardından Ataman riskli bir karar verdi ve Thornton'u 4 numaraya çekti. Yaklaşık 5 dakika boyunca kah Semih'le kah Ömer Aşık'la eşleşerek oynamak zorunda kalan ve tahminimce hayatının en zorlu 5 dakikasını geçiren Thornton'a karşın F.Bahçe Ülker uzunları tek bir sayı dahi üretemedi. Ne acı değil mi? İşin garibi bu mismatchi kullanmak adına -haydi Tanjevic'i geçtim- sahadaki oyuncular da hiçbir şey yapmadı. Akılları durdu sanırsam o bölümde. Tersi olsa Efes perişan ederdi, şahsi düşüncem. Arada rakibine skor üstünlüğünü verse de, son çeyreğe girilmesine az kala 5 farkı yakalayan F.Bahçe Ülker önce Ömer Onan'la bomboş, sonra da Solomon'la zorlama birer üçlük kaçırıp Ender ve Thornton'dan iki şut yiyince fark 1'e iniverdi. Çeyreğin bitiminde ise komik bir son bekliyordu bizi. Ender'in süre biterken salladığı üçlük -muhtemelen giriyordu- Kasun tarafından garantiye alınmak istenip hafif temasla basket olunca hakemler de sayıyı iptal etti. Çünkü Kasun değmeden önce top havadayken süre bitmişti.

46-45 gibi yeterince kısır bir skorla girilen son çeyrek oyunun renklendiği bölüm olarak maç içinde baştacı edilmesi gereken yegane çeyrekti. Kasun'un, Thornton'un ve Kaya'nın sırayla faulleri dörtlediği bölümde F.Bahçe Ülker adına sahnede Greer vardı. Çeyrek boyunca takımına 11 sayı kazandıran Lynn Greer maçı kazandıracak üçlüğü de atmıştı aslında ama nasıl bir şapşallıkla verildiğini anlayamadığım Solomon - Thornton eşleşmesi kararı Thornton'a kolay bir post-up sayısı kazandırdı ve skor eşitlendi. 30 saniye kala F.Bahçe Ülker boş bir hücum yaptı, son 10 saniye Efes'e kaldı. Doğru bir tercihle top Rakocevic'e teslim edildi ancak maç boyunca deli yüzdeyle sokan tecrübeli oyuncu bu topta isabet kaydedemedi ve maç uzadı (63-63). Solomon'un sonlarda yaptığı ve maçın sonucuna direkt etki eden 2 top kaybı ise Solomon'un geçen sene geldiğinden beri takıma hala bir şeyler veremediğinin bir diğer deneyimlemesiydi kendi adıma.

Uzatma dakikaları zaten olayın taktiksel kısmın pek izin vermeyen bölümdü. Kerem Tunçeri'nin 2, Rakocevic'in de 1 üçlüğü ile fişi çektiler. Zaten üç sayılık isabetler dışında başka sayı bulmadı Efes, diğerlerinin tamamı faul çizgisinden. Yalnız skor 78-74 iken, bitime 26 saniye varken, Rakocevic'in üç sayılık atışı sırasında çalınan faulde hiçbir şey yoktu, net söyleyebilirim. Solomon sadece topa değiyor orada ama Rakocevic büyük tecrübe, gösterebiliyor bu faulü bile bir şekilde. Zaten o faul atışlarında yapılan 3/3 de maçın skorunu tayin etti işte (81-74).

