26 Ekim 2009 Pazartesi

Kepez Belediyesi: 74 - G.Saray Cafe Crown: 63 (Maç Yazısı)

14. dakika itibariyle skor 34-17 ile Kepez lehine. İlk 20 dakikalık dilimde farkın çıkabildiği tepe yükseklik bu. Bunda Kepez Belediyesi'nin yüzdeli oyunundan ziyade konuk takımın yüzdesiz ve bol top kayıplı oyunuydu başlıca sebep. 5/17 ile ikilik, 2/8 ile üçlük atıp, üstüne bir de 7 top kaybı yaparsan bu diferansı da normal karşılaman gerekiyor zaten. Maça eski takım arkadaşı Alex Gordon'u savunma göreviyle giren Evren, bu görevinde pek hata yapmadı. Ama Cüneyt ve Buckman imzalı sayılar daha ilk çeyrekten farkın çift hane kapısına dayanmasını sağladı. Maça girdiği Wilkinson'dan verim alamayıp Rancik'e dönen Okan Çevik olayı biraz daha derli topu hale sokmak adına en azından bir hamle yaptı diyebilirim. Yine de takımının yaptığı top kayıplarının -ya da Kepez'in top çalmalarının- hepsinin içeriye top geçirmeye çalışırken yapılan pas araları olması ve buna bir türlü çare bulamaması onun hanesine bir eksi yazmamı sağladı. 15 dakika içinde 7'si üçlük olmak üzere tam 9 top kullanan Jasaitis bunlardan sadece 2'sinde isabet kaydederken, devre bitiminde 6 ribaund ile sahanın en çok ribaund çekeniydi. 34-17'den sonra Kepez üçlüklerle bir an önce farkı açma hevesine kapılmasa ilk yarı daha farklı bitebilecekken, 38-28 gibi geride olan takım için umut besleyebilmek adına uygun bir skorla girildi soyunma odasına. Devrenin son 06:30'unun skoru 11-4 G.Saray lehineydi.

Maça 5 sayıyla giren Washington ikinci yarıya da üst üste 6 sayı ile girdi, bu sırada fark tek haneye düştü ve psikolojik açıdan da bir hareketlenme oldu maçta. Bu sırada G.Saray'da Evren Alex Gordon'a nefes aldırmıyordu savunmada. Hatta ben tam önümdeki kağıda 'Allah kimseyi Evren'in stence'i ile karşı karşıya bırakmasın' diye not düşerken Okan Çevik'ten anlamsız bir hamle geldi. Evren dışarı Murat içeri. Kırılma anı olabilir gibi hissedip bu kez maç skorunu ve kalan süreyi not ettim önümdeki kağıda. 45-36 Kepez üstündü ve üçüncü çeyreğin bitimine de 04:40 vardı. Ne oldu peki sonra? 11-0 Kepez serisi geldi ve fark 20'ye fırladı. Cüneyt'in 2, Ersin'in 1 üçlüğü bu serinin omurgasını oluştururken Cüneyt'in ikinci üçlüğü görülmeye değerdi. Son çeyreğe 56-40 önde girdi Kepez. Ama Okan Çevik'in anlamsız hamlesinin bir benzerini bu defa da Baldwin yaptı. 30 dakikadır kenarda oturan Bora'yı oyuna saldı dördüncü çeyreğin başlamsıyla birlikte. Yanına da Erdem ve Fatih Solak'ı koydu. Hani sanki sayı atmadan maç kazanmak ister gibi. Nitekim ilk 3 dakikada sayısı yoktu Kepez'in. G.Saray tatlı tatlı geldi, Kepez'in 24 saniyenin tamamını kullanıp son anda bir üçlük sıkıştırayım seti işe yaramadı, Washington önderliğinde fark 8'e kadar indi. Bitime 3 dakikadan az vardı. İşte tam bu sırada Kepez hücumunda süre bitecekken Stanojevic'in Cemal'e oynadığı post-up oyunu ve aldırdığı basket + faul geldi, ki bu o psikolojik rüzgarı arkasına almış G.Saray'ı hançerlemek gibi bir şeydi. Üstüne bir de Ersin Görkem'in basket + faulü gelince kalan süre formaliteye döndü.

G.Saray'da uzun rotasyonu dar, kısa rotasyonu haddinden fazla geniş diyorduk. Hani takımdan bir kısayı atsan, yerine bir pivot koysan takım 2-3 beden büyüyecek ama bunu görmediler, belki de görmek istemediler. Bugün Jasaitis çok süre aldı mesela haklı olarak. Ama geriye tek bir pozisyon kaldı, oraya da Tufan, Evren, Murat sıkışmaya çalıştı. Caner hiç süre almadı. Kötüydüler bugün takım olarak, yumuşacıktılar savunmada. Kepez ise önce kupada sonra da F.Bahçe Ülker maçında iyi sinyallerini vermişti ama ellerine ne geçti sorusunun cevabı kocaman bir sıfırdı. Bugün salondaki güzel atmosfer, yüksek yüzdeli üçlük isabet ve rakibinden daha dengeli oluşturulmuş kadrosuyla maçı alıp götürdüler. Farkın ikinci çeyrekte 17, üçüncü çeyrekte de 20 olduğu anlardan sonra yaşadıkları tıkanmalar maç sonunda oturup düşünmeleri ve bir çözüm üretmeleri gereken nokta. Her gün emektar Cüneyt'in kalkıp 5 üçlük sokacak hali yok ya. Ama Jovo ve Cüneyt bu takımın iki beyni kesinlikle. Baldwin'in adamı Buckman ilk yarıda sakatlanınca ikinci yarıda hiç süre alamadı. 12 dakikacık oynadı. Yine 8 sayı - 4 ribaund sıkıştırdı o süreye ama Baldwin hafta içinde 'Sakatlanacak diye korkuyorum' demişti bana. Ne ağız varmış sende de kardeşim. :)

Kepez Belediyesi (74): Erdem Türetken 4 (3 ribaund), Bora Sancar, Jovo Stanojevic 7 (8 ribaund, 2 asist), Cüneyt Erden 17 (5 ribaund, 2 asist), Alex Gordon 11 (4 ribaund, 5 asist), Barış Güney 2 (4 ribaund, 1 asist), Ersin Görkem 16 (1 ribaund, 2 asist), Bradley Buckman 8 (4 ribaund), Shan Foster 3 (2 ribaund, 3 asist), Fatih Solak 6 (4 ribaund)

G.Saray Cafe Crown (63): Darius Washington 15 (2 ribaund, 3 asist), Tufan Ersöz 2 (3 asist), Murat Kaya (3 ribaund, 2 asist), Mike Wilkinson 4 (5 ribaund), Radoslav Rancik 13 (10 ribaund), Cemal Nalga 4 (2 ribaund, 1 asist), Evren Büker 2 (1 ribaund, 1 asist), Can Akın 5 (4 ribaund, 4 asist) Simas Jasaitis 18 (8 ribaund)

8 Yorum Yapılmış:

HotSauce21 dedi ki...

kaç sezondur yazıyoruz,galatasarayda eksiklik herşeyden öte gerçekten 5 numara gibi oynayan bi 5 numara diye.2 yıldır hüseyin beşokla orayı idare etmeye çalıştılar ama oda 5 numara oynamayı ısrarla reddettiğinden bi şekilde düzgün kurulmaya çalışılan kadroda hep bi üst seviyeye çıkamadan tıkandı kaldı.bu sezonda aynı filmin tekrarını görüyoruz.hüseyin gidince bu sefer bi numara alınır mı diye düşünürken geçen sezonki milo-zizic benzeri rancik-wilkinson transferileri yapıldı.takım 5 numara yok diye bağırırken hemen hemen aynı özelliklerde iki 4 numarayla bu sezonda bana göre başlamadan kapatılmış oldu.5 numarayada "abdominal" cemalle geçiştirip bşarılı olabilecek kısa rotasyonu resmen sırtından bıçaklanmış oldu.

yalnız asıl takıldığım olay maç sonunda tab baldwin röportajında yaşandı.bi defa maç spikeri diye oraya konan "emre tilev" tipli eleman tab baldwin'le röportaj yapabilecek gerek basketbol gerekse ingilizce bilgisine sahip değil.hadi bu sky türk'ün genel spiker profili de tab baldwin'in yanında çıkan uzun boylu adam neydi öle?antalya'da çarşıda turist düşüren 1-2 amele çıkarsan oraya daha doğru konuşur ve çevirir koçun sölediklerini.koç salondan,çemberden,atmosferden bahsedio,adam kafasına göre bişeyler sıkıo.bi arada "fatih sonkol" gibi bişeyler salladı sanırım ama tam yakalayamadım.yazık yaa,hayır zorlamayın bari, yapmayın böle rezillikler.sky türk deyincede aklıma gene bizim meşhur çıdamal geldi.hatırlarsınız meşhur inanç koç-yunus çankaya hikayesi.bayadır yok ortalıkta.adını andık belki çıkar gelir bizi onsuz bırakmaz.suç sizde değilya neyse...


maç sonu spormaxteki basketbol programında konuklardan biri dodo(ilk defa izliyorum daimi konukta olabilir).üstad her yerde valla.korkuyorum evde tuvalete girmeye!

Adsız dedi ki...

Kepez rüzgarı esmeye başlamıştı devam ediyor. Ligte ilk galibiyet geldi. Bu takım içerde zor maç kaybeder. Çok iddaalı bir takım geliyor. Galatasaray'da ise bugun şut sokamama sıkıntısı ve 5 numara sıkıntısı vardı. Bence Galatasaray'da Wilkinson yakın zamanda gönderilebilir..
Bu arada Kepez Arena'nında güzel atmosfer ve seyircisinide unutmayalım. Salsa birgun bekleriz seni Arena'ya :)

dejavu dedi ki...

@hotsauce;

Kepez'in yardımcı koçu olmalı hocam o. Yani Hadzic döneminde yardımcıydı, şimdi tam görevi nedir bilmiyorum yalan olmasın.

Adsız dedi ki...

5 numara sıkıntımız belli fatihi geri istiyoruz

Adsız dedi ki...

O baldwin in yardımcısı Mehmet Bitim di, M.Kemal Bitimin abisidir kendisi.

Adsız dedi ki...

Gs Kepezden Fatihi alsa sorunu çözemez. Çünkü Fatih belli bir standartta değil. Gs'ye iyi yer kalplayan skorer uzun lazım..

Adsız dedi ki...

hotsauce21 bende maç sonu koçla olan röportajı izledim gayet güzel çevirdi yalnız şurda bir gerçek var koçun konuşması tam olarak dinlenirken çevirim yapan arkadaşın ağzına mikrofon kehren uzatılıyor ve biz bunu duyamıyoruz oynanan basketbol harikaydı çok güzel bir galibiyetti bunların konuşulması gerektiğine inanıyorum gerisi teferruattır.galibiyet hayırlı olsun kepezi çok iyi gördüm ve inanıyorum ki bu sezon çok güzel maçlar izleticekler bize.

BaHa dedi ki...

Kepezle Galatasaray sabaha kadar oynasa Galatasarayın maçı alma şansı sıfırdı.
Yabancılar birbirlerine çok yabancı ve kendi başlarına oynuyorlar. Fark 17 olduktan sonra maçın sonunda Jasaitise set kurgusu yapılmaya başlandı. Pota altında Cemal yanlız kalıyor. Oraya cüsseli bir 5 numara şart. Traylor bile olur :)
Bir takım aynı setten 6-7 basket yerse oraya çözüm bulunmazsa yenilmeye mahkumdur...