19 Ekim 2009 Pazartesi

G.Saray Cafe Crown: 68 - Oyak Renault: 63

İlk haftanın kapanış maçında G.Saray Cafe Crown ile Oyak Renault karşılaştı. Maç boyunca skorda üstün olan taraf sarı kırmızılılardı, hatta maçın büyük bir çoğunluğunu da 10+ farkla önde götürdüler ama sadece 28 sayı atabildikleri ve 'Bitse de gitsek' havasında oynadıkları ikinci yarının sonlarında Renault uyandı. Bir anda fark 4'e kadar indi ama sürpriz için yeterli vakit kalmamıştı. G.Saray lige galibiyetle başlarken hazırlık maçları ve kupa maçlarında mağlup olmaya haddinden fazla alışan Renault, aldığı yenilgilere bir yenisini daha ekledi.

Çok kötü bir ilk 10 dakika oynadı Renault. Hücumda hiçbir şey yapamadılar, ilk çeyreğin tamamında 10/14 saha içi isabetle oynayan G.Saray'a karşı hızlı hücum yapma şansı da bulamadılar. Öylece tıkanıp kaldılar. Bol bol da top kaybı yaptılar. Alan savunması denediler, 2 hücumda 2 üçlük buldu G.Saray (Evren ve Tufan ile). O planları da tutmadı. Mecbur tekrar adam adamaya döndüler. Evren'in eski takımına karşı 9 sayı ürettiği ilk çeyreğin sonucu 24-10'du.

İkinci çeyreğe Ahmet Erdoğan ve Tufan Önen ile girdi Yücel Platin. Ve bu plan fena da işlemedi açıkçası. Okan Çevik'in açılan farkla birlikte 5 oyuncuyu birden kenara alması da bu konuda katkı yaptı elbette ama Renault'un sahada Ahmet Erdoğan'la çok daha ne yaptığını bilen bir vaziyette olduğunu sokaktaki çocuk bile anlardı yani. Nitekim devreye 03:30 kala 30-24'e kadar gelen skorla birlikte fark 6'ya kadar indi. Tufan'ın kaçırdığı boş smaç ve hemen peşindeki hücumda Caner'in kaçırdığı bomboş panyalı şut ile gülümseyip yemek üstüne soda içmiş kadar oldum. Bu sırada Nedim Dal kendi solundan dönüp, sonra tek ayak üstünde yön değiştirme ana temalı post-up oyununu önce Polat'a sonra da Cemal'e yedirmekle meşguldü. Yücel Platin'in Wink Adams ve Mike Rose'u yeniden oyuna almasıyla fark yeniden açıldı. Devre 40-28 G.Saray üstünlüğüyle geçildi. Renault'nun 20 dakikadaki top kaybı sayısı 10'du ve bunun 8'i üç Amerikalısından gelmişti. Trajikomik bir tablo.

İkinci yarı daha yavaş, daha dengeli, daha statik geçti. Fark 15 civarında gezindi durdu sürekli. G.Saray sanki sıkılmış da haydi eve gidelim vaziyette maçı bitirmeye kalkınca Renault da dirençlendi biraz. Ve bitime 2 dakika kala farkı önce 9'a, sonra 6'ya, sonra da 4'e kadar çektiler. Bitime 48 saniye kala bir anda maça ortak oldular ama hücumdan boş dönünce farkı 1 ya da 2'ye indirme şansını kaçırdılar. Bu bir anlık ivmelenmede önce peşpeşe 3 hücum ribaundu çeken Alpaslan, sonra da 5'er sayılık katkılarıyla Heytvelt ve Ahmet'in büyük payı vardı. Sahadan 68-63'lük skorla G.Saray galip ayrıldı ancak şu ikinci yarıdaki halleriyle şöyle biraz daha potansiyelli bir takıma çok rahat maçı verebilir bir görüntü çizdiler. Biraz coaching olayı devreye girdi orada işte sanki. İlk yarıda takımın en çok koşanı olan Yücel Platin ikinci yarıda o sınırlı kadrosuna rağmen doğru oyunculardan doğru verimi aldı ve bir anda ivmelenip sonlarda maça ortak oldu. G.Saray cephesinde ise açılan farka ve deriiiin kadroya rağmen Okan Çevik'in müdahalesizliği -Cengiz Karadağ'ın tüm çabalarına rağmen- sonlarda sıkıntı verici bir tablo yarattı.