Gelelim işin F.Bahçe Ülker adına Tanjevic imzalı taktiksel rezilliklerine. Ercüment Sunter'deki kenara aldığı oyuncuyu unutma hastalığının Tanjevic'te de olduğuna kanaat getirdim bugün. Yani hep vardı bu düşüncem ama bugün kalemi kırdım, dosyayı kapattım kafamda. Yahu Giricek, Semih, Kinsey bu takımın ilk 3 çeyrekteki en girişken, en efektif isimleri değil miydi? Evet öyleydi. Peki son çeyrekte ve uzatmalarda nerdeydiler? Kenarda. Kim vardı sahada? Solomon, Preldzic, o, bu, şu. En kritik yerlerde topu Preldzic'e vermek bazı maçlarda iş yapabiliyor ama genelde işlemiyor işte. Bunu anlamak çok da zor olmasa gerek. Ya da Semih'in pota altı dominasyonu bu kadar mı rahatsız etti seni ki, çektin oturttun adamı kenarda. Giricek belki de hazırlık dönemi dahil en bir şeyle yapmaya çalıştığı maçını oynuyordu ama onu da kenara aldın. Hatalarını izlemekten ve aynı zamanda azarlamaktan da bıkmadığın Solomon sahada, hem de Thornton'la eşleşerek. Sadece guard savunması yapabilen bir adama sen kalkıp post-up savunması yaptırmaya kalkarsan böyle olur işte. Ya da her türlü hatasına rağmen sahada duran Emir Preldzic. Bomboş pozisyonda kaçırdığı üçlüğü geçtim, takımın kurtarıcılığına soyunmasına ne demeli. Top elinde durmuyor, sürekli zıp zıp. İlginç. Bu bağlamda kolay gidebilecek ve hatta bana göre kolay da götürülen bir maçın verilişinde Tanjevic'in katkısını da es geçmemek gerekir. Basın toplantısını dinlemedim ama Ergin Ataman kalkıp 'Tanjevic'e çok teşekkür ederim dese' yeridir diye düşünüyorum. Çok da güzel olur vallahi söylese. Onda da derin bir kadro var ama o kimseyi unutmuyor kenarda, gerektiği yerde gerektiği hamleyi yapıp, kadrosunu efektif kullanmaya çalışıyor. Verim aldığı adamını kenarda soğutmuyor, o adam da kalkıp maç kazandırıyor. Tanjevic bu kafada devam ettikçe Ergin Ataman bıkmaz onu tokatlamaktan. Benden söylemesi. Tekrar tekrar kocaman tebrikler Efes Pilsen'e. Rakocevic'e de ayrı bir hoşgeldin diyelim. Televizyondan izlerdik seni hep, imrenirdik, şimdi ligimizdesin. Büyüksün be boss ne diyeyim. Dip not olarak verelim hemen, ilk yarıyı 5/7 üçlük yüzdesi ile kapayan F.Bahçe Ülker'in 45 dakika sonundaki yüzdesi 8/25. Matematik basit, hesap ortada.

Efes Pilsen (81): Mario Kasun (4 ribaund, 1 asist), Charles Smith 10 (4 ribaund, 2 asist), Igor Rakocevic 26 (4 ribaund, 3 asist), Preston Shumpert 4 (5 ribaund), Kerem Tunçeri 14 (1 ribaund, 2 asist), Bootsy Thornton 8 (6 ribaund, 1 asist), Kaya Peker 11 (9 ribaund, 1 asist), Ermal Kurtoğlu 1 (1 ribaund), Sinan Güler 3 (3 ribaund, 2 asist), Ender Arslan 4 (2 ribaund)

F.Bahçe Ülker (74): Willie Solomon 8 (4 ribaund, 4 asist), Ömer Onan 9 (1 ribaund, 1 asist), Semih Erden 14 (13 ribaund), Gordan Giricek 9 (2 ribaund, 3 asist), Damir Mrsic, Lynn Greer 17 (2 ribaund, 1 asist), Oğuz Savaş 6 (1 ribaund), Tarence Kinsey 4 (3 ribaund, 1 asist), Ömer Aşık 4 (8 ribaund), Emir Preldzic 3 (7 ribaund, 3 asist)

25 Yorum Yapılmış:

silahsız kuvvet dedi ki...

Tanjeviç elleriyle verdi şu maçı resmen. İnanılacak gibi değil. Preldziç ne kadar ümit vaad ederse etsin bas bas bağırıyor benden 4 numara olmaz diye. Koskoca 4. periyot ve uzatmalarda bir tane olumlu hareketi yoktu. Aynı oyunu uzatmada üç kere arka arkaya yedi Tanjeviç‚ dördüncüsünde tartışmalı Solomon faulü oldu. Bu kadar para harcanan takım kusura bakmasın ama böyle yönetilmemeli. Maç içinde gayet pozitif oynayan Kinsey ve Giricek rotasyon içinde kullanılıp maç sonunda yanınızda oynatabileceğiniz türden adamlar değiller. Uzunlar Semih ve Ömer Aşık ne kadar iyi olurlarsa olsunlar bu faul yüzdeleri ve fundamentalları ile asla seviye atlayamazlar.

Efes kaldığı yerden devam ediyor birazda Tanjeviç sayesinde, iki takımda da eksikler vardı ama efesin daha eksik olduğu bir gerçek. Kerem ve Rakocevic çok uyumlu göründüler ama Avrupada her zaman bir Tanjeviç bulamayabilirler karşılarında. Ermal pota altına mutlaka derinlik katacaktır.

Bu sezonki final serisi şimdiden geçen seneyi aratmayacağa benziyor. Güzel bir lig bizleri bekliyor.

Adsız dedi ki...

Alınlarından öpüyorum oyuncularımızın.

Hakan dedi ki...

Sevgili Salsa;

Yol açıldı artık o faul yorumunla fanatiklere. Bundan sonra tebrik beklemek gereksiz. Yorum belli. Bu hakemlerle bu lig bitmez. Gene Efes'e verdiler diyecekler maçı. Diğer yorumlarını maalesef görmeyecek o gözler takılacaklar faul konusuna.

Ekin Işık dedi ki...

İki takımı da tebrik ediyorum. Gene süper bir maç oldu.
Bence Sloven oyuncu takıma mutlaka girmeli. Ergin ataman da o da çaba göstersin yoksa f4 hayal. En üst düzeyde Tanjevic solomon gibi adamlar yok, bu maç ölçü olamaz.

Hakan dedi ki...

silahsız kuvvet gerçekten tebrik ederim. Faul konusuna takılmayıp gerçekleri söylediğin için teşekkürler. Gene de bir tebrik bekliyorum hala.

Özgür Akman dedi ki...

Sevgili Salsa,
Ermal'in az süre almasının özel bir sebebi mi var? Thornton-Ömer ve Thornton-Oğuz Savaş eşleşmeleri hayli enteresan oldu maç yazısında anlattığın gibi. Ermal bu süre zarfında hep kenardaydı...

tarski dedi ki...

@hakan
niye yolacilsin fanatiklere salsa'nin yorumuyla? ya birakin adamin kendi blogu, istedigi gibi yazar. bence bu site tuttuysa, icerikle beraber, anil'in kendine has yorumlari, dili sayesinde de tuttu. daha eglenceli degil mi turkbasket okumaktan? adam yazi yazarken niye aman su ne der bu ne der fanatikler ne yorum yapar diye dusunsun, niye yorulsun?

Adsız dedi ki...

Öncelike sezonun ilk kupasını aldılar tebrikler.Ama maç içinde Kaya Pekeri seyrettikçe beynimde karıncalar dolaşmaya başladı.Ey Tanjeviç usta.Bu adam seni takımına karşı öyle yada böyle bu şekilde oynuyo işte.Adam 4 numara 4...Yani 2010 da senin başarı biletin.Al artık be adam...

Adsız dedi ki...

Benmi yanlış görüyorum bilmiyorum ama Santiago yerine Kasun tribünde oturmalı bence.Kasun Kambala ile gitsin güreş yapsın.Kaya milli takımda 4 numara olsun.Solomona 220 volt yarım saat boyunca verilsin.Kinsey'e James White olmadığı hatıratılsın.Giricek'in aldığı maaşdan %50 kesinti yapılsın.Ömer Aşığa Shaq'ın sebest atış antrenörü getirilsin.Ergin Ataman American Pie'ı izleyip gülsün.Herkes haftasonları salonlara gitsin ve o koltukları doldursun artık.

Hakan dedi ki...

Yanlış anlaşıldı sanırım yorumum benim karşıtlığım yazıya değil fanatikliğe. Yoksa yazıdaki iyi yorumları ben de belirttim. Ama maalesef konu futbol kulüpleri olunca bu fanatizm devreye giriyor.

Feyy dedi ki...

Kasun aldığı fauller ve hiç bir şey oynamaması ve maçı sayısız kapatması hatta Efes Pilsen'in birde muhtemel 3'lüğünü engellemesi ile beni hayal kırıklığına uğratan oyuncu oldu.

Rakocevic fark yaratır ligde de, El'de de.

Birde mücadele muazzamdı, süperdi.

tarski dedi ki...

Maci izlemedim ama yaziya gore:
2 sene oncesine kadar, "modern basketbol diye 3 numaralari dorde cekiyorlar abuk sabuk bir sey oynuyorlar"; "semih'i 3 oynatacagim" diyen tanjevic'in 3 tane 190 alti oyuncuyla oynamasi, preldzic'i 4 oynatmasi bir yandan; yine 2007ye giderken "bir takim her seysiz oynar guardsiz oynamaz" diye bas bas bagirarak tanjevic'i itin bir taraflarina sokmaya calisan ataman'in guardsiz besle oynamasi diger yandan not edilesi.

feetdeep dedi ki...

"Tanjevic bu kafada devam ettikçe Ergin Ataman bıkmaz onu tokatlamaktan" bence yazının ana fikri bu

granger17 dedi ki...

maçı anlatan spiker ve yorumcu müsvetteside enteresan anlatımlarıyla maçı rexil ettiler

serpil dedi ki...

maçı anlatan eleman onlarda da solomon, kinsey.. diye sayarken fenerbahçe den söz ediyordu. anlayın artık nasıl taraflı anlatım olduğunu. birde bu maçı veren solomon alan rakoçeviç oldu. tabi hocayı da es geçmeyelim..

kobe dedi ki...

Efes pilsen yeni kadro ile cok guclenmis zamanla daha da guclenip avrupada cok is yapicaktir.Ayni seyleri fenerbahceden de bekliyoruz emin onlarda eksiklerini giderip daha hazir hale gelicekler 2 takimada avrupa kupalarinda basarilar.Turkiye finalinin ismi zaten belli :)

BaHa dedi ki...

Herşeyi geçtim ama Semihi kenarda unutması kabul edilebilir değil.
Tanjeviç maalesef dinamik değil artık. Fenerbahçenin başına kimi getirirsen getir zaten sonuçta Efesle final oynar. Ama euroligde işi çok çok zor.

efesli dedi ki...

Efes adamı böyle yapar işte.Rütbeni bil hizaya gel fener

Adsız dedi ki...

'Efes adamı böyle yapar işte.Rütbeni bil hizaya gel fener'

böyle birşey yazdığına göre ya 5 yaşındasın yada hiç dayak yememişsin sen mi bilirliyorsun 100 yıllık SPOR klubünün duruşunu, yerini haddinizi bilin çok olmaya başladınız o rütbenin bilin dediğin SPOR külübünün senin taraftarı olduğun takımın taraftar sayısının 2 katı lisanlı sporcusu var bazı gerçekleri kafanıza vura vura öğretmek gerekiyor herhalde





Cathine

Yiğit Gökçehan Koçoğlu dedi ki...

Ellerimizle verdik :/

onur dedi ki...

Türk basketbolunun selahati için artık kurtulmalıyız Tanjeviç'ten. İnanamıyorum yahu elimizde Türkiye'nin en potansiyelli üç genç uzunu var; rakipte Kasun berbat, Nachbar sakat, Kerem cazalı, Ermal taze gelin misali setlere alışmaya çalışıyor ve biz hala iki uzunlu oyunu maçın 3-5 dakikasında oynuyoruz. Üstelik oynadığımızı da ligin en şahsi, en oynatmayan gardı üzerinden kuruyoruz. Ulan Hakan'ı yedin, Semih-Oğuz-Ömer'i yiyorsun bari sahada oynayanlar adam olsa! Salomon'un afedersiniz sanki bokunda boncuk var, Preldziç de dayısının oğlu...sinirlendim devam edemeyeceğim...ÇEKTİR GİT TANJEVİÇ YETER ÇEKTİĞİMİZ BU ÇİLE!

Adsız dedi ki...

Şu anda FB Ülker'in Türk Basketbolu' na yapabileceği en büyük hizmet bir an evvel Tanjeviç' in görevlerine (FB Ülker + Milli Takım) son vermesidir..

dejavu dedi ki...

Gricek'in ikinci devredeki molalardaki dalga geçişi, yine ikinci yarıda Semih'in Tanjevic'e gidip oyuna gireyim mi diye sorması maçın özeti aslında.

İki takım da hazır değil şu an için Eurolige ama Tanjevic maçı vermek için çok uğraştı, Ergin Ataman da kırmadı onu.

Adsız dedi ki...

2 adam resmen babayım ben diyordu sahada, Rako ve Kerem..

Adsız dedi ki...

efesliler.org'dan Önder Sarıkaya ;

efesli rumuzu ile yazan arkadaş saçmalamasın. Zaten hiç de Efesliye benzemiyor.

Diğer taraftan Fenerlilerin Tanjeviç ile olan ilişkisi anlamakta zorlanıyorum.

Her yenilgi Tanjeviç'e mal edilir, sonra Aziz Yıldırım ona sahip çıkar, ortalık durulur bir daha ki yenilgiye kadar. Bu arada bi' galibiyet serisi yakalanmış ise mutlaka Mahmutsilindir.