24 Ekim 2009 Cumartesi

Erdemir: 93 - F.Bahçe Ülker: 101

Şahsen daha ritmik bir F.Bahçe Ülker bekliyordum maç başında ama beklediğim gibi gitmedi maçın başları. Bol bol faul çalınması maçın hızını direkt etkiledi tabii. Önce Kone sonra Leon faulleri ikileyince -Ümit Türkoğlu da sakat olunca- 4 kısaya döndü Erdemir. İlk çeyrek 21-16 F.Bahçe Ülker üstünlüğü ile kapanırken Semih ve Giricek istekli oyunlarıyla göze çarptılar. Erdemir'in 10 dakikadaki 4 top kaybının da Hakan Köseoğlu'ndan gelmiş olması ise Erdemir cephesindeki ilginç nottu. İkinci çeyreğe 4 kısaya dönmenin doğal bir sonucu olarak zone ile girdi Erdemir. Ve ilk 3 dakika F.Bahçe Ülker sayı atamadı. Zone çok etkili değildi bunda açıkçası, sadece F.Bahçe Ülker'in canı 'Zone'a en kötü nasıl hücum edilir' dersi vermek istemişti o kadar. Bu sırada Erdemir skor üstünlüğünü eline aldı 6-0'lık bir seriyle. Erdemir'in 4 kısalı düzenine zaten elinde adam gibi bir 4 numara olmamasından dolayı Tanjevic de seve seve eşlik etti. Emir kullanıldı orada bol bol. Erdemir'in tek uzunu Leon ise devreye girmek için bu çeyreği bekledi. Hakan'ın asistleri Leon'un bitirişleriyle geçen yılki KSK'dan esintilerle devre sonunu 39-38 önde bitirdi Erdemir. Tam 20 kez faul çizgisine giden F.Bahçe Ülker, takım halinde %60 yüzde yakalayıp sadece 6 kez faul çizgisine giden rakibine bu noktadan üstünlük sağlama şansını kaçırdı. Maça istekli başlayan Giricek mi? İlk çeyreğin sonunda çıktıktan sonra bir daha girmedi tabii. En can alıcı istatistik ise n sona kaldı. Siz hiç 20 dakikayı sadece 2 asist ile bitiren bir F.Bahçe Ülker izlemiş miydiniz daha önce? Ben bugün izledim.

Üçüncü çeyreğe kötü hücum performansını ortadan kaldıracak tek şeyin savunma olduğunun kafalara dank etmesi eşliğinde girdi sarı lacivertliler. Solomon - Ömer - Kinsey - Emir - Ömer Aşık beşi vidaları fazlasıyla sıktı. Buna paralel olarak hücumda daha rahat fırsatlar buldular. Bir de ilk yarıda sadece 2 isabet bulabildikleri üç sayı çizgisinin gerisinden bu sefer daha 5 dakikada 3 isabet bulunca (1 Emir, 2 Kinsey), fark birden 10'a fırladı (53-43). Bu dakikalarda hücumda Kinsey'in takıma önderlik ettiğini (Kepez ve Barça maçında da böyle anlar yaşamıştık) belirtmeden geçmeyelim. Leon faulleri üçleyip Ahmet Çakı tarafından kenara alındı, ama maçtaki farkın kırılma sınırında gezmesi (13 sayıya çıktı bir ara) Leon'un kenarda fazla oturamamasını ve tekrar sahaya sürülmesini sağladı. Sonuçta bu anda kırılacak bir maç sonra çevrilemeyebilirdi, ki gayet mantıklı bir hamleydi. Zaten bulunan üçlükler, F.Bahçe'nin faul hakkını erken doldurması gibi etkenlerle fark çeyreğin bitimimde 5'e kadar indi (56-61).

Ve ne acı ki maçın tam dördüncü çeyreği başlarken ben evden çıkmak zorunda kaldım. İşin asıl cıvcıvlı kısmını kaçırdım. Uzatmalarda almış F.Bahçe Ülker maçı. Maçın normal süresinin sonlarında Kinsey'nin kenardan top çıkartırken mola isteme olayı varmış, akşam tekrarını izleyip nedir ne değildir daha detaylı yazacağım. Eve şimdi geldim, biraz soluklanayım, diğer maçlar hakkında da fikirleri yazacağım. Tofaş'ın 2 dakikasına 13 sayı önde girip verdiği bir maç var mesela. Renault'nun bir oraya 10 fark, bir buraya 10 fark olan, ama son saniyelerde Nedim'in atışıyla aldığı maç var mesela. Çok şey var yazacak çok..

11 Yorum Yapılmış:

Atakan dedi ki...

erdemir kendi eli ile verdi maçı, normal sürede son 20 saniyeye 4 sayı önde girdiler, maç ordan uzatmaya gitti. uzatmada da inanılmaz bir preldzic izledik :)

bonzo1963 dedi ki...

Maç yorumu yazmak istemiyorum. Özet olarak yine istediğimiz gibi oynamadık. Ancak bugün bu blogda hergün eleştirilen bir adamın konuşmasından bazı alıntılar yaparak herkesin dikkatle okumasını rica ediyorum. Okuduktan sonra kolayca eleştirdikleri ve hatta zaman zaman sövdükleri adam ve kulüp hakkında bir nebze bilgilenirler ve bu yaptıklarını umarım tekrarlamazlar.
"Şimdi bütçemizde 43 milyon Lira'ya yakın amatör şubeler gideri bulunmaktadır. Bu giderlerimizin 15 milyon Lira'ya yakını her yıl açıktır. Evet Fenerbahçe yüzmede, masa tenisinde, atletizmde, kürekte,boksta, basketbolda,voleybolda hep birinciliğe oynuyor ve birincilikler kazanıyor. 1500'e yakın sporcusuyla Türk Sporuna hizmet ediyor; lisanslı 1480 sporcumuz var."
Bu laflar Aziz Yıldırım'a ait ve fenerbahçenin türk sporu için yaptıklarını anlatıyor. Bu ölçüde başka bir amatör organizasyon var mı? Ben bilmiyorum. Efes Pilsen taraftarı arkadaşlar ve diğerleri eleştirirken bu bilgileri lütfen göz önünde bulundursunlar.

Ufuk Çağdaş Erdem dedi ki...

@bonzo1963

Eleştiri neden bu kadar Fenerbahçe camiasının canını acıtıyor.?Neden hep çözümü hemen saldırıya geçmekte arıyorlar?Neden bu eleştirilerin doğru olduğunu düşünüp önlemler almıyorlar.??Burda Fenerbahçe'nin bilmem kaç tane amatör branşda olduğundan büyüklüğünden bahseden arkadaşa sorarım madem o kadar büyüksünüz ve yatırım yapıyorsunuz neden 1000 (yazıyla bin) kişiyi bile hem de bir Barcelona karşısında salona getiremiyorsunuz.Acaba Fenerbahçe spor klübü mü yoksa Fenerbahçe futbol kulübü müdür bu organizasyonun adı?Evet evet doğru cevap bunun adı Fenerbahçe futbol kulübüdür.Kimse kimseyi kandırmasın.Bu dediklerim Galatasaray ve Beşiktaş için de geçerlidir ekleyeyim...

tarski dedi ki...

"Bu ölçüde başka bir amatör organizasyon var mı?", diye sormus bonzo1963.

bilmiyorum, acikcasi heralde vardir cunku turkiye'de spor kulupleri yari mafyatik adamlar tarafindan yonetiliyor. ama yine de; net bir sekilde kaptanini dovduren, tehditle takimda adam tutan kulupler arasindan en cok gozume carpan fenerbahce.

bonzo1963 dedi ki...

Ufuk Kardeşim,
Bilmediğin gerçeği sana son kez söylemek isterim. Maçlara taraftarın gelmemesi konusunda haklısın ama teşhisin maalesef yanlış.Fenerbahçe taraftarı maçlara sadece futbola ilgisinden dolayı gitmemezlik yapmıyor, gerçek neden aydın örs'e yapılan haksızlık nedeniyle duyulan tepki.
Eleştiri hakkındaki yorumlarına da katılamayacağım. Eleştiri eğer gerçekten yapıcıyla ve doğru kaynaktan gelirse hepimiz buna açığız. Yoksa sadece 1 branşla uğraşıp, amatör sporlar hakkında ahkam kesen efes pilsen organizasyonuna bir dakika durup, yutkunması ve haddini bildirmeye kalktığı kulübün amatör branş çalışmaları hakkındaki muazzam çabasını alkışlaması için vermiştim o alıntıyı..

Ufuk Çağdaş Erdem dedi ki...

@bonzo 1963
Yanlış okumadım umarım diyorsun ki taraftarın gelmemesinin nedeni Aydın Örs'e yapılan haksızlık..Aydın Örs zamanında tıka basa doluyordu da haberimiz mi yok bizim Abdi İpekci??Madem o kadar büyük tepki var final serisinde nasıl doldu taştı İpekci?Hepimiz nasıl olduğunu biliyoruz bilinçsiz ve basketboldan anlamayan futbol taraftarları ile dolduruldu.Şunu kabul etmek gerekir ki Fenerbahçe'nin de Galatasaray'ın da Beşiktaş'ın da futbol taraftarı haricinde taraftarları yoktur.Özünde hepsi futbol orjinlidir.Gerçekten basketbol kültürüyle yetişmiş taraftar Efes Pilsen'indir.Bu gerçeği istediğiniz kadar inkar edin ama bu böyledir.Efes Pilsen'in ahkam kestiği yer sadece basketboldur.Yoksa Fenerbahçe'nin amatör branşları hakkında senin söylediğin gibi bir ahkam kesmesi söz konusu dahi olmamıştır nerden çıkardın bunu şaşırdım.Şunu da ekleyeyim Efes Pilsen basketbolda bu ülkede bırak Fenerbahçeyi tüm Türkiye'deki kulüplere haddini bildirecek bir tarihe ve büyüklüğe sahiptir.Onun için Efes Pilsen gibi klas,elit ve Avrupa'daki en başarılı ve istikrarlı kulübü Fenerbahçe'nin futbolda sık sık yaptığı gibi polemiklerle aşşağıdaki seviyenize çekmeyin.Aziz denen başkancık bunu yapmaya uğraşıyor ama kesinlikle başaramayacak...

Oğuz Yılmaz dedi ki...

Ufuk yazdığın herbir cümleye ayrı ayrı katılıyorum arkadaşım...

bonzo1963 dedi ki...

Bu polemik böyle sürer gider...
Ancak basketbola bu kadar aşık, türkiyenin basketbol öncüsü ve elit kulubü efes pilsen'in:

1. Neden bir bayan takımı yok?
2. Seyirciniz yok diyorsunuz, bu elit kulüp maçlara personelini taşımıyor mu? kendi basketbol seyircisini yaratmış ve maçları hınca hınç doluyor da bizim mi haberimiz yok?
3.Dünya'da aynı ölçülerde basketbolla uğraşan diğer elit kulüplerin sizin kulübünüz dışında adam gibi tapulu salonu olmayanı var mı?

Siz biliyorsunuz ama ben cevap vereyim. Ticari bir firmanın sporla uğraşmasının bazı kaideleri vardır. Bu kaideler dışında tırnağını oynatmaz.. Basketbol aşkı filan hikayedir. Öğrenin..

Ufuk Çağdaş Erdem dedi ki...

Her organizasyonun tüm branşlarda faaliyet göstermesi gibi bir zorunluluk yoktur dostum.Efes Pilsen bir basketbol kulübü olarak elittir,klastır ve Türkiye'nin batıya açılan en önemli penceresidir.Ben dedim ki Efes Pilsen basketbolda herkese haddini bildirecek bir kulüptür.Yoksa demedim ki olmayan futbol kulübü herkese haddini bildirir.Yazdıklarımı tam olarak okumadan veya anlamadan cevap vermeye çalışmıssın ama olmamış.Elbette ki Efes Pilsen markasının reklamını yapmak çok önemlidir.Reklam yapmayan veya büyümek istemeyen bir tane firma,şirket kulüp varmıdır.?Salon konusuna gelince ben cevap vermeyeyim Sayın Tuncay Özilhan'ın en son bu konu ile ilgili yaptığı açıklamayı okumanı öneririm.Yani bknz Tuncay Özilhan basın toplantısı...

bonzo1963 dedi ki...

İlerideki bir zamanda, birçok örneğinde olduğu gibi, efes kapandığında senin tutacağın takımı merak ederim???

Ufuk Çağdaş Erdem dedi ki...

Efes Pilsen'in kapandığı günleri Allah ne bana ne de sana göstermesin sana sadece bunu söylüyorum...