G.Saray'da Jasaitis yoktu, Wilkinson da azıcık oynadı. Ama Renault ile kıyaslanınca yine de su götürmez bir kadro farkı vardı. Renault'da Ufuk Kaçar'ın 2 ayı bulacak sakatlığı onları iyice köşeye sıkıştırmış durumda. Takımın skor yükünü çeksin diye alınan Rose 1/4 isabet oranı ve 2 sayıyla tamamlıyor maçı. Böyle gitmez elbette bu. Bir değişiklik olur mu? Mümkün. Hatta mümkünse Wink'in oralardan da bir orak geçsin. Fark 7 iken kaçırdığı boş turnike neydi öyle ya? Heytvelt ve Ahmet iyiydiler bugün. Heytvelt asıl silahı olan üç sayılık atışlarda 2/9'da kalmasa daha da iyi olacaktı takımı için ama çok karavana attı. 2006-07 sezonunda çıkılan G.Saray deplasmanında 2 asistle triple-double'ı kaçırmışlığı olan Ahmet Erdoğan'ın oyunu da fazlasıyla alkışa değerdi. Takımı toparladı en azından, sondaki 2 penetresi de çok değerliydi. Tabii ona o penetre imkanını veren Washington amcamıza da birinin oyunun çift yönlü olduğunu hatırlatması lazım. Ben evsahibinde en çok Rancik ve Evren'i beğendim. Ama o kadar sıkıcı bir ikinci yarı oynadılar ki hani o beğenilerim de kalktı ortadan. Son 20 dakikada 28 sayı atabildiler işte yahu, var mı ötesi. Bir de G.Saray'ın Abdi İpekçi'de evsahibi olmasına pek alışamadım maç boyu. Hatta gün içinde de sürekli olarak Ayhan Şahenk diye düşündüm maçın oynanacağı yeri. İyi ki maça gitme kararı alıp da Maslak yolunda hatırlamadık o gerçeği. :) Alışacağız zamanla.

G.Saray Cafe Crown (68): Darius Washington 12 (2 ribaund- 7 asist), Tufan Ersöz 3 (4 ribaund), Caner Topaloğlu 2 (3 ribaund- 1 asist), Murat Kaya 2 (3 ribaund- 1 asist), Mike Wilkinson 2 (4 ribaund- 1 asist), Polat Kocaoğlu (2 ribaund), Radoslav Rancik 18 (6 ribaund), Cemal Nalga 14 (3 ribaund- 6 asist), Evren Büker 13 (1 ribaund- 1 asist), Can Akın 2 (2 ribaund)

Oyak Renault (63): Ahmet Erdoğan 12 (3 asist), Alpaslan Uruk 6 (5 ribaund- 1 asist), Nedim Dal 4 (1 ribaund), Mike Rose 2 (2 ribaund), Tufan Önen (4 ribaund- 1 asist), Wink Adams 8 (7 ribaund- 6 asist), Josh Heytvelt 22 (10 ribaund- 2 asist), Mutlu Demir 9 (3 ribaund)

4 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

bence bugün en dikkat çekici istatistik Cemal'inkiler: 14S,3R,6A...
yazıyla ALTI asist...
Cimbom genel olarak maça gayet iyi başlıyor ama maçın sonuna hep bir heyecan katıyor... bunu kupa maçlarında da fazlasıyla gördük...
bu durum bu tür takımlara karşı işler ancak bir üst seviye takımlara karşı kafalarda soru işareti bırakır...

ömerb

HotSauce21 dedi ki...

burdan,koskoca ve bi o kadarda boş olan salonda gidipte galatasaraylı seyircilerin arkasına kamera yerleştirip,tüm maç galatasaraylıların el-kol kombinasyonlarını izleten spormax ekibinede selam gönderelim.kamerayı karşı tribüne yerleştirmek ne kadar zor değil mi?

efesliler dedi ki...

Galatasaray basketbol taraftarı maç için organizasyon yapmaya çalışmıştı. Günlerce duyuru falan yapıldı ama işe yaramamış anlaşılan. İnsanların takımını yalnız bırakmasını anlamıyorum. Başarı olmasa da biz burdayız mesajı verilmeliydi.

yanpaslar dedi ki...

Maç anında 20 sayının üstünde fark yapmasına rağmen Gs,5 sayı farkla kazanması bence ilginç bir ayrıntıdır.Erken olacak ama daha sezonun başı play off bile yapamayabilir yada play off a son anda katılıp Efes yada Fenerbahçeye elenebilir.