22 Ekim 2009 Perşembe

Kariyer Düşüşü: Quinton Hosley

Karşıyaka'lı Hosley olarak bildik onu, belki de kariyerinin sonuna kadar da öyle bileceğiz. Fresno State'den diplomasını alıp kendini Karşıyaka'da bulmuştu. Tanınmıyor olmalarından dolayı sahaya çıkıp harikalar yaratmaya başlayana kadar kimse o ve diğer 2 Amerikalı Gary Neal & Sean Marshall'dan böylesi bir sıçrama beklemiyordu tabii. Hosley önderliğindeki takım daha sezon ortasında Gary Neal'i Barcelona'ya terfi ettirdi. Sezon sonunda Marshall Aris'e, Hosley de Real Madrid'e giderek Karşıyaka'dan Euroleague seviyesine uzanan yolun yolcularını tamamladılar. Hosley bu üçlünün en dikkat çekeniydi hiç şüphesiz. 7 sayı attığı TED Kolejliler maçı hariç tek haneye düşmediği sezonun içinde G.Saray, Benetton ve Telekom'un, sonunda ise Efes Pilsen ve F.Bahçe Ülker'in ilgisine maruz kalmıştı. Tercihi elbette daha da yukarılardan gelen bir istekti, Real Madrid'di. Fena da başlamadı, hem Euroleague'de hem de ACB'de ortalama üstü oynuyordu. Sonra bir lig maçı sırasında oyundan alınınca ağzındaki sakızı hocası Plaza'ya tükürüverdi ve o andan itibaren serbest bir düşüşe geçti. Real Madrid derhal iplerini kopardı Hosley ile. Bunu duyan G.Saray, zamanında koç Murat Özyer onay vermediğinden dolayı alamadığı Hosley'i -hazır Özyer de kovulmuşken- kaptı ve Koray hocanın ellerine bırakıverdi. Takımın fazlasıyla birbirinden kopuk oyunu aslında tam Hosley'e göreydi, one-man basketball felsefesini benimsemiş biri olarak tek başına oynayabilirdi, kimse de bir şey demezdi. Ama dedi. Hüseyin ve Cüneyt önderliğindeki grup, yanlarına Graves'i de alarak ona o beklediği serbestliği tanımadı. Koray hoca da takımı bir disiplin sınavına sokmuş ve o testten geçmesi için uğraş veriyordu. Bu karmaşayla sezon tamamlanıverdi yarı finalde Efes'e elenilerek. Sonra bir G.Saray klasiği olarak kadrodaki tüm yabancılar yollandı. Hosley de tabii. NBA Yaz Kampı'nda şansını denemek istedi. Hani şu mezun olduktan sonra 2. turdan seçilmeyi beklediği ama ellerinin boş kaldığı NBA. O da olmadı. Kariyer bir şekilde düşüşe geçmişti artık onun için. Bunu hak etmişmiydi peki? Sanmıyorum. Ve neden bir orta halli Euroleague takımı tarafından transfer edilmedi diye düşününce, mantıklı bir cevap bulamıyorum. Evet savunma yapmıyor diye Oktay Mahmuti onu Benetton'a almamıştı, evet yine benzer sebeplerden ötürü Murat Özyer de ona sezon ortasında OK vermemişti ama bir Cibona'da, bir Zalgiris'te, bir Prokom'da, bilemedin bir A.J. Milano'da rahatlıkla oynayabilirdi. Hatta F.Bahçe Ülker'de bile oynayabilirdi, tabii Tanjevic onu ıslak odunla döverdi orası ayrı. Hem 43 sayı attığı maçtan da kişisel bir hesabı vardır ona karşı. :) Şaka bir yana o müthiş ivmeli kariyer yükselişi şimdilik biraz düşüşe geçmiş durumda. Bu yıl Aliağa'da izleyeceğiz onu. Takım uygun, koç uygun, ortam da uygun. Başarılı olmaması gibi bir durum söz konusu olmayacaktır diye düşünüyorum. Erdemir'deki performansıyla ACB'ye kapak atan Barbour nasıl yaptıysa o da Aliağa'daki performansıyla yeniden yükselişe geçebilir. Bu tamamen kendisinin elinde.

Geçen yıl 1 maçlığına da olsa Aliağa deneyimi yaşamış Sean Marshall'dan sonra o meşhur KSK'lı 3 silahşörlerden bir diğeri daha Aliağa topraklarına ayak basacak. Halen Benetton forması giymekte olan Gary Neal da bir gün gelip Aliağa forması giyerse üçlünün kesişim kümesine bir İzmir macerası daha eklenmiş olacak.

7 Yorum Yapılmış:

Adsız dedi ki...

foto güzelmiş, dergiyi bulsak da arşive eklesek...

Yiğit Gökçehan Koçoğlu dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş abi.

ako dedi ki...

Gerald Fitch de şu an İspanyada Fuenlabrada formasıyla 24.3 ort ile sayı kralı. Hosleyden de fitch tarzı bir kariyer çıkışı bekliyorum.

Adsız dedi ki...

aliağa çok iyi bi transfer yaptı kendini yeniden üst noktalara taşımak isteyen bir adamı alarak

Adsız dedi ki...

Hemen unutuldu Halil Hoca'nın yaptıkları olaylar allahım bu ülkenin sonu ne olacak kimse hakettiğini alamıyor her sporda bu adamcılık torpil dolapları yazık valla gençler antrenörlük yapmasın bu adamlar daha 20 Yıl koçluk yapar aman!!Şansınızı KPSS deneyin daha az üzülürsünüz.Dahası tecrübeyim diye 25 yıldır orta dolaşan hala gözle görülür bir asistan koç yetiştirememiştir.Bu kadar bencillik pes valla,çanak tutanlara burda slmlar

alperen dedi ki...

ya bu arada sean marshall ne alemde?

Adsız dedi ki...

Üst seviyede oynayacak karakter özelliklerine sahip değil. Real Madrid ve Galatasaray ( yanlış anlaşılmasın Galatasaray çok üst seviyedir diye bir iddiam yok , ama geçen yıl baktığınız zaman bilmemkaç tane Euroleague oynamış adam vardı takımda ) dan da anlaşılabileceği üzere. Kariyeri ; 300 bin doalr civarında ; önemli liglerin 3. sınıf takımlarında sayı atarak geçer